İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/73997)

1. Başvuru, ulusal bir gazetede yayımlanan bir köşe yazısı

Başvuru No2016/73997Tarih16 Ocak 2020Okuma18 dk · 3.673 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. Başvurusu (4)

Karar tarihi
16 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2016/73997
R.G. Tarih ve Sayı
11/3/2020 - 31065
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.673 kelime·18 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ulusal bir gazetede yayımlanan bir köşe yazısı

nedeniyle üç gün süreyle resmî ilan ve reklamlarının kesilmesine karar

verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/10/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, olayların geçtiği tarihte Yeni Akit gazetesinin

(gazete) yayımcısıdır. 19/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu

Teşkiline Dair Kanun ile kurulmuşve kamu tüzel kişiliğini haiz bir idare olan

Basın İlan Kurumu'nun (BİK) internet sitesinde; Kurumun resmî ilanların

dağıtımında adaletsiz davranıldığı gerekçesiyle hükümet ile gazeteleri karşı

karşıya getiren uygulamalara son vermek amacıyla kurulduğu belirtilmiştir.

BİK'in görevlerinden biri de, basın ahlak esasları kapsamında şikâyete bağlı

ve/veya resen inceleme yaparak ihlalin sabit olduğu hâllerde "resmî ilan ve reklamların kesilmesi" yoluyla

gazetelere yaptırım uygulanmasıdır.

9. Gazetenin 1/7/2013 tarihli nüshasında "Türkiye, Brezilya, Mısır... Her soruya bir

cevabım var!"başlıklı bir yazı yayımlanmıştır. Bu yazıda, Mısır ve Brezilya'da yaşanan

birtakım olaylarla Gezi olayları

karşılaştırılarak Amerika'nın söz konusu olayları provoke ettiği belirtilmiş ve

olaylara karışan insanlar da

"kukla" olarak nitelendirilmiştir. Yazının cezalandırmaya

konu olan kısımları özetleşöyledir:

"... Şu hâle bakın;

Adam 'yüzde 70 oy' almış ama ona 'İstifa et'

diyorlar...

Verecek tek bir cevap var;

'Erkeksen, maçan sıkıyorsa, yüzde 70 oy sen

al, sen iktidar ol!'

Değilse, kes sesini!..

Hem 'Demokrasi' diyeceksin, hem 'Demokratik

tepki hakkımı kullanıyorum' diyeceksin, hem de polise taş ve molotof atarken

yüzünü 'maske' ile gizleyeceksin!..

Ulan 'köpek oğlu köpek!'

Ulan pezevenk!..

Ulan kaltak!..

'Demokratik hak'ların 'taş'larla,

'molotof”larla, 'tabanca' ve 'bıçak'larla istendiği nerede görülmüş?

Hem saldırıyorsun, hem de 'Anneee!.. Polis

beni dövdü' diye ciyaklıyorsun!..

Polis niye dövdü seni?..

Nerede dövdü?..

'Çay bahçesi'nden dönerken mi dövdü, yoksa

'kütüphane' veya 'piknik'ten dönerken mi?..

Ulan, yolda yürüyen adamı polis niye dövsün,

niye tazyikli su sıksın?.

Senin ne 'bok' işin vardı orada?..."

10. BİK'in Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 sayılı Genel Kurul

kararının ilgili kısımları şöyledir:

"Madde 1 – Bir kamu hizmeti olan

gazetecilik, kişisel veya ahlâka aykırı amaç ve çıkarlara âlet edilemez ve kamu

yararına aykırı bir şekilde kullanılamaz. Haberlerde ve olayların yorumunda

gerçeklerden saptırma, çarpıtma veya kısaltma yoluyla amaçlı olarak

ayrılınamaz. Doğruluğu kuşku uyandırabilen ve araştırılması gazetecilik

imkânları içinde bulunan haberler, araştırılıp doğruluğuna emin olunmadan

yayınlanamaz. Bu hizmetin görülmesinde aşağıdaki Basın Ahlâk Esasları’na

uyulur:

...

e) Küçüklerin ve gençlerin toplum içinde,

kişiliklerinin gelişmesini ve korunmasını olumsuz etkileyecek veya onlara

yönelik cinsel tacize teşvik eden ve şiddeti özendiren yayın yapılamaz.

h) Ahlâka aykırı yayın yapılamaz.

...

Madde 2 – Gazete ve dergilerin Basın Ahlâk

Esasları’na aykırı davrandığına ilişkin ihbar ve şikâyetler, kendilerini

ilgilendiren hallerde gerçek ve tüzel kişilerce, genel olarak da 195 sayılı

Kanun’un 5’inci maddesinde temsili öngörülen kurum veya kuruluşlarca Basın İlân

Kurumu Yönetim Kurulu’na yapılır.

...

Aynı konuda yargı organlarına başvurulmuş

olması, Yönetim Kurulu’nun incelemesini ve karar vermesini etkilemez.

Madde 4 –Gazete ve dergilerin, Basın Ahlâk

Esasları’na uymadıkları Yönetim Kurulu’nca, kendiliğinden veya başvuru üzerine

tespit edildiğinde, 195 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesinin (a) bendi

uygulanır..."

11. BİK, ilgili yazı hakkında şikâyette bulunulması üzerine

inceleme başlatmıştır. BİK Yönetim Kurulu 9/9/2013 tarihinde başvurucu gazete

hakkında resmî ilan ve reklamların üç gün süre ile kesilmesine karar vermiştir.

Karar gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

"... Şikayete konu 'Türkiye, Brezilya,

Mısır... Her soruya bir cevabım var!' başlıklı köşe yazısında yer alan 'ulan

salak oğlu salaklar;... Ulan köpek oğlu köpek! ulan pezevenk!, ulan kaltak!'

ifadelerinin Genel Kurul kararının 1. Maddesinin (e) ve (h) bentlerinin ihlal

ettiği kanaatine varılmıştır.

... Şikayete konu köşe yazısında yer alan

'küfür' niteliğindeki bu ifadelerin toplumumuzun ve basın yayın organlarının

yerleşik yayın politikalarına göre ahlaka aykırı olduğu; bu açıdan gazete

yayınlarında yer almaması gerektiği kabul edilen bir husustur. Ayrıca, gazete

ve dergileri okuyan gençlerin ve küçüklerin bu ifadeleri kullanmalarının bir

başka deyişle 'küfürlü' konuşmalarının; küfretmelerinin olağan olduğu

izlenimine kapılmaları; böylece kişiliklerinin bu ifadelerden dolayı olumsuz

şekilde etkilenmesi de söz konusudur.

... Yeni Akit gazetesi savunmasında bu

ifadelerin köşe yazısında haklı nedenlerle kullanıldığını belirtmiştir. Basın

Ahlak Esasları açısından yapılan bu incelemede şikayet konusu köşe yazısında

'Gezi Olayları' için ileri sürülen hususlar değerlendirilmeden sadece yazıda

yer alan 'küfürlü' ifadeler göz önüne alınmıştır. Köşe yazısında ileri sürülen

hususların yüzde yüz doğru olduğu düşünülse bile, bu durum gazete yayınında

'küfürlü' ifadelerin kullanılmasını haklı ve mazur göstermez.

... Bu itibarla Basın Ahlak Esasları

Hakkında129 sayılı Genel Kurul kararının 1. maddesinin e ve h bentlerini ihlal

ettiği sonucuna varıldığından 195 sayılı kanun 49/a maddesi uyarınca resmi ilan

ve reklamlarının 3 gün süre ile kesilmesine karar verilmiştir..."

12. Başvurucu BİK kararına itiraz etmiştir. İstanbul 1. Asliye

Hukuk Mahkemesi (hakem sıfatıyla) 27/9/2016 tarihinde, başvuruya konu yazının

içeriği ve yazıda kullanılan dil incelendiğinde BİK'in verdiği kararın mevzuata

uygun olduğunu değerlendirerek itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.

13. Nihai karar 27/9/2016 tarihinde tefhim edilmiştir.

14. Başvurucu 27/10/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

15. 195 sayılı Kanun’un

"Müeyyide" kenar başlıklı 49. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“Bu kanuna veya bu kanuna dayanılarak

yapılacak yönetmeliğe veyahut Kurum Genel Kurulunun bu kanunda yazılı

hususlarda ittihaz edeceği kararları ile yükletilen ödevlere yahut da basın

ahlak esaslarına, riayet etmiyen gazete ve dergilerle prodüktörler ve kamu

idare ve teşekkülleri ve 42 nci maddede anılan sair ortakların sorumluları

hakkında, diğer mevzuat hükümlerine halel gelmemek üzere, aşağıda yazılı olduğu

şekilde muamele yapılır:

a) Kurum tarafından o gazete veya dergiye

verilecek ilan ve reklamlar, kesinleşen Yönetim Kurulu Kararına dayanılarak,

Kurum Genel Müdürlüğünce, iki ayı geçmiyecek bir süre ile kesilir. Ayrıca, bu

kanunla temin edilen menfaatlerden de aynı şekilde faydalandırılmaz.

b) Prodüktörlük müessesesinin iki ayı geçmemek

üzere kapatılması için, Kurul Genel Müdürlüğünce iş, Yönetim Kuruluna intikal

ettirilir. Kesinleşen Kurul Kararını, o yerdeki valilik infaz eder.

(a) ve (b) bentlerinde yazılı hallerde,

Yönetim Kurulu Kararına, tebliğinden itibaren on gün içinde o yerdeki en yüksek

dereceli Asliye Hukuk Hakimliğine itiraz edilebilir. Hakim, en geç on beş gün

içinde evrak üzerinden kararını verir, bu karar, kesindir.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 16/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu;

i. Yazıda geçen ve BİK kararında cezalandırılma gerekçesi

yapılan ifadelerin bağlamından koparıldığını, bu ifadelerin açıkça bir kişiyi

hedef almadığını, hükümeti devirme girişiminde bulunanlara yönelik olarak sarf edildiğini,

bu hususlar gözetilmeden verilen cezanın ifade ve basın özgürlüklerini ihlal

ettiğini,

ii. BİK kararına itirazı inceleyen derece mahkemesi kararının

gerekçesiz olduğunu, BİK'in usulüne uygun toplanmadığına ilişkin itirazların

mahkemece dikkate alınmadığını, bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini,

iii. 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin Anayasa'ya aykırı

olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından yapılan hukuki

tavsif ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki nitelendirmesini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucunun ihlal iddialarının ifade ve basın özgürlükleri kapsamında

incelenmesi uygun görülmüştür.

19. Anayasa’nın "Düşünceyi

açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26. maddesinin

ilgili kısımı şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz,

yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,... kamu

düzeni,... amaçlarıyla sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir."

20. Anayasa’nın "Basın

hürriyeti" kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır…"

21. Anayasa’nın "Süreli ve süresiz yayın hakkı" kenar

başlıklı 29. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"... Süreli yayınların çıkarılması, yayım

şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla

düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını

engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik şartlar

koyamaz.

..."

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

23. Başvurucunun yayımcısı olduğu gazete ile ilgili olarak üç

gün süreyle resmî ilan ve reklamlarının kesilmesine karar verilmiştir. Söz

konusu karar ile başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir

müdahale yapılmıştır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

24. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, ...yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ...demokratik toplum düzeninin

...gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

25. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut

başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesinin

ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

26. 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

27. Başvurucunun cezalandırılmasına ilişkin kararın kamu düzeninin korunmasına yönelik

önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel İlkeler

(a)Demokratik Toplumda Basın Özgürlüğünün

Önemi

28. Anayasa Mahkemesi; Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade

özgürlüğü ile onun özel güvencelere bağlanmış şekli olan ve Anayasa'nın 28.

maddesinde yer alan basın özgürlüğünün demokratik bir toplumun zorunlu

temellerinden olduğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyin gelişmesi için

gerekli temel şartlardan birini oluşturduğunu daha önce pek çok kez ifade

etmiştir. Bu bağlamda ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğü herkes için geçerli

ve demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Mehmet Ali Aydın,[GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 34-36). Basın özgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların

iletilmesi ile bunlara ilişkin bir kanaat oluşturulması için en iyi araçlardan

birini sağladığı açıktır (İlhan Cihaner (2),

B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 63; Haci

Boğatekin (2), B. No: 2014/12162, 21/11/2017, § 38).

(b) Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

29. İfade özgürlüğüne yönelik bir müdahalenin demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun kabul

edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı bir

müdahale olması gerekir (Bekir Coşkun,

§§ 53-55; Mehmet Ali Aydın, §§

70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007).

30. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı

karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması,

başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisini

göstermesi gerekmektedir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri [GK], B.

No: 2018/17635, 26/7/2019, § 77; Sırrı

Süreyya Önder [GK], B. No: 2018/38143, 3/10/2019, § 58; Bekir Coşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın, § 68; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51). Orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak

istenen amaç arasında adil bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade

etmektedir (benzer değerlendirmeler için bkz. Zübeyde

Füsun Üstel ve diğerleri, § 132; Bekir

Coşkun, § 57; Tansel Çölaşan, §§

46, 49, 50; Hakan Yiğit, B. No:

2015/3378, 5/7/2017,§ 59).

31. Derece mahkemeleri söz konusu dengelemeyi yaparken ve ifade

özgürlüğüne yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılayıp

karşılamadığını değerlendirirken belirli bir takdir yetkisine sahiptir. Ancak

bu takdir payı, Anayasa Mahkemesinin denetimindedir (Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, § 57).

32. Anılan denetim sırasında Anayasa Mahkemesi temel hak ve

özgürlüklere yapılan müdahalenin gerekçesine odaklanır. Kamu makamlarının temel

hak ve özgürlüklere -zorunlu bir ihtiyaca karşılık geldiğini ve orantılı

olduğunu- ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koymadan yaptıkları

müdahalelerin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak kabul

edilebilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla ifade özgürlüğüne gerekçesiz olarak

veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe

ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Kemal Kılıçdaroğlu, § 58; Bekir Coşkun, § 56; Tansel Çölaşan, § 56; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri, § 120).

(2) Basın İlan Kurumu

Süreci ile İlgili Bazı Tespitler

33. BİK'in 129 sayılı Genel Kurul kararında Basın Ahlak Esasları

belirlenmiştir. Buna göre süreli yayınlarda; ahlaka aykırı yayın yapıldığı

ve/veya kişi, kurum ve toplum katmanlarına yönelik yayınlarda, eleştiri

sınırlarını aşan aşağılayıcı sözcükler kullanıldığı; hakaret edildiği,

sövüldüğü, iftira edildiği ve haksız isnat yapıldığı sonucuna şikâyet üzerine

veya resen kanaat getirilirse BİK Yönetim Kurulu kararıyla bunların resmî ilan

ve reklamlarının kesilmesine karar verilebilir. 195 sayılı Kanun'a göre BİK

tarafından verilen bu kararlara karşı Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz

edilebilir. Mahkeme, en geç on beş gün içinde evrak üzerinden kararını verir ve

bu karar kesindir. Bu kararların itirazına, Yüksek dereceli Asliye Hukuk

Mahkemesi hakem sıfatıyla bakmaktadır (Anayasa

Komisyonu Raporu, Danışma

Meclisi/Anayasa Komisyonu, Esas No: 1/463, Karar No: 434, 30/7/1982,

madde 32).

34. 195 sayılı Kanun'da düzenlenen Asliye Hukuk Mahkemesine

itiraz yolu, kanunla düzenlenmiş bir mecburi tahkim yoludur. Mecburi tahkimde;

taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak önceden bir tahkim sözleşmesi

öngörülmemesine rağmen; kanun gereği uyuşmazlığın hakem tarafından çözümlenmesi

öngörülmektedir.195 sayılı Kanun uyarınca BİK'in verdiği kararlara karşı

düzenlenen tahkim yolu bir nizasız (çekişmesiz) yargılama faaliyetidir.

(3) Reklam ve İlanların

Kesilmesi Şeklindeki Müdahalenin Basın Özgürlüğü ile İlişkisi

35. Resmî ilan ve reklamların kapsamı; Resmî İlân ve Reklâmlar

ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği'nde (Yönetmelik)

düzenlenmiştir. Yönetmelik'in 5. maddesine göre resmî ilan; kanun, tüzük veya

yönetmelik gereği yayınlanması zorunlu olan ilanlar ve merkezî yönetim

kapsamındaki idareler, mahallî idareler, sosyal güvenlik kurumları, kamu

iktisadi teşebbüsleri, kamu hukuku tüzel kişiliğini haiz teşekküller ile

sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait veya bunların yüzde elliden

fazla sermaye payı olan iştiraklerinin reklam niteliği taşımayan ilanları

olarak belirlenmiştir.Yönetmelik'in 6. maddesinde düzenlenen reklam ise satışı

artırmak gibi ticari gayelerle veya bir şeye veya bir fikre rağbet sağlamak

gibi maddi ya da manevi bir menfaat temini veya tanıtım maksadıyla gazete ve

dergilerde yazı, resim veya çizgilerle yapılan ilanlardır.

36. Anayasa'nın 29. maddesinde süreli yayınların çıkarılması,

yayım şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esasların

kanunla düzenleneceği, Kanun'un haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe

yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik

şartlar koyamayacağı ve süreli yayınların, devletin ve diğer kamu

tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik

esasına göre yararlanacağı belirtilmiştir.

37. BİK'e verilen resmî ilanlar ve reklamlarla ilgili

yetkilerin; gazetelerin niteliğinin artırılması ve sırf resmî ilan alabilmek

için gazete çıkarılmasının önlenmesi amacını taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu

itibarla Anayasa'nın 29. maddesindeki düzenlemede; gazetelerin yayın yapmasını

zorlaştıran ekonomik koşulların konulması da yasaklanmıştır. Bu bakımdan BİK'e

verilen yetkilerle, gazetelerin niteliklerini yükseltmek, yayınlarda

sürekliliği ve güvenilirliği sağlamak amacıyla getirilen ölçütlerin, yayın kuruluşlarının

düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanması özgürlüklerini engelleyici

koşulları içermediği açıktır (AYM, E. 2010/78, K. 2011/177, 29/12/2011).

38. Bu sebeple mevcut başvuruya benzer başvurularda, Anayasa'nın

29. maddesindeki düzenleme de göz önünde bulundurularak BİK'e verilen resmî ilan ve reklamların kesilmesine

ilişkin müdahale yetkisinin kullanımında dikkatli bir değerlendirme

yapılmalıdır. Somut başvuruda olduğu gibi başvurucunun basın ahlak esaslarına

aykırı yayın yayın yaptığı iddiası karşısında; adı geçen gazetenin Anayasa’nın

28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğü ile kamu düzeni arasında

bir denge kurulması gerekmektedir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan Çelik [GK], B.

No: 2013/6237, 2/7/2015, § 54).

(4) BİK'in "resmî ilan ve reklamların kesilmesi"

Biçimindeki Müdahalelerin Demokratik Toplum Gereklerine Uygunluğunun

Denetiminde Gözetilmesi Gereken Hususlar

39. Anayasa Mahkemesinin rolü, başvuruya konu müdahalenin,

olguların kabul edilebilir bir değerlendirmesine dayanılarak yapıldığının ve

keyfî olmadığının denetlenmesini kapsar. Dolayısıyla böyle bir denetim, derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların müdahalenin zorunlu

toplumsal ihtiyacı karşıladığını, dolayısıyla demokratik bir toplumda gerekli

ve orantılı olup olmadığını ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koyması

ile bağlantılıdır (benzer değerlendirmeler için bkz. Halil Bayık [GK], B. No: 2014/20002, 30/11/2017, § 43).

40. Mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece mahkemelerinin

ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili ve yeterli

sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer başvuruların

koşullarına göre değişebilecek unsurlar şu şekilde sıralanabilir:

i. Bir haberden dolayı 'resmî

reklam ve ilanların kesilmesi' şeklindeki müdahalede; dayanak

yapılan haberin -yayımlandığı bağlamdan kopartılmaksızın- olayın bütünselliği

içinde değerlendirilmesi gerekir.Başvurucunun ifade ve basın özgürlükleri ile

başkalarının şeref ve itibarının korunması hakkı arasında bir çatışma meydana

geldiğinde göz önüne alınması gereken dengeleme kriterleri Anayasa Mahkemesinin

önceki içtihatlarında detaylı bir şekilde ortaya konmuştur(benzer

değerlendirmeler için bkz. Abuzer Demir ve

Aslı Peksezer, B. No: 2016/73556, 23/10/2019, §§ 45, 47; Kenan Kıran ve Ramazan Fatih Uğurlu, B.

No: 2016/2884, 24/10/2019,§ 48; Bekir Coşkun,

§§ 44, 47, 48; Hakan Yiğit, B.

No: 2015/3378, 5/7/2017,§ 61). Çatışan haklar arasında dengeleme yapılabilmesi

için;

1- Haber veya makalede yer alan ifadelerin kim tarafından

dile getirildiği

2- Hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ile

ilgili kişinin önceki davranışları; basının sıkı denetiminde olup olmadığı;

katlanması gereken, kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sade bir vatandaş

ile karşılaştırıldığında daha geniş olup olmadığı

3- Haber veya makalenin konusu, bunlarda kullanılan

ifadelerin türü, yayının içeriği, şekli ve sonuçları

4- Haber veya makalenin yayımlanma şartları

5- Yayında kamu yararı bulunup bulunmadığı, genel yarara

ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, kamuoyu ile diğer kişilerin

düşünce açıklamaları karşısında sahip oldukları hakların ağırlığı

6- Kamuyu bilgilendirme değeri, toplumsal ilginin varlığı ve

konunun güncel olup olmadığı

7- Haber veya makalede yer alan ifadelerin olgusal temele

dayalı olup olmadığı, ihtilaflı açıklamanın somut unsurlarla yeterince

desteklenip desteklenmediği

8- Başkalarının şöhret ve haklarının zarar görme ihtimalinin

bulunduğu durumlarda başta meslek ahlakına saygı gösterme, doğru ve güvenilir

bilgi verecek şekilde ve iyi niyetli olarak hareket etme ödevi olmak üzere

basın mensuplarının kendiliğinden uymaları gereken zorunlu sınırlara, ödev ve

sorumluluklara uygun davranıp davranmadıkları

9- Haber veya makalede dile getirilen düşüncelere cevap

verme olanağının bulunup bulunmadığı

10- Haber veya makalenin hedef aldığı kişilerin hayatı

üzerindeki etkileri

kriterlerinin somut olaya uyduğu ölçüde uygulanması

gerekir (Nilgün Halloran, B. No:

2012/1184, 16/7/2004, § 41; Ergün Poyraz (2)

[GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 56; Kadir

Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, §§ 58-66; İlhan Cihaner (2), §§ 66-73). BİK'in de bu

dengeleme kriterlerine uygun bir değerlendirme yapması gerekmektedir.

ii. Derece mahkemesinin BİK kararına itiraz üzerine verdiği

kararda; BİK'in yukarıdaki paragrafta belirtilen dengeleme kriterlerine yer

verilip verilmediği sıkı bir şekilde incelenmeli, değerlendirmede tespit edilen

eksikler derece mahkemesince giderilmelidir.

iii. Haberin kişilerin şeref ve itibarları üzerindeki ağırlığı

ile BİK tarafından verilen ceza arasında orantılılık ilişkisi kurulmalıdır.

41. Böylece "resmî ilan

ve reklamların kesilmesi" şeklindeki müdahalenin kanunlar ve

Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortaya konan kriterlere uygunluğunun denetimi

daha etkili yapılabilecektir.

(5) Somut Olaya İlişkin Nihai Değerlendirmeler

42. Basın özgürlüğünün gerçekleştirilebilmesinin koşullarından

biri de kuşkusuz ekonomik imkanların bulunmasıdır. Zira basın özgürlüğü haberin

içeriğinin yanında haberin veriliş biçimini de kapsar. Bilhassa süreli yayınlar

açısından, haberin verilmesi için ekonomikimkanlar büyük ölçüde resmî ilan ve

reklamların yayınlanmasıyla sağlanmaktadır. Bu nedenle benzer başvurularda

BİK'in resmî ilan ve reklamların kesilmesi şeklindeki müdahale yetkisinin;

basının etik yönden niteliklerini artırmaya yönelik bir düzenleme olduğu, bir

yaptırım aracı olarak öngörülmediği gözönüne alınmalıdır. Dolayısıyla BİK'in

önüne gelen şikâyetlerle ilgili olarak yukarıda sayılan dengeleme kriterlerini

çok sıkı bir şekilde uygulaması ve anılan müdahale biçimini başvurulabilecek

son çare olarak görmesi basın özgürlüğü açısından hayati önem taşımaktadır.

43. Öte yandan Anayasa'nın 26. ve 28. maddeleri tamamen sınırsız

bir ifade özgürlüğünü garanti etmemektedir. İfade özgürlüğü Anayasa'nın 26.

maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve tam olarak uyulması gereken bazı

istisnalara tabidir. Söz konusu istisnaların her somut olayda ikna edici bir

şekilde tespit edilmesi gerekir. Bunlardan başka Anayasa'nın "Ailenin korunması ve çocuk hakları"

kenar başlıklı 41. maddesinde "Devlet...

çocukların korunması... sağlamak için gerekli tedbirleri alır... Devlet, her

türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır"

denilerek çocukların korunmasına ilişkin her türlü tedbirin alınmasından ve

çocukların istismar ile her türlü şiddete karşı korunmasından devlet sorumlu

tutulmuştur (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. İrfan Sancı, B. No: 2014/20168,

26/10/2017, § 53).

44. Anayasa'nın 12. maddesinin"Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere

karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder"

biçimindekiikinci fıkrası kişilerin sahip oldukları temel hak ve hürriyetleri

kullanırken sahip oldukları ödev ve sorumluluklara gönderme yapar. Diğer basın

aracı yöneticileri ve basın mensupları gibi gazetelerin sorumlu kişilerinin de

ifade özgürlüğünü kullanmaları sırasında uymaları gereken bazı "görev ve sorumlulukları"

bulunmaktadır (basının görev ve sorumluluklarına ilişkin bkz. Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No:

2015/18567, 22/2/2016, § 89; R.V.Y. A.Ş.,

B. No: 2013/1429, 14/10/2015, § 35; Fatih

Taş [GK], B. No: 2013/1461, 12/11/2014, § 67). Söz konusu sorumlulukların kapsamı, başvurucunun

koşullarına ve ifade özgürlüğünü kullandığı vasıtalara göre değişir. Bir

cezanın "demokratik bir toplumda

gerekli" olup olmadığını incelenirken meselenin bu yönü de

değerlendirilmelidir.

45. Başvuruya konu yazı üzerine BİK'in resen bir inceleme

başlattığı anlaşılmaktadır. İnceleme sonucunda verilen BİK Yönetim Kurulu

kararına bakıldığında, başvuruya konu yazıda yer alan üç ifade üzerinde

değerlendirmede bulunulduğu görülmektedir. BİK kararında; yazının arka plan

bilgisinin gözetildiği,haberin yapılmasında kamu yararı bulunup bulunmadığı,

yazının genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, kamuoyu

ile diğer kişilerin düşünce açıklamaları karşısında sahip oldukları hakların

ağırlığı gibi hususların tartışılmasının gerekli olmadığının değerlendirildiği

anlaşılmaktadır. BİK kararının temelinin gençlerin ve küçüklerin "küfürlü" konuşmaların

yapılmasının olağan olduğu izlenimine kapılmalarının; böylece kişiliklerinin bu

ifadelerden dolayı olumsuz şekilde etkilenmesinin önlenmesi olduğu açıktır.

46. Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesine göre de başvuruya

konu yazıda yer alan ve yaptırıma neden olan sözler Türk toplumu için "küfürlü" sözler

kategorisindedir. Üstelik başvuruya konu gazetenin yalnızca toplumun belirli

yaş gurubundaki yetişkinler gibi dar bir çevreye değil her kesimin okumasına

sunulan bir yayın olduğu gözetildiğinde, çocukların ve gençlerin bu gibi

sözlere maruz kalması her zaman mümkündür. Dolayısıyla BİK Yönetim Kurulunun ve

derece mahkemesinin onu okuyacak çocukların ve büyüme çağındaki gençlerin bir

çoğunun ahlaki değerleri üzerinde zararlı etkileri olacağını

değerlendirmelerinin isabetli olduğu, anılan yazıda uyulması gereken zorunlu

sınırlara, ödev ve sorumluluklara uygun davranılmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Sonuç olarak müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı

karşıladığı kanaatine varılmıştır.

47. Başvurucu hakkında üç gün süreyle resmî reklam ve ilanların

kesilmesine karar verilmiştir. Bu şekilde maddi bir yaptırıma maruz kalma

endişesinin kişiler üzerinde kesintiye uğratıcı bir etkisi olmakla birlikte (Ergün Poyraz (2), § 50) reklam geliri

kesintisinin başvurucunun ekonomik imkânlarını zora sokacak veya ortadan

kaldıracak miktarda olduğu ortaya konulamamıştır. Başvurucunun basın

özgürlüğüne yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında adil bir

dengenin gözetilmediği değerlendirilmemiştir.

48. Başvurucunun yayımlanan haber nedeniyle 'resmî ilan ve reklamların kesilmesi'

şeklinde bir kararla cezalandırılmasının kamu gücünü kullanan organların taktir

payı ile birlikte değerlendirildiğinde demokratik toplum düzeninin gereklerine

aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

49. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde

güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan

ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

16/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Gülsüm Gizem GÜRSOY Başvurucu : Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. Vekili : Av. Ali PACCI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/73997, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 63; Haci
  11. B. No: 2013/1429, 14/10/2015, § 35; Fatih
  12. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/73997
Tarih
16 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2017/4786)
  • Haydar Aktepe ve Halise Aktepe Başvurusu (B. No: 2016/3030)
  • Nuri Battaloğlu Başvurusu (B. No: 2017/36644)
  • K.ş. Başvurusu (B. No: 2016/3267)
  • Hasan Gülderen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/36705)
  • Ayhan Yüzer Başvurusu (B. No: 2017/18412)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.