İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ünsal Karahan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/998)

1. Başvurucular, Kızıltepe

Başvuru No2014/998Tarih8 Eylül 2014Okuma12 dk · 2.440 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ünsal Karahan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
8 Eylül 2014
Başvuru Numarası
2014/998
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.440 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, Kızıltepe

Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 24/1/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci

Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere

dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 2/5/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 21/5/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Maliye Hazinesi, Arif Karahan, Beşir Çengelli, İsmail Palay, Caziye Palay

ve Abdurrezzak Karadeniz, karşılıklı olarak

birbirleri aleyhine açtıkları davada, 364 parsel numaralı taşınmazın kadastro

tespitinin iptalini talep etmişlerdir.

8. Mahkemece, 25/12/1980 tarih ve E.1978/58, K.1980/60

sayılı kararla; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının malik hanesinin boş

bırakıldığı belirtilerek, tapulama işlemlerinin tamamlanması ve malik

hanelerinin doldurulması için tutanakların Tapulama Müdürlüğüne gönderilmesine

karar verilmiş ve aynı tarihte kesinleşmiştir.

9. Kızıltepe ilçesinde yapılan kadastro çalışmaları

sırasında 364 parsel numaralı taşınmaz kısmen başvurucuların murisleri Arif,

Muhsin ve Vedat Karahan ile kısmen Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir.

10. Başvurucuların murisleri Arif Karahan, Muhsin Karahan ve

Vedat Karahan, Maliye Hazinesi aleyhine; Hazine ve Beşir Çengelli,

başvurucuların murisleri Arif, Muhsin ve Vedat Karahan aleyhine 26/4/1985

tarihinde açtıkları davada, 364 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin

iptali ile adlarına tescilini talep etmişlerdir.

11. Mahkemece, 24/5/1989 tarih ve E.1985/4, K.1989/22 sayılı

kararla; davacı Maliye Hazinesinin açtığı davanın reddine, davacı Beşir Çengelli'nin itirazından vazgeçmesi nedeniyle itiraz

etmemiş sayılmasına, Arif Karahan ve arkadaşları tarafından açılan davanın

kısmen reddine karar verilmiştir.

12. Temyiz üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 6/7/1992

tarih ve E.1992/9325, K.1992/6947 sayılı ilamıyla eksik inceleme ve

değerlendirme sonucu karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

13. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 9/6/1993 tarih ve

E.1993/3992 tarih ve K.1993/188 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

14. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama

sırasında, 12/11/2003 tarih ve E.1993/10, K.2003/8 sayılı kararla; E.1978/77

sayılı dava dosyasındaki taraflar ve dayanak tapu kayıtlarının benzer olduğu,

aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle dava dosyasının E.1978/77 sayılı dava

dosyasıyla birleştirilmesine, yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmesine

karar verilmiştir.

15. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasında sonra

yargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/99 sayılı dava dosyasında devam

edilmektedir.

16. Başvurucular, 24/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili

Hukuk

17. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı 30. maddesi

şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın

makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider

yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

18. 21/6/1987 tarih ve 3402

sayılı Kadastro Kanunu’nun “Genel olarak görev” kenar başlıklı 25. maddesinin birinci

fıkrası şöyledir:

“Kadastro mahkemesi;

taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh

edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü

uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve

özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ile

ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine

veraset belgesi de verebilir.”

19. 3402 sayılı Kanun’un “Kadastro davalarında usul”

kenar başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Kadastro hakimi, askı süresi içinde açılacak davalar ve kadastro

müdürü tarafından mahkemeye tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro

tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava

dosyası açar. İlgililerin başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile

uyuşmazlığın çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ilgili

dairelerden getirtir. Hakim, duruşma gününü taraflara

Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ eder.”

20. 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama usulü” kenar

başlıklı 29. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:

“Kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma

yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya

işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması mümkün olan

delilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.

…

Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan

hallerde basit yargılama usulü uygulanır.

Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.”

21. 3402 sayılı Kanun’un “Deliller ve hakimin

takdiri” kenar başlıklı 30. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları

şöyledir:

“Kadastro

tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe

gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hakim,

kadastro tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında

çelişki görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri

tanık sıfatıyla yeniden dinleyebilir.

Kadastro

komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen

dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının

dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak

taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür.

Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da tespit

edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı

verilir.”

22. 3402 sayılı Kanun’un “Kararların tebliği, kanun

yollarına başvurma ve ilamların infazı” kenar başlıklı 32.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Kadastro mahkemesi

kararları Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen taraflara tebliğ olunur.”

23. 3402 sayılı Kanun’un “Yargılama giderleri, kadastro

harcı ve tahakkuku” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasının

son cümlesi şöyledir:

“Bu Kanun gereğince

resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri giderler,

ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten

karşılanır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

24. Mahkemenin 8/9/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucuların 24/1/2014 tarih ve 2014/998

numaralı bireysel başvuruları incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

25. Başvurucular, 1978 yılında

Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının

Mardin Kadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını, bu sürede taşınmazı kullanmadıklarını belirterek, mülkiyet ve

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep

etmişlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

26. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

27. Başvurucular, kadastro

tespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet

ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

28. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi metni ile AİHM kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §

38).

29. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de, Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, § 39).

30. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu

olayda, taşınmaz mülkiyeti hakkında Mardin Kadastro Mahkemesinde devam eden

kadastro tespitine itiraz davasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda

yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni

hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No:

2012/13, 2/7/2013, § 49).

31. Makul sürede yargılanma

hakkının amacı, tarafların uzun süren yargılama faaliyeti nedeniyle maruz

kalacakları maddi ve manevi baskı ile sıkıntılardan korunması ile adaletin

gerektiği şekilde temini ve hukuka olan inancın muhafazası olup, hukuki

uyuşmazlığın çözümünde gerekli özenin gösterilmesi gereği de yargılama

faaliyetinde göz ardı edilemeyeceğinden, yargılama süresinin makul olup

olmadığının her bir başvuru açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, § 40).

32. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın

kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki

tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde

göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

41–45).

33. Ancak, belirtilen

kriterlerden hiçbiri makul süre değerlendirmesinde tek başına belirleyici

değildir. Yargılama sürecindeki tüm gecikmelerin ayrı ayrı tespiti ile bu

kriterlerin toplam etkisi değerlendirilmek suretiyle, hangi unsurun

yargılamanın gecikmesi açısından daha etkili olduğu saptanmalıdır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, § 46).

34. Yargılama faaliyetinin makul

sürede gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması için, öncelikle uyuşmazlığın

türüne göre değişebilen, başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi

gereklidir.

35. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih, idari işlem henüz tamamlanmadan

Kızıltepe Tapulama Mahkemesinin E.1978/58 sayılı dosyasında açılan dava tarihi

değil, 26/4/1985 tarihidir. Zira başvurucuların belirttikleri 1978

yılında açılan dava sonunda 25/12/1980 tarihinde kadastro tutanaklarının

Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ve bu karar anılan tarihte

kesinleşmiştir. Tutanakların doldurulmasından sonra 26/4/1985 tarihinde

kadastro tespitine itiraz davası açılmış olup, yargılama süreci anılan dava

tarihinden itibaren başlamaktadır.

36. Başvurucular mirasçı olarak

dâhili dava edilmek suretiyle yargılama sürecine katılmıştır. Miras bırakanından intikalle davayı takip etmekte olan

başvurucular açısından da makul süre değerlendirmesinde dikkate alınacak

sürenin başlangıç anı, başvurucuların yargılamaya katıldığı tarih değil, somut

olayda murisleri açısından değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anı

olan 26/4/1985 tarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

37. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir. Ancak devam eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinin

devamı sırasında da yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas

alınacak sürenin bitiş anı bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

38. Davanın ikame edildiği tarih

ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruların incelenmesi hususundaki zaman

bakımından yetkisinin başladığı tarihin farklı olması halinde, dikkate alınacak

süre, 23/9/2012 tarihinden sonra geçen süre değil, uyuşmazlığın başlangıç

tarihinden itibaren geçen süredir.(B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 51).

39. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, kadastro mahkemesinde açılan tespite itiraz davasının

bozma kararı sonucunda farklı esas numarası aldığı, dava konusu taşınmazlar

arasında bağlantı olması nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesine karar

verildiği, Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine yargılamaya

Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/99 sayılı dava dosyasında devam edildiği

anlaşılmaktadır.

40. İlgili yargılama evrakının

incelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin ilk derece Mahkemesi

nezdinde geçen bölümünün tamamının Kadastro Mahkemesinde sürdüğü görülmekle,

3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama faaliyetinin

söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile bu

Kanun’da hüküm bulunmaması durumunda uygulama alanı bulacak olan ve medeni hak

ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için

geçerli genel usuli hükümler içeren 6100 sayılı

Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi

gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 17-23).

41. Özellikle somut yargılama

açısından dava malzemesinin taraflarca hazırlanması ilkesinin geçerli olmadığı

nazara alındığında, yargılama makamlarının davayı gerekli süratle yürütme

yükümlülüğünün daha dikkatli bir şekilde ele alınması gerekmektedir (B. No. 2012/12, 17/9/2013, § 58; B. No. 2013/1115, 5/12/2013, § 64).

42. Kadastro mahkemesi

nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha

önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından,

özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve yargılamada sürati temin etmeye

hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verilmiştir (B.

No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67; 2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

43. Başvuruya konu davada yer

alan kişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin

niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla

birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul

hükümlerine tabi bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı

bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu yirmi

dokuz yılı aşkın yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

44. Açıklanan nedenlerle,

başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

45. Başvurucular ayrıca, uzun süren yargılama nedeniyle

taşınmazdan yararlanamadıkları gibi taşınmazdan sağlanan gelir desteğinden de

mahrum kaldıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesinde tanımlanan mülkiyet

haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup, başvurucuların makul sürede

yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitler

ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının ayrıca

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

46. Başvurucular, taşınmazlarını

uzun süren yargılama boyunca kullanamadıklarını ve gelirlerinden istifade

edemediklerini belirterek, maruz kaldıkları zarar karşılığı 250.000,00 TL

maddi, 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir.

47. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

48. Başvurucuların tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin yirmi dokuz yılı aşkın yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucu Muhsin Yılmaz

adına vasisi Adnan Karahan’a 26.600,00 TL (vesayet kararı devam ettiği sürece

vasiye, vesayet kararı sona erdiğinde başvurucu Muhsin Yılmaz’a), diğer

başvuruculara yargılamayı murislerinden intikalle takip etmekte oldukları

nazara alınarak ayrı ayrı 1.700,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

49. Başvurucular tarafından

maddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile

iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

50. Başvurucular tarafından

yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00

TL vekâlet ücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin başvuruculara

müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

51. Başvuruya konu yargılamanın

yirmi dokuz yılı aşkın bir süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede

yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği

açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven

ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın

mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen,

kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönündeki iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucu Muhsin Yılmaz adına vasisi Adnan Karahan’a (vesayet

kararı devam ettiği sürece vasiye, vesayet kararı sona erdiğinde başvurucu

Muhsin Yılmaz’a) 26.600,00 TL, diğer başvuruculara ayrı ayrı 1.700,00 TL manevi

TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin

REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine,

8/9/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Recep KÖMÜRCÜ

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Raportör : Murat AZAKLI Başvurucular : 1. Ünsal KARAHAN 2. Suzan KARAHAN 3. Müzeyyen CİZRELİ 4. Muazzez SOYSAL 5. Metin KARAHAN 6. Muhsin YILMAZ Temsilcisi (Vasi) : Adnan KARAHAN Vekilleri : Av. Ali AYDEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/998, 8 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların
  14. B. Değerlendirme
  15. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  16. E. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/998
Tarih
8 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Zübeyde Çaçan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1589)
  • Hüseyin Sezen Başvurusu (B. No: 2013/1793)
  • Mehmet Söğüt Başvurusu (B. No: 2013/7281)
  • Naime Bayracı Başvurusu (B. No: 2013/7017)
  • Zeynettin Güçlü Başvurusu (B. No: 2014/2240)
  • Hikmet Bolel Başvurusu (B. No: 2014/889)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.