İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Veysi Özcan Başvurusu (B. No: 2017/32272)

1. Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması

Başvuru No2017/32272Tarih10 Şubat 2021Okuma11 dk · 2.173 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Veysi Özcan Başvurusu

Karar tarihi
10 Şubat 2021
Başvuru Numarası
2017/32272
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.173 kelime·11 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, tıbbi ihmal sonucu zarara uğranılması

nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ve yargılamanın

makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 11/8/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, doğuştan kabızlık şikâyeti nedeniyle 1993

yılında bir devlet hastanesinde ameliyat olmuş ve 2004 yılına kadar sağlıklı

bir şekilde yaşamıştır. Anılan yılda şikâyetlerinin nüksetmesi üzerine İstanbul

Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesinde 17/2/2004 ve 17/1/2005 tarihlerinde ameliyat

olmuştur.

8. Ancak geçirdiği ameliyatlar sonucu iyileşemeyen

başvurucu, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde 15/9/2005 ve

7/9/2006 tarihlerinde tekrar ameliyat olmuştur. Anılan ameliyatlar sonrası

başvurucunun bağırsakları yerine yerleştirilememiş ayrıca göbek fıtığı ve

bacaklarda ağrı ile uyuşma şikâyetleri oluşmuştur. Şişli Eftal Eğitim Araştırma

Hastanesinin 4/1/2013 tarihli sağlık kurulu raporuyla, başvurucunun kongenital

hirschsprung hastalığına bağlı olarak geçirdiği operasyonlar sonucu yüzde

58 oranında engelli olduğu tespit edilmiştir.

A. Hukuk

Yargılamasına İlişkin Süreç

9. Başvurucu; kabızlık şikâyeti ile gittiği hastaneden

geçirmiş olduğu ameliyatlar nedeniyle sakat bir insan olarak çıktığını, bir

firmada asgari ücretle çalıştığını, sakatlığı sebebiyle niteliklerine uygun bir

iş yapamadığını ve iyi bir kazanç sağlayamadığını beyanla ameliyatları

gerçekleştiren doktor ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesine karşı

2/2/2010 tarihinde maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.

10. İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen

yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan 30/1/2012

tarihli rapor alınmıştır. Bu rapor başvurucu hakkındaki tıbbi belgelerin

incelenmesi ve yapılan muayenede elde edilen verilere göre düzenlenmiştir.

Rapor sonucunda; başvurucuya 1993 yılında hirschsprung hastalığı tanısı

konulduğu ve bundan sonra farklı tarihlerde birçok ameliyat yapılmak zorunda

kalındığı, açılan bağırsağın tekrar batına alınmak istenildiği ancak kolonda ve

diğer distal kolonik segmentlerde darlık olması nedeniyle bunun hasta

kliniği açısından uygun olmadığının anlaşıldığı belirtilmiştir. Batın

ameliyatları sonrası batında insizyonel herninin ve batın içinde

yapışıklıkların uygulanan cerrahiye bağlı oluşabilecek komplikasyonlardan

olduğu, kişiye yapılan uygulamaların tıp kurallarına uygun olduğu

değerlendirmesine yer verilmiştir.

11. Mahkeme 22/1/2013 tarihinde hizmet kusurundan doğan

zararlardan dolayı İdareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması

gerektiği, kamu kurumu çalışanlarına karşı dava açılmasının mümkün olmadığı

vurgulanarak İstanbul Üniversitesi hakkında açılan davanın yargı yolu

bakımından reddine, doktor hakkında açılan davanın ise husumet nedeniyle

reddine karar verilmiştir. Anılan karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10/9/2013

tarihli onama kararıyla kesinleşmiştir.

B. Bireysel

Başvuruya Konu İdari Davaya İlişkin Süreç

12. Başvurucu, kabızlık şikâyeti ile gittiği hastanede

Prof. Dr. tarafından bizzat ameliyat yapılacağı söylenmesine rağmen asistanlar

tarafından ameliyat edildiğini, yanlış ameliyatlar ve tedaviler nedeniyle sakat

kaldığını, bir firmada asgari ücretle çalıştığını ve sakatlığı sebebiyle

niteliklerine uygun bir iş yapamadığını beyanla 21/5/2014 tarihinde tam yargı

davası açmıştır.

13. İdare davaya cevabında; ilk ameliyatın Prof. Dr.

gözetiminde uzman doktorlar tarafından ikinci ameliyatın ise anılan doktor

tarafından yapıldığını, göbek fıtığının ameliyatların komplikasyonu olduğu,

bacakta oluşan uyuşma ve ağrı şikâyetlerine yönelik başlanılan tedavinin ise

başvurucunun gelmemesi nedeniyle sonlandırıldığı vurgulanmıştır. Uygulanan

cerrahi yöntemler ve tedavilerin tıp kurallarına uygun olduğu belirtilerek

davanın reddi talep edilmiştir.

14. İstanbul 4. İdare Mahkemesinin (Mahkeme) 26/2/2016

tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde;

olayda idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda İstanbul 14.

Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan Kurul raporuyla uygulanan tedavinin tıp kurallarına

uygun olduğunun tespit edildiği vurgulanarak idare personeline atfı kabil bir

kusurun mevcut olmadığı değerlendirmesine yer verilmiştir.

15. Başvurucunun itirazı, Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci

İdare Dava Dairesinin 19/10/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucunun

karar düzeltme talebi de anılan Dairenin 14/6/2017 tarihli kararıyla

reddedilmiştir.

16. Nihai karar 21/7/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 11/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

18. İlgili hukuk için bkz. bkz. Fındık Kılıçaslan,

B. No: 2015/97, 11/10/2018, §§ 19-27; Cihan Beyribey, B. No: 2014/19450,

26/12/2018, §§ 23-28, Fesih Aydar, B. No: 2015/4259, 10/1/2019, §§

24-30.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişinin

Maddi ve Manevi Varlığını Koruma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu; kabızlık şikâyeti ile başvurduğu hastanede

konusunda uzman olmayan asistanlar tarafından ameliyat yapıldığını, hatalı

ameliyat ve tedaviler nedeniyle engelli kaldığını vurgulamıştır. Doğalgaz

teknisyeni olduğunu ancak hatalı tıbbi müdahaleler nedeniyle bağırsakları

dışarıda yaşamak zorunda kaldığından mesleğini icra edemediğini belirten

başvurucu, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile çalışma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

21. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak

alınacak "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı"

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddî ve manevî

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."

22. Anayasa'nın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin

korunması" kenar başlıklı 56. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Devlet, herkesin hayatını,

beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde

tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık

kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler."

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16).

24. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında,

herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu

belirtilmekte olup söz konusu düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8.

maddesi çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında güvence altına alınan

fiziksel ve zihinsel bütünlüğün korunması hakkına karşılık gelmektedir.

25. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında, kasıt söz

konusu olmaksızın hekim kusuru nedeniyle vücut bütünlüğünün zarar gördüğü

şeklindeki tıbbi ihmale dair şikâyetleri Anayasa'nın 17. maddesinin birinci

fıkrasında düzenlenen kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı kapsamında

incelemiştir (Melahat Sönmez, B. No: 2013/7528, 9/9/2015; Ahmet

Sevim, B. No: 2013/474, 9/9/2015; Hilmi Düzgüner, B. No: 2014/9690,

11/5/2017).

26. Anılan kararlar doğrultusunda somut olayda

başvurucuların tıbbi ihmale dayalı tüm şikâyetlerinin Anayasa'nın 17.

maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişinin maddi ve manevi varlığını

koruma hakkı kapsamında incelenmesi gerekmektedir.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

i. Genel

İlkeler

28. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında

herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu

belirtilmektedir. Bu kapsamda anılan Anayasa hükmü ile kişinin maddi ve manevi

varlığının bütünlüğü gerek kamusal yetkilerle donatılmış kişilerin gerekse özel

kişilerin müdahalelerine karşı güvence altına alınmıştır (Özkan Şen, B.

No: 2012/791, 7/11/2013, § 40).

29. Anayasa’nın 17. maddesinin amacı, esas olarak

bireylerin maddi ve manevi varlığına karşı devlet tarafından yapılabilecek

keyfî müdahalelerin önlenmesidir. Bunun yanı sıra devletin tıbbi müdahaleler

nedeniyle kişilerin maddi ve manevi varlığını etkili olarak koruma, maddi ve

manevi varlığına saygı gösterme şeklinde pozitif yükümlülüğü de bulunmaktadır (Ahmet

Acartürk, B. No: 2013/2084, 15/10/2015, § 49). Nitekim Anayasa’nın

56. maddesinde de belirtildiği üzere pozitif yükümlülük, sağlık alanında

yürütülen faaliyetleri de kapsamaktadır (İlker Başer ve diğerleri, B.

No: 2013/1943, 9/9/2015, § 44).

30. Devlet, bireylerin yaşam hakkı ile maddi ve manevi

varlıklarını koruma hakkı kapsamında -ister kamu isterse özel sağlık

kuruluşları tarafından yerine getirilsin- sağlık hizmetlerini hastaların

yaşamları ile maddi ve manevi varlıklarının korunmasına yönelik gerekli

tedbirlerin alınabilmesini sağlayacak şekilde düzenlemek zorundadır (Ahmet

Acartürk, § 51).

31. İlke olarak tıbbi ihmallere ilişkin şikâyetler

konusunda temel başvuru yolu, hukuki sorumluluğu tespit adına takip edilecek

olan hukuk veya idari tazminat davası yoludur (Nail Artuç, B. No:

2013/2839, 3/4/2014, § 38).

32. Maddi ve manevi varlığı koruma hakkı kapsamında

hukuki sorumluluğu ortaya koymak adına adli ve idari yargıda açılacak tazminat

davalarının makul derecede dikkatli ve özenli inceleme şartını yerine getirmesi

gerekmektedir. Derece mahkemelerinin bu tür olaylara ilişkin yürüttükleri

yargılamalarda Anayasa’nın 17. maddesinin gerektirdiği seviyede derinlik ve

özenle bir inceleme yapıp yapmadıklarının ya da ne ölçüde yaptıklarının da

Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira derece

mahkemeleri tarafından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yargı

sisteminin daha sonra ortaya çıkabilecek benzer hak ihlallerinin önlenmesinde

sahip olduğu önemli rolün zarar görmesine engel olacaktır (Yasin Çıldır,

B. No: 2013/8147, 14/4/2016, § 57; Tevfik Gayretli, B. No: 2014/18266,

25/1/2018, § 32).

33. Diğer taraftan belirtmek gerekir ki olayların

oluşumuna ilişkin delillerin değerlendirilmesi öncelikle idari ve yargısal

makamların ödevidir. Aynı şekilde başvuru dosyasında bulunan tıbbi bilgi ve

belgelerden hareketle bilirkişilerin vardığı sonuçların doğruluğu hakkında

fikir yürütmek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir (Mehmet Çolakoğlu,

B. No: 2014/15355, 21/2/2018, § 47). Ancak kişinin maddi ve manevi varlığını

koruma hakkı kapsamında yerine getirmek zorunda olduğu usul yükümlülüklerinin

somut olayda yerine getirilip getirilmediğinin nesnel bir şekilde

değerlendirilmesi için ilgili anayasal kurallar bağlamında derece

mahkemelerinin kendilerine tanınmış takdir yetkileri çerçevesinde hareket edip

etmediklerinin denetlenmesi gerekir. Bu bağlamda müdahaleyi haklı göstermek

için öne sürülen gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığı incelenmelidir (Murat

Atılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 44).

34. Bu bağlamda derece mahkemelerinin gerekçeleri,

tarafların kanun yoluna başvuru imkânını etkili şekilde kullanabilmesini

sağlayacak surette ayrıntılı olarak ortaya konulmalı; ulaşılan sonuçlar yeterli

açıklıktaki bilimsel görüş ve raporlar gibi somut, nesnel verilere

dayandırılmalıdır (Murat Atılgan, § 45).

ii. İlkelerin

Olaya Uygulanması

35. Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın yukarıda değinilen 17.

maddesi kapsamında devlete düşen pozitif yükümlülüklerin somut olay bağlamında

yerine getirilip getirilmediğini denetlemek durumundadır (Tevfik Gayretli,

§ 36). Bu sebeple başvuruya konu olay, devletin kişinin maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına ilişkin pozitif yükümlülüğü kapsamında incelenmiştir.

36. Başvurucunun iddialarının hatalı tıbbi müdahaleler

sonucu engelli kalmasında devletin hizmet kusurunun olmasına rağmen açmış

olduğu tam yargı davasının hatalı bir değerlendirmeyle reddedilerek

zararlarının giderilmemesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

37. Somut olayda derece mahkemesince 30/1/2012 tarihli

Kurul raporunun tespitleri gözetilerek karar verilmiştir. Kurul raporu

incelendiğinde; başvurucunun iddialarının konusunda uzman bilirkişi heyeti

tarafından başvurucuya ait tedavi belgeleri ve bizzat yapılan muayene

bilgilerine göre değerlendirildiği görülmüştür. Sonuç olarak raporda

başvurucunun sağlık şikâyetlerinin uygulanan cerrahiye bağlı oluşabilecek

komplikasyonlar olarak kabul edilmesi gerektiği ve başvurucuya yapılan uygulamaların

tıp kurallarına uygun olduğu değerlendirmesine yer verilmiştir.

38. Dolayısıyla yapılan tıbbi tedavi ve uygulamaların tıp

kurallarına uygun olduğunun uzman bilirkişi raporuyla belirlendiği ve söz

konusu raporun mahkeme kararına dayanak yapılarak idarenin kusurlu olmadığının

tespit edildiği gözönünde bulundurulduğunda, başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karşılandığı görülmektedir. Ayrıca

bir vekille temsil edilen başvurucunun bilirkişi raporu dahil yargılama işlem

ve kararlarına karşı itirazlarını sunma olanağının dolayısıyla yargılamaya

etkin bir şekilde katılmasının sağlandığı anlaşılmıştır. Bu durumda

uyuşmazlığın çözümü için esaslı olan iddiaların derece mahkemelerince

Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği özen ve derinlikte incelendiği

anlaşılmaktadır. Somut olay bakımından kamu makamlarının pozitif

yükümlülüklerinin yerine getirilmediği söylenemeyeceğinden kişinin maddi ve

manevi varlığını koruma hakkının ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde

güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal

edilmediğine karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

40. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

41. 31/7/2018 tarihli ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20.

maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine

Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a

geçici madde eklenmiştir.

42. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

43. Anayasa Mahkemesi Ferat Yüksel kararında;

yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç

veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018

tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat

Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu ulaşılabilir olma,

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı

yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel,

§ 26).

44. Ferat Yüksel kararında özetle; anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat

Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk

bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve

yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat

Yüksel, §§ 35, 36).

45. Mevcut başvurunun bu kısmı yönünden söz konusu

karardan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan

kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının İHLAL

EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : Veysi ÖZCAN Vekili : Av. Şeyma TUNCER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/32272, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Hukuk
  10. B. Bireysel
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Kişinin
  16. B. Makul Sürede
  17. B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan
  18. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  19. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/32272
Tarih
10 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Derya Karahan Başvurusu (B. No: 2017/16596)
  • Ali Tulumcu Başvurusu (B. No: 2017/18458)
  • A.r.d. Başvurusu (B. No: 2018/25568)
  • Fatih Mehmet Harmancı Başvurusu (B. No: 2018/33439)
  • Mehmet Ali Tosun Başvurusu (B. No: 2017/22217)
  • Hasret Çomak Başvurusu (B. No: 2018/37433)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.