İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A. Ş. Başvurusu (B. No: 2015/6313)

(Başvuru Numarası: 2015/6313)

Başvuru No2015/6313Tarih13 Eylül 2018Okuma12 dk · 2.483 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yeni Gün Haber Ajansı Basın Ve Yayıncılık A.

Başvuru No
2015/6313
Karar tarihi
13 Eylül 2018
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.483 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2015/6313)

Karar Tarihi: 13/9/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin internet

sitesinde yer alan bir habere erişimin engellenmesi kararı verilmesinin ifade

ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, ulusal ölçekte yayımlanan Cumhuriyet gazetesinin

yayımcısıdır.

9. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Ocak-Mart

2007 tarihlerine ait üç aylık faaliyet raporu yayımlanmıştır. Anılan raporun

14. sayfasında "Çözümleme

Faaliyetleri" başlıklı üçüncü bölümünde "... Grubuna dahil ... A. Ş. ile ... A. Ş.'nin borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar

devam etmektedir." bilgisine yer verilmiştir.

10. Bu raporun yayımlanmasının ardından Cumhuriyet gazetesinin

internet sitesinde 28/2/2007 tarihinde "...'na Operasyon" başlıklı bir haber

yayımlanmıştır. Haber şöyledir:

"Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF),

23 milyon YTL borcu olduğu belirtilen ... Grubu'nun, İstanbul, Ankara, İzmir ve

Edirne'deki 8 adresine eşzamanlı olarak operasyonlar düzenledi. TMSF, borcun

ödenmemesi halinde haciz konulan malların satılacağını açıkladı."

11. Müşteki, yukarıda yer alan haberin kişilik haklarını ihlal

ettiğini ileri sürerek 29/12/2014 tarihinde haberin yayımlandığı internet

sayfasına erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştur. İstanbul 4. Sulh Ceza

Hâkimliği 30/12/2014 tarihinde talebin reddine karar vermiştir.

12. Müştekinin itirazı üzerine İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği

21/1/2015 tarihinde itirazın kabulü ile haberin içeriğine erişimin

engellenmesine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinde haber

içeriğinin talepte bulunanın itibarını zedeleyici, asılsız ve iftira

niteliğinde olması nedeniyle yayından kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.

13. Anılan karar başvurucuya 5/3/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 6/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kuralları için bkz. Ali Kıdık, B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, §§ 21-29.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 13/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu;

i. Erişimi engellenen haberde ticari bir gruba yönelik haciz

hakkında bilgi verildiğini, başka herhangi bir bilgi veya yorum bulunmadığını

ifade etmiştir.Haberin TMSF

raporuna dayandığını ve gerçek olduğunu, erişimin engellenmesini gerektirecek

yasal koşulların oluşmadığını, yayın yasağı kararının ölçüsüz olduğunu

belirterek ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini,

ii. Derece mahkemeleri tarafından verilen kararların gerekçesiz

olduğunu belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,

iii. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

268. maddesinin (3) numaralı fıkrasının a bendinde yapılan değişiklik ile sulh

ceza hâkimlerinin birbirlerinin kararlarına yapılan itirazları incelemeye

yetkili kılındığını, itirazların üst mahkemede değil numara olarak kendisini

izleyen sulh ceza hâkimliğinde karara bağlanmasının Anayasa'nın 36. ve 37.

maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddiası da ifade ve basın özgürlükleri kapsamında

incelenmiştir.

18. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26.

maddesi ve “Basın hürriyeti” kenar

başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“(26)

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına

veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi

makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini

de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,...

başkalarının şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla

sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

“(28) Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri

hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

20. Ulusal ölçekte yayın yapan gazetenin internet sitesinde

yayımlanan habere erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu Mahkeme

kararı ile başvurucununifade ve basın özgürlüklerine

yönelik bir müdahalede bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

21. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın

ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla

sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ...

gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

22. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

23. Kanunilik ölçütüne ilişkin bir şikâyette bulunulmamıştır.

Mevcut başvurunun koşullarında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet

Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen

Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır. .

ii. Meşru Amaç

24. Başvuruya konu habere erişimin engellenmesine ilişkin

kararın başkalarının şöhret veya haklarının

korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç

taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum Düzeninin

Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

25. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık

(§§ 41-67) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun'un 9. Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında Bazı

Tespitler

26. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun ile getirilen içeriğin yayından

çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı

bir şekilde incelemiştir (Ali Kıdık, §§ 55-63). Mahkemeye göre bu usul, kanun

koyucunun internet ortamında işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin

yapılabilmesi, özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili bir şekilde

korunması ihtiyacı nedeniyle öngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek bir

koruma tedbiri kararıdır; dolayısıyla istisnai bir yoldur(Ali Kıdık, §

55).

27. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu internet yayınına erişimin

engellenmesi tedbirinin alınmasını ancak bir görünüşte haklılık veya ilk

bakışta (prima

facia) haklılık varsa meşru kabul etmekte ve bu usulün ancak

internet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin daha

ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebileceğini belirtmektedir. Anayasa

Mahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin

yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme

yapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Ali Kıdık, §§

62, 63).

(3) Şeref

ve İtibara Yapılan Müdahalelerde Başvurulabilecek Diğer Hukuki Yollar

28. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun'un 9.

maddesine göre ortada ilk bakışta ihlal bulunmayan hâllerde kişilik haklarının

korunması için genel hukuk ve ceza yollarına başvurulması gerektiği sonucuna

ulaşmıştır (Ali Kıdık,

§§ 66, 67).

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

29. Somut olayda erişimin engellenmesine karar verilen haber

28/2/2007 tarihinde gazetenin internet sitesinde yayımlanmıştır. Haber;

müştekinin yüksek miktarda borcunun bulunduğuna, bu borcun ödenmemesi hâlinde

TMSF tarafından başvurucunun haciz konulan mallarının satılacağına yönelik

iddiadan ibarettir. Başvurucu, anılan haberin TMSF tarafından yayımlanan

Ocak-Mart 2007 tarihlerine ait üç aylık faaliyet raporuna dayanılarak

yapıldığını belirtmiştir.

30. Müşteki 28/2/2007 tarihinde yayımlanan bu haber nedeniyle

itibarının zedelendiğini ileri sürerek 29/12/2014 tarihinde internet içeriğine erişimin

engellenmesi talebinde bulunmuştur. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği müştekinin

talebini reddetmiş ancak müştekinin bu karara yaptığı itiraz İstanbul 5. Sulh

Ceza Hâkimliği tarafından kabul edilmiştir. Mahkeme, itirazın kabulünün

gerekçesi olarak haberin müştekinin itibarını zedeleyici, asılsız ve iftira

niteliğinde olmasını göstermiş; daha ileri bir değerlendirmede bulunmamıştır.

31. Çelişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişimin

engellenmesi kararı verebilmenin ancak hukuka aykırılığın ve kişilik haklarına

müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin olduğu ve zararın süratle

giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde mümkün olduğu hatırlanmalıdır (bkz. §

27). Buna karşın somut olayda ilk derece mahkemesi,yayımlanmasının

üzerinden yaklaşık sekiz yıl geçen haber ile şeref ve itibara yapıldığı ileri

sürülen saldırının çelişmeli bir yargılama yapılmadan, gecikmeksizin ve süratle

bertaraf edilmesi ihtiyacını ortaya koyabilmiş değildir. Haber içeriğinin

incelenmesinden de 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre içeriğe erişimin

engellenmesi tedbirinin uygulanmasını gerektirecek ağırlıkta bir durum

bulunmadığı görülmektedir.

32. İnternet mecralarında yer alan fikir ve kanaat açıklamaları

nedeniyle bireylerin şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarak

gerçekleştirilen müdahalelerde mağdurun asıl gayesinin zararının telafi

edilmesi olduğu nazara alındığında özellikle somut başvuruya konu benzer

uyuşmazlıklar açısından koşullara göre diğer ceza veya hukuk yollarının daha

yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları

olduğu anlaşılmaktadır. Dahası müşteki, açacağı çelişmeli bir hukuk davasında

içeriğe erişimin engellenmesi talebini ileri sürme imkânına da her zaman

sahiptir (Ali Kıdık,

§ 86).

33. Sonuç olarak başvurunun bütün koşulları gözönünde

tutulduğunda 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca çelişmeli bir yargılama

olmaksızın süresiz olarak etki gösteren tedbir mahiyetinde internete erişimin

engellenmesi kararı verilmesi için gösterilen gerekçeler ilgili ve yeterli

kabul edilemez.

34. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına

alınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

35. Başvurucu, sulh ceza hâkimliği tarafından verilen erişimin

engellenmesi kararına itirazın üst mahkemede değil numara olarak kendisini

izleyen sulh ceza hâkimliğinde karara bağlanmasının Anayasa'nın 36. ve 37.

maddelerine aykırı olduğunu iddia etmişse de başvurucunun ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilen tespitler ışığında

anılan iddiasının bu aşamada değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

Serdar ÖZGÜLDÜR bu görüşe katılmamıştır.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

37. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

38. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57-58).

39. Mehmet Doğan

kararında Anayasa Mahkemesi, yeniden yargılama yapmakla görevli derece

mahkemelerinin yükümlülüklerine ve ihlalin sonuçlarını gidermek amacıyla derece

mahkemelerince yapılması gerekenlere ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Buna

göre Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi amacıyla yeniden

yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul kanunlarında düzenlenen

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak yargılamanın yenilenmesi

sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın kaldırılması hususunda derece

mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı

verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir

derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesine

bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği

doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yapmakla

yükümlüdür (Mehmet Doğan, § 59).

40. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gereken

şey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafından

bir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlali

gideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,

kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespit

edilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır.

Bu çerçevede ihlal, yargılama sırasında gerçekleştirilen usule ilişkin bir

işlemden veya yerine getirilmeyen usule ilişkin bir eksiklikten kaynaklanıyorsa

söz konusu usul işleminin hak ihlalini giderecek şekilde yeniden (veya daha

önce hiç yapılmamışsa ilk defa) yapılması icap etmektedir. Buna karşılık

ihlalin idari işlem veya eylemin kendisinden ya da (derece mahkemesince yapılan

veya yapılmayan usul işlemlerinden değil de) derece mahkemesi kararının

sonucundan kaynaklandığının Anayasa Mahkemesi tarafından tespit edildiği

hâllerde derece mahkemesinin usule dair herhangi bir işlem yapmadan doğrudan

mümkün olduğunca dosya üzerinden önceki kararının aksi yönünde karar vererek

ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırması gerekir (Mehmet Doğan, § 60).

41. Başvurucu, ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

42. Anayasa Mahkemesi başvurucu tarafından yayımlanan haberin

içeriğine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucunun ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda

ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

43. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

44. Diğer taraftan somut olay bağlamında yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesi ihlale yol açan yargılama sürecine muhatap olan başvurucunun

bu sürede uğradığı bütün zararları gidermemektedir. Üstelik ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar

verilmekle birlikte başvurucunun muhatap olduğu yargısal süreç devam

etmektedir. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

ifade özgürlüğünün ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle ve yeniden

yargılama suretiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya net 4.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90

TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA Serdar ÖZGÜLDÜR'ün

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan

ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE Serdar ÖZGÜLDÜR'ün

karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 5. Sulh Ceza

Hâkimliğine (2015/339 Değişik İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 4.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90

TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

13/9/2018 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Erişimin engellenmesi kararının salt çekişmesiz bir dava sonucu

verilmesinin yasa koyucunun takdir hakkına giren bir konu olduğu, şeref ve

itibara yönelik saldırıların ivedilikle bertaraf edilmesi ve korumasız

kalmaması amacıyla öngörülen bu sistemin tek başına ifade özgürlüğünü (ve/veya

basın özgürlüğünü) ihlâl ettiği varsayımının yarışan haklar arasından birine

daima öncelik tanınması gibi bir sonuca yol açacağı, “… diğer ceza veya hukuk

yollarının daha yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili

başvuru yolları olduğu…” ve bu nedenle erişimin engellenmesi talebinde

bulunanın bu yollara başvurabileceği şeklindeki çoğunluk görüşünün, erişimi

engellenen yönünden de geçerli olduğu ve öncelikle onun bu hukuki yollara

başvurması gerektiği, dolayısiyle bu yollara

gidilmeden yapılan bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiği kanaatine

ulaştığımdan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. Vekili : Av. Tora PEKİN Üye Serdar ÖZGÜLDÜR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6313, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ş. Başvurusu
  4. Birinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. VI. Hüküm
  14. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  15. E. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90
  16. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  17. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Karşı Oy Gerekçesi
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6313
Tarih
13 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Süleyman Göçen Başvurusu (B. No: 2015/1575)
  • Seyfeddin Bahar Başvurusu (B. No: 2015/16797)
  • Asiye Lekesiz Başvurusu (B. No: 2015/6064)
  • Ömer Adıgüzel Başvurusu (B. No: 2015/3764)
  • Nejat Yurdunkulu Başvurusu (B. No: 2015/1672)
  • Mehmet Akif Korkmaz Başvurusu (B. No: 2015/16027)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.