İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yıldız Korkut Başvurusu (B. No: 2016/8532)

1. Başvuru, mahkemece hükmedilen alacağın değer kaybına

Başvuru No2016/8532Tarih9 Mayıs 2019Okuma9 dk · 1.864 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Yıldız Korkut Başvurusu

Karar tarihi
9 Mayıs 2019
Başvuru Numarası
2016/8532
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.864 kelime·9 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, mahkemece hükmedilen alacağın değer kaybına

uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/5/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucunun S.S. Silivri Konut Üretim Yapı Kooperatifleri

Birliğinden (Kooperatif) satın aldığı apartman dairesi 17/8/1999 tarihinde

meydana gelen depremde (Gölcük depremi) oturulmaz hâle gelmiştir.

8. Başvurucu, meydana gelen zararın tazmin edilmesi talebiyle

Kooperatif ve Silivri Belediye Başkanlığı (Belediye) aleyhine 7/7/2000

tarihinde Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Asliye Hukuk

Mahkemesinin, Kooperatif aleyhine açılan davanın kabulüne, Belediye aleyhine

açılan davanın ise yargı yolu bakımından usulden reddine dair 5/4/2013 tarihli

kararı Yargıtay 23. Hukuk Dairesince 27/11/2013 tarihinde onanarak

kesinleşmiştir.

9. Belediye aleyhine adli yargıda açılan davanın görevsiz yargı

yerinde açılması nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine başvurucu, aynı

iddialarla Belediye aleyhine24/2/2014 tarihinde idari yargıda dava açmıştır.

İstanbul 6. İdare Mahkemesinin (Mahkeme) 5/3/2015 tarihli kararıyla davanın

2.360 TL'lik kısmının davanın görevsiz yargı yerinde açıldığı 7/7/2000 tarihinden

itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme gerekçesinde -Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarına

dayanarak- idarenin denetim görevlerini içeren idari faaliyetlerini kusurlu

olarak işlettiği belirtilmiştir.

10. İtiraz edilen karar, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4.

Kurulunca (Kurul) 30/11/2015 tarihinde onanmıştır. Karar düzeltme istemi de

Kurul tarafından 3/3/2016 tarihinde reddedilmiştir.

11. Nihai karar, başvurucu vekiline 1/4/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu 2/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ferda Yeşiltepe ([GK], B. No: 2014/7621,

25/7/2017, §§ 17-31) kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 9/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

16.Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmi Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Bazı Kanun ve

Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20.

maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine

Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a

geçici madde eklenmiştir.

17. 6384 sayılı Kanuna eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel

başvuruların, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Komisyon)

tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

18. Ferat Yüksel kararında Anayasa Mahkemesi;

yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç

veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018

tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat

Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu, ulaşılabilir olma,

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı

yönlerinden inceleyerek etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 26-36).

19.Ferat Yüksel

kararında özetle; anılan başvuru yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması

ve başvuruda kolaylık sağlaması nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş

şekli itibarıyla ihlal iddialarına makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden

mahrum olmadığı vetazminat ödenmesine imkân tanıması

ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi olanakları sunması

nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama imkânına sahip olduğu

hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 33-36). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa

Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden

yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35-36).

20. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

21. Açıklanan gerekçeyle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduklarına karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; mahkemelerce hükmedilen alacağın değer kaybına uğratılarak

ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, bilirkişi raporlarıyla tespit edilen

zarar miktarına karşı itirazlarının gerekçesiz reddedilmesi nedeniyle de

gerekçeli karar ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucuya göre uzun yargılama ve enflasyonun dikkate alınmaması alacağın

değer kaybetmesine yol açmaktadır.

2. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası

yanında adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini de ileri sürmektedir. Ancak başvurucunun gerçek zararının tespit

edilmemesi ve hükmedilen tazminatın değer kaybına uğratıldığı yönündeki

şikâyetinin mülkiyet hakkına ilişkin olduğu anlaşıldığından başvurucunun bütün

şikâyetlerinin mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

24. Başvuruya konu olayda uygulanacak ilkeler Anayasa

Mahkemesinin Ferda Yeşiltepe

(aynı kararda bkz. §§ 45-76) ile Vildan Utku

Atalay (B. No: 2015/4812, 7/2/2019, §§ 34-42) başvurularında

belirtilmiştir.

25. Başvurucunun tazminat

alacağının mevcut olduğu derece mahkemelerince kabul edilmiştir.

Başvurucunun bu alacağının Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülkiyet hakkı

kapsamında mülk teşkil ettiği

kuşkusuzdur (benzer yöndeki karar için bkz. Ferda

Yeşiltepe, §§ 45-47). Anayasa Mahkemesi daha önce değer kaybına

ilişkin şikâyetleri mülkiyetten barışçıl

yararlanmaya ilişkin birinci kural çerçevesinde incelemiştir (Ferda Yeşiltepe, § 51; ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. [GK], B.

No: 2014/2267, 21/12/2017, § 57). Somut olayda da farklı bir durum söz konusu

olmadığından müdahale belirtilen genel ilke çerçevesinde incelenmiştir.

26. Anayasa Mahkemesi kamu kurum ve kuruluşlarından olan çeşitli

para alacaklarının değer kaybına uğratılarak ödenmesine ilişkin şikâyetleri

daha önce incelemiştir. Buna göre kamu makamlarının para borçlarını makul

olmayan bir gecikme ile ödedikleri durumlarda para alacağında meydana gelen

değer aşınmalarının başvurucular üzerinde şahsi olarak aşırı bir yük

oluşturması hâlinde müdahale ölçülü olmadığından mülkiyet hakkının ihlaline

karar vermiştir (kamulaştırma bedeli yönünden bkz. Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013; Ali Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/2073,

6/7/2017; sosyal güvenlik ödemesi yönünden bkz. Ferda Yeşiltepe; ihale alacağı yönünden bkz. ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.; vergi

iadesi alacağı yönünden bkz. Akel Gıda San.

ve Tic. A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015; deprem nedeniyle tazminat

yönünden bkz. Abdulhalim Bozboğa,

B. No: 2013/6880, 23/3/2016; açığa alınan memurun maaş farklarının iadesi

yönünden bkz. Vildan Utku Atalay).

27. Mahkemece, Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/464

Esas sayılı dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu esas alınarak zemin

özellikleri bakımından hassas olan bölgede bilimsel verilere dayanılmadan imar

değişikliği yapılıp kat adedinin dörtten yediye çıkmasına yol açan, projeyi

onaylayarak inşaat ruhsatı veren, deprem yönetmeliğine göre yapılan zemin etüdü

raporundaki önerilere uygun olmayan projeyi onaylayan, projenin uygulanması

sırasında eksiklikleri tespit etmeyen Belediyenin 2/8 oranında kusurlu olduğu

belirtilerek 2.360 TL tazminata hükmedilmiştir. Mevcut hâliyle mahkeme

kararında yapılan tespit kapsamında kararın gerekçeli olduğu ve hükmedilen

tazminat bedelinin miktar itibarıyla belirli bir tatmin sağladığı ve kabul

edilen durumuna göre makul seviyede olduğu sürece Anayasa Mahkemesinin tazminat

miktarlarının belirlenmesi konusunda yerel mahkemenin takdir yetkisine müdahalesinin

söz konusu olamayacağı sabittir.

28. Kurul, ilk derece mahkemesi kararını uygun bularak ve bunu

gerekçesinde izah ederek istinaf başvurusunu reddetmiştir. İtiraz incelemesi

yapan Kurulun derece mahkemesi ile aynı kanaate varması ve bunu gerekçesinde

göstermesi hâlinde detaylı gerekçe yazmaması tek başına gerekçeli karar

hakkının ihlali anlamına gelmez. Bu durumda başvuruya konu mahkeme kararlarının

hükme dayanak oluşturmaya yetmeyecek derecede gerekçesiz olduğu söylenemez.

29. Yargılama makamlarının başvurucunun dava açtığı 7/7/2000

tarihi itibarıyla tazminata hak kazandığını tespit ettiği ve bu tarihten

itibaren yasal faiz işletildiği görülmektedir (bkz. § 9).

30. Tüketici fiyat endeksi verileri uyarınca Türkiye İstatistik

Kurumu verilerine göre alacağa hak kazanıldığı 2000 yılı Temmuz

ayındaki 100 TL'nin bireysel başvurunun yapıldığı 2015 yılı Mart ayı itibarıyla

enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş karşılığı 731,78 TL'dir. Bu durumda

başvurucuya ödenmesi gereken 2.360 TL tutarındaki alacağın 2015 yılı Mart ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybının

giderilmiş karşılığı 17.269,97 TL’dir.

31. Dolayısıyla yukarıdaki verilere göre başvurucunun mülkiyet

hakkı kapsamında değerlendirilen 2.360 TL tutarındaki alacağının değer kaybını

telafi edecek fark 14.909,97 TL'dir. Buna karşılık derece mahkemelerince

başvurucunun alacağına 7/7/2000 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine

karar verilmiş olup bu doğrultuda başvurucunun yargılama sırasında alacağının

değer kaybettiğinden yakındığı ve kararın infaz edilmediği yönünde bir

şikâyetinin de olmadığı gözetildiğinde ödemeye esas karar tarihi dikkate

alınarak başvurucuya yalnızca 8.073,46 TL tutarında faiz ödemesi yapıldığı

kabul edilmelidir. Bu durumda uygulanan yasal faize rağmen alacağın hak

kazanıldığı tarihten bireysel başvuru tarihine kadar enflasyonun toplam

yaklaşık %289,68 oranında olduğu, diğer bir deyişle başvurucunun alacağının

yargılama sırasında enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğradığı

görülmektedir.

32. Sonuç olarak başvurucunun tazminata hak kazandığı tarihten

bireysel başvurunun yapıldığı tarihe kadar geçen on altı yıllık süredeki

enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında

değerlendirilen söz konusu alacağın değer kaybına uğratılarak ödendiği

anlaşılmaktadır. Belirtilen değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleyle

başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple

söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması

arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu sonucuna

varılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

35. Başvurucu 1.000.000 TL maddi ve 900.000 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

36. Başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

37. Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle başvurucunun uğradığı

zarar miktarı, mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen alacağının uğradığı

değer kaybı bedelidir. Bu değer kaybı bedelinin ise 14.909,97 TL olduğu

yukarıda belirtilmiştir (bkz. §§ 30, 31). Ödemeye esas karar tarihi dikkate

alınarak başvurucuya 8.073,46 TL tutarında faiz ödemesi yapıldığı kabul

edilmekle net 6.836,51 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

Belirtilen maddi tazminat miktarı yeterli bir giderim sağladığından

başvurucunun manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekir.

38. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 6.836,51 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör

:

Mahmut ALTIN

Başvurucu

:

Yıldız

KORKUT

Vekili

:

Av. Emre

CENGİZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/8532, 9 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Makul Sürede
  9. B. Mülkiyet Hakkının
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  12. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  13. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Akıncı
  17. Topal
  18. Korkut
  19. Cengiz
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/8532
Tarih
9 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Mustafa Teke Başvurusu (B. No: 2016/12039)
  • Ford Motor Company Başvurusu (B. No: 2015/12767)
  • Hadice Akyürek ve Hasan Akyürek Başvurusu (B. No: 2015/13867)
  • Nihat Zeybekci Başvurusu (B. No: 2015/5633)
  • Mehmet Özhaseki Başvurusu (B. No: 2015/4972)
  • Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi Başvurusu (B. No: 2014/12482)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.