İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yusuf İslibi Başvurusu (B. No: 2018/29224)

1. Başvuru, koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat

Başvuru No2018/29224Tarih16 Aralık 2020Okuma14 dk · 2.765 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Yusuf İslibi Başvurusu

Karar tarihi
16 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2018/29224
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.765 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat

davasının bildirilen eksikliklerinin yasal süre içerisinde giderilmediğinden

reddedilmesi sebebiyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 1/10/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Yabancı uyruklu olan başvurucu, Kayseri Cumhuriyet

Başsavcılığınca (Başsavcılık) yürütülen bir soruşturma kapsamında silahlı terör

örgütüne üye olmak suçlamasıyla 23/3/2017 ile 6/4/2017 tarihleri arasında göz

altında tutulmuştur.

9. Başsavcılıkça tutuklanması istemiyle başvurucu,

Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilmiştir. Başvurucu 6/4/2017 ile

28/11/2017 tarihleri arasındaki süreyi tutuklu olarak geçirmiştir. Kayseri 4.

Ağır Ceza Mahkemesinin 6/4/2018 tarihli kararı ile başvurucunun beraatine karar

verilmiş, karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir.

10. Başvurucunun avukatı, müvekkilinin gözaltı süresiyle

birlikte toplam 8 ay 5 gün tutuklu kalması nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. ve devamı maddeleri gereğince Kayseri 5.

Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) 3/5/2018 tarihinde koruma tedbirleri

nedeniyle tazminat davası açmıştır.

11. Mahkemece, dava dilekçesinde başvurucunun ikamet

adres bilgisinin eksik olması nedeni ile 18/5/2018 tarihli yazı ile başvurucu

vekiline süre verilmiştir. Söz konusu yazıda; dava dilekçesinde başvurucunun

ikametgâh adresinin bildirilmediği gibi ilgilinin mernis kaydına da

rastlanılmadığı, ayrıca ilçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan adres araştırması

neticesinde başvurucunun Gaziantep geri gönderme merkezinden ülkesi Suriye’ye

gönderildiği bilgisinin verildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda başvurucu

vekilinden, başvurucunun ülke sınırları içerisinde tebligata yarar adresinin

bildirilmesi istenilmiş, aksi halde 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinin (4)

numaralı fıkrası gereğince istemin reddedileceği bildirilmiştir. Ayrıca

Mahkemece başvurucuya dava evrakı tebliğ edilememesi nedeniyle, dosyaya sunulan

vekâletnamenin 26/5/2017 tarihli olmasına karşın vekâlet ilişkisinin devam edip

etmediğinin ve tazminat davasına muvafakat edip etmediğinin anlaşılması

hususunda başvurucunun 11/7/2018 tarihli duruşmada hazır edilmesi gerektiği

tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu vekili; Mahkemeye sunduğu 24/5/2018 havale

tarihli dilekçeyle, tahliye kararından sonra başvurucunun Kayseri Valiliği İl

Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından gözetim altına alındığını ve hâlen Gaziantep

Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünde gözetim altında bulunduğunu belirtmiştir.

13. Mahkemenin talebi üzerine Kayseri Valiliği İl Göç

İdaresi Müdürlüğünce Mahkemeye gönderilen 30/5/2018 tarihli yazıda, başvurucu

hakkında 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma

Kanunu'nun 8. maddesi kapsamında sınır dışı kararı alındığı ve başvurucunun

20/4/2018 tarihinde Kilis/Öncüpınar sınır kapısından sınır dışı edildiği

bildirilmiştir.

14. Mahkemece 11/7/2018 tarihinde dava dilekçesinin

reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucuya ait ikametgâh

adresinin dava dilekçesinde belirtilmemesi ve ilgilinin mernis kaydına da

rastlanılmaması nedeniyle başvurucunun tebligata yarar adresinin bildirilmesi,

aksi halde 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince

istemin reddedileceği hususunun başvurucu vekiline bildirildiği vurgulanmıştır.

Başvurucu vekilinin 24/5/2018 havale tarihli dilekçesinde, başvurucunun hâlen

Gaziantep Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünde gözetim altında tutulduğunun

bildirilmesine karşın Mahkemece yapılan yazışmalar neticesinde başvurucunun

20/4/2018 tarihinde sınır dışı edildiği bilgisinin Kayseri Valiliği İl Göç

İdaresi Müdürlüğünün 30/5/2018 tarihli yazıları ile verildiği belirtilmiştir.

Buna göre dava tarihi itibariyle başvurucunun Türkiye Cumhuriyeti sınırları

içinde olmadığı ve başvurucu vekiline eksikliğin giderilmesi hususunda yapılan

bildirimin yasal süresi içerisinde tamamlanmaması nedeniyle 5271 sayılı

Kanun'un 142. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olmak

üzere dava dilekçesinin reddine karar verildiği ifade edilmiştir.

15. Karara karşı başvurucu vekili tarafından itiraz

yoluna başvurulmuştur. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/8/2018 tarihli

kararı ile; Mahkemece dava dilekçesinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya

uygun olduğunun ve mezkûr karara vaki itirazın yerinde olmadığının anlaşıldığı

gerekçesiyle başvurucu vekili tarafından yapılan itirazın reddine karar

verildiği hüküm altına alınmıştır.

16. İtirazın reddi kararı başvurucu vekiline 6/9/2018

tarihinde tebliğ edilmiş ve 1/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

1. Ulusal

Mevzuat

17. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi"

kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan

veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya

beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

18. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin

koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

(3) Tazminat isteminde bulunan kişinin

dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve zararın

nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.

(4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin

yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi

hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe,

mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.

..."

2. Yargıtay

Kararı

19. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 7/7/2014 tarihli ve

E.2014/5080, K.2014/16742 sayılı kanun yararına bozma kararının ilgili kısmı

şöyledir:

"...5271 sayılı CMK'nın 'tazminat

isteminin koşullan' başlıklı 142. maddesinin ... 3. fıkrasında; 'tazminat

isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı

işlemin ve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini

eklemesi gereklidir' şeklinde tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesinde

yer alması gereken hususlar, 4. fıkrasında ise; 'dilekçesindeki bilgi ve

belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde

giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur, süresinde

eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere

reddolunur' şeklinde dilekçedeki bilgi ve belgelerin eksik olması durumunda bu

eksikliğin tamamlanmasının yolu gösterilmiş, eksikliğin tamamlanmaması halinde

ise dilekçenin mahkemece reddolunacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre

maddenin ... 3. fıkrasında; tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesinde,

'açık kimlik ve adresi ile zarara uğranılan işlemin ve zararın nitelik ve

niceliğinin' bulunması ve bunlara ilişkin belgelerin de dilekçeye eklenmesi

zorunlu kılınmıştır. Maddenin 4. fıkrasında ise, dilekçedeki bilgi ve

belgelerin yetersizliği durumunda mahkemenin, 'eksikliğin bir ay içinde

giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğinin' davacıya bildirileceği ve

süresi içinde eksiği tamamlanmayan dilekçenin, mahkemece itiraz yolu açık olmak

üzere reddolunacağı açık ve net bir şekilde belirtilmiş, bu aşamada dilekçedeki

eksikliklerin mahkemece resen yapılacak araştırma ile giderilmesine olanak

tanınmamış, bilgi ve belgeleri yetersiz olan ve verilen sürede eksiklikleri de

tamamlanmayan dilekçelerin reddolunması hususunun takdire bağlı kılınmadığı

emredici bir ifade ile hüküm altına alınmıştır..."

B. Uluslararası

Hukuk

1. İlgili

Sözleşme

20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes medeni hak ve

yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,...

bir mahkeme tarafından davasının ...görülmesini istemek hakkına

sahiptir..."

2. Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi İçtihadı

21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin

6. maddesinin (1) numaralı fıkrası açık bir biçimde mahkeme veya yargı merciine

erişim hakkından söz etmese de maddede kullanılan terimler bir bütün olarak

dikkate alındığında bu fıkranın mahkemeye erişim hakkını da garanti altına

aldığı sonucuna ulaşıldığını belirtmektedir (Golder/Birleşik Krallık

[GK], B. No: 4451/70, 21/2/1975, §§ 28-36). AİHM'e göre mahkemeye erişim hakkı

Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında mündemiçtir. Bu, Sözleşmeci

devletlere yeni yükümlülük yükleyen, genişletici bir yorum olmayıp Sözleşme'nin

6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesindeki lafzın Sözleşme'nin

amaç ve hedefleri ile hukukun genel prensiplerinin gözetilerek birlikte

okunmasına dayanmaktadır. Sonuç olarak Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrası, herkesin medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili iddialarını mahkeme

önüne getirme hakkına sahip olmasını kapsamaktadır (Golder/Birleşik Krallık,

§ 36).

22. AİHM; mahkeme hakkının bir unsurunu teşkil eden

mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, doğası gereği devletin düzenleme

yapmasını gerektiren bu hakkın belli ölçüde sınırlanabileceğini kabul

etmektedir. Ancak AİHM; bu sınırlamaların kişinin mahkemeye erişimini hakkın

özünü zedeleyecek şekilde ve genişlikte kısıtlamaması, zayıflatmaması

gerektiğini ifade etmektedir. AİHM'e göre meşru bir amaç taşımayan ya da

uygulanan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir orantılılık

ilişkisi kurmayan sınırlamalar Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrasıyla uyumlu olmaz (Sefer Yılmaz ve Meryem Yılmaz/Türkiye, B. No:

611/12, 17/11/2015, § 59; Eşim/Türkiye, B. No: 59601/09, 17/9/2013, §

19; Edificaciones March Gallego S.A./İspanya, B. No: 28028/95,

19/2/1998, § 34).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

24. Başvurucu; Mahkeme tarafından vekâlet ilişkisinin

devam edip etmediği ve davaya muvafakati olup olmadığı hususlarının

belirlenmesi için başvurucunun duruşmada hazır edilmesinin istenildiğini, 5271

sayılı Kanun'da tazminat için böyle bir şartın öngörülmediğini, Mahkemelerce

dosyaya ilişkin gerekli incelemeler yapılmayarak hukuka ve hakkaniyete aykırı

hükümler tesis edildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

25. Anayasa’nın "Hak arama hürriyeti"

kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme

hakkının bir unsuru olan mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

28. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri

olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52).

29. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda

etkili bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye

ulaşmada açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir.

Özellikle hukuki ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim

hakkını ihlal edebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.,

B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle mahkemelerin, usul kurallarını

uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten

kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan

kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil

Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

30. Somut olayda başvurucu vekili tarafından, koruma

tedbirleri nedeniyle tazminat davasına yönelik dilekçenin 3/5/2018 tarihinde

Mahkemeye sunulduğu, bununla birlikte söz konusu dilekçede başvurucunun adres

bilgilerine ise yer verilmediği görülmektedir.

31. 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, koruma

tedbirleri nedeniyle tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine açık kimlik

ve adresine yönelik belgeleri eklemesi gerektiği belirtilmiştir. Yine,

dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkemece, eksikliğin

bir ay içinde giderilmesi, aksi hâlde istemin reddedileceğinin ilgiliye

duyurulacağı ve süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçenin mahkemece itiraz yolu

açık olmak üzere reddolunacağı hükme bağlanmıştır (bkz. § 18).

32. Yukarıda yer verilen (bkz. § 19) Yargıtay içtihadında

da 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesindeki hükmün açık ve net olduğu, bilgi ve

belgeleri yetersiz olan ve verilen sürede eksiklikleri tamamlanmayan

dilekçelerin reddolunması hususunun takdire bağlı kılınmadığının emredici bir

ifade ile hüküm altına alındığı ortaya konulmuştur.

33. Mevcut bireysel başvuruya konu olan yargılama

sürecinde, Mahkemece mernis kaydı da bulunmayan başvurucunun ikamet adres

bilgisinin dava dilekçesinde eksik olması nedeniyle başvurucu vekiline süre

verilmiş; başvurucu vekili tarafından verilen 24/5/2018 havale tarihli cevapta

başvurucunun Gaziantep Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünde gözetim altında

bulunduğu bildirilmiştir. Mahkemece resen yapılan araştırmada ise başvurucunun

söz konusu dava tarihi olan 3/5/2018 tarihinden önce 20/4/2018 tarihinde sınır

dışı edildiği tespit edilmiş ve dava tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti

sınırları içinde olmayan başvurucuya yönelik tazminat talepli dilekçede

başvurucu vekiline eksikliğin giderilmesi hususunda yapılan bildirimin yasal

süresi içerisinde tamamlanmaması nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar

verilmiştir.

34. Davacıların veya davacı vekillerinin, dava

dilekçelerini mevzuatta belirtilen usule göre düzenlemesi, gerekli evrakları

dava dilekçelerine eklemesi, mahkemelerce söz konusu hususa yönelik belirtilen

eksiklikler varsa bunları verilen sürede gidermesi gerekmekte ve bu konuda

gerekli özeni gösterme yükümlülükleri bulunmaktadır. Mahkemelerin görevlerini

gereği gibi yerine getirmelerine imkân sağlamak amacıyla da 5271 sayılı

Kanun'da söz konusu hususlara ilişkin eksikliklerde açık bir yaptırım

öngörülmüştür.

35. Buna göre, koruma tedbiri nedeniyle başvurucu lehine

tazminat isteminde bulunan başvurucu vekilinin mevzuatta açıkça yer almasına

karşın dilekçesinde başvurucunun adresine yer vermediği ve dilekçeye

başvurucunun adresine yönelik belgeleri eklemediği, Mahkemenin eksikliğinin

giderilmesine yönelik bildirimine karşın dilekçe tarihi itibarıyla başvurucunun

ikamet ettiği adrese ilişkin belge sunmadığı, başvurucunun ikamet adresine

ulaşamıyorsa eğer buna dair herhangi bir açıklamada bulunmadığı ve belirtilen

hususa yönelik itiraz dilekçesinde de hiçbir beyana yer vermediği görülmüştür.

Dolayısıyla başvurucu vekilinin usule yönelik dava şartları bakımından üzerine

düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna varılmıştır.

36. Yukarıdaki tespitler ışığında somut olay

değerlendirildiğinde bildirilen eksikliklerinin yasal süre içerisinde

giderilmemesi nedeniyle tazminat istemine yönelik dava dilekçesinin reddedilmesinde

katı ve şekilci bir değerlendirme ve yorumun varlığından söz edilemeyeceği, bu

nedenle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir ihlal olmadığının

açık olduğu anlaşılmaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA, Celal Mümtaz AKINCI'nın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 16/12/2020 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1- Başvurucu vekili; Mahkeme tarafından vekâlet

ilişkisinin devam edip etmediği ve davaya muvafakati olup olmadığı hususlarının

belirlenmesi için başvurucunun duruşmada hazır edilmesinin istenildiğini, 5271

sayılı Kanun'da tazminat için böyle bir şartın öngörülmediğini, Mahkemelerce

dosyaya ilişkin gerekli incelemeler yapılmayarak hukuka ve hakkaniyete aykırı

hükümler tesis edildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür. (§ 24)

2- Yabancı uyruklu olan başvurucu, Kayseri Cumhuriyet

Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında silahlı terör örgütüne üye

olmak suçlamasıyla 23/3/2017 ile 6/4/2017 tarihleri arasını göz altında,

6/4/2017 ile 28/11/2017 tarihleri arasını da tutuklu olarak geçirdikten sonra,

Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile beraat etmiş, karar istinaf

edilmeden kesinleşmiştir.

3- Başvurucu vekili, müvekkilinin gözaltı süresiyle

birlikte toplam 8 ay 5 gün tutuklu kalması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun

141. ve devamı maddeleri gereğince Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat

davası açmıştır.

4- Mahkemece, dava dilekçesinde başvurucunun ikamet adres

bilgisinin eksik olması nedeniyle vekilinden adresinin bildirilmesi istenip,

başvurucuya dava evrakı tebliğ edilememesi nedeniyle, dosyaya sunulan

vekâletnamenin 26/5/2017 tarihli olmasına karşın vekâlet ilişkisinin devam edip

etmediğinin ve tazminat davasına muvafakat edip etmediğinin anlaşılması

hususunda başvurucunun 11/7/2018 tarihli duruşmada hazır edilmesi gerektiği

avukatına bildirilmiştir.

5- Başvurucu vekili mahkemeye, müvekkilinin Kayseri

Valiliği İl Göç İdaresi tarafından gözetim altına alındığını bildirmiştir. Dava

haksız tutuklama nedeniyle açılmış bir tazminat davası olmasına, dosyada da

yasal vekil bulunmasına rağmen mahkeme resen davacı asılı (başvurucuyu) aramaya

başlamıştır. Bu araştırma sonucunda davacı hakkında sınır dışı kararı alındığı

ve başvurucunun 20/4/2018 tarihinde Kilis/Öncüpınar sınır kapısından sınır dışı

edildiği anlaşılmıştır.

6- Mahkeme, dava tarihi itibariyle başvurucunun Türkiye

Cumhuriyeti sınırları içinde olmadığı ve başvurucu vekilince davacının

adresinin bildirilmemesi gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinin (4)

numaralı fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere dava dilekçesinin

reddine karar vermiş, karara vaki itirazın Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince

reddedilmesi üzerine de bireysel başvuru yapılmıştır.

7- Mahkememiz çoğunluğu; AİHM’nin, “mahkeme hakkının

bir unsurunu teşkil eden mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bu hakkın

belli ölçüde sınırlanabileceği, ancak bu sınırlamaların kişinin mahkemeye

erişimini hakkın özünü zedeleyecek şekilde ve genişlikte hakkı kısıtlamaması,

zayıflatmaması gerektiği yönündeki görüşüne ve yine meşru bir amaç

taşımayan ya da uygulanan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir

orantılılık ilişkisi kurmayan sınırlamalar Sözleşme'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasıyla uyumlu olmaz” şeklindeki içtihatlarına, (Sefer

Yılmaz ve Meryem Yılmaz/Türkiye, B. No: 611/12, 17/11/2015, § 59; Eşim/Türkiye,

B. No: 59601/09, 17/9/2013, § 19; Edificaciones March Gallego S.A./İspanya, B.

No: 28028/95, 19/2/1998, § 34).

Ayrıca Mahkememizin, “mahkemelerin, usul kurallarını

uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten

kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan

kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmaları gerekir” (Kamil

Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65). içtihadına rağmen başvuruyu

mahkemeye erişim hakkı yönünden açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.

8- Açılan bir davada davacının vekili olmaması halinde

dava dilekçesinde davacının adresinin bildirilmesi, davacıya yapılacak duruşma

günü, karar gıyapta verilmiş ise karar vb. tebliği, taraf teşkili açısından

önem arz eden bir husustur.

Dava açılırken davacının yasal temsilcisi/vekili

bulunması halinde tebligatlar temsilci veya vekile yapılabileceğinden tebligat

ve taraf teşkili sorunu olmayacağı için davacının adresinin bulunup bulunmaması

çok önem arz eden bir husus olmasa gerektir. Ayrıca Tebligat Kanunu’nun,

“vekille takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.”(m.11) hükmü sebebiyle

de davacı asıla tebligat zorunluluğu bulunmadığından asılın adresinin dilekçede

yer almasının mutlak bir zorunluluk kabul edilmesi mahkemeye erişim hakkı

yönünden sorunludur.

9- Öte yandan 2018 yılında açılan bir davada 2017 yılında

tanzim edilmiş bir vekaletname sunulmuş olmasına rağmen derece mahkemesi

tarafından, vekilin azledildiği yolunda bir iddia veya belge olmadığı halde,

vekil müvekkil ilişkisinin devam edip etmediği şüphesiyle resen araştırma

yapılması ve Suriye vatandaşı olan ve sınır dışı edildiği de anlaşılan

davacının adresinin dilekçede bulunmasının mutlak zorunluluk kabul edilmesine

makul bir anlam vermek mümkün olmamıştır.

10- Haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında,

davacı/başvurucunun vekili bulunmasına rağmen davacının adresinin

bildirilmediğinden bahisle usul kurallarının, “yargılamanın hakkaniyetine

zarar getirecek ölçüde katı ve şekilci uygulanması sonucu” davanın

reddedilmesini, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında mahkemeye erişim hakkının

ihlali mahiyetinde olduğunu düşündüğümden çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmadım.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Yusuf İSLİBİ Vekili : Av. Sıracettin EREN Üye Celal Mümtaz AKINCI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/29224, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. A. Ulusal Hukuk
  12. B. Uluslararası
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucunun
  16. B. Değerlendirme
  17. A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  18. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  19. Karşı Oy Gerekçesi
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/29224
Tarih
16 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Ahmet Yağan ve Halid Aslan Başvurusu (B. No: 2018/6051)
  • Turgay Dabakoğlu Başvurusu (B. No: 2018/27010)
  • Abdulhalık Can ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/331)
  • Abdulgani Demir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/3072)
  • Bilkur Avcı Başvurusu (B. No: 2018/12613)
  • Ali Rıza Doğanata ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/40457)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.