İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Rıza Doğanata ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/40457)

1. Başvuru, tespit talebinin dava şartı yokluğundan

Başvuru No2017/40457Tarih16 Aralık 2020Okuma16 dk · 3.223 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Rıza Doğanata Ve Diğerleri Başvurusu (2)

Karar tarihi
16 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2017/40457
R.G. Tarih ve Sayı
10/3/2021-31419
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.223 kelime·16 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, tespit talebinin dava şartı yokluğundan

reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/12/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı, İzmir

Üniversitesinin kurucu vakfıdır. Başvurucular İsmail Selim Doğanata ile Ali

Rıza Doğanata ise anılan Vakfın Mütevelli Heyeti üyeleridir. Kayhan Erciyeş,

kapatılmadan önce İzmir Üniversitesi rektörü olarak görev yapmıştır.

A. Arka Plan Bilgisi

7. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde

21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan

edilmesine karar verilmiştir. OHAL 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Darbe

teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere

ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK],

B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

8. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan

Bakanlar Kurulunca 22/7/2016 tarihinde kararlaştırılan 22/7/2016 tarihli ve 667

sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname (667 sayılı KHK) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan KHK ile millî güvenliğe tehdit

oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet

Yapılanmasına (PDY) aidiyeti, iltisakı veya bu örgütle irtibatı belirlenen

vakıflar ve üniversiteler kapatılmıştır.

9. 667 sayılı KHK'nın 2. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında; kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve

araştırma merkezleri ile kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait taşınırlar,

her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazineye bedelsiz

olarak devredilmiş sayılacağı, devre ilişkin işlemlerin ilgili tüm kurumlardan

gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar

Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirileceği kurala bağlanmıştır. Söz konusu

devirlere ilişkin 371 sayılı Millî Emlak Tebliğnamesi (Tebliğ) 24/7/2016

tarihli 29780 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

10. Başvurucular İzmir Üniversitesinin ve Doğanata Eğitim

ve Kültür Vakfının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya bu örgütle irtibatı

tespit edildiği gerekçesiyle 667 sayılı KHK ile kapatılmasına karar

verilmiştir.

11. İzmir Üniversitesine ait tüm taşınmazların, nakit,

menkul kıymet ve varlıkların, taşınır malların alacak, hak ve borçları ile

değerleri maliye müfettişlerince anılan KHK hükmü ve tebliğ uyarınca tespit

edilerek kayıt altına alınmıştır.

B. Başvuruya Konu Süreç

12. Başvurucular; 667 sayılı KHK ile kapatılmasına karar

verilen Üniversiteye ait tüm binaların, nakit ve menkul kıymet ve varlıkların,

taşınır malların, alacak, hak ve borçların ve çalışan personele ait şahsi

eşyalar ile mal varlığı değerlerinin eksik ve Tebliğ hükümlerine aykırı olarak

belirlendiğinin 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun

400. ve 401. maddeleri çerçevesinde tespitini istemiştir.

13. İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 1/11/2016

tarihli kararıyla, 29/10/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe

giren 3/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler

Alınması Hakkında KHK'nın 16/3. maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan

istemin reddine karar vermiştir.

14. Başvurucuların istinaf başvurusu İzmir Bölge Adliye

Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 27/1/2017 tarihli kararıyla esastan

reddedilmiştir.

15. Anılan hüküm başvurucular tarafından temyiz edilmiş,

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 14/9/2017 tarihli kararıyla istinaf kararını

onamıştır.

16. Onama kararı 17/11/2017 tarihinde başvurucular

vekiline tebliğ edilmiş, başvurucular 18/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 6100 sayılı Kanun'un "Delil tespitinin

isteneceği hâller" kenar başlıklı 400. maddesi şöyledir:

"(1) Taraflardan her biri,

görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı

davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi

incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin

yapılmasını talep edebilir.

(2) Delil tespiti istenebilmesi için

hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında,

delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin

önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var

sayılır."

18. 6100 sayılı Kanun'un ''Delil tespit talebi ve

karar'' kenar başlıklı 402. maddesi şöyledir:

"(1) Delil tespiti talebi

dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya

bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya

gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile

aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır. Tespit

talebinde bulunan, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle, aleyhine

tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır.

(2) Mahkeme tarafından belirlenen tespit

giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz.

(3) Tespit talebi mahkemece haklı

bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda

ayrıca, delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası

esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave

soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir.''

19. 667 sayılı KHK'nın "Kapatılan kurum ve

kuruluşlara ilişkin tedbirler" kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"(1) Milli güvenliğe tehdit

oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti,

iltisakı veya irtibatı belirlenen;

...

c) Ekli (III) sayılı listede yer alan

vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri,

...

(2) Kapatılan vakıfların her türlü

taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve

evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır.

Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma

merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her

türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak

devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her

türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada

sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve

talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli

yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel

Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

..."

20. 17/8/2016 tarihli ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de

yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 670 sayılı KHK'nın "Devir

işlemlerine ilişkin tedbirler" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064

sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal

kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve

Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo

ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü

taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan

varlık);her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye,

avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin

olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan

varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik

edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların

değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan

kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların

değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye,

kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal

ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün

olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve

alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh

işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal

veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce

kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla

kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri

dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını

belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya

devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi,

elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde

devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum

ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları

iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak

varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları

yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye,

vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı

yetkilidir.

...

(3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel

radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı

oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen

terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye

bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar

tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru

atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve

birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de

uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

(4) Birinci fıkra kapsamında tespite

konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında

bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak

düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve

belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra

yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden

itibaren başlar.

...''

21. 670 sayılı KHK'nın "Devir işlemlerine ilişkin

tedbirler" kenar başlıklı 5. maddesi 8/2/2018 tarihli ve 7091 sayılı

Kanun'un 8/3/2018 tarihli ve 30354 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak

yürürlüğe girmesi sonucu aynen kanunlaşmıştır.

B. Uluslararası

Hukuk

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

medeni hukuk alanına giren konularda uygulanabilirliği öncelikle bir uyuşmazlığın

varlığına bağlıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık iç hukukta tanındığı,

en azından savunulabilir bir biçimde söylenebilecek hak ve yükümlülüklerle

ilgili olmalıdır. Son olarak bu hak ve yükümlülükler -her ne kadar 6.

maddenin kendisi bu hak ve yükümlülüklere Sözleşmeci devletlerin hukuk sistemi

içinde belirli bir anlam atfetmiyorsa da- Sözleşme anlamında medeni

nitelikte olmak zorundadır (James ve diğerleri/Birleşik Krallık

[GK], B. No: 8793/79, 21/2/1986, § 81).

23. AİHM kararlarında uyuşmazlık sözcüğüne şeklî

bir tanımdan çok maddi bir tanım verilmesinin daha uygun olduğu benimsenmiştir

(Le Compte, Van Leuven ve De Meyere/Belçika [GK], B. No:

6878/75-7238/75, 23/6/1981, § 45). Buna göre görünüşün ve kullanılan dilin

ötesine bakılması ve her davanın koşullarına göre durumun gerçeklerine

yoğunlaşılması gerekmektedir (Gorou/Yunanistan (No. 2) [BD], B. No:

12686/03, 20/3/2009, § 29). AİHM, 6. maddenin karşıt tarafların ve haklara

ilişkin herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı durumlara ilişkin çekişmesiz ve

tek taraflı yargılamalara uygulanamayacağını kabul etmiştir (Alaverdyan/Ermenistan

(k.k.), B. No: 4523/04, 24/8/2010, § 35).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

24. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi

Bakımından Yetki Sorunu

25. Tüzel kişi başvurucular Doğanata Eğitim ve Kültür

Vakfı ile İzmir Üniversitesi 667 sayılı KHK ile kapatılmıştır. Bu durumda tüzel

kişilikleri sona eren Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı ile İzmir Üniversitesinin

bireysel başvuru ehliyetinin bulunup bulunmadığı sorusunun tartışılması

gerekmektedir. Öte yandan gerçek kişi başvurucuların da sadece kendilerine ait

olduğunu iddia ettikleri şahsi mallarla değil Üniversitenin mal varlığıyla

ilgili olarak da bireysel başvuruda bulundukları görülmektedir. Bu sebeple bu

kişilerin Üniversitenin mal varlığı yönünden mağdur statülerinin bulunup

bulunmadığı meselesinin incelenmesi lüzumu ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte

diğer kabul edilebilirlik kriterleri yönünden aşağıda ulaşılan sonuç

gözetildiğinde tüzel kişi başvurucuların başvuru ehliyetinin, gerçek kişi

başvurucuların ise mağdur statüsünün bulunup bulunmadığının bu aşamada

incelenmesine gerek görülmemiştir.

B. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

26. Başvurucular; Üniversite mallarının usulüne uygun

olarak tespit edilmemesi, tasfiye ve devir işleminin Tebliğ hükümlerine uygun

yapılmaması ve Üniversitede kişisel eşyaları bulunduğu hususlarının tespit

edilmesi istemlerinin hatalı değerlendirilerek reddedilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

27. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında,

herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde

davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip

olduğu belirtilmiş ancak hakkın kapsamı düzenlenmemiştir. 3/10/2001 tarihli ve

4709 sayılı Kanun'un Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasına "adil

yargılanma hakkı" ibaresinin eklenmesine ilişkin 14. maddesinin

gerekçesine göre "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu

uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınmış olan adil yargılama hakkı

metne dahil" edilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesinde

herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amacının

Sözleşme'de düzenlenen adil yargılanma hakkını anayasal güvence altına almak

olduğu anlaşılmaktadır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, §

54). Bu itibarla Anayasa'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının

kapsam ve içeriği belirlenirken Sözleşme'nin "Adil yargılanma

hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinin de gözönünde bulundurulması

gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 22).

28. Sözleşme, bir kişinin sahip olduğunu ileri

sürebileceği tüm hak ve yükümlülükler bakımından adil yargılanma hakkını

güvenceye almamaktadır. Sözleşme'nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6.

maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin "medeni hak ve

yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklar"ın ve bir "suç isnadı"nın

esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek hakkın kapsamı

bu konularla sınırlandırılmıştır. Hak arama hürriyetinin ihlal edildiği

gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilmek için ya başvurucunun medeni hak ve

yükümlülükleriyle ilgili bir uyuşmazlığın tarafı olması ya da başvurucuya

yönelik bir suç isnadının esası hakkında karar verilmiş olması gerektiği

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma hakkının

ihlali iddiasına dayanan başvurular Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı

kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu olamaz (Onurhan Solmaz,

§ 23).

29. Somut olayda suç isnadına bağlı bir yargılamanın

mevcut olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Diğer taraftan yukarıda da

belirtildiği üzere bir kimsenin medeni hak ve yükümlülüklerinin karara

bağlanmasıyla ilgili bir yargılama usulünde Sözleşme'nin 6. maddesi

uygulanabilir. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının medeni

meselelerde uygulanabilmesi için ilk olarak ortada bir uyuşmazlığın

bulunması koşulunu aramakta; uyuşmazlığın iç hukukta tanınmış olduğu

söylenebilecek haklar ve yükümlülükler ile ilgili olması, bu haklar ve

yükümlülüklerin de Sözleşme'deki anlamıyla medeni olması gerektiğini

vurgulamaktadır (bkz. §§ 22, 23).

30. Başvuru konusu olayda ise başvurucular Üniversitenin

mal varlığının usulüne uygun olarak tespit edilmediğini öne sürerek delil

tespiti talebinde bulunmuştur. Üniversitenin mal varlığının tespit usulünün

hukuka uygun olup olmadığının bir uyuşmazlık olarak nitelenmesi

mümkündür. Olaydaki uyuşmazlık mülkiyet hakkını ilgilendirdiğinden bunun medeni

haklara ilişkin olduğu da kabul edilmelidir. Bununla birlikte medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili bir uyuşmazlığın bulunması tek başına yargı mercileri

önündeki yargısal süreci adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil etmemektedir.

Derece mahkemelerinin önündeki yargılamanın adil yargılanma hakkı kapsamında

incelenebilmesi için bu yargılamada medeni hakka ilişkin uyuşmazlığın esasının

da karara bağlanması gerekir.

31. Delil tespitine ilişkin yargısal süreçte uyuşmazlığın

esası olan Üniversitenin mal varlığının tespit usulünün hukuka uygun olup

olmadığı meselesi karara bağlanmamaktadır. Bu süreçte sadece sonradan açılacak

muhtemel bir davaya sunulacak delillerin yargısal bir makam gözetiminde tespit

edilmesi sağlanmaktadır. Delil tespiti sürecinde kesin bir hüküm

kurulmamaktadır. Bu yargılamada yapılan tespitlerin sonradan uyuşmazlığın

esasıyla ilgili olarak açılacak davaya bakan yargı mercii yönünden mutlak bir

bağlayıcılığı söz konusu değildir. Bu nedenle delil tespiti süreci Anayasa ve

Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Celal Mümtaz AKINCI bu görüşe katılmamıştır.

C. Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

33. Başvurucular, tespit istemlerinin hatalı

değerlendirme ile reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

34. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen

hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir başvuru yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil

niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal

mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve

kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve

başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe

Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

35. Bu bağlamda 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinde

kapatılan kurumlar ile ilgili tasfiye işlemlerinin ne şekilde yürütüleceği

açıklanmıştır. Anılan hükme göre kapatılan kurumlar ile ilgili tespite konu

edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca

kapatma tarihinden itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içinde ilgili

idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edileceği

belirtilmiştir. Başvurucular ise etkili olabilecek bu yola başvurduklarına dair

somut bir belge sunamamıştır.

36. Buna göre başvurucuların hukuk sisteminde mevcut

yargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA

Celal Mümtaz AKINCI'nın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 16/12/2020 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

1- Başvurucular; 667 sayılı KHK ile kapatılmasına karar

verilen Üniversiteye ait tüm binaların, nakit ve menkul kıymet ve varlıkların,

taşınır malların, alacak, hak ve borçların ve çalışan personele ait şahsi

eşyalar ile mal varlığı değerlerinin eksik ve tebliğ hükümlerine aykırı olarak

belirlendiğini ifade ederek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. ve 401.

maddeleri uyarınca tespit talebinde bulunmuşlardır. İzmir 10. Asliye Hukuk

Mahkemesi 675 sayılı KHK'nın 16/3. maddesi gereği dava şartı yokluğundan

talebin reddine karar vermiştir.

Başvurucuların istinaf başvurusu İzmir Bölge Adliye

Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiştir. Anılan hüküm başvurucular

tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi istinaf kararını

onamıştır. Başvurucular, Adil yargılanma, hukuki dinlenilme, mahkemeye erişim

ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden bahisle bireysel başvuruda

bulunmuştur.

2- Mahkememiz çoğunluğu; “Delil tespitine ilişkin

yargısal süreçte uyuşmazlığın esası olan, Üniversitenin mal varlığının tespit

usulünün hukuka uygun olup olmadığı meselesi karara bağlanmamaktadır. Bu

süreçte sadece sonradan açılacak muhtemel bir davaya sunulacak delillerin

yargısal bir makam gözetiminde tespit edilmesi sağlanmaktadır. Delil tespiti

sürecinde kesin bir hüküm kurulmamaktadır. Bu yargılamada yapılan tespitlerin

sonradan uyuşmazlığın esasıyla ilgili olarak açılacak davaya bakan yargı mercii

yönünden mutlak bir bağlayıcılığı söz konusu değildir. Bu nedenle delil tespiti

süreci Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır…

Başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.” gerekçesiyle başvuruyu kabul edilemez bulmuştur.

3- Başvurucular, kapatılan kurumda bulunan personele ait

şahsi eşyalar ile mal varlığı değerlerinin eksik, usule, kanuna ve 371 sayılı

tebliğde belirtilen hükümlere aykırı olarak tespit edildiği, mülkiyet

haklarının korunması için yerinde inceleme ve tespit yapılarak mühürlenen

binada bulunan emtia, demirbaş, bilgisayar, elektronik cihaz, kitap, bilimsel

eser vb. özel eşyaların maliye müfettişlerince hazırlanan tespit, tutanak ve

listelerle karşılaştırılarak, nicelik, nitelik ve değerlerinin tespitinde

hukuki yararları bulunduğu iddiasıyla tespit talebinde bulunmuştur.

4- Başvurucular ayrıca kapatma ve el koyma işleminin

iptali için İdari Yargı yoluna başvurmuşlardır. İdari yargıdaki dava

derdesttir. İdari yargıda devam etmekte olan davanın başvurucular lehine

sonuçlanması halinde el konulan menkul, fikri mülkiyete konu malların bulunamaması,

kaybolması, yok olması ya da aynen iadelerinin mümkün olmaması halinde

başvurucular istihkak iddia ettikleri malların değerini neye göre ve nasıl

talep edeceklerdir? Bu yüzden el konulan malların nicelik, nitelik ve

değerlerinin tespitinde başvurucuların hukuki yararı bulunduğu kuşkusuzdur.

Maliye Bakanlığı yetkililerinin 371 sayılı tebliğe göre

yaptıkları tespite ilişkin dosya içindeki listeler incelendiğinde menkullerin

sadece niceliklerine yer verildiği, nitelik ve değerlerinin listede yer almadığı

görülmüştür. Tespit talebinin reddi, başvurucuların hak iddia ettikleri

malların kaybolması, yok olması, değerlerinin düşmesi halinde ileride mülkiyet

haklarına dayanarak açabilecekleri davada iddialarını ispat imkanı kalmayacağı

için hak kaybına ve mağduriyete uğramalarına neden olabilecektir.

5- Delil tespiti, geçici hukuki koruma tedbirlerindendir.

Davanın açılmasından önce veya dava esnasında, delillerin ileride kaybolma, yok

olma, veya gösterilmesinde doğabilecek zorlukların ortadan kaldırılması

amacıyla delillerin hemen incelenmesine ve kaydedilmesine delil tespiti

denilmektedir. Delillerin bazı şartlar altında zamanından önce toplanıp güvence

altına alınmasını sağlamak için kabul edilmiş bir hukuki tedbir müessesesidir.

Delil tespiti kurumunun bu özellik ve önemi ile başvurucuların delil tespiti

istemelerindeki hukuki yarar ve amaç göz önüne alındığında; “Bu yargılamada

yapılan tespitlerin sonradan uyuşmazlığın esasıyla ilgili olarak açılacak

davaya bakan yargı mercii yönünden mutlak bir bağlayıcılığı söz konusu

olmadığı, delil tespiti süreci(nin) Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı

dışında kaldığı…” yönündeki çoğunluk görüşüne katılmak mümkün olmamıştır.

6- İzah olunmaya çalışılan nedenlerle, başvurucuların

HMK’nın 400 ve 401. Maddesi uyarınca yapılmasını talep ettikleri “delil

tespiti”nde hukuki yararları olduğunu, tespit taleplerinin reddinin ileride

doğması muhtemel mülkiyet hakkı ihtilaf ve iddialarını ispat imkanını ortadan

kaldıracağını, bu sebeplerle başvurucuların bu yönde haklı ve meşru

beklentilerinin bulunduğunu düşündüğümden, mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak

mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne

katılmadım. Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Fatma Burcu NACAR YÜCE Başvurucular : 1. Ali Rıza DOĞANATA 2. İsmail Selim DOĞANATA 3. Kayhan ERCİYEŞ 4. Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı 5. İzmir Üniversitesi Başvurucular Vekili : Av. Hüseyin Enis DİNÇEROĞLU Üye Celal Mümtaz AKINCI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/40457, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. A. Arka Plan Bilgisi
  9. B. Başvuruya Konu Süreç
  10. IV. İlgili
  11. Hukuk
  12. A. Ulusal Hukuk
  13. B. Uluslararası
  14. V. İnceleme Ve
  15. Gerekçe
  16. A. Kişi
  17. B. Adil
  18. C. Mülkiyet
  19. A. 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  20. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  21. Karşı Oy Gerekçesi
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/40457
Tarih
16 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Abdullah Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/26740)
  • Osman Yıldırım Başvurusu (B. No: 2016/6396)
  • Muhsin Şen Başvurusu (B. No: 2018/1139)
  • Beyza Gümüş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/17517)
  • Abdulbasır Bulgan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/237)
  • Mehmet Osman Kavala Başvurusu (B. No: 2020/13893)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.