İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Zahir Türkan Başvurusu (B. No: 2014/11455)

(Başvuru

Başvuru No2014/11455Tarih12 Aralık 2018Okuma16 dk · 3.297 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Zahir Türkan Başvurusu

Başvuru No
2014/11455
Karar tarihi
12 Aralık 2018
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.297 kelime·16 dk okuma·18 bölüm

(Başvuru

Numarası: 2014/11455)

Karar

Tarihi: 12/12/2018

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmasına

ve bazı disiplin yaptırımları yönünden itirazın kabulüne karar verilmesine

rağmen görevden alınma nedeniyle masumiyet karinesinin; açılmış olan davada

idari yargı mercilerinin davanın reddine karar vermesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının; kanunlar önünde eşit işlemle muamele edilmemesi nedeniyle

eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/7/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru,

başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra

Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci

Bölüm İkinci Komisyonunca 20/4/2015 tarihinde

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm

Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin

birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru

belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık)

gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru

formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

A. Disiplin Soruşturması Yönünden

8. Başvurucu,

Düzce'de bir devlet okulunda müdür olarak görev yapmakta iken;

i. İş-Kur tarafından görevlendirilen personeller Ş.U. ve

Z.K.ye ait 2012 yılı Nisan ayı Katılımcı

Devam Çizelgesinin ilgili personeller tarafından değil başvurucu

tarafından imzalanmış olduğu,

ii. İş-Kur

tarafından Kuruma gönderilen personelin çalışma saatleri dışında başvurucu

tarafından okulda bekletildikleri,

iii. Başvurucunun

okul personeline karşı "Biri beni şikayet etmiş ama beni öldürmedikten sonra bana kimse bir

şey yapamaz. Ben onu tükürüğümle boğarım" şeklinde söylemde

bulunduğu,

iv. Başvurucunun özellikle beş yaş grubu öğretmeni M.K.

olmak üzere şube öğretmenlerini ders uygulamalarını aksatacak şekilde

toplantılara çağırdığı ve öğretmenlerin toplantıda olduğu sırada öğretmenlerin

sorumlu olduğu öğrencilerle ilgili olarak hizmetlilerin görevlendirildiği,

v. İş-Kur tarafından Kurumda görevlendirilmiş olan

Yardımcı Personel Ş.U.ya, başvurucunun kendi özel

hayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerle tacizde bulunduğu isnatları ile

başvurucu hakkında disiplin soruşturması açılmıştır.

9. Başvurucu,

hakkındaki disiplin soruşturması kapsamında 21/5/2012

ve 3/7/2012 tarihleri arasında tedbiren görevden

uzaklaştırılmıştır.

10. Düzce

Valiliği İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmeleri Başkanlığı tarafından

başvurucu hakkında hazırlanan soruşturma raporunda, başvurucuya disiplin

cezaları verilmesi ve idari yönden yöneticilik görevinin başvurucu üzerinden

alınması yönünde teklif getirilmiştir.

11. Başvurucunun

hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında yöneticilik görevinin

sonlandırılması yönünde Düzce Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Denetmenleri

Başkanlığınca getirilen idari teklif ve Düzce Millî Eğitim Müdürü'nün talebi

üzerine Düzce Valisinin oluru gereği, 13/8/2009

tarihli ve 27318 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim

Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik'in

29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının b bendi uyarınca 3/7/2012 tarihli ve

8904 sayılı kararname ile başvurucunun müdürlük görevi sonlandırılmış;

başvurucu, Düzce il merkezindeki bir başka devlet okuluna okulöncesi alan

öğretmeni olarak atanmıştır.

12. Hakkında

disiplin cezası teklif edilmeyen, İş-Kur tarafından görevlendirilen yardımcı

personele kendi özel hayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerle tacizde

bulunduğu iddiası ile ilgili olarak olayın mahiyeti dikkate alınarak

başvurucunun il dışında başka bir okula öğretmen olarak atanmasının soruşturma

raporunda teklifi üzerine başvurucu 7/8/2012 tarihli

ve 37001 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı kararnamesi ile Ordu'nun Korgan

ilçesindeki bir devlet ilkokuluna atanmıştır.

13. Yürütülen

disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda(bkz. § 8 i.) belirtilen eylemin sübut

bulduğu sonucuna varılarak Düzce İl Millî Eğitim Disiplin Kurulunun 26/7/2012

tarihli kararı dikkate alınarak 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu'nun 126. maddesi gereğince Düzce Valisi tarafından 30/7/2012

tarihli işlem ile, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin

birinci fıkrasının D bendinin f alt bendi uyarınca gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilinden dolayı

başvurucu bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası ile

cezalandırılmıştır.

14. Başvurucunun

itirazı üzerine Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 23/5/2013

tarihli işlemi ile, isnat edilen fiilin işlenişinde

kasıt olmadığı gerekçesiyle bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması

disiplin cezasına (bkz. § 13) ilişkin itirazının kabulüne karar verilmiştir.

15. Yürütülen

disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 ii.) belirtilen eylemin

sübut bulduğu sonucuna varılarak Düzce Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğünün 17/7/2012 tarihli işlemiyle 657 sayılı Kanun'un 125.

maddesinin birinci fıkrasının C bendinin (a) alt bendi, aynı Kanun'un 126.

maddesi uyarınca başvurucu kınama disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Bu

cezaya karşı başvurucunun herhangi bir yola başvurup başvurmadığı bireysel

başvuru formundan anlaşılamamaktadır.

16. Yürütülen

disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 iii.) belirtilen eylemin

sübut bulduğu sonucuna varılmış, Düzce İl Millî Eğitim Disiplin Kurulunun 26/7/2012 tarihli kararı dikkate alınarak 657 sayılı

Kanun'un 126. maddesi gereğince Düzce Valisi tarafından 30/7/2012 tarihli işlem

ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının D bendinin l alt

bendi uyarınca amirine, maiyetindekilere, iş

arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek

fiilinden dolayı başvurucu bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması

disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.

17. Başvurucunun

itirazı üzerine Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 4/12/2012 tarihli işlemi ile isnat edilen fiilin doğruluk

kazanmadığı gerekçesiyle verilen bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin

durdurulması disiplin cezasına (bkz. § 16) ilişkin itirazın kabulüne karar

verilmiştir.

18. Yürütülen

disiplin kovuşturması sonucunda yukarıda (bkz. § 8 iv.) belirtilen eylemin

sübut bulduğu sonucuna varılmış, Düzce Valiliği Millî Eğitim Müdürlüğünün 17/7/2012 tarihli işlemi ile 657 sayılı Kanunu'nun 125.

maddesinin birinci fıkrasının C bendinin a alt bendi, 125. maddesinin üçüncü

fıkrası, 126. maddesi uyarınca başvurucu 1/30 oranında aylıktan kesme disiplin

cezası ile cezalandırılmıştır. Bu cezaya karşı başvurucunun herhangi bir kanun

yoluna başvurup başvurmadığı bireysel başvuru formundan anlaşılamamaktadır.

19. Başvurucu;

yöneticilik görevinden alınarak öğretmen olarak atanmasına ilişkin işlemin

(bkz. § 11) hukuka aykırı olduğunu, müdürlük görevinden alınmasını

gerektirebilecek bir nedenin bulunmadığını ileri sürerek iptali için dava

açmıştır.

20. Sakarya

2. İdare Mahkemesinin 25/4/2013 tarihli kararı ile

davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"...Dava konusuatama işlemine dayanak

alınan 25.06.2012 tarih 663.07/45 sayılı soruşturma raporu kapsamında alınan

ifadeler değerlendirildiğinde, okul aile birliği tarafından hizmet alımı

suretiyle okulda çalıştırılan üç personelin okuldan ayrılış saatlerinin 18:00 olmasına karşın işlerinin bitmesinden sonra mazeretsiz

olarak okulda bekletildikleri ve bu sürenin kimi zaman okuldan ayrılış saatinin

20:00'a kadar uzadığı, çalışanların okulda yalnız kalmamak adına birlikte okula

gelip birlikte ayrılmaya başladıkları, devam çizelgelerinin çalışanlar

tarafından imzalanmadığı, okul öğretmenleri ve çalışanlarına hitapla ''biri

beni şikayet etmiş, ama beni öldürmedikten sonra bana kimse bir şey yapamaz,

ben onu tükürüğümle boğarım'' ''bunlar zaten dağdan inme, hiçbir şey

anlamazlar'' ifadesini kullandığı, toplantılarda söz alan öğretmenlere

''susun'', ''dışarı çıkın'' gibi sert ifadelerle hitap ettiği, okulda görevli

bir öğretmenin genellikle müdür odasında okulun web sayfasının yapımı üzerinde

çalıştığı ve sık sık öğretmenler toplantıya çağrılarak eğitim faaliyetinin

aksatıldığı, bu sırada öğrenciler için okul hizmetlilerinin görevlendirildiği,

davacının subut bulan bu fiilleri nedeniyle hakkında

çeşitli disiplin cezalarının önerildiği, davacı hakkında öne sürülen diğer bir

iddia olan İş-Kur tarafından görevlendirilen yardımcı personele kendi özel

hayatı ile ilgili cinsel içerikli söylemlerde bulunarak tacizde bulunduğu

iddiası ile ilgili olarak ise, soruşturma raporunda adı geçen personelin

verdiği ifadesinde; okulun anahtarının ilk zamanlar kendisinde olduğu ve mesai

bitiminde saat 18:00'da okulu kapatarak ayrıldığı, okul müdürü olan davacının

göreve başlamasından sonra keyfi olarak mesai sonrasında okulda kalmasının

istenildiği, bu zaman zarfında dinlemek istemese de kendi özel yaşantısına

ilişkin konuşmalar yaptığı, bundan rahatsız olması üzerine okula diğer üç

arkadaşı ile gelip mesai sonrasında da birlikte ayrılmayı kararlaştırdıkları,

bu uygulama sonrasında davacı okul müdürünün tutumlarında değişiklik olduğu ve

personelin görevi olmayan öğrencilerin başında durmak gibi işlerle

görevlendirildiği, bu ve benzer ifadelerin diğer çalışan personel ve

öğretmenler tarafından da dile getirildiği söz konusu soruşturma raporu ekinde

yer alan ifade tutanaklarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olaya ilişkin yukarıda aktarılan tespitler ve yer

verilen Yönetmelik hükmü kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davacının

okul öncesi eğitim hizmeti sunan bir anaokulunda müdür olarak görev yaptığı,

yönetim ve koordinasyonundan sorumlu olduğu okulda sürdürülen eğitim

faaliyetinin okul öğretmenleri ve yardımcı personel ile birlikte daha verimli

ve niteliklibir şekilde yürütülmesi, ilk eğitim

çağında olan öğrencilerin daha sağlıklı bir ortamda eğitimlerini sürdürmeleri

için gerekli ortam ve imkanların davacı okul müdürü

tarafından öğretmen, öğrenci ve yardımcı personele sunulması gerekirken, davacı

tarafından sergilenen tutum ve davranışlar sonucu eğitim kurumunda sağlıklı bir

çalışma ve eğitim ortamının yitirildiği, öğretmen ve yardımcı personelin

davacının davranışları ve yaklaşımından tedirgin bir halde çalışmalarını

sürdürdükleri, okul ortamında yaşanan ve soruşturma raporuna aktarılan

ifadelere yansıyan olayların okulun bulunduğu yerleşim alanında yaşayanlar tarafından

da duyularak halk arasında konuşulmaya başlandığı hususları da dikkate

alındığında, disiplin soruşturması sonucu sübuta erdiği anlaşılan eylemlerinin

yöneticilik sıfatı ile bağdaşmadığı sonucuna varılarak eğitim denetmenleri

tarafından getirilen teklif üzerine davacının durumuna uygun il içi bir başka

okula üzerinden yöneticilik görevinin alınarak öğretmen olarak atanmasında

hukuka aykırılık bulunmamaktadır..."

21. Başvurucunun

itirazı üzerine Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 15/11/2013

tarihli kararında ilk derece mahkemesi kararı aynı gerekçe ve nedenlerle uygun

görülerek dilekçede ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını sağlayacak

durumda olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine, ilk derece mahkemesi kararının

onanmasına hükmedilmiştir.

22. Başvurucunun

karar düzeltme istemi, Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin 21/5/2014

tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bu karar 13/6/2014

tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir.

23. Başvurucu

11/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. Ceza Yargılaması Yönünden

24. Başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan

yürütülen ceza kovuşturmasında Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 3/4/2014 tarihli kararı ile başvurucunun beraatine

karar verilmiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın

gerekçesinde İş-Kur tarafından görevlendirilen personeller Ş.U. ve Z.K.nin2012

yılı Nisan ayına ait devam çizelgelerinde imzalarının bulunmaması ve

çizelgelerin Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından istenmesi üzerine başvurucunun

adı geçen iki personelin yerine imza atarak devam çizelgelerini Millî Eğitim

Müdürlüğüne verdiği belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun savunmalarında suç

kastı ile hareket etmediğini, amacının bir eksikliği gidermek ve adı geçen

personellerin mağdur edilmemesi olduğunu ve bu işten kendisinin bir menfaatinin

olmadığını beyan ettiği, olayın mahiyeti itibarıyla başvurucunun savunmalarının

doğru olduğu, resmî belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için sahteciliğin

aldatıcı özelliğinin bulunmasının gerektiği oysa ki

suça konu çizelgelerin her ay düzenli olarak Millî Eğitim Müdürlüğüne

gönderilen diğer devam çizelgeleri ile karşılaştırıldığında suça konu

çizelgedeki imzaların diğer aylara ait çizelgelerdeki imzalardan açıkça farklı

olduğunun anlaşıldığı, başvurucunun adı geçen iki personelin imzalarını taklit

etmek gibi çabası olmayıp tamamen farklı imzalar attığı, böylelikle

başvurucunun üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı

belirtilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. 657

sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının C bendinin a alt bendi

şöyledir:

"Aylıktan kesme : Memurun, brüt

aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak,

görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek,

görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor

kullanmak"

26. 657

sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının D bendinin f ve l alt

bentleri şöyledir:

"Kademe ilerlemesinin durdurulması: Fiilin ağırlık derecesine göre

memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır.

...

f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek

...

l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine

hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek"

27. 657

sayılı Kanun'un 125. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hüküm şöyledir:

"Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül

veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif

olanı uygulanabilir."

28. 657

sayılı Kanun'un 126. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hüküm şöyledir:

"Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri

tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu

kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler

il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından

verilir."

29. Millî

Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları YöneticilerininAtama

ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik'in 29. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının b bendinde yer alan hüküm şöyledir:

"Eğitim kurumu yöneticilerinden haklarında yapılan adlî ve idarî

soruşturma sonucu hazırlanan raporların yetkili amir ve kurullarca

değerlendirilmesi sonucuna göre;

...

b) Yöneticilik görevlerinden

alınması gerekenler ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına öğretmen olarak,

atanırlar."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin

12/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru

incelenip gereği düşünüldü:

A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu; idari yargı mahkemelerinin

vermiş olduğu ret kararları ile Düzce Asliye Ceza Mahkemesince verilen beraat

kararının Millî Eğitim Bakanlığınca yapılan itirazın kabulü işlemlerinin

birbirleriyle çelişmesi, göreve iade talebinin idari yargı mercilerince

reddedilmesi, bu bakımdan suçu olmadığı hâlde müdürlük görevinin elinden

alınması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

2. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu

her ne kadar suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia etmiş

ise de anılan şikâyetin içeriği incelendiğinde başvurucunun şikâyetinin özünün

ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlanmış olmasına, disiplin cezalarına

yapmış olduğu itirazlar Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca kabul

edilmiş olmasına rağmen müdürlük görevine iade edilmemesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Bu bakımdan başvurucunun iddialarının masumiyet karinesi bakımından

incelenmesi gerekmektedir.

a. Genel

İlkeler

33.Masumiyet

karinesi, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin adil bir yargılama sonunda

suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiğini

ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gereğini oluşturmaktadır (AYM,

E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). Anılan karine,

kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu olarak

kabul edilmemesini güvence altına almaktadır. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu

hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından

suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

34. Adil

yargılanma hakkının bir unsuru olan masumiyet karinesinin sağladığı güvencenin

iki yönü bulunmaktadır.

35. Güvencenin

ilk yönü; kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçen, bir

başka ifadeyle kişinin ceza gerektiren bir suçla itham edildiği (suç isnadı

altında olduğu) sürece ilişkin olup suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilene

kadar kişinin suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunulmasını

yasaklar. Güvencenin bu yönünün kapsamı sadece ceza yargılamasını yürüten

mahkemeyle sınırlı değildir. Güvence aynı zamanda diğer tüm idari ve adli

makamların da işlem ve kararlarında, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar

kişinin suçlu olduğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunmamasını gerekli

kılar. Dolayısıyla sadece suç isnadına konu ceza yargılaması kapsamında değil

ceza yargılaması ile eş zamanlı olarak yürütülen diğer hukuki süreç ve

yargılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali söz

konusu olabilir (Galip Şahin, B.

No: 2015/6075, 11/6/2018, § 39).

36. Güvencenin

ikinci yönü ise ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet dışında bir hüküm

kurulduğunda devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suçla

ilgili olarak kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını, kamu makamlarının

toplum nezdinde kişinin suçlu olduğu izlenimini uyandıracak işlem ve

uygulamalardan kaçınmasını gerektirir (Galip

Şahin, § 40 ).

37. Bilindiği

gibi ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi

disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun

için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine

aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki

usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu

görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra

disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir

(benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Özcan

Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, §

30). Böyle bir durumda bir eylemi nedeniyle ilgili hakkında hem ceza hem de

disiplin işlemlerinin yürütülmesine Anayasa'da güvence altına alınan masumiyet

karinesinin engel teşkil etmediğini, bu iki sürecin eş zamanlı olarak devam

etmesinin de önünde anılan güvence bakımından bir mâni bulunmadığını belirtmek

gerekir (Galip Şahin, § 45).

38. Öte

yandan ceza muhakemesi sonucunda kişinin yüklenen suçu işlemediğinin sabit olması

nedeniyle verilen hükümler dışında ceza mahkemesi hükmü, disiplin makamları

açısından doğrudan bağlayıcı değildir. Ancak cezai sorumluluğu ortadan kalkmış

olsa dahi aynı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- kişi

hakkında başka tür bir sorumluluğun tesis edilmesinin önünde bir engel

bulunmamaktadır (benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, § 25; Kürşat Eyol, §

30).

39. Ceza muhakemesiyle eş zamanlı olarak yürütülen, bir başka

ifadeyle kişinin henüz suç isnadı altında olduğu, ceza makamları tarafından

hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı süreçte devam eden disiplin soruşturma

ve yargılamalarında masumiyet karinesi bakımından önemli olan husus; kamu

makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları

dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri

tarafından henüz suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge

düşürülmesine sebebiyet vermemeleridir (Galip

Şahin, § 47).

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

40. Başvuru

konusu olayda, İş-Kur tarafından görevlendirilen iki personele ait 2012 yılı

Nisan ayı Katılımcı Devam Çizelgesinin

ilgili personeller tarafından değil başvurucu tarafından imzalanmış olması

eylemi nedeniyle başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan ceza

davası açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde başvurucunun üzerine atılı

suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile başvurucunun beraatine karar verilmiştir (bkz. § 24).

41. Diğer

taraftan kamu görevlisi olması nedeniyle aynı eyleminden dolayı başvurucu

hakkında disiplin soruşturması ve kovuşturması açılmış; gerçeğe aykırı rapor ve

belge düzenlemek fiilinden dolayı başvurucunun bir yıl süreyle kademe

ilerlemesinin durdurulması disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir. Başvurucunun bu karara karşı itiraz etmesi üzerine Millî Eğitim

Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca başvurucuya isnat edilen fiilin işlenişinde

kasıt olmadığı gerekçesiyle verilen disiplin cezasına ilişkin başvurucunun

itirazının kabulüne, gereği için kararın ilgili birime gönderilmesine karar

verilmiştir.

42. Yukarıda

belirtilen eylem dışında diğer bazı eylemler nedeniyle de (bkz. § 8) başvurucu

hakkında disiplin kovuşturmaları yürütülmüş ve başvurucunun işlediği iddia

edilen bazı eylemler kapsamında kendisine çeşitli disiplin cezaları verilmiştir

(bkz. §§ 13-18).

43. Yöneticilik

görevinin sonlandırılması yönündeki idari teklif üzerine(bkz. § 10) başvurucu,

müdürlük görevinden alınarak bir başka okula okulöncesi alan öğretmeni olarak

atanmıştır (bkz. § 11).

44. Başvurucu

tarafından açılan iptal davasında, müdürlük görevinden alma işleminin hukuka

uygunluğunun denetlendiği Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 25/4/2013

tarihli kararında (bkz. § 20) başvurucunun disiplin yargılamasına konu olan

eylemleri belirtildikten sonra yöneticilik görevinin sona erdirilip öğretmen

olarak atanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kararın incelenmesinde sağlıklı bir çalışma ve eğitim ortamının

sağlanması, öğretmen ve yardımcı personelin başvurucunun davranışları ve

yaklaşımı nedeniyle tedirgin bir hâlde çalışmalarını sürdürmelerinin önlenmesi,

disiplin soruşturmasına yansıyan olayların okulun bulunduğu yerleşim alanında

yaşayanlar tarafından duyularak halk arasında konuşulmaya başlaması hususları

dikkate alınarak disiplin soruşturması sürecinde alınan ifadelerin birbiri ile

tutarlı olması da gözönünde bulundurularak Mahkemece

anılan sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Kararın gerekçesinin tüm

bağlamı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin değerlendirmesine esas

aldığı disiplin yargılamasının ceza davasına konu olan eylem (bkz. § 8 i)

olmayıp disiplin yargılamasına konu olan diğer eylem iddiaları olduğu

anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince başvurucu hakkındaki ceza davasına,

başvurucunun ceza hukuku anlamında suçluluğuna herhangi bir atıf yapılmadığı

gibi ceza davasına konu olan görevlendirilen personele ait devam çizelgesinin

başvurucu tarafından doldurulmuş olması eylemi bakımından da ayrıca herhangi

bir değerlendirme yapılmadığı tespit edilmiştir.

45. Ayrıca

Sakarya 2. İdare Mahkemesinin kararının gerekçesinde "...disiplin soruşturması sonucu sübuta erdiği anlaşılan

eylemlerinin yöneticilik sıfatı ile bağdaşmadığı sonucuna varılarak..."

şeklinde ifade kullanıldığı tespit edilmiştir. Kararda ilgili

mevzuat hükümlerine, başvurucu hakkında yürütülen disiplin yargılamalarına ve

verilen disiplin cezalarına, disiplin yargılamalarına konu eylemlerin aynı

okulda görev yapan diğer kişilere karşı gerçekleştirildiği iddia edilen

eylemler olmasına, tüm bunların okul içinde ve okul dışındaki etkilerine

değinildikten sonra başvurucunun üzerine atılı ceza yargılamasına konu eylemi

yönünden değil disiplin eylemleri yönünden bir değerlendirme yapılmış ve

davanın reddine hükmedilmiştir. Kararda alıntılanan anılan ifadeden açıkça

anlaşıldığı üzere İdare Mahkemesinin kararında sübuta

erme ifadesi ile ceza yargılamasına, ceza hukuku anlamında bir

suçluluğa atıf yapılmamıştır.

46. Açıklanan

gerekçelerle masumiyet karinesine yönelik bir müdahalenin bulunmadığının açık

olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

Diğer İddialar ileAyrımcılık Yasağınınİhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

47. Başvurucu, hakkında hükmedilen beraat kararı ve Millî Eğitim

Bakanlığının itirazın kabulü kararları dikkate alınmadan idari yargı

mercilerince verilen ret kararları nedeniyle hak arama özgürlüğünün; yasalar

önünde eşit işlem görmediğini belirterek eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

48. 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca başvurucunun başvuru konusu olaylara

ilişkin iddialarını açıklama, dayanılan Anayasa hükmünün ihlal edildiğine dair

hukuki iddialarını kanıtlama, bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeleri ve

delilleri sunma yükümlülüğü bulunmaktadır (S.S.A., B. No:

2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli Özdemir,

B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

49. Somut

olayda başvurucu, iddialarını soyut ve genel bir ifadelerle ileri sürmüş;

ayrıca kendisine hangi nedenle ayrımcılık yapıldığına ilişkin herhangi bir

beyanda da bulunmamıştır. Adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının ne

şekilde ihlal edildiğine ilişkin nedenleri açıklama yönündeki yükümlülüğünü

yerine getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların

temellendirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.

50. Açıklanan

gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1.

Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin diğer iddialar ile ayrımcılık

yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama

giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 12/12/2018tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan

:

Burhan

ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Hasan

Tahsin GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Leyla Nur

ODUNCU

Başvurucu

:

Zahir

TÜRKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/11455, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Birinci Bölüm
  4. Karar
  5. I. Başvurunun Konusu
  6. II. Başvuru Süreci
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. A. Disiplin Soruşturması Yönünden
  9. B. Ceza Yargılaması Yönünden
  10. IV. İlgili Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  13. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu
  14. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin
  15. B. Yargılama
  16. Üstün
  17. Özgüldür
  18. Hakyemez
  19. Oduncu
  20. Türkan
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/11455
Tarih
12 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Alpay Demir Başvurusu (B. No: 2014/8738)
  • Ertan Erçıktı Başvurusu (B. No: 2015/7294)
  • Cahit Tayfur ve Mehmet Tayfur Başvurusu (B. No: 2014/2014)
  • Ayşe Keskin Başvurusu (B. No: 2015/13432)
  • Murat Yaşar Arıtürk Başvurusu (B. No: 2014/12124)
  • Muhammet Sami Sarıhan Başvurusu (B. No: 2015/2012)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.