İçeriğe geç
AC
İkinci Bölüm Başvuru No: 2017/20629 Tarih:

Zerrin Kocatoros Başvurusu (B. No: 2017/20629)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

ZERRİN KOCATOROS BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/20629)

Karar Tarihi: 11/12/2018

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, taşınmazın imar planında kamu hizmeti alanına

ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucusu ve konusu aynı olan 2017/21100 sayılı başvurunun

2017/20629 sayılı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine karar

verilmiştir. İnceleme 2017/20629 sayılı dosya üzerinden yapılmıştır.

4. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın

oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucunun maliki olduğu başvuruya konu taşınmaz 1/1000

ölçekli revizyon uygulama imar planında kamu hizmeti alanına ayrılmıştır. Başvurucu,

bu taşınmazın kamulaştırılması istemiyle Belediyeye başvurmuş fakat bu yoldan

bir sonuç elde edememiştir.

10. Başvurucu, bunun üzerine imar planında kamu hizmeti alanına ayrılan

taşınmazın rayiç bedelinin ödenmesi istemiyle Belediye aleyhine tam yargı

davası açmıştır.

11. Derece mahkemelerince uyuşmazlığın esası hakkında karar

verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Kararda, 20/8/2016 tarihli ve 6745

sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la 4/11/1983 tarihli

ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na birtakım hükümler eklendiği

vurgulanmıştır. Bu bağlamda uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî

kurumlara ayrılan taşınmazların kamulaştırılması için öngörülen beş yıllık

sürenin 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. madde gereğince bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı ve bu maddenin yürürlüğe girdiği

tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen

davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

12. Başvurucu, nihai kararın tebliği üzerine bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Hüseyin Ünal, B. No:

2017/24715, 20/9/2018, §§ 17-29.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 11/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu; taşınmazın imar planında kamu hizmeti alanına

ayrılmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini, bu müdahale sebebiyle

taşınmazını dilediği gibi kullanamadığını belirtmiştir. Başvurucu, taşınmazının

kamulaştırılmamasının mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını ifade etmiştir.

Başvurucu bunun yanında dava sürecinde yapılan yasal değişikliklerin geriye

yürütülmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı, eşitlik ilkesi ve hak arama

hürriyetinin ihlal edildiğini de ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

16. Anayasa'nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu; mülkiyet hakkı dışında adil

yargılanma hakkı, eşitlik ilkesi ve hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini

ileri sürmektedir. Ancak somut olayda eşitlik ilkesinin ihlaline yol açabilecek

farklı muamelenin varlığı başvurucu tarafından temellendirilmemiştir.

18. Diğer taraftan başvurucunun asıl şikâyetinin imar

uygulamasında kamu hizmeti alanı olarak ayrılması sebebiyle maliki olduğu

taşınmazından dilediği gibi yararlanamadığına, taşınmazını kullanamadığına ve

ondan tasarruf edemediğine yönelik olduğu anlaşılmakla başvurucunun bütün

şikâyetleri mülkiyet hakkının ihlali iddiası kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

19. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

20. Anayasa Mahkemesi aynı konu ile ilgili şikâyetleri daha önce

incelemiş ve uygulanacak ilkeleri ortaya koymuştur (Hüseyin Ünal, §§ 34-62).

21. Hüseyin Ünal

kararında imar uygulamasına konu edilen taşınmazın, başvurucu adına tapuda

kayıtlı olduğundan dolayı Anayasa'nın 35. maddesi bağlamında mülk teşkil ettiği

belirtilmiştir (Hüseyin Ünal, §

37). Bu taşınmazın uygulama imar planında kamu hizmeti alanı olarak

ayrılmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği kabul edilmiş, söz konusu

müdahalenin niteliği sebebiyle mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin genel

kural çerçevesinde incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Hüseyin Ünal, §§ 38-41).

22. Anayasa Mahkemesi 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar

Kanunu hükümleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 11. maddeye dayalı olan

müdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığını değerlendirmiş, ayrıca taşınmazın

kamu hizmetine tahsis edilmesine yönelik müdahalenin kamu yararına dayalı meşru

bir amacının bulunduğu açıklanmıştır (Hüseyin

Ünal, §§ 44-50). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018

tarihli ve E.2016/196, K.2018/34 sayılı kararı ile anılan madde iptal

edilmiştir. Bu çerçevede ölçülülük yönünden yapılan değerlendirmede uygulama

imar planının onaylanmasından itibaren beş yıldan fazla süre geçmesine rağmen

imar planında kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmaması ve herhangi

bir tazminat da ödenmemesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet

yüklediği kanaatine ulaşılmıştır. Bu sebeple başvurucunun mülkiyet hakkının

korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucu

aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı kabul edilmiştir (Hüseyin Ünal, §§ 51-62).

23. Somut başvuruda da başvurucuya ait taşınmazın uygulama imar

planında kamu hizmeti alanına ayrılmasına rağmen beş yılı aşkın bir süreden

beri kamulaştırılmadığı ve kendisine herhangi bir tazminat da ödenmediği

dikkate alındığında bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumun söz konusu

olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına

yapılan müdahale ölçülü değildir.

24. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

26. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda

genel ilkeler belirlenmiştir.

27. Buna göre bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve

hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca

eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.

Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın

veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa

ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda

uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, § 55).

28. Anayasa Mahkemesi ihlalin ve sonuçlarının nasıl

giderileceğine hükmederken idarenin, yargısal makamların veya yasama organının

yerine geçerek işlem tesis edemez. Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının

nasıl giderileceğine hükmederek gerekli işlemlerin tesis edilmesi için kararı

ilgili mercilere gönderir (Mehmet Doğan, §

56).

29. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama

işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim

yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan, § 57).

30. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216

sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, § 58).

31. Buna göre; Anayasa Mahkemesince ihlalin tespit edildiği

hâllerde yargılamanın yenilenmesinin gerekliliği hususundaki takdir derece

mahkemelerine değil ihlalin varlığını tespit eden Anayasa Mahkemesine

bırakılmıştır. Derece mahkemeleri ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri

yapmakla yükümlüdür (Mehmet Doğan,

§ 59).

32. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gereken

şey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafından

bir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlali

gideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,

kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespit

edilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapmak durumundadır

(Mehmet Doğan, § 60).

33. Başvurucu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

34. Somut olayda başvurucuya ait taşınmaz imar planında kamu

hizmeti alanına ayrılmıştır. Başvurucunun açmış olduğu tazminat davasında

derece mahkemeleri, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren kanun maddesini

gerekçe göstererek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Sonuç olarak müdahalenin temeli olan taşınmazın imar planında kamu hizmetine

ayrılması idari bir işlem niteliğindedir. Başvurucunun mülkiyet hakkının idari

bir işlem nedeniyle ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Ancak somut olayda ihlale

yol açan idari eylem ve işleme karşı başvurulabilecek kanun yolu tüketildikten

sonra bireysel başvurunun yapıldığı anlaşıldığına göre ilgili mahkemenin

yeniden yargılama yoluyla tespit edilen ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırma

imkânı bulunmaktadır.

35. Bu durumda mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, ihlal

sonucuna uygun olarak tazminata hükmedilmesinden ibarettir. Tazminat miktarının

belirlenmesi hususu ise bu konuda uzmanlaşmış derece mahkemelerinin takdirindedir.

Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece

mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

36. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili yargı

merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal sonucu açısından yeterli bir

giderim sağladığı anlaşıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin reddine

karar verilmesi gerekir.

37. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 515 TL toplam harç ve 1.980 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.495

TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir

6. İdare Mahkemesine (E.2016/276, K.2016/827 ve E.2016/275, K.2016/825)

GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 515 TL toplam harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.495

TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Eşref Uğur ŞENOL

Başvurucu

:

Zerrin KOCATOROS

Vekili

:

Av. Perihan UŞKAY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/20629, 11 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası