İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Zeynel Korkmaz Başvurusu (B. No: 2014/3146)

1. Başvurucu, eşinin almakta

Başvuru No2014/3146Tarih22 Haziran 2015Okuma10 dk · 2.036 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Zeynel Korkmaz Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2014/3146
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.036 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, eşinin almakta

olduğu bakım ücretinin İdarenin 25/8/2009 tarihli işlemiyle kesilmesi üzerine

6/10/2009 tarihinde Sakarya 1. İdare Mahkemesinde açtığı iptal davasında hukuka

aykırı karar verildiğini, temyiz incelemesinde ileri sürdüğü itirazların

dikkate alınmadığını ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını

belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 4/3/2014 tarihinde

Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan

ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 31/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

26/3/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 22/4/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Düzce Valiliği İl Sosyal

Hizmetler Müdürlüğünün 22/4/2009 tarihli işlemiyle, 30/7/2006 tarihli Bakıma

Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin

Yönetmelik uyarınca başvurucunun özürlü bakımının yirmi dört saat süreyle eşi

tarafından sağlandığı tespit edilerek başvurucunun eşine bakım ücreti

ödenmesine karar verilmiştir.

8. İdarenin 25/8/2009 tarihli

işlemiyle başvurucunun eşinin almakta olduğu bakım ücretinin kesilmesi üzerine

başvurucu ve eşi 6/10/2009 tarihinde Sakarya 1. İdare Mahkemesinde iptal davası

açmışlardır.

9. Mahkemenin 6/5/2010 tarihli

ve E.2009/820, K.2010/333 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın ilgili kısımları şöyledir:

“Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım

Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin c

bendinde, bakıma muhtaç özürlünün, bu Yönetmeliğin uygulanmasında, özürlülük

sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın

alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle

hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün

olanların, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas

alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına

göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari

ücret tutarının 2/3'ünden daha az olduğunun bakım raporu ile tespit edilenleri

ifade edeceği ...

Olayda,

davacı Ş.K.’nın almakta olduğu bakım ücretinin

sonlandırıldığı 2009 yılı Ağustos ayı itibarıyla Zeynel Korkmaz’ın 692,40 TL

emekli maaşı aldığı, davacıların kızı E.K'nın 693,00

TL maaş aldığı, serbest boyacılık yapan davacıların oğlu B.K.’nın ne kadar kazanç elde ettiğinin tespit edilemediği,

ailede dört birey olduğundan her bireye düşen ortalama aylık gelirin 346,35 TL

olduğu, işlem tarihindeki net asgari ücretin ise 496,53 TL olduğu ve net asgari

ücretin 2/3’ünün 331,02 TL olduğu dikkate alındığında, davacı Zeynel Korkmaz’a

düşen aylık gelirin net asgari ücretin 2/3’ünden fazla olduğu anlaşıldığından,

bakım ücretinin sonlandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

sonucuna ulaşılmıştır.”

10. Temyiz üzerine Danıştay

Onuncu Dairesinin 3/10/2013 tarihli ve E.2010/13372, K.2013/6951 sayılı

ilâmıyla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını

gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı

onanmıştır.

11. Karar, başvurucuya 17/2/2014

tarihinde tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu, 4/3/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

13. 30/7/2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bakıma Muhtaç

Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının

Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin (a) ve (c) bentleri şöyledir:

“a)

Bu Yönetmelikte geçen;

…

c)

(Değişik:RG-23/10/2007-26679) Bakıma Muhtaç Özürlü: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında,

özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden;

günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine

getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam

ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü

gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü

olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının,

bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile

tespit edilenleri,

..

ifade

eder.”

14. 6/1/1982 tarih ve 2577

sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 1. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 2.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bendi, 14. maddesinin (3) ve (4)

numaralı fıkraları, 20. maddesinin (5) numaralı fıkrası, 49. maddesinin (3)

numaralı fıkrası ile 60. maddesi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 22/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 4/3/2014 tarih ve 2014/3146

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, eşinin almakta

olduğu bakım ücretinin İdarenin 25/8/2009 tarihli işlemiyle kesilmesi üzerine

6/10/2009 tarihinde Sakarya 1. İdare Mahkemesinde açtığı iptal davasında,

Mahkemece on altı yaşından küçüklere uygulanan asgari ücretin incelemeye esas

alınması nedeniyle hukuka aykırı karar verildiğini, temyiz incelemesinde ileri

sürdüğü itirazların dikkate alınmadığını ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmadığını belirterek, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

17. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda

inceleme yapılamaz.”

18. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebilir.”

19. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

20. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir takdir hatası içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular

açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

21. Başvuru konusu olayda,

başvurucu, eşinin almakta olduğu bakım ücretinin İdarenin 25/8/2009 tarihli

işlemiyle kesilmesine üzerine Sakarya 1. İdare Mahkemesinde eşiyle birlikte

açtıkları iptal davasında, Mahkemece 16 yaşından küçüklere uygulanan asgari

ücretin incelemeye esas alınması nedeniyle verilen kararın hukuka aykırı

olduğunu, temyiz incelemesinde ileri sürdüğü itirazlarının dikkate alınmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Başvurucu, eşinin almakta

olduğu bakım ücretinin kesilmesine ilişkin idari işlemin iptali istemiyle

6/10/2009 tarihinde Sakarya 1. İdare Mahkemesinde eşi ile birlikte iptal davası

açmış, Mahkemenin 6/5/2010 tarihli kararıyla, Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti

ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri

uyarınca; hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek

derecede düşkün olanların, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri

toplamının; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre

kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret

tutarının 2/3'ünden daha az olduğunun bakım raporu ile tespit edilenleri ifade

edeceği belirtilerek, başvurucunun aylık gelirin net asgari ücretin 2/3’ünden

fazla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir (bkz: § 9). Danıştay Onuncu Dairesinin 3/10/2013 tarihli

ilâmıyla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını

gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı

onanmıştır (bkz: § 10).

23. Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün Derece Mahkemesi

tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

24. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

Derece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

25. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik de

içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali İddiası

26. Başvurucu, eşinin almakta

olduğu bakım ücretinin kesilmesi üzerine 6/10/2009 tarihinde Sakarya 1. İdare

Mahkemesinde açtığı iptal davasında yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

27. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından

ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve

haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (Güher Ergun ve Diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

28. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (Güher Ergun ve Diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 41–45).

29. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekir. Hukuk sisteminde yer

alan mevzuat hükümleri gereğince “kamu

hukuku” alanına dâhil olan, ancak sonucu itibarıyla özel nitelikteki

haklar ve yükümlülükler üzerinde belirleyici olan uyuşmazlıkları konu alan

davalar da Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesinin koruması

kapsamına girmektedir. Bu anlamda, belirtilen düzenlemelerde yer verilen

güvenceler, başvurucunun haklarına zarar verdiği iddia edilen idari bir kararın

iptali talebiyle açılan davalara da uygulanacaktır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, § 44).

Başvuruya konu davanın, başvurucunun eşinin almakta olduğu bakım ücretinin

İdarenin 25/8/2009 tarihli işlemiyle kesilmesi üzerine idari işlemin iptali

istemini konu alan bir uyuşmazlık olduğu görülmekte olup, somut yargılama

faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda

kuşku yoktur.

30. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih, 6/10/2009 tarihidir.

31. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir (Güher Ergun ve Diğerleri, B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 52). Somut başvuru açısından bu tarih, Danıştay Onuncu

Dairesi tarafından temyiz isteminin reddedildiği, 3/10/2013 tarihidir.

32. İlgili yargılama evrakının

incelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin idari yargı makamları

nezdinde sürdüğü görülmekle, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine

tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve idari yargı alanına dâhil

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 2577 sayılı Kanun’un muhtelif

maddelerinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya

koyduğu anlaşılmaktadır (bkz: § 14).

33. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, 6/10/2009 tarihinde Sakarya 1. İdare Mahkemesinde

açılan iptal davasında, tarafların dilekçeleri incelenmiş ve delilleri

toplanmış, Mahkemenin 6/5/2010 tarihli kararıyla davanın reddine karar

verilmiştir. Temyiz üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 3/10/2013 tarihli

ilâmıyla hüküm onanmış, karar düzeltme isteminde bulunulmadığından bu tarihte

karar kesinleşmiştir. Bu durumda iki dereceli

yargılama sisteminde davanın üç yıl on bir ay yirmi yedi gün sürdüğü

anlaşılmaktadır.

34. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

35. Somut olayda, başvuruya konu

idari işlemin iptali istemiyle açılan davada yargılama, temyiz ve karar

düzeltme safhalarıyla birlikte toplam üç yıl on bir ay yirmi yedi gün

sürmüştür. Yargılama süresinin bütünü dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi

ve Danıştaydaki yargılama sürecinde başvurucunun

haklarını ihlal edecek şekilde bir gecikme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

36. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun makul sürede yargılanma hakkı açısından açık ve görünür bir ihlal

saptanmadığından, başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun

olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”

2.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerine bırakılmasına,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : Zeynel KORKMAZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/3146, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/3146
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Kadri Şahin Başvurusu (B. No: 2013/5265)
  • Fehim Bayram Başvurusu (B. No: 2014/12102)
  • Abdulbaki Akikol Başvurusu (B. No: 2014/9910)
  • Altuğ Duran Başvurusu (B. No: 2013/7876)
  • Tezcan Gencer Başvurusu (B. No: 2013/9839)
  • Ögeday Akın Başvurusu (B. No: 2014/2345)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.