İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Zini Çeviren ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/4505)

1. Başvurucular, 22/2/1976 tarihinde murisleri aleyhine

Başvuru No2013/4505Tarih10 Mart 2015Okuma11 dk · 2.159 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Zini Çeviren Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2015
Başvuru Numarası
2013/4505
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.159 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, 22/2/1976 tarihinde murisleri aleyhine

Derik Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının halen

devam ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını ve bu sürede

taşınmazlarını kullanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 28/6/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde Komisyona sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Komisyon tarafından, kabul edilebilirlik

incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyaların Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

4. Başvurucu Zini Çeviren, Cahide

Çeviren, Abdülkadir Çeviren tarafından yapılan 2013/4505 sayılı bireysel

başvuru dosyası ile Abdo Tan tarafından yapılan 2013/4508

sayılı bireysel başvuru dosyası, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle

birleştirilmiş, incelemeye 2013/4505 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden

devam edilmiştir.

I.5. Bölüm Başkanı tarafından

24/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 1/12/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Mardin ili Derik ilçesi Hisaraltı

köyünde 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonunda 95 ve 105 parsel

numaralı taşınmazlar, başvurucular Zini Çeviren,

Cahide Çeviren ve Abdülkadir Çeviren’in murisi Mehmet

Çeviren adına tespit edilmiştir.

9. Bu tespit üzerine A.A. ve S.A. tarafından 22/2/1976

tarihinde Derik Kadastro Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası

açılmıştır. 95 parsel numaralı taşınmaza ilişkin dava Derik Kadastro Mahkemesinin

E.1976/31 sayılı dosyasına, 105 parsel numaralı taşınmaza ilişkin dava aynı

Mahkemenin E.1976/473 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

10. Derik Kadastro Mahkemesi, 10/6/1977 tarih ve E.1976/31,

K.1977/123 sayılı kararıyla E.1976/31 sayılı dava dosyasının, Mahkemenin

E.1976/407 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiştir.

11. Yine Derik Kadastro Mahkemesi, 18/12/1981 tarih ve

E.1976/473, K.1981/693 sayılı kararıyla, E.1976/473 sayılı dava dosyasının

Mahkemenin E.1976/407 sayılı dosyayla birleştirilmesine ve davanın E.1976/407

sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar vermiştir.

12. Derik Kadastro Mahkemesi, 10/9/1982 tarih ve E.1976/407,

K.1982/271 sayılı kararıyla davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespit

gibi başvurucuların murisi adına tapuya tesciline karar vermiştir.

13. Temyiz üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 28/2/1983 tarih

ve E.1982/15256, K.1983/2911 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesinin kararını

bozmuştur.

14. Bozma üzerine dava, Derik Kadastro Mahkemesinin E.1983/84

sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

15. Derik Kadastro Mahkemesi, 22/6/1984 tarih ve E.1983/84,

K.1984/55 sayılı kararıyla E.1983/84 sayılı dava dosyasının, aynı Mahkemenin

E.1983/82 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine ve yargılamanın E.1983/82

sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar vermiştir.

16. Mardin ili Derik ilçesi Dumanlı köyünde 1975 yılında

yapılan kadastro çalışmaları sonunda Dumanlı köyü 106 parsel numaralı taşınmaz

başvurucu Abdo Tan ve müşterekleri adına tespit

edilmiştir.

17. Anılan parselin bu şekilde tespiti üzerine A.A.

tarafından 22/2/1976 tarihinde Derik Kadastro Mahkemesinde kadastro tespitine

itiraz davası açılmıştır. Bu dava, Derik Kadastro Mahkemesinin E.1976/458

sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

18. Derik Kadastro Mahkemesi 10/9/1982 tarih ve E.1976/458,

K.1982/276 sayılı kararıyla davanın reddine ve 106 parsel numaralı taşınmazın

tespit gibi başvurucu ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar vermiştir.

19. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk

Dairesi, 28/2/1983 tarih ve E.1982/15260 ve K.1983/2912 sayılı ilâmıyla İlk

Derece Mahkemesinin kararını bozmuştur.

20. Bozma üzerine dava, Derik Kadastro Mahkemesinin E.1983/78

sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

21. Derik Kadastro Mahkemesi 5/7/1985 tarih E.1983/78,

K.1985/12 sayılı kararıyla 1983/78 sayılı dava dosyasının, Mahkemenin E.1983/82

sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın E.1983/82 sayılı dava

dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermiştir.

22. Derik Kadastro Mahkemesinin E.1983/82 sayılı dava

dosyasında yargılama halen devam etmektedir.

23. Başvurucular, 28/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

B. İlgili Hukuk

24. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402

sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin

birinci fıkrası, 29. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 30.

maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36.

maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi (Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§

16-22).

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

25. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 28/6/2013 tarih ve 2013/4505 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

26. Başvurucular Zini Çeviren,

Abdulkadir Çeviren, Cahide Çeviren 22/2/1976 tarihinde murisleri aleyhine,

başvurucu Abdo Tan ise 22/2/1976 tarihinde kendisi

aleyhine Derik Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının

halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını ve bu

sürede taşınmazlarını kullanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

27. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

28. Başvurucular, 22/2/1976 tarihinde Derik Kadastro

Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının halen devam ettiğini,

yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını ve bu sürede taşınmazlarını

kullanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

29. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni

ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil

yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

30. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

31. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin

6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul

sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmaz

mülkiyeti hakkında Derik Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz

davasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda yer alan

usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

32. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 22/2/1976 tarihidir.

33. Başvuruya konu dava, başvurucular Zini

Çeviren, Cahide Çeviren ve Abdulkadir Çeviren’in

miras bırakanlarından intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu

yönüyle makul süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin

başlangıç anı, mirasçıların yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda

muris açısından değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No:

2013/1115, 5/12/2013, § 51).

34. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

35. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde, davacı

A.A. ve S.A. tarafından başvurucular Zini Çeviren, Cahide

Çeviren ve Abdülkadir Çeviren’in murisine

karşı kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, 95 parsel

numaralı taşınmaza ilişkin davanın Derik Kadastro Mahkemesinin E.1976/31 sayılı

dosyasına, 105 parsel numaralı taşınmaza ilişkin davanın Derik Kadastro

Mahkemesinin E.1976/473 sayılı dosyasına kaydedildiği, E.1976/31 sayılı dava

dosyasının Mahkemenin E.1976/407 sayılı dosyası ile birleştirildiği, daha sonra

E.1976/407 sayılı dava dosyasının E.1976/473 sayılı dosya ile birleştirildiği

ve yargılamaya E.1976/407 sayılı dosya üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, Yargıtay

7. Hukuk Dairesinin 28/2/1983 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının

bozulduğu, bozma üzerine davanın Mahkemenin E.1983/84 sayılı dosyasına

kaydedildiği belirlenmiştir. Mahkemece, 22/6/1984 tarihli kararla E.1983/84

sayılı dava dosyasının, aynı Mahkemenin E.1983/82 sayılı dava dosyasıyla

birleştirilmesine ve yargılamanın E.1983/82 sayılı dosya üzerinden

yürütülmesine karar verildiği, başvurucu Abdo Tan

aleyhine 106 parsel numaralı taşınmaza ilişkin olarak açılan davanın Derik

Kadastro Mahkemesinin E.1976/458 sayılı dosyasına kaydedildiği, yapılan

yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, temyiz üzerine İlk Derece

Mahkemesinin kararının bozulduğu, bozma üzerine davanın Mahkemenin E.1983/78

sayılı dosyasına kaydedildiği, bu dava dosyasının da Mahkemenin E.1983/82

sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılamanın E.1983/82 sayılı dava dosyasında halen devam ettiği

belirlenmiştir.

36. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, başvuruya

konu yargılamanın kadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı

Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir

yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel

usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul

sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 23).

37. Kadastro mahkemesi nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve

Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve

yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara

alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B.

No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67;

2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

38. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

nitelikte olduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün olarak bakıldığında,

3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecine

ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir

yön bulunmadığı ve yaklaşık otuz dokuz yıldır devam eden yargılama sürecinde

makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

39. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

40. Başvurucular uzun süren yargılama nedeniyle

taşınmazlarını kullanamadıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesinde

tanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup,

başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde

yukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği

yönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

41. Başvurucular, maruz kaldıkları zarar karşılığı olarak

ayrı ayrı 300.000,00 TL manevi, 500.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini

talep etmişlerdir.

42. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

43. Başvurucuların tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık

otuz dokuz yıldır devam eden yargılama süresi nazara alındığında, yargılama

faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan

manevi zararları karşılığında başvurucular Zini

Çeviren, Cahide Çeviren, Abdulkadir Çeviren’in her

birine net 7.500,00 TL, başvurucu Abdo Tan’a net

22.450,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

44. Başvurucular tarafından maddi tazminat talebinde

bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar

arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucuların maddi

tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

45. Başvurucular Zini Çeviren, Cahide Çeviren ve Abdulkadir Çeviren

tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL

harcın anılan başvuruculara müştereken ödenmesine, başvurucu Abdo Tan tarafından yapılan 198,35 TL harcın anılan

başvuruya ödenmesine, belirtilen başvurucuların tamamına 1.500,00 TL vekâlet

ücretinin müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

46. Başvuruya konu yargılamanın yaklaşık otuz dokuz yıldır

devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği

gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama

dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam

etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede

sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin

ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucular Zini Çeviren, Cahide

Çeviren, Abdulkadir Çeviren’in her birine net

7.500,00 TL, başvurucu Abdo Tan’a net 22.450,00 TL

manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin

REDDİNE,

C. Başvurucular Zini Çeviren, Cahide

Çeviren ve Abdulkadir Çeviren tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 198,35 TL harcın anılan BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

başvurucu Abdo Tan tarafından yapılan 198,35 TL

harcın anılan BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE, 1.500,00 TL vekâlet ücretinin tüm

BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Derik Kadastro Mahkemesine

gönderilmesine, 10/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Başvurucular : Zini ÇEVİREN Cahide ÇEVİREN Abdülkadir ÇEVİREN Abdo TAN Vekili : Av. Ali AYDEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/4505, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Başvurucular Zini Çeviren, Cahide
  16. C. Başvurucular Zini Çeviren, Cahide
  17. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  18. E. Kararın bir örneğinin Derik Kadastro Mahkemesine
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/4505
Tarih
10 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Giyasettin Aydın Başvurusu (B. No: 2013/1852)
  • Hamza Çiçek Başvurusu (B. No: 2013/7067)
  • İsmail Güngör Başvurusu (B. No: 2013/2761)
  • Mehmet Demirer Başvurusu (B. No: 2013/7402)
  • Abdurrahman Kahraman Başvurusu (B. No: 2014/7046)
  • Hüseyin Özdemir Başvurusu (B. No: 2013/7455)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.