İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İsmail Güngör Başvurusu (B. No: 2013/2761)

1. Başvurucu, 9/9/2004 tarihinde Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde

Başvuru No2013/2761Tarih10 Mart 2015Okuma11 dk · 2.180 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm İsmail Güngör Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2015
Başvuru Numarası
2013/2761
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.180 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 9/9/2004 tarihinde Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde

aleyhine açılan tazminat davasında hukuka aykırı karar verildiğini ve

yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespitini ve tazminat ödenmesini talep

etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 22/4/2013

tarihinde Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler

tamamlanmış, Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 31/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 16/12/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 19/12/2014 tarihli yazısında,

Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine

atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu aleyhine, trafik

kazası nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemiyle 9/9/2004

tarihinde Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası

açılmıştır.

8. Mahkemenin 27/3/2008 tarih ve E.2004/722, K.2008/149 sayılı kararıyla,

keşif akabinde alınan bilirkişi raporunda, başvurucunun 5/8, davacının 3/8

oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, bilirkişi raporuna itiraz

üzerine dosyanın yeniden kusur oranının değerlendirilmesi ve tazminat

hesaplanması amacıyla bilirkişi incelemesine gönderildiği ve alınan raporda

başvurucuya %40, davacıya %60 kusur izafe edildiği, kusur yönünden alınan

ikinci raporun oluşa uygun bulunduğu ve hükme esas alındığı, bu kusur oranı

doğrultusunda yapılan hesaplama ile davacılar hakkında geçici iş görmezlik karşılığı

tazminat hesaplandığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

9. Temyiz incelemesi sonucunda

ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18/6/2009 tarih ve

E.2008/13399, K.2009/8103 sayılı ilâmıyla, davacıların, trafik kazası sonucu yaralandıkları

ve sürekli iş göremez hale geldiklerini iddia ederek tedavi giderleri ile iş

göremezlik zararlarının giderilmesi isteminde bulundukları, Mahkemece geçici iş

göremezlik nedeniyle uğranılan zararların tazminine karar verildiği,

davacıların sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradıkları zararın giderilmesi

istemlerinin karşılanmadığı, meslekte kazanma gücü kaybı konusunda Adli Tıp

Kurumundan alınacak raporla davacıların iş göremezlik oranları belirlendikten

sonra varılacak sonuca göre tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilerek,

İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur.

10. Mahkemece bozmaya uyularak

yapılan yargılamada Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/2/2011

tarih ve E.2009/529, K.2011/287 sayılı kararıyla 6/1/2011 tarihli bilirkişi

raporu ve tüm deliller değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar

verilmiştir.

11. Kararın temyizi üzerine

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23/1/2013 tarih ve

E.2008/13399, K.2009/8103 sayılı ilâmıyla hüküm onanmıştır.

12. Karar, 22/3/2013

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu, 22/4/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

14. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesi,22/4/1926 tarih ve 818 sayılı

mülga Borçlar Kanunu'nun 41., 46. ve

47.maddeleri,13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.

maddesi ile 90. maddesi (B. No: 2013/7740, 8/5/2014, §§ 15-22).

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

22/4/2013 tarih ve 2013/2761 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, 9/9/2004 tarihinde Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde trafik

kazası nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemiyle aleyhine açılan

tazminat davasında hukuka aykırı karar verildiğini, alınan bilirkişi raporları

birbirine aykırı olduğu halde aleyhine olan raporun dikkate alınarak hüküm

kurulduğunu, olayda kusurunun olmadığını, trafik kazasından yaklaşık iki yıl

sonra keşif yapıldığını, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını, bu nedenle

ruhsal durumunun bozulduğunu belirterek, eşitlik ilkesinin, maddi ve manevi

varlığını geliştirme hakkı ileadil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. Başvuru dilekçesi ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun,9/9/2004 tarihinde

Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tazminat davasında

delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu davanın kısmen kabulüne

karar verilmesinin eşitlik ilkesini, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı

ile adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa

Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına ilişkin nitelendirmesi ile bağlı

olmayıp hukuki nitelendirmeyi bizzat yapar. Başvurucunun iddialarının temel

olarak yargılama sürecinin ve sonucunun adil olmadığına ilişkin olduğu, bu

nedenle başvurunun adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

sonucuna varılmıştır. Başvurucunun, makul sürede yargılama yapılmadığı

yönündeki ihlal iddiaları ayrıca değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı

İddiası

18. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

19. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

20. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

21. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça

Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 26).

22. Başvuru konusu olayda,

başvurucu aleyhine trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi

istemiyle Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmıştır. Başvurucu, kaza sonrası trafik kazası tespit tutanağı

düzenlenmediğini, yapılan yargılamada olay tarihinden yaklaşık iki yıl sonra

keşif yapıldığını ve alınan ilk bilirkişi raporuna göre 5/8 oranında kusurlu

bulunduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itiraz sonucunda düzenlenen ikinci bilirkişi

raporuna göre davacı tarafın araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu bulunduğunu,

Mahkemenin aleyhine olan bilirkişi raporuna göre karar verdiğini belirterek,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23. Mahkemece, tarafların dilekçeleri

ve delilleri toplanmış, bilirkişi raporları alınmış ve 27/3/2008

tarihli kararla, başvurucunun %40 oranında kusurlu olduğunu bildiren bilirkişi

raporunun hükme esas alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar

verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18/6/2009 tarihli ilâmıyla, davacıların sürekli iş

göremezlik nedeniyle uğradıkları zararın giderilmesi istemlerinin

karşılanmadığı, meslekte kazanma gücü kaybı konusunda Adli Tıp Kurumundan

alınacak raporla davacıların iş göremezlik oranları belirlendikten sonra

varılacak sonuca göre tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar

bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Adli Tıp

Kurumundan rapor alınmış, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/2/2011 tarihli kararıyla bilirkişi raporu ve tüm deliller

değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, Yargıtay 4.

Hukuk Dairesinin 23/1/2013 tarihli ilâmıyla

onanmıştır.

24. Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün Derece Mahkemeleri

tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

25. Başvurucu, yargılama sürecinde

karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi

delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan

delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemesi

tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi

Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik oluşturan herhangi

bir durum da tespit edilememiştir.

26. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik de

içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın

Süresinin Makul Olmadığı İddiası

27. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas Yönünden

28. Başvurucu, 9/9/2004 tarihinde Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde

aleyhine açılan tazminat davasında yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını

belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini iddia etmiştir.

29. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18),

Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya

çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar,

Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı

bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6.

maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin

lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer

vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma

hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

30. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

31. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu

tazminat davasında, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 6100

sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama

faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda

kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

32. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 9/9/2004

tarihidir.

33. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52). Somut başvuru

açısından bu tarih, Yargıtay tarafından onama kararının verildiği 23/1/2013 tarihidir.

34. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, 9/9/2004 tarihinde Fethiye

2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tazminat davasında, keşif yapıldığı, 14/9/2006

ve 28/11/2007 tarihli bilirkişi raporları alınarak Mahkemenin 27/3/2008 tarihli

kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir. Yargıtay 4.

Hukuk Dairesinin 18/6/2009 tarihli ilâmıyla kararın

bozulması sonucunda, bozmaya uyularak yargılamaya devam edildiği, 2/2/2010

tarihinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verildiği, Adli Tıp

Kurumunun 13/4/2010 tarihli raporu ve diğer deliller değerlendirilerek

Mahkemenin 23/2/2011 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği,

kararın temyizi üzerine Yargıtayın 23/1/2013 tarihli

ilâmıyla onandığı ve bu tarihte kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.

35. 6100 sayılı Kanun’un

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin

etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde

bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar

verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

36. Başvuruya konu tazminat

davasının incelenmesinde; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların

karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi

kriterler dikkate alındığında dava karmaşık olmaktan

uzaktır. Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usuli

haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına sebep olduğu

da söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, söz konusu sekiz

yıl dört ay on dört günlük yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin

olduğu sonucuna varılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

38. Başvurucu, yargılamanın

makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle ihlalin tespitini, maddi ve manevi olarak

toplam 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

39. 6216 sayılı Kanun'un“Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

40. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin sekiz yıl dört ay on dört günlük yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya takdiren net 5.850,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

41. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

42. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Yargılamanın

sonucunun adil olmadığı yönündeki iddiasının“açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki

iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 5.850,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

10/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan

ALTAN

Üyeler

:

Osman

Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Engin

YILDIRIM

Celal

Mümtaz AKINCI

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucu

:

İsmail

GÜNGÖR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/2761, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. Altan
  17. Kömürcü
  18. Yıldırım
  19. Gültekin
  20. Güngör
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/2761
Tarih
10 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Demirer Başvurusu (B. No: 2013/7402)
  • Abdurrahman Kahraman Başvurusu (B. No: 2014/7046)
  • Hüseyin Özdemir Başvurusu (B. No: 2013/7455)
  • Tülin Soyhan Başvurusu (B. No: 2013/2212)
  • Nedim Erkuş Başvurusu (B. No: 2013/988)
  • Ramazan Odabaşı Başvurusu (B. No: 2013/2172)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.