İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1963/106 K.1963/270

Karar tarihi:11/11/1963

Esas1963/106Karar1963/270Tarih11 Kasım 1963Okuma12 dk · 2.340 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
11 Kasım 1963
Esas No
1963/106
Karar No
1963/270
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.340 kelime·12 dk okuma·16 bölüm

Karar tarihi:11/11/1963

Resmi Gazete tarih/sayı:29.1.1964/11619

İptal dâvasını açan: Adalet Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grupu

İptal dâvasının konusu: 2556 sayılı Hâkimler Kanunun 64., 65. Ve 66. Maddelerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 139 uncu maddesi hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmüş ve Anayasa'nın 149 uncu ve geçici 9 uncu maddelerine dayanılarak iptali istenilmiştir.

İlk inceleme :

Anayasa

Mahkemesi içtüzüğünün 15 inci maddesi gereğince ve 4/3/1963 gününde yapılan ilk

incelemede iptal dâvasının, Adalet Partisinin 22/1/1963 günü toplanan Türkiye

Büyük Milet Meclisi Grupunun 44 sayılı ve 22/4/1962 günlü kanunun 25 inci

maddesinin 2 nci bendine uygun kararına dayanılarak 21/2/1963 gününde ve kanuni

süresi içinde açıldığı görülmüş; ancak dâva dilekçesinde imzaları bulunan Cahit

Okurer ve Ali Nailî Erdem'in Grup Başkan veya Başkan vekili olduklarını

belirten belgelerin gönderilmediği anlaşıldığından anılan 44 sayılı kanunun 26

ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu konudaki belgelerin 15 gün içinde

gönderilmesi için, tebligat yapılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.

Dâva dilekçesinde imzası bulunanlardan Cahit Okurer'in Adalet Partisi Cumhuriyet Senatosu Grup Başkanı ve Ali Nailî Erdem'in Adalet Partisi Millet Meclisi gurup Başkan Vekili olduğunu belirten belgeler 4/3/1963 günlü kararla verilen süre içinde gönderilmek suretiyle eksiklik tamamlandığından Anayasa'nın 149 uncu ve geçici 9 ve 44 sayılı kanunun 21., 25. ve geçici 5 inci maddelerine uygun olarak açıldığı sonucuna varılan dâvanın esasının incelenmesi 15/4/1963 gününde kararlaştırılmıştır.

Esasın incelenmesi :

Dâvanın esasına ilişkin rapor, dâva dilekçesi ve ekleri, Anayasaya aykırılığı ileri sürülen hükümler, dayanılan Anayasa hükmü, bunların gerekçeleri ve bunlarla ilgili meclis görüşme tutanakları okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Davacının gerekçe ve kanuni mesnet olarak dayandığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 139 uncu maddesinin dâva konusu hükümlerle ilgili ikinci fıkrasında :

(Yargıtay üyeleri Yüksek Hâkimler Kurulunca, Yargıtay Birinci Başkanıyla ikinci Başkanları ve Cumhuriyet Başsavcısı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir) hükmü yer almaktadır. Bu fıkraya aykırılığı ileri sürülen hükümler aşağıda ayrı ayrı incelenmiştir.

l- 2556 sayılı kanunun 64 üncü maddesi : 2556 sayılı kanunun 64 üncü maddesi şöyledir :

(Temyiz Azalığı açıldığında, 49 uncu maddede gösterilen deftere ismi geçmiş olanlardan bir zat Adliye Vekili tarafından intihap ve millî iradeye arzolumır).

Ancak

22/4/1962 tarih ve 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu, 38 inci maddesiyle,

(Yargıtay üyeliği açıldığında yeni üye, birinci sınıfa ayrılmış Hâkimler

arasından Yüksek Hâkimler Kurulunca aşağıdaki maddeler hükümlerine göre

seçilir) hükmünü koyarak konuyu Anayasa'ya uygun şekilde yeniden düzenlemiştir.

Bu madde ve aynı kanunun Hâkimler Kanununun ve diğer kanunların bu kanuna

uymayan hükümlerinin kaldırıldığını açıklayan 103 üncü maddesi yine aynı

kanunun 104 üncü maddesinin son fıkrası gereğince Yüksek Hâkimler Kurulunun

fiilen göreve başladığı 22/12/1962 gününde yürürlüğe girmek suretiyle dâva ve

inceleme konusu 64 üncü maddeyi işbu dâvanın açılmasından önce yürürlükten

kaldırılmış bulunmaktadır. Şu duruma göre dâvanın 64 üncü maddeye yönelen

bölümünün, konusu bulunmadığından, reddi gerekir.

II-

2556 sayılı kanunun 3885 sayılı kanunla değişik 65 inci maddesi:

2556 sayılı kanunun 3885 sayılı kanunla değişik 65 inci maddesi şöyledir :

(Başmüddeiumumi Temyiz azâları veya ikinci reisleri arasından ve Temyiz ikinci Reisleride Temyiz azaları arasından Adliye Vekilliğince intihar ve millî iradeye arzolunur. Birinci sınıf hâkimlikten vekâlet hizmetine alınanların iktisap ettikleri haklar mahfuzdur).

Dâva konusu maddedeki hükümler nitelikleri ve bunlara ilişkin olarak varılan sonuçlar bakımından dört bölüm halinde ele alınmıştır.

l- 65 inci maddenin Cumhuriyet Başsavcısına ilişkin hükmü :

45

sayılı kanun, 79 uncu maddesiyle, (Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet ikinci

Başsavcıları arasından Yargıtay Büyük Genel Kurulunca üye tam sayısının salt

çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir) hükmünü koyarak konuyu yeniden

düzenlemiştir. Bu madde ve aynı kanunun Hâkimler Kanununun ve diğer kanunların

bu kanuna uymayan hükümlerinin kaldırıldığını açıklayan 103 üncü maddesi yine

aynı kanunun 104 üncü maddesinin son fıkrası gereğince Yüksek Hâkimler

Kurulunun fiilen göreve başladığı 22/12/1962 gününde yürürlüğe girmek suretiyle

dâva ve inceleme konusu 65 inci maddeyi işbu dâvanın açılmasından önce

yürürlükten kaldırmış bulunmaktadır. Her ne kadar 45 sayılı kanunun 79 uncu

maddesi Anayasa Mahkemesinin 30/7/1963 günlü ve 11467 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan E. 1963/50 K. 1963/111 sayılı ve 15/5/ 1963 günlü karariyle iptal

edilmişse de bu durumun dâva ve inceleme konusu hükmün kendiliğinden ve yeniden

yürürlüğe girmesine imkân ve cevaz vermiyeceği meydandadır. Şu hale göre

dâvanın 65 inci maddenin Cumhuriyet Başsavcısına ilişkin hükmüne yönelen

bölümünün, konusu bulunmadığından, reddi gerekir.

Üyelerden Şemsettin Akçoğlu bu sonuca katılmakla birlikte gerekçe bakımından karara muhalif kalmıştır.

2- 65 inci maddenin Yargıtay ikinci Başkanlarının Adalet Bakanlığınca antihap edileceğini belirten hükmü :

(A)

Bu konu görüşülmeğe başlandıkta Üyelerden Şemsettin Akçoğlu, ihsan Keçecioğlu, Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda ve Lûtfi Ömerbaş Anayasanın 139 uncu maddesinin Yargıtay ikinci Başkanlarının seçiliş şeklini ayrıntılarıyla düzenleyen ikinci fıkrasının 2556 sayılı kanunun aynı konuyu farklı olarak düzenleyen değişik 65 inci maddesi hükmünü dolaysiyle yürürlükten kaldırdığı; yürürlükte bulunmayan bir hükmün Anayasa'ya aykırılığı düşünülemiyeceği ve bu yüzden de iptal dâvasına konu olâmıyacağı görüşünü ileri sürmüşlerdir.

Anayasa

hükümleri, ister yalnız ilkeleri ana çizgileriyle ve kısaca, ister ele aldığı

konuyu bütün ayrıntılariyle tam olarak belirtmiş bulunsun etki ve değer

bakımından hep aynı niteliktedir. Yani bunlar üstün, bağlayıcı, temel hukuk

kurallarıdır. Hiçbir kanunun hiçbir hükmü bu kurallara aykırı olamaz. Ancak

uyuşmazlık ve çelişme durumlarında sonraki kanunun bazı hallerde önceki kanunun

aykırı hükümlerini dolaysiyle kendiliğinden yürürlükten kaldırılışı gibi, temel

hukuk kuralının uyuşmazlığı ve çelişmeyi meydana getiren kanun hükmünü

kendiliğinden kaldırarak onun yerine geçmesi mümkün değildir. Aykırılığın

giderilmesi için mutlaka bir eylem ve işlem gerekir ki bu da ya yasama yoliyle

yahut iptal müessesesinin işletilmesiyle olur. Eğer Anayasa'nın yürürlüğe

girdiği tarihte var olan kanunlardaki aykırı hükümleri kendiliğinden

kaldıracağını düşünmek mümkün ve caiz bulunsaydı bu çeşit hükümlerin ayrıca

iptali için bir yolun Öngörülmesi hiç de gerekmezdi. Oysa Anayasa'nın geçici 9

uncu maddesine, Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı günde yürürlükte olan

kanunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasiyle iptal dâvası açılabilmesini sağlayacak

Özel bir hüküm konulmuş; bu da Anayasa'daki temel hukuk kurallarının aykırı

hükümleri kendiliğinden ortadan kaldıramıyacağını ayrıca ve açıkça göstermekte

bulunmuştur. Bu bakımdan çoğunlukça söz konusu görüş benimsenmemiş,

incelenmekte olan hükmün yürürlükte bulunduğuna ve iptal dâvasına konu

olabileceğine karar verilmiştir.

(B)

Anayasa'nın 139 uncu maddesi Yargıtay ikinci Başkanlarının Yargıtay Büyük Genel Kurulunca üye tam sayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilmesi usulünü koymuştur. 2556 sayılı kanunun 3885 sayılı kanımla değişik 65 inci maddesinin Yargıtay İkinci Başkanlarının Adalet Bakanlığınca intihap edilmesini şart koşan hükmünün Anayasa'ya aykırılığı meydandadır ve iptali gerekir.

3- 65 inci maddenin Yargıtay îkinci Başkanları intihabının millî iradeye sunulmasına ilişkin hükmü :

45 sayılı kanun, atanma kararlarının tastiki hakkındaki 66 ncı maddesiyle (Yüksek Hâkimler Kurulunun, hâkim yardımcıları ile hâkimlere kadro tahsisine ve bunların nakil ve tâyinlerine ve yargı yargıtay üyelerinin seçimine ait kararları Adalet Bakanı ve Başbakanın müşterek kararnamesi ile Cumhurbaşkanının tasdikına sunulur.

Yargıtay Başkanlarının seçimlerine ait kararlar da aynı hükme tabidir.

Adalet

Bakanlığına verildiği tarihten başlıyarak en geç bir ay içinde onandığı

bildirilmeyen kararlar onanmış sayılır) hükmünü koyarak atanmaları millî

iradeye sunma konusunu yeniden ve inceleme konusu hükümden farklı olarak

düzenlemiştir. Bu madde ve aynı kanunun Hâkimler Kanununun ve diğer kanunların

bu kanuna uymayan hükümlerinin kaldırıldığını açıklayan 103 üncü maddesi yine

aynı kanunun 104 üncü maddesinin son fıkrası gereğince Yüksek Hâkimler

Kurulunun fiilen göreve başladığı 22/12/1962 gününde yürürlüğe girmek su

retiyle dâva ve inceleme konusu hükmü işbu dâvanın açılmasından önce

yürürlükten kaldırmış bulunmaktadır. Her ne kadar 45 sayılı kanunun 66 ncı

maddesi Anayasa Mahkemesinin 30/7/1963 günlü ve 11467 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan E. 1963/50 K. 1963/111 sayılı ve 15/5/1963 günlü karariyle iptal

edilmişse de bu durumun dâva ve inceleme konusu hükmün kendiliğinden ve yeniden

yürürlüğe geçmesine imkân ve cevaz vermiyeceği meydandadır. Şu hale göre

dâvanın 65 inci maddenin Yargıtay İkinci Başkanları intihabının millî iradeye

sunulmasına ilişkin hükmüne yönelen bölümünün, konusu bulunmadığından reddi

gerekir.

4- 65 inci maddenin birinci sınıf hâkimlikten Bakanlık hizmetine alınanlara ilişkin hükmü:

Bu hükmün birinci sınıf hâkimlikten Bakanlık hizmetine alınanların kazanılmış haklarını saklı tutmaktadır. Kazanılmış hakların tanınması ve korunması hukuk devletlerinde benimsenen bir ana hukuk kuralıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında bu kuralı ortadan kaldıracak hiçbir hüküm yoktur; olabilmesi de düşünülemez. Kaldı ki Anayasa'nın Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu belirten 2 nci ve insanın maddi varlığını geliştirme hakkını temel haklardan sayan 14 üncü maddeleri bu kuralın kanunlarımızda yer almasını destekleyen bir niteliktedir. Öyle ise dâva ve inceleme konusu hüküm, Anayasa'ya aykırı değildir. Dâvanın bu hükme yönelen bölümünün reddi gerekir.

III-

2556 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi:

2556 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi şöyledir :

(Temyiz Birinci Reisi, Başmüddeiumumi ile Temyiz İkinci Reisleri arasından İcra Vekilleri Heyetince intihap ve millî iradeye arzolunur).

Dâva konusu maddedeki hükümler nitelikleri ve bunlara ilişkin olarak varılan sonuçlar bakımından iki bölüm halinde ele alınmıştır.

1- 66 ncı maddenin Yargıtay Birinci Başkanının Bakanlar Kurulunca seçilmesine ilişkin hükmü:

(A)

Bu konu görüşülmeye başlandıkta üyelerden Şemsettin Akçoğlu, İhsan Keçecioğlu, Hakkı Ketenoğlu, Avni Givda ve Lûtfi Ömerbaş yukarıda II sayılı fıkranın 2/A bendinde açıklanan görüşü ileri sürmüşlerdir. Çoğunlukça yine aynı bentte gösterilen gerekçeye dayanılarak bu görüş benimsenmemiş, incelenmekte olan hükmün yürürlükte bulunduğuna ve iptal dâvasına konu olabileceğine karar verilmiştir.

B)

Anayasa'nın 139 uncu maddesi Yargıtay Birinci Başkanının, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca üye tam sayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilmesi usulünü koymuştur. 2556 sayılı kanunun 66 ncı maddesinin Birinci Başkanın Bakanlar Kurulunca seçilmesini şart koşan hükmünün Anayasa'ya aykırılığı meydandadır ve iptali gerekir.

2- 66 ncı maddenin Yargıtay Birinci Başkanı intihabının millî iradeye sunulmasına ilişkin hükmü :

Anayasa Mahkemesinin bu konudaki görüşü ve gerekçesi yukarıda II sayılı fıkranın 3 sayılı bendinde açıklanmıştır. Şu duruma göre dâvanın 66 ncı maddenin Birinci Başkanın intihabının millî iradeye sunulmasına ilişkin hükmüne yönelen bölümünün, konusu bulunmadığından, reddi gerekir.

Sonuç:

I-

2556 sayılı Hâkimler Kanununun 64 üncü maddesi hükmü yürürlükten kalkmış olması dolayısiyle dâvanın bu hükme yönelen bölümünün konusu bulunmadığından reddine oybirliğiyle;

II-

Aynı kanunun 3885 sayılı Kanunla değişik 65 inci maddesinin :

1- Cumhuriyet Başsavcısına ilişkin hükmünün yürürlükten kalkmış olması dolayısiyle dâvanın bu hükme yönelen bölümünün konusu bulunmadığından reddine esasta oybirliğiyle ve gerekçede üyelerden Şemsettin Akçoğlu'nun muhalefetiyle ve oyçokluğu ile;

2- Yargıtay İkinci Başkanlarının Adalet Bakanlığınca intihap edileceğini belirten hükmünün, Anayasa'nın 139 uncu maddesine aykırı bulunduğundan, iptaline oybirliği ile;

3- Yargıtay İkinci Başkanları intihabının millî iradeye sunulmasına ilişkin hükmünün yürürlükten kalkmış olması dolayısiyle dâvanın bu hükme yönelen bölümünün konusu bulunmadığından reddine oybirliğiyle;

4- Birinci sınıf hâkimlikten Bakanlık hizmetine alınanlara ilişkin hükmü Anayasa'ya aykırı olmadığından bu hükmün iptaline ilişkin istemin reddine oybirliği ile;

III-

Aynı kanunun 66 ncı maddesinin :

1- Yargıtay Birinci Başkanının Bakanlar Kurulunca seçilmesine ilişkin hükmü Anayasa'nın 139 uncu maddesine aykırı bulunduğundan iptaline oybirliği ile;

2- Yargıtay Birinci Başkanı intihabının millî iradeye sunulmasına ilişkin hükmünün yürürlükten kalkmış olması dolayisiyle dâvanın bu hükme yönelen bölümünün konusu bulunmadığından reddine oybirligiyle;

Anayasa'nın 149, 152 ve geçici 9 uncu maddeleri gereğince 11/11/1963 gününde karar verildi.

Başkan

Sünuhi Arsan

Üye

Rifat Göksu

Üye

İ. Hakkı Ülkmen

Üye

Lütfi Akadlı

Üye

Şemsettin Akçoğlu

Üye

İbrahim Senil

Üye

İhsan Keçecioğlu

Üye

Salim Başol

Üye

Celalettin Kuralmen

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Avni Givda

MUHALEFET

ŞERHİ

Anayasa'nın belirli bir konuyu bütün ayrıntıları ile doğrudan doğruya düzenliyen hükümleri, daha önceki kanunların aynı konuyu farklı olarak düzenliyen hükümlerini kendiliğinden ortadan kaldırır. Alelade kanunlar için kabul edilen bu esasın Anayasa için tanınmamasını haklı gösterecek hukuki bir sebep mevcut değildir.

Ancak özel kanunun düzenlediği bir konu, Anayasanın açık hükmü ile başka türlü düzenlenmemiş olmakla beraber özel kanunun bir hükmü ile Anayasanın genel olarak koyduğu hükmün çatışmış olması halinde ise; Anayasa'ya aykırılık söz konusu olur ve bu aykırılık sebebiyle Anayasa Mahkemesine iptal dâvası açılabilir.

Anayasa'nın

geçici 9 uncu maddesinde; Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı tarihte

yürürlükte bulunan kanunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile iptal

dâvası açılabileceğinin yer almış bulunmasından faydalanılarak (Kanunların

zımnî olarak kaldırılması) hukuki müessesesinin Anayasa bakımından kabul

edilmediği mânasını çıkarmak doğru olamaz. Nitekim; incelenen dâva dolayısiyle

bu konu daha da açıklık kazanmıştır. Anayasa koyucu, Yargıtay Birinci Başkanı

ile İkinci Başkanlarının seçimini özel kanununa bırakmak istemiyerek 139 uncu

madde ile doğrudan doğruya ve eksiksiz olarak bu konuyu düzenlemekle Hâkimler

Kanununun 65, 66 ncı maddelerindeki aynı konuya ilişkin hükümleri kendiliğinden

hükümsüz bırakmış ve başka bir deyimle yürürlükten kaldırmıştır. Bu sebeple

dâvada; Anayasa'nın geçici 9 uncu maddesine dayanmak da mümkün bulunmamaktadır.

Çünkü bu madde yürürlükteki kanunlar hakkındadır.

Yürürlükte bulunmayan kanunların Anayasa'ya aykırılığı ve iptal dâvasına konu olması düşünülemiyeceğinden dâvanın bu yönden reddine karar verilmesi gerektiği görüşündeyiz.

Üye

Muhittin Gürün

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Ekrem Tüzemen

MUHALEFET

ŞERHİ

Yargıtay Birinci Başkanı ile İkinci Başkanlarının ve Başsavcısının "Yargıtay Büyük Genel Kurulunca üye tam sayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla seçileceği Anayasa'nın 139 uncu maddesinde ifadesini bulan bir Anayasa kuralı haline gelmiştir.

Kararın

II numaralı bendinin 2/A fıkrasında yazılı sebeple bu Anayasa hükmü, Hâkimler

Kanununun buna aykırı 65 ve 66 ncı maddelerini; bu arada C. Başsavcısının seçimine ait hükmü, Anayasanın yürürlüğe girdiği günde, hükümsüz bırakmıştır.

C. Başsavcısına ait hükmün, Anayasanın 139 uncu maddesiyle değil de bundan sonra kabul edilen 45 sayılı Yüksek Hâkimler Kurulu Kanunu ile yürürlükten kaldırılmış olduğuna dair gerekçeye muhalifim.

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

İhsan Keçecioğlu

MUHALEFET

ŞERHİ

Türkiye

Cumhuriyeti Anayasa'sında sadece özü belirtilmiş temel hukuk kuralları değil

bazı konuları ayrıntılariyle doğrudan doğruya düzenliyen geniş hükümler de yer

almıştır. Yargıtay Üyelerinin, Yargıtay Birinci Başkanı ve ikinci başkanlarının

ve Cumhuriyet Başsavcısının seçim şeklini belirten 139 uncu maddenin 2 nci

fıkrası da bu hükümler arasındadır. Yalnız Özü belirtilmiş temel hukuk

kuralları ile kanunlar arasında çelişme bulunduğu takdirde aykırılığın

giderilmesi için mutlaka bir eylem ve işlem gerekir ki bu da ya yasama yoliyle

yahut iptal müessesesinin işletilmesiyle olur. Belirli konular ayrıntılariyle

doğrudan doğruya düzenliyen hükümler ise daha önceki kanunlarda bulunupta aynı

konulan düzenliyen fakat Anayasa'dakine aykırı veya ondan farklı olan hükümleri

kendiliğinden yürürlükten kaldırır. Alelade kanunlar için tabiî olan bu nüfuz

ve etkiyi Anayasa'ya Tanımamayı destekliyecek bir hukuk kuralı düşünülemez.

Anayasa'nın geçici 9 uncu maddesi Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı

tarihte yürürlük te olan kanunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiasiyle ve

belirli süre içinde iptal dâvası açılabilmesini sağlıyacak özel bir hükmün

konulması ancak Anayasa'nın bir kısım, yani sadece özü belirtilmiş temel hukuk

kurallarına aykırı hükümleri kendiliğinden tasfiye edemiyeceğini gösterir.

Belirli konuları ayrıntılariyle doğrudan doğruya düzenliyen hükümlerin, önceki

kanunlardaki aynı konuya ilişkin aykırı veya farklı hükümleri kendiliğinden

yürürlükten kaldırma hususundaki nüfuz ve etkisine söz getirmez.

2556 sayılı Hâkimler Kanununun 66 ncı ve 3885 sayılı kanunla değişik 65 inci maddelerinde, tıpkı Anayasa'nın 139 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında olduğu gibi, Yargıtay Birinci ve İkinci Başkanlarının seçimini düzenliyen hükümler vardır. Bunlar 139 uncu maddeye aykırıdır. Bu itibarla Anayasa'nın 139 uncu maddesi yürürlüğe girer girmez 2556 sayılı kanunun söz konusu hükümleri kendiliğinden yürürlükten kalkmıştır. Yargıtaydaki uygulama da şu görüşü teyit eder niteliktedir. Yürürlükte bulunmıyan hükümlerin ise Anayasa'ya aykırılığı ve iptal dâvasına konu olması düşünülemez.

Karara · bu bakımdan muhalifim. Üye Şemsettin Akçoğlu Üye Avni Givda

Anayasa Mahkemesi, E. 1963/106, K. 1963/270, 11 Kasım 1963 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Iı-
  4. (A)
  5. (B)
  6. Iıı-
  7. (A)
  8. B)
  9. I-
  10. Iı-
  11. Iıı-
  12. Muhalefet
  13. Şerhi
  14. Muhalefet
  15. Şerhi
  16. II numaralı bendinin 2/A fıkrasında yazılı sebeple bu Anayasa hükmü, Hâkimler
  17. Muhalefet
  18. Şerhi

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1963/106
Karar No
1963/270
Tarih
11 Kasım 1963

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1963/301 K.1963/271
  • AYM Norm Denetimi E.1963/97 K.1963/272
  • AYM Norm Denetimi E.1963/347 K.1963/275
  • AYM Norm Denetimi E.1963/129 K.1963/276
  • AYM Norm Denetimi E.1963/345 K.1963/273
  • AYM Norm Denetimi E.1963/346 K.1963/274

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.