KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 1969
- Esas Sayısı
- 1969/35
- Karar Sayısı
- 1969/70
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma
Karar günü:4.12.1969
Resmi Gazete tarih/sayı:22.7.1970/13556
İstemde bulunan Mahkeme : Danıştay Dâva Daireleri Kurulu
İstemin Konusu : 4373 sayılı Taşkın Sulara ve su baskınlarına karşı korunma kanununun 2. maddesinin (c) fıkrasındaki (...... veya Vakıflar idaresine ......) hükmünün Anayasa'nın 38/1. maddesine aykırılığı nedeni ile iptali istenmiştir.
Olay ve İleri Sürülen İptal Nedenleri: Vakıflar Genel Müdürlüğünce, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile, Hatay Valiliğine karşı su taşkınlarının önlenmesi için kamulaştırılan vakıf kıraathanenin değerinin tazmini istemiyle açılan dâvada 4373 sayılı yasa hükümlerince vakıf malların kamulaştırılması durumunda para Ödenmeyeceğinin savunulması dolayısryle uygulanması gereken 4373 sayılı Yasanın 1. maddesinin (c) fıkrasındaki (... veya Vakıflar İdaresine ...) hükmünün Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu sonucuna varan Danıştay Dava Daireleri Kurulu sözü geçen hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuş bulunmaktadır.
İptali istenilen Kanun hükmü :
14/1/1943 günlü ve 4373 sayılı Kanunun 2. maddesi: "Madde 2- birinci madik hükümlerine göre tesbit ve ilan edilen sahaların sınırları içinde suların akmasına engel olan bina, tesisler, fidan, ağaç set, savak gibi manialarla değirmen ve sulama arkları hakkında aşağıdaki hükümler tatbik olunur :
a) Bina ve tesisler hakkında istimlâk hükümlerine göre muamele yapılır. Bu bina ve tesislerin arsaları ve bitişik arazileri sahiplerinin faydalanabilecekleri durumda ise, bunların kıymetleri istimlâk bedelinden indirilir ve arsa veya arazi sahiplerine terkedilir.
b)
Fidan, ağaç ve aşinalıklarda esaslı bent ve savaklar belediye sınırı içinde ise
belediye encümeninin, bu sınır dışında ise vilâyet daimî encümeninin seçeceği
üç vukuf ehli tarafından kıymetleri takdir edilerek, bedelleri sahiplerine
peşinen ödendikten sonra kaldırılır veya yıkılır. Bunların takdir olunan
kıymetleri için tebliğ tarihinden itibaren beş gün zarfında ilgililerce vilâyet
idare heyetlerine itira2 edilebilir. Vilâyet idare heyetlerinin nihayet bir ay
içinde karar vermeleri lâzımdır. Bu kararlar icrayı durduramaz. Ancak bu fıkra
hükmü dairesinde kaldırılacak ve ya yıkılacak olan fidan, ağaç ve aşinalıklarla
bent ve savakların kısmen veya tamamen başka yerlere nakli için sahiplerince
alâkalı makamlara yazı ile vukubulacak müracaatlar üzerine lüzumlu ve mümkün
mühlet verilir. Bu hallerde takdir edilmiş olan bedellerden nakledilen
kısımlara isabet eden miktarlar indirilir. Kaldırılan fidan, açağ ve
asmalıkların arazisi sahiplerince hiç bir surette kullanılamıyacak hale girmiş
bulunursa, bunlar da (a) fıkrası hükümlerine göre istimlâk olunur.
c) Yukarıki fıkralara göre takdir edilecek bedeller Nafıa Vekilliğince ödenir. Ancak Devlet ve belediyeye ve hususi idarelerle köy hükmi şahıslarına veya Vakıflar idaresine ait olan bina tesisler, fidan, ağaç ve aşinalıklarla diğer mânialar için hiç bir tazminat verilmez.
d) Âdi bent ve setlerle çit, dolma ve toprak birikintisi gibi manialarla da hiç bir tazminat verilmeksizin kaldırılır.
e) Baskın sahalarının dışındaki değirmenlere, sınaî tesisleri veya ekin sahalarına giden ve su baskın sahasından geçen arka ve kanallardan zararlı olanların fennî icaplara uygun olarak düzel turneleri için sahiplerine kâfi bir mühlet verilir. Bu müddetin sonunda düzeltilmedikleri takdirde yukarıdaki hükümler tatbik olu nur. "(İptali istenen deyimin altı çizilmiştir) (düstur - 3. Tertip, Cilt 24, 2. basılış - S. 198)."
İptal istemi ile ilgili Anayasa hükmü:
"Madde 38- Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği haller de, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartiyle, özel mülkiyette bulunan taşınma; malların, kanunda gösterilen esas ve usullere göre, tamamım veya bir kısmını kamulaştırmaya veya üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Çiftçinin topraklandırılması, ormanların devletleştirilmesi, yeni orman yetiştirilmesi ve İskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlariyle kamulaştırılan toprak bedellerinin ödeme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde ödeme süresi on yılı aşamaz. Bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir ve kanunla gösterilen faiz haddine bağlanır.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten çiftçinin hakkaniyetli ölçüler içerisinde geçinebilmesi için zarurî olan ve kanunla gösterilen kısmının ve küçük çiftçinin kamulaştırılan toprağının bedeli her halde peşin ödenir."
İlk inceleme:
Anayasa Mahkemesinin içtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ve Lûtfi Ömer baş, ihsan Keçecioğlu, Salim Başol, Feyzullah Uslu, Fazlı Öztan, Celâlettin Kural-Enen, Hakkı Ketenoğlu, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş. Recai Seçkin, Halit Zarbun, Mustafa Karoğlu ve Muhittin Gürün'ün katıldıkları 26/6/1969 günlü toplantıda dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
Esasın İncelenmesi:
Esasa ilişkin rapor, iptal isteminin gerekçeleriyle, dosyadaki belgeler iptali istenilen Yasa hükmüne ilişkin yasama belgeleri, Anayasa'nın konu ile ilgili hükmü ve bana ilişkin yasama belgeleri incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü :
Vakıf,
kökü İslâm hukukuna dayanan bir sosyal yardım kurumudur. Bu kurumun temeli,
vakfeden demlen kimsenin, malını vakfetmek yani belli bir işe süre siz olarak
bağlamak iradesidir. İslâm Hukuku açısından vakıf, bir özel hukuk kurumu ve
ondan doğan ilişkiler, özel hukuk ilişkileridir ve böylece vakıf mal vakfın
özel mülkiyetinde bulunan malıdır. 6762 sayılı Vakıflar Kanunu, eski vakıfları
düzenlerken vakıf kurumunun ve ondan doğan ilişkilerin hukukî niteliğinde ve bu
arada vakıf mallarının özel mülkiyet konusu mallar olmasında, herhangi bir
değişiklik yapmış değildir. Bu durum, sözü edilen Yasanın düzenlediği bütün
eski vakıfların mallan için böyledir. Bu düzenlemenin yasa koyucusunun eski
vakıflar kuranların iradelerine olabildiğince saygı gösterme ilkesine dayandığı
ve sözleşme özgürlüğüne Anayasal temel bulunan, Anayasa'nın 40. maddesinin
doğrultusunda olduğu açıktır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin, daha önceki
verilmiş, bir kararında da, vakıf mallarının vakıf özel mülkiyetinde olduğu ve
6762 sayılı Vakıflar Kanununun bu durumda bir değişiklik yapmadığı belirtilmiş
bulunmaktadır. (30 Ocak 1969 günlü, 1967/47 esas, 1969/9 karar sayılı Anayasa
Mahkemesi Kararı, 24/12/1960 günlü 13382 sayılı Resmî gazete, S. 4).
İptal
konusu kuralın yazılışı ve fıkranın tümü gözönünde tutulunca, vakıflar
idaresine ait mallar sözü ile 6762 sayılı Vakıflar Kanununun kapsamına giren
malların anlatıldığı sonucuna varılmaktadır. Nitekim hukuk uygulamalarında,
Vakıflar İdaresine ait mal denilince, genellikle, Medenî yasadan önce kurulmuş
bulunan ve hukukî durumları 6762 sayılı Vakıflar Kanununda düzenlenmiş olan
mallardan söz edildiği herkesçe benimsenen bir gerçektir. Vakfa ait malların
vakıf tüzel kişiliğinin Özel mülkiyetindeki mallar olması karşısında,
Anayasa'nın 38. maddesinin açık hükmü gereğince malın gerçek karşılığı peşin
olarak ödenmedikçe bu malların vakıf tüzel kişiliğinin elinden alınması
Anayasa'ya uygun görülemez. Bundan ötürü itiraz konusu kuralın iptaline
Anayasa'nın 147. maddesinin birinci fıkrası ve 151. maddesi uyarınca karar verilmelidir.
Başkanvekili Lütfi · Ömerbaş Üye Feyzullah · Uslu Üye Ahmet · Şeref Hocaoğlu Üye Fazlı · Öztan Üye Celalettin · Kuralmen Üye Hakkı · Ketenoğlu Üye Fazıl · Uluocak Üye Sait · Koçak Üye Avni · Givda Üye Şahap · Arıç Üye İhsan · Ecemiş Üye Recai · Seçkin Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Muhittin · Gürün
Anayasa Mahkemesi, E. 1969/35, K. 1969/70, 4 Aralık 1969 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası