KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Esas No
- 1969/64
- Karar No
- 1969/69
- Karar tarihi
- 4 Aralık 1969
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Esas sayısı:1969/64
Karar Sayısı:1969/69
Karar günü:4/12/1969
Resmi Gazete tarih/sayı:2.2.1970/134/15
İtiraz yoluna başvuran : Keban Asliye Ceza Mahkemesi.
İtirazın konusu : 4/4/1929 günlü ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun değişik 124. maddesinde de yer alan ve kimi sorgu hâkimi kararlarının, Aslîye Ceza Mahkemesi Başkanının veya hâkiminin onayı ile geçerli olacağına ilişkin bulunan hükmün, Anayasa'nın 132. maddesine aykırı olduğu yolunda Cumhuriyet Savcısınca ileri sürülen görüşü mahkeme de benimsemiş ve Anayasa'nın 151. maddesine dayanılarak Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur.
OLAY
Evrakta
sahtecilik suçundan ötürü sanık hakkında Keban Sorgu Hâkimliğince yapılan ilk
soruşturma sonunda, son soruşturmanın açılmasına haklı gösterecek delil elde
edilmediği gerekçesiyle, yargılamanın önlenmesine dair verilen karar, Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun 124. maddesi uyarınca, gönderildiği asliye ceza
hâkimi tarafından onanmadığından sorgu hâkimi, sanık hakkında Türk Ceza
Kanununun 343/1. maddesi uygulanmak üzere son soruşturmanın Elâzığ Ağır Ceza
Mahkemesinde açılmasına 10/8/1968 gününde 1968/6 - 13 sayılı ile karar vermiş
ve bu mahkemenin görevsizlik karan üzerine iş Keban Asliye Ceza Mahkemesine
gelerek 1968/61 esas sayısını almıştır. Bu mahkemede duruşmalar yapılıp
soruşturma tamamlandıktan sonra 18/11/1969 günlü oturumda kendisine esas
üzerinde söz verilen Cumhuriyet Savcısının Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununun,
olaya ilişkin değişik 124. maddesinin ikinci fıkrası hükmünün Anayasa'ya aykırı
olduğu yolunda ileri sürdüğü görüşü benimseyen mahkeme İptal istemi ile Anayasa
Mahkemesine başvurmuştur.
İNCELEME
:
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında;
İşin, niteliği bakımından başka güne bırakılması gerekli görülmeyerek Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/1969 günlü ve 1968/61 sayılı gerekçeli kararı ve ekleri, konu ile ilgili öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :
Anayasa'nın 151. maddesinin birinci fıkrasında "Bir dâvaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasa'ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar dâvayı geri bırakır" denilmekte ve aynı hüküm 22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Kanunun 27. maddesinde de tekrarlanmış bulunmaktadır.
İtiraz yoluna başvuran Keban Asliye Ceza Mahkemesinin bakmakta olduğu 1968/61 esas sayılı dâvada Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun değişik 124. maddesinin ikinci fıkrasını uygulaması söz konusu olamaz. İlk soruşturma evresine ilişkin olan bu hüküm iş mahkemeye gelmeden çok önce sorgu hâkiminin yargılamanın önlenmesi kararını onamayan asliye ceza hâkimince uygulanmıştır. Daha sonra sorgu hâkimi yeni bir karar vermiş; dâva ağır ceza mahkemesine ve oradan da görevsizlik kararı üzerine, asliye ceza mahkemesine intikal etmiş; bu mahkemede de duruşma Cumhuriyet Savcısının esas üzerindeki düşüncesini bildirme evresine geldikten sonra Anayasa'ya aykırılıktan söz edilmiştir.
Şu duruma göre Anayasa'nın 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddelerine uymayan baş vurmanın yetki yönünden reddi gerekir. Recai Seçkin bu görüşe katılmamıştır.
KARŞI
OY YAZISI
1)
Her hâkim kendisine gelmiş bulunan dâvanın usulüne uygun olarak açılmış olup
olmadığını ve işin kendisine gelmeden usul kurallarına uygun bulunup
bulunmadığını incelemekle ödevlidir. Burada asliye mahkemesine gelen dâva ağır
ceza mahkemesinin görevsizlik kararıyle gelmiş bulunmakta ise de işin mahkemeye
gelmesinde etken olan temel karar, sorgu hâkimince verilmiş bulunan son
soruşturmanın açılması karandır; buna göre mahkeme bu kararın dahi hukuka uygun
bulunup bulunmadığını incelemekle ödevlidir. Olayda son soruşturmanın açılması
karan sorgu hâkimince dik soruşturmanın bitiminde verilmiş olmayıp ilk
soruşturmanın sonunda verilen son soruşturma açılmasına yer olmadığına ilişkin
karar Ceza Yargılama Usulü Yasasının 124. maddesi uyarınca asliye hâkimince onanmış
olması sonucunda ortaya çıkan hukukî zorunluk dolayısiyle verilmiştir. Bu
durumda verilen son soruşturmanın açılması kararının hukuka uygun olup
olmadığının incelenmesi sırasında Ceza Yargılama Usulü Yasasının 124.
maddesinin asliye ceza hâkimince de incelenip uygulanması, kaçınılmaz bir
zorunluktur. Çoğunluk kararında yazıldığı üzere, anılan maddenin sorgu
hâkimince uygulanmış olup artık asliye ceza mahkemesince uygulanma yeri
kalmadığı yollu görüş dâvanın esas üzerinde karar verecek hâkimin, dâvanın açılışı
ve kendisine ulaştırılışı bakımından hukuka uygunluk koşullarının gerçekleşmiş
olup olmadığının inceleme ödevinin yok sayılması anlamına gelmektedir ki böyle
bir anlayış, usul kurallarıyla bağdaştırılamaz. Nitekim, uygulamada, memurlara
özgü yargılama usulü uygulanmaksızın sorgu hakimlerince verilen son soruşturma
kararları üzerine mahkemelere gelen memur dâvalarına bakılıp karar verilmesi
durumlarında dâvanın mahkemeye gönderilmesindeki usule aykırılık nedeniyle
kararların bozulmakta olması gibi olaylar mahkemenin dâvanın kendisine
gelmesindeki işlemleri incelemekle ödevli olduğunu gösterdiği gibi Ceza Usulü
Yasasının değişik 173. maddesindeki (Bu talepname, mahkemenin selâhiyetli
bulunmaması, hukuku amme dâvasının kabule şayan olmaması veya işin ilk
tahkikata tabi mevaddan bulunmaması yahut suçun cezayı müstelzim olmaması
sebeplerinden birine müstenit olarak reddolunabilir. Ret kararı sorgu hâkimi
tarafından verilir. Karar verilmezden evvel maznun dinlenilebilir.) kuralı
gereğince sorgu hâkimine yükletilmiş bulunan dâva koşullarını ve dâvanın
kendisine getirilme işlemlerini inceleme ödevinin, dâvanın esası üzerinde karar
vermekle yükümlü bulunan asliye ceza hâkimine dahî öncelikle, yükletilmiş
sayılmasını gerekli kılmaktadır. Öğreti alanında da esas dâvaya bakan hâkimin
dâva koşullarını ve işin kendisine gönderilmesi işlemlerini inceleyeceği ve
esasa girmezden önce dâvayı sonuçlandıran red veya düşme kararlan vereceği
görüşü savunulmaktadır. (Profesör Nurullah Kunter - Ceza Mahkemesi Hukuku- 3.
Bası - Doğan Kardeş Matbaacılık sanayii A.Ş. Basımevi - İstanbul 1967 S. 578,
N. 463 ve Özellikle "Diğer taraftan son soruşturmanın açılması kararı da
gerektiğinde reddolunabilmeli kabul edildikten sonra da gerektikçe yargılamanın
ilerlemesine engel olan kararlar verilebilmelidir." sözleri - Dr. Faruk
Erem - Ceza Usulü Hukuku - 2. Bası. Ajans -Türk Matbaacılık sanayi, Ankara 1968
S. 252 başları.)
2) Anayasa Mahkemesi, dâvayı açan savcının kendisine Bakanlıkça geçici yetki verilmiş bir savcı olması durumunda dâvaya bakan hâkimin savcıya geçici yetki verilmesine ilişkin yasa kuralını dâvada uygulayacağı bir hüküm saymış iken bu kararda aynı ilkeyi benimsememiş olmasının hukukî bir dayanağı yoktur ve iki karar arasında açık bir çelişme vardır. (Anayasa Mahkemesinin esas 1969/9, karar 1969/38 sayılı, 24/6/1969 günlü henüz yayınlanmamış kararı).
3)
Anayasa Mahkemesi, Anayasa'ya aykırı kuralların hukuk düzeninden ayıklanması
ereği ile kurulmuştur. Anayasa'nın 151. maddesiyle benimsenen kuralda konulan
"mahkemenin belli dâvada uygulayacağı yasa kuralı" için Anayasa
Mahkemesine başvurabilme sınırlandırılması, ancak mahkemelerin baktıkları dâva
ile ilgili olmıyan kurallar için Anayasa Mahkemesine başvurmalarını önlemek
amacını gütmektedir. Burada ise, mahkememize incelettirilmek istenilen kuralın.
Asli ye Ceza Hâkiminin bakmakta olduğu dâva ile açıkça ilgisi bulunduğu,
dâvanın mahkemeye getirilmesi işlemine başka deyimle son soruşturmanın açılması
kararına temel olan bir kural bulunduğu ve mahkemenin işin kendisine gönderilmesi
kararının geçerliliğini incelemekle ödevli olduğu, yukarıda açıklanmıştır. İmdi
çoğunluğun görüşü, Anayasa'nın 151. maddesindeki uygulanacak hüküm
sınırlandırmasının konuluş ereğine ve ayrıca mahkemenin kuruluşuyle güdülen
ereğe dahi aykırıdır.
Sonuç : Açıklanan nedenlerle Anayasa'ya uygun görmediğim çoğunluk kararına karşıyım.
Üye Ahmet · Akar Üye Halit · Zarbun Üye Muhittin · Gürün Üye Recai Seçkin
Anayasa Mahkemesi, E. 1969/64, K. 1969/69, 4 Aralık 1969 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası