İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1969/46 K.1970/2

Esas sayısı:1969/46

Esas1969/46Karar1970/2Tarih6 Ocak 1970Okuma10 dk · 2.054 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1969/46
Karar No
1970/2
Karar tarihi
6 Ocak 1970
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.054 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Esas sayısı:1969/46

Karar sayısı:1970/2

Karar günü:6/1/1970

Resmi Gazete tarih/sayı:15.12.1970/13695

İstemde bulunan mahkeme : Kütahya 1. Sulh Ceza Mahkemesi

İstemin konusu : Umuru belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye hakkındaki Kanunun bazı maddelerini değiştiren 1608 sayılı Kanunun 3764 sayılı Kanunla değişik 1. maddesinin, Anayasa'nın 7., 8., 31. ve 32 maddelerine aykırılığı nedeniyle iptali istenmiştir.

Olay ve iptal için ileri sürülen gerekçeler: Belediye yasaklarına aykırı davranışı ileri sürülerek düzenlenen tutanak üzerine belediye encümenince 1608 sayılı Yasanın 3764 sayılı Yasa ile değişik l maddesi gereğince hafif para cezasına çarptırılan bir yurttaşın bu cezaya karşı Sulh Mahkemesinde itiraz etmesi ürerine mahkemece cezanın dayanağı bulunan yasa kuralının Anayasa'ya aykırılığı kanısına varılarak işin karara bağlanması Anayasa Mahkemesinden istenmiştir.

Sulh Ceza Mahkemesini bu itirafın incelemesinde görevli kılan hüküm, İ608 sayılı Yasanın 275 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesi kuralıdır.

Mahkemece

ileri sürülen Anayasa'ya aykırılık nedenleri özetle şöyledir : Bir çekişme veya

uyuşmazlığın çözümlenmesi, yargı yetkisinin kullanılması kapsamına giren bir

işlemdir, başka deyimle, bir uyuşmazlığın söz konusu olduğu her durum ve yerde

yargı yetkisi de söz konusu olur. Bir suçun koğuşturulması, suçluyu saptama ve

suç delillerini toplama anlamına gelip yargının alanı dışında kalır; ancak,

suçlunun cezalandırılması yargı yetkisinin kullanılmasıdır. Belediye Encümeni

itiraz konusu kararı ile belediye kolluğunun kullandığı koğuşturma yetkisinden

ayrı olarak itirazcıya ceza vermekle yargı yetkisini dahi kullanmıştır. Oysa

yargı yetkisi, ancak ve ancak mahkemelerce kullanılabilir. İşin itiraz yolu ile

mahkemeye getirilmiş olması, belediyenin kullandığı yetkinin hukukî niteliğini

değiştirmez. Kaldı ki 1608 sayılı Yasanın altıncı maddesi uyarınca belediye

meclisinin kararına karşı ileri sürülecek itirazı inceleyen mahkemenin yetkisi

yalnızca sözü edilen maddede gösterilen yönlerle sınırlı bir yetkidir ve

böylece esas yargı yetkisinin belediye encümeni veya şube müdürlerine tanınmış

olduğu belirmektedir. Bu duruma göre belediye encümeni ve şube müdürlerine

yargı yetkisi veren 1608 sayılı Yasanın 3764 sayılı Yasa ile değişik 1.

maddesinin, Anayasa'nın 7., 31., 32. maddelerine aykırı olduğu görülmektedir.

İlk inceleme : Anayasa Mahkemesinin, İçtüzüğünün 15. maddesi gereğince, '3/7/1969 gününde ilk inceleme için yaptığı ve Lûtfi Ömerbaş, İhsan Keçecioğlu, Salim Başol, A. Şeref Hocaoğlu, Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin Taylan, İhsan Ecemiş, Ahmet Akar, Ziya Önel, Mustafa Karaoğlu ve Muhittin Gürün'ün katıldığı toplantıda:

1- Mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunduğuna ve Anayasa'nın 151. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine baş vurmaya yetkili olduğuna, Avni Givda'nın 1608 sayılı Kanunun değişik 5. ve 6. maddelerine göre mahkemenin bakmakta olduğu bir dâva bulunmadığı ve baş vurmanın yetki yönünden reddi gerektiği yolundaki karşı oyu ile ve oyçokluğu ile;

2-

Belediye Encümeni kararının itirazcıya tebliği günü ile itiraz dilekçesinin

mahkemeye verildiği gün belli olmadığı için itirazın süresi içinde yapılıp

yapılmadığı anlaşılamadığından bu eksik giderilmek üzere kâğıtların mahkemeye

geri çevrilmesine Lûtfi Ömerbaş, Fazıl Uluocak, İhsan Ecemiş ve Ziya Önel'in

karşı oylariyle ve oyçokluğu ile karar verilmiştir. Mahkemece gerekli işlem

yapılarak işin yeniden Anayasa Mahkemesine gönderilmesi üzerine 7/10/1969

gününde yapılan, Lûtfi Ömerbaş, Feyzullah Uslu, A. Şeref Hocaoğlu, Fazlı Öztan,

Celâlettin Kuralmen, Hakkı Ketenoğlu, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Avni Givda, Muhittin

Taylan, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin

Gürün'ün katıldıkları ilk inceleme toplantısında :

1- Mahkemenin işi Anayasa Mahkemesine getirmeye yetkili bulunduğuna üyelerden Celâlettin Kuralmen, Avni Givda, Ahmet Akar, Halit Zarbun ve Muhittin Gürün'ün ilgiliye Encümen kararının değil, ödeme emrinin tebliği edilmiş olduğu ve ödeme emri dolayısiyle yapılan itiraza Sulh Ceza Mahkemesinde bakılamayacağı yolundaki karşı oyları ile ve oyçokluğu ile,

2- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmeline oybirliği ile karar verilmiştir.

Bu

kararın ilk bendinde mahkemenin bu işi Anayasa Mahkemesine getirebileceği

görüşünü desteklemek üzere benimsenen gerekçe şöyledir : Belediye cezalarına

karşı yapılan itirazların inceleme yeri sulh ceza mahkemeleridir. Burada sulh

ceza mahkemesinin inceleyebileceği bir karar bulunup bulunmadığı yönü ise, işin

esasını inceleyecek olan sulh ceza mahkemesinin çözebileceği bir sorundur.

İtirazcıya yalnızca ödeme emri tebliğ olunmuş o da mahkemeye verdiği dilekçe

ile belediyenin para cezasının kaldırılmasını isteyerek doğrudan doğruya bu

ceza kararına karşı itirazda bulunmuş ve mahkeme bu itirazı incelemeye değer

görmüştür. Anayasa Mahkemesi, ancak Anayasa'nın 151. maddesinin birinci fıkrası

açısından mahkemenin bakmakta olduğu bir dâva bulunup bulunmadığını anlamak

üzere kendisine iş gönderen mahkemenin görev yönünü araştırabilir, yoksa onun

işlemlerini denetlemek, Anayasa Mahkemesinin görevi dışındadır. Olayımızda

mahkemenin kendine getirilen itirazı incelemeye görevli olmadığını gösteren

kesin bir hukukî kural bulunmadığına göre mahkemenin bu konuyu Anayasa

Mahkemesine getirmeye yetkili olduğu sonucuna varmıştır.

İptali istenilen yasa hükmü ve dayanılan Anayasa maddeleri :

İptali istenilen madde metni: Umuru belediyeye müteallik ahkâmı cezaiye hakkında 16/4/1340 tarihli ve 486 numaralı kanunun 3/1/1940 günlü, 3764 sayılı kanunla değiştirilmiş birinci maddesi şöyledir:

"Madde l- Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve selâhiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapamayanlara elli liraya kadar hafif para cezası tertibine ve üç günden onbeş güne kadar ticaret ve sanat icrasından men'e ve TCK nun 536, 538, 557, 559 ve 577. maddeleriyle 553. maddesinin birinci fıkrasında yazılı cezaları tayine belediye encümenleri selâhiyettardır. Şubelere ayrılan belediyelerde bu cezaları encümen namına ve yerine şube müdürleri tayin ederler."

İtirazda dayanılan Anayasa hükümleri :

"Madde 7- Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır."

"Madde 8- Kanunlar, Anayasa'ya aykırı olamaz.

Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır."

"Madde 31- Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.

Hiç bir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz."

"Madde 32- Hiç kinişe, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

Bir kimseye tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz."

Esasın incelenmesi : Mahkeme başkanlığının açık ve Başkanvekili Lûtfi Ömerbaş'ın mazeretli bulunması dolayısiyle 44. sayılı Kanunun 37. maddesi uyarınca oturumu yönetmek üzere Feyzullah Uslu oybirliğiyle başkan seçildikten sonra, esasa ilişkin rapor, dosyadaki belgeler, iptali istenen yasa maddesi ile buna ilişkin yasama belgeleri, Anayasa'nın söz konusu edilen' maddeleriyle buna ilişkin yasama belgeleri incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü :

1- İstem konusu maddedeki Türk Ceza Kanununa gönderme yapan hükümlerin, işi gönderen mahkemenin bakmakta olduğu dâvada uygulama yeri bulunmadığından, inceleme dışında bırakılmasına oybirliği ile karar verilmiştir.

2-

Mahkeme, belediye encümenlerinin çekişme konusu olan bir işte ceza vererek

yargı yetkisini kullandıklarını, çekişmelerin çözülmesine ilişkin yetkinin ise,

ancak yargı yetkisi olabileceğini ileri sürmektedir. Sulh ceza mahkemesindeki

dâvada itirazcı taksi şoförü, taksisini pazar yerinde sergi aralarında sürekli

olarak durdurması üzerine 1580 sayılı Belediye Kanununun 17. maddesine aykırı

davranışından dolayı verilen cezanın haksızlığını ileri sürmüş ve

kaldırılmasını istemiştir. Belediye kolluk memurlarınca düzenlenen tutanakta,

itirazcı şoförün belediyece pazar yerinin düzeninin sağlanması için verilen

karara kolluk memurunun uyarmasını hiçe sayıp uymadığı,yazılıdır. Buna göre

sanığa yükletilen hukuka aykırı davranış, belediyenin pazar yerinin düzenini

korumak için vermiş olduğu bir karara aykırılık niteliğini göstermektedir ve

uygulanan yaptırım, hafif para cezası adını taşımakta ve böylece ceza

kanunundaki para cezaları ile bunun arasında bir benzerlik söz konusu

olmaktadır. Ancak idare, halkın tedirgin olmasını önlemek ereği ile ve

yasaların kendisine, tanıdığı yetkiler çerçevesi içinde vereceği kararlarla

birtakım tedbirler alabilir ve yasaklar koyabilir. Yasalar da bu yasaklara

uymayanları uyarmak ve yasaklara uyulmasını sağlamak üzere bir takım

yaptırımların idare yerlerince uygulanmasını öngörebilir. Konulan yasaklar

kolluk kurallarının sınırlarını aşmamak ve uygulanan yaptırımlar bunlara özgü

idari yaptırımlar niteliğinde bulunmak üzere idarenin yetkileri içinde

sayılabilir. Burada pazar yerinin belediyece öngörülen düzenini korumak ereği

ile belediyenin koyduğu yasaklara ilişkin idari nitelikte bir yaptırımın

idarece uygulanması söz konusudur. Bundan ötürü olayda genel anlamda ceza

yasalarına aykırı davranmış olan bir kişinin ceza yasalarınca öngörülen bir

cezaya çarptırılması söz konusu olmadığı için yargı yetkisinin kullanılmasından

artık söz edilemez. Kolluk kurallarına aykırılık nedeni ile idarece uygulanan

yaptırımlarla bir ceza dâvası dolayısiyle ceza mahkemelerince uygulanan

yaptırımlar maddi sonuç açısından birbirlerine belli bir ölçüde benzeseler

bile, hukuki sonuç açısından birbirlerinden başka konulardır.

Burada yaptırma temel olan hukuka aykırı davranış, yalnızca kolluk işleri sının içinde, ve uygulanan yaptırım ise, idari nitelikte bulunduğundan, yasanın böyle bir yaptırımın idarece uygulanmasını öngördüş olması, yargı yetkisinin kullanılması olarak nitelendirilemez ve bundan ötürü, Anayasa'nın yargı yetkisine ilişkin 7. maddesine .aykırılık söz konusu olamaz.

Anayasa

Mahkemesine getirilen işte ceza yargısının uygulanması söz konusu olmadığı,

için Anayasa'nın 31. ve 32. maddeleri kapsamına giren bir durum dahi

düşünülemez. Gerçekten Anayasa'nın 31. maddesi, yargı yerleri önünde herkesin

iddia ve savunma hakkına sahip olduğunu öngörmektedir. 32. madde ise hiç

kimsenin tabiî hâkiminden başka bir yargı yeri önüne çıkarılamıyacağı ilkesini

koymaktadır. Bu duruma göre anılan her iki madde yargı yetkisinin kullanılması

ile ilgili kuralları kapsamaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere belediye

encümenlerinin, dâva konusu açısında gördükleri iş bir yargı yetkisinin

kullanılması değil, başka deyimle idarî bir yasağa aykırı davranan kişiye karşı

idarî bir yaptırımın uygulanmasıdır. Mahkeme itirazında 1608 sayılı Yasanın 6. maddesi

uyarınca belediye meclisinin kararına karşı ileri sürülecek itirazı inceleyen

mahkemenin yetkisinin yalnızca sözü edilen maddede gösterilen yönlerle sınırlı

bir yetki olduğu dahi ileri sürülmekte ise de, Anayasa Mahkemesine gelen

inceleme konusu işte bu yön incelenemez; çünkü Anayasa Mahkemesine baş vuran

mahkeme, anılan 6. maddenin Anayasa'ya aykırılık yönünü ileri sürerek

incelenmesini istemiş değildir. 44 sayılı Yasanın 28, maddesi uyarınca Anayasa

Mahkemesinde, ilke olarak, iptali istenilen kurallardan başka bir kuralın

iptalinin gerekip gerekmeyeceğini inceleyerek karar verme yetkisi yoktur.

Yukarıdan beri açıklanan nedenlerle mahkemenin ileri sürdüğü itiraz, reddolunmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

: Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı cezaiye hakkındaki 16/4/1340 günlü, 486 sayılı Kanunun bazı maddelerini değiştiren 1608 sayılı Kanunun 3764 sayılı Kanunla değişik l inci maddesinde sınırlama karan uyarınca Türk Ceza Kanununa gönderme yapan bölümün dışında kalan hükümlerin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 6/1/1970 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

Feyzullah Uslu

Üye

Salim Başol

Üye

A. Şeref Hocaoğlu

Üye

Fazlı Öztan

Üye

Celâlettin Kuralmen

Üye

Hakkı Ketenoğlu

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Sait Koçak

Üye

Avni Givda

Üye

Muhittin Taylan

Üye

Şahap Arıç

Üye

İhsan Ecemiş

KARŞIOY

YAZISI

I. İtiraz yoluna başvuran Kütahya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin (1608 sayılı Kanunun değişik 1. maddesini, Anayasa'ya aykırılık iddiasiyle Anayasa Mahkemesine getirebilmesi için önce elinde Anayasa'nın 151 maddesi uyarınca bakmakta olduğu bir dâvanın bulunması gerekir. Oysa mahkeme, bu işte evrak üzerinde inceleme yapan bir itiraz mercii görevini yerine getirmektedir.

1608

sayılı Kanunun konuya ilişkin değişik 5, 6. maddeleri ve 7. maddesi mahkemenin

olayda gördüğü işi nitelendirecek bir açıklıktadır: Belediye encümenlerinin ve

belediye şubesi müdürlerinin ceza kararlarına tebliği tarihinden başlıyarak, 5

gün içinde mahsus hâkimlere, yoksa sulh hâkimlerine başvurularak yazı ile veya

sözle itiraz edilebilir. İtirazda sebep gösterilmesi şarttır. Sebep gösterilmemişse

itiraz yapılmamış sayılır. İtiraz, ancak cezanın yetkisi olmayanlarca

kesildiği, tutanağın sahte olduğu ve cezayı etkileyecek maddî ve ağır bir

hataya düşüldüğü nedenlerine dayanabilir. Mahkemece inceleme evrak üzerinde

yapı ur; itirazın otuz gün içinde sonuçlandırılması zorunludur. Hâkim gerekli

görürse itirazcıyı veya vekilini çağırtıp dinleyebilir. Tutanağın sahteliğinin

ileri sürülmesi hali dışında tutanağı düzenleyen memurlar çağırılmaz. İtiraz

sonunda verilen kararlar kesindir; temyiz edilemez.

Şu açıklamalardan anlaşılacağı üzere Kütahya I. Sulh Ceza Hâkimliği, bu işte Anayasa'nın 151. maddesinde öngörüldüğü gibi, "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme" durumunda değildir. Başvurmanın yetki yönünden reddi gerekir.

1969/46 esas sayılı işte ilk inceleme sırasında mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir dâva bulunduğu yolunda verilen 3/7/1969 günlü karara bu nedenle karşıyım.

II. İtirazcıya belediye encümeninin ceza kararının değil ödeme emrinin tebliğ edildiği ve bunun üzerine sulh ceza mahkemesine itirazda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Belediye cezalarına ilişkin ödeme emirlerinin itiraz mercii sulh ceza mahkemesi değildir. Bu gibi durumlarda itirazın nereye ve nasıl yapılacağı, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkındaki 6183 sayılı Yasanın 58. maddesinde gösterilmiştir. Demek ki mahkemenin elinde bakabileceği bir dâva yoktur. 1608 sayılı Kanunun değişik 1. maddesini Anayasa Mahkemesine getirebilmesi düşünülemez. Başvurmanın reddi gerekir.

1969/46 esas sayılı işte ilk inceleme sonunda mahkemenin sorunu Anayasa Mahkemesine getirmeğe yetkili bulunduğu yolunda verilen 7/10/1969 günlü karara bu nedenle karşıyım.

Üye

Recai Seçkin

Üye

Ahmet Akar

Üye

Muhittin Gürün

Yukardaki karşıoy yazısının II sayılı bölümüne katılıyorum

Avni Givda

KARŞIOY

YAZISI

1608 sayılı Kanunun 2575 sayılı Kanunla değişik 5. maddesine göre Sulh mahkemeleri, Kanunun 4. maddesi uyarınca belediye encümenlerince verilen ceza kararlarına karşı yapılan itirazları incelemeğe yetkilidir. Olayda ise itirazın, böyle bir karara karşı olmayıp, belediyece düzenlenen ödeme emrine karşı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre söz konusu itirazı incelemek, mahkemenin görevi dışındadır. Zira ödeme emirlerine karşı itirazların yapılması usulü ve inceleme yerleri, Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunda ayrı biçimde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Bu açıklamadan, belediye suçu işleyen kişi tarafından Kütahya 1. Sulh Ceza Mahkemesine yapılmış olan itirazın, kanunlara uygun olarak, mahkemenin yetkisi içine giren konuda açılmış bir dâva sayılmasına imkân bulunmadığı anlaşılmakta ve bu sonuca göre de, gerek görev, gerekse usul bakımından kanunlara uygun olarak açılmış bulunan dâvaları ön gören, Anayasa'nın 151. ve 44 sayılı Kanunun 27. maddeleri karşısında mahkemenin, Anayasa Mahkemesine söz konusu itirazı yapmağa yetkisi olmadığı meydana çıkmaktadır; bu nedenle itirazın reddi gerekir.

Yukarıki düşünce ile kararın konuya ilişkin kısmına katılmıyorum.

Ahmet Akar

Sayın Muhittin Gürün'ün karşı oy yazısında açıklanan düşünceye katılıyorum.

Üye Muhittin Gürün Üye Celâlettin Kuralmen

Anayasa Mahkemesi, E. 1969/46, K. 1970/2, 6 Ocak 1970 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karşıoy
  4. Yazısı
  5. Karşıoy
  6. Yazısı
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1969/46
Karar No
1970/2
Tarih
6 Ocak 1970

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1969/49 K.1970/3
  • AYM Norm Denetimi E.1969/56 K.1970/4
  • AYM Norm Denetimi E.1969/44 K.1970/5
  • AYM Norm Denetimi E.1969/62 K.1970/6
  • AYM Norm Denetimi E.1969/60 K.1970/8
  • AYM Norm Denetimi E.1970/8 K.1970/10

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.