İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.1971/27 K.1971/50

Resmi Gazete tarih/sayı:22.10.1971/13994

Esas1971/27Karar1971/50Tarih6 Mayıs 1971Okuma13 dk · 2.563 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
6 Mayıs 1971
Esas Sayısı
1971/27
Karar Sayısı
1971/50
Karar Günü
6/5/1971
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.563 kelime·13 dk okuma·7 bölüm

Resmi Gazete tarih/sayı:22.10.1971/13994

İtiraz yoluna başvuran : siyasî parti kapatılması dâvasına bakan mahkeme sıfatıyle Anayasa Mahkemesi

İtirazın konusu : 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 32. ve 13/7/1965 günlü, 648 sayılı siyasî Partiler Kanunun 108. inci maddelerinde yer alan ve siyasî partilerin kapatılması dâvalarının Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükümler Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı görülerek itiraz konusu edilmiştir.

I. Olay :

Millî

Nizam Partisinin kapatılması hakkındaki 1971/1 esas sayılı dâvaya bakmakta olan

Anayasa Mahkemesi, 28/4/1971 günlü duruşmada, dâvada uygulama durumunda

bulunduğu 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri hakkındaki Kanunun 32. ve 13/7/1965 günlü, 648 sayılı Siyasî Partiler

Kanununun 108. maddelerinde yer alan ve siyasî partilerin kapatılması

dâvalarının Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan

hükümleri Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı gördüğünden her

şeyden önce bekletici sorun olarak bu konuda Anayasa'nın 151. maddesi ve 44

sayılı Kanunun 20. maddesinin 2 sayılı bendi uyarınca bir karar verilmek üzere

dâvanın geri bırakılmasını kararlaştırmıştır.

II. Yasa metinleri :

l- İtiraz konusu hükümler :

İtiraz konusu hükümleri de kapsayan 22/4/1962 günlü, 44 sayılı Kanunun 32. ve 13/7/1965 günlü, 648 sayılı Siyasî Partiler Kanununun 108. maddeleri şöyledir :

a) 44 sayılı Kanunun 32. maddesi :

Madde 32- Bu kanunun 20. maddesinin dördüncü bendi gereğince, siyasî partilerin kapatılması hakkında açılan dâvalarda, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu uygulanır.

Bu dâvalara duruşmalı olarak ve Cumhuriyet Başsavcısının huzuru ile bakılır.

35. madde hükümleri bu dâvalarda da uygulanır."

b) 648 sayılı Kanunun 108. maddesi :

"Madde 108- Siyasî partiler aleyhine kapatma dâvaları Anayasa Mahkemesinde görülür.

Bu dâvalarda savcılık görevi, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilir. 22 Nisan 1962 tarihli ve 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkında Kanunun 35. maddesi bu halde de uygulanır.

Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamesine esas teşkil edecek olay ve fiillerin araştırılması ve soruşturulmasında ve dâvanın açılması ve yürütülmesinde, Cumhuriyet savcılarına ve sorgu hâkimlerine tanırdan bütün yetkilere sahiptir. Ancak, Anayasa ve kanunların sadece hâkimler tarafından kullanılabileceğini belirttiği yetkiler bunun dışındadır.

Dâva, Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak görülür. Bu konuda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun son tahkikatla ilgili hükümleri uygulanır.

Cumhuriyet Başsavcısı soruşturmayı kendisi veya yardımcıları eliyle yürütür.

Anayasa Mahkemesince verilen kapatma kararları kesindir."

2- Konu ile ilgili hükümler :

44 sayılı Kanunun 20. maddesinin konu ile ilgili 2 sayılı bendi hükümleri şöyledir :

"Madde 20- Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir :

........................

2. Anayasa'nın 151. maddesi gereğince, mahkemelerce kendisine intikal ettirilen işleri ve Yüce Divan sıfatiyle çalışırken veya bu kanunun 32. maddesi gereğince bakacağı dâvalarda Anayasa'nın aynı maddesi gereğince meselei müstehire olarak bakması gereken işleri karara bağlamak;

................................."

3- Dayanak olarak ileri sürülen veya konu ile ilgili bulunan Anayasa hükümleri :

a) İtiraz konusu hükümlerin Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki mahkeme görüşünü desteklemek üzere ileri sürülen Anayasa'nın 148. maddesi aşağıdadır :

"Madde 148- Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; Mahkemenin çalışma tarzı ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir.

Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâvalar dışındaki işleri, dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri çağırır."

b) Anayasa'nın 57. maddesinin konu ile ilgili son fıkrası hükmü aşağıdadır:

"Madde 57- .........

.......................................

Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır ve kapatma kararı ancak bu mahkemece verilir."

III. Esasın incelenmesine karar verilmesi :

Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Nuri Ülgenalp, Muhittin Taylan, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Kani Vrana, Muhittin Gürün, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'dan kurulu olarak 28/4/1971 gününde toplanan Anayasa Mahkemesi;

1971/1 esas saydı dâvanın 28/4/1971 günlü duruşmasında 44 sayılı Kanunun 32. ve 648 sayılı Kanun 108. maddelerinde yer alan ve siyasî partilerin kapatılması dâvalarına duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükümlerin Anayasa'ya aykırı görüldüğü yolunda verilen karar üzerine ortaya çıkan bekletici sorunun incelenebilmesi için işin 28/4/1971 gündemine alınmasını oybirliğiyle kararlaştırdıktan sonra işin esasının incelenmesine ve içtüzükte yazılı süreler uyulmaksızın Başkanlıkça belirtilecek günde görüşmenin yapılmasına oybirliğiyle karar vermiştir.

IV. Esasın incelenmesi :

İtirazın esasına ilişkin rapor; Anayasa'ya aykırılğı ileri sürülen hükümler, Anayasa'ya aykırılık görüşüne dayanaklılık eden Anayasa maddesi bunlarla ilgili gerekçeler ve başka yasama belgeleri; konu ile ilişkisi bulunan öteki metinler okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

l- İtiraz konusu hühkümlerin Anayasa'ya aykırı olup olmadığı sorunu :

Anayasa'nın 147. maddesi Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini şöyle sıralamaktadır :

A)

Kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüklerinin Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek.

B)

Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Yüksek Hâkimler Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini, Cumhuriyet Başsavcısını, Başkansözcüsünü, Askerî Yargıtay Başsavcısını ve kendi üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatiyle yargılamak.

C)

Anayasa ile verilen diğer görevleri yerine getirmek.

Anayasa Mahkemesine Anayasa ile verilen öteki görevler de şöyle özetlenebilir :

a) Siyasî partilerin gelir kaynaklarını ve giderlerini denetlemek (Madde 57).

b) Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvaları bakmak (Madde 19,57).

c) Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ve üyeliğin düştüğüne Meclislerce karar verilmesi hallerinde iptal istemiyle yapılacak başvurmaları karara bağlamak (Madde 81).

Bu görev ve yetkilere karşılık Anayasa Mahkemesinin yargılama ve çalışma düzeni genel kapsamlı olarak tek maddede, yani 148. madde ile hükme bağlanmış; yalnızca "Siyasî partilerin Anayasa Mahkemesine ne suretle hesap vereceklerinin ve bu mahkemece malî denetimlerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenleneceği" yolunda bir hükme 57. maddede yer verilerek bu iş 148. madde kapsamı dışında bırakılmıştır.

148.

maddenin birinci fıkrası temel ilkeyi şöyle koymaktadır : Anayasa Mahkemesinin

yargılama usulleri kanunla, çalışma tarzı kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir.

Ancak Anayasa Koyucu, yargılama düzeninin saptanmasında kanun yapıcıya tam bir

takdir hakkı bırakmamış; hangi işlerin dosya üzerinde inceleme yoluyla yani

duruşmasız yapılacağına ilişkin kuralı ikinci fıkra ile bizzat kendisi hükme

bağlamıştır. Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasının açık ve kesin

hükmüne göre Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâvalar dışındaki işleri

dosya üzerinde inceler duruşma yapamaz. Yine Anayasa Koyucu Yüce Divan olarak

bakılan dâvalar dışında duruşmaya cevaz verilmemesi karşısında kanun yapıcının

sözlü açıklamaların dinlenmesi yolunun açılıp açılamayacağında duraksamaya

düşebileceğini gözönünde bulundurarak burada bir temelyasa bakımından ayrıntı

sayılabilecek olan bu konuya kadar inmiş ve aynı ikinci fıkrada "ancak,

(Anayasa Mahkemesi) gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarım dinlemek

üzere ilgilileri çağırır." hükmüne yer vermiştir.

Demek ki Anayasa Mahkemesinin görev ve yetki alanına giren ve Yüce Divan sıfatiyle bakılacak olanlar dışında kalan bütün işler ve bu arada siyasî parti kapatılması dâvaları ancak dosya üzerinde incelenebilecek ve gerektiğinde sözlü açıklamaları dinlemek üzere ilgililer çağırılacaktır.

Anayasa'nın

148. maddesinin yukarıda açıklanan ikinci fıkrası hükmü karşısında siyasî

partilerin kapatılması dâvalarının bu hükmün dışında kaldığını savunmak için

bir anayasal kanıtın ileri sürülmesine olanak yoktur. 57. maddenin son

fıkrasındaki "Siyasî partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa

Mahkemesinde bakılır" hükmünde yer alan "dâvaya bakma"

deyiminden yararlanılarak böyle bir iddiayı destekleyebilecek bir yoruma

gidilmesi düşünülemez. Çünkü Anayasa'nın 149. maddesinde de "iptal

dâvası" nın sözü edilmekte; "Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya

iptal dâvası açabilecekler" açıklanmakta; 150. maddede yine "Anayasa

Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal dâvası açma hakkı" nın hangi süreden

sonra düşeceği belirlenmektedir. Bir mahkemenin kendisine açılan "dâvaya

bakması" veya "dâvayı görmesi" Türk diline uygun bir deyiş

biçimidir. İptal dâvalarına ise Anayasa'nın 148. ve 22/4/1962 günlü, 44 sayılı

Kanunun 29. maddeleri gereğince dosya üzerinde inceleme yoluyla bakılması

gerektiği ve bakılmakta olduğu tartışılmasına yer olmayan bir vakıadır.

Demek ki "dâvaya bakma" deyiminden partilerin kapatılması dâvalarının 148. maddenin ikinci fıkrası hükmünün dışında kaldığı yolunda bir sonuca varmaya olanak yoktur. Öte yandan 57. maddenin üçüncü fıkrasında nasıl ki partilerin Anayasa Mahkemesine ne suretle hesap vereceklerinin ve bu Mahkemece malî denetimlerinin nasıl yapılacağının kanunla düzenlenmesi hakkında bir hükme yer verilmişse Anayasa Koyucunun, parti kapatılması dâvalarını 148. madde kapsamı dışında bırakmayı istemesi halinde, ereğini aynı maddede buna benzer bir hükümle açıklaması tabii idi.

Duruşmalı

düzenin daha güçlü bir teminat getireceği ve derneklerin kapatılması

dâvalarında bile duruşma yolu uygulanırken derneklerin kat kat üstünde önemi

olan siyasî partilerin kapatılmasında dosya üzerinde inceleme yapılmasının

tutarsız kalacağı yolunda ileri sürülecek bir iddianın da temelsizliği

ortadadır. Çünkü Anayasa Koyucu Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkisine giren

işler yönünden asıl teminatı bu Mahkemenin kendine özgü kuruluşunda ve

bünyesinde görmüş ve düzenlemesini o görüşe göre yapmıştır. Anayasa Mahkemesi,

Anayasayı değiştiren bir kanuna ilişkin iptal dâvasını bile "dosya

üzerinde inceleme ve ilgililerin sözlü açıklamalarının dinlenmesi" yoliyle

karara bağlayabilirken ve burada teminat kaygısı duyulmazken bir parti

kapatılması dâvası dolayısiyle teminattan söz edilmesinin yeri yoktur. Kaldı ki

Anayasa'nın 148, maddesinin son fıkrasının açık hükmü karşısında duruşman düzenin

üstünlüğüne ilişkin iddia inceleme konusu hükmü Anayasa'yauygunluğunu savunmayı

değil ancak Anayasa'da bir değişiklik dileğini ifade edebilir.

Özetlemek geerkirse : 44 sayılı Kanunun 32. ve 648 sayılı Kanunun 108. maddelerinde yer alan ve siyasî partilerin kapatılması dâvalarına Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükümler Anayasa'nın 148. maddesinin ikinci fıkrasına aykırıdır; iptal edilmelidir.

Fazıl Uluocak, Nuri Ülgenalp, Muhittin Taylan, Halit Zarbun, Lûtfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu bu görüşe katılmamışlardır.

2- 44 sayılı Kanunun 28. maddesinin uygulanması :

44 sayılı Kanunun 32. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve siyasî partilerin kapatılması dâvalarına duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükmün iptali öngörüldüğüne göre aynı fıkradaki "dâvalara Cumhuriyet Başsavcısının huzuru ile bakılacağı" na ilişkin hüküm de uygulanamayacak duruma gelmektedir.

44 sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir kanunun belirli bir madde veya hükmünün Anayasa'ya aykırılık dolayısiyle iptali o kanunun kimi hükümlerinin veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa Anayasa Mahkemesi, durumu gerekçesinde belirterek, kanunun söz konusu öteki hükümlerinin veya tümünün iptaline de karar verebilir.

Öngörülen iptal dolayisiyle artık uygulanamaz duruma gelen 44 sayılı Kanunun 32. maddesinin ikinci fıkrasındaki Cumhuriyet Başsavcısına ilişkin hükmün de 44 sayılı Kanunun 28. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptaline gidilmesi gereklidir.

Sonuç :

1- 22/4/1962 günlü 44 sayılı Kanunun 32. ve 13/7/1965 günlü, 648 sayılı Kanunun 108. maddelerinde yer alan ve siyasi partilerin kapatılması dâvalarının duruşmalı olarak görülmesine ilişkin bulunan hükümlerin Anayasa'nın 148. maddesinin son fıkrasına aykırı olduğuna ve iptaline Fazıl Uluocak, Nuri Ülgenalp, Muhittin Taylan, Halit Zarbun, Lütfi Ömerbaş, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile;

2- İptal kararına göre artık uygulanamayacak duruma gelen 44 sayılı Kanunun 32. maddesinin ikinci fıkrasındaki "dâvalara Cumhuriyet Başsavcısının huzuru ile bakılacağı" na ilişkin hükmün de aynı kanunun 28. maddesinin son fıkrası uyarınca iptaline oybirliğiyle,

Anayasa'nın 147., 151. ve 152. maddeleri ve 44 sayılı Kanunun 20. maddesinin 2 sayılı bendi gereğince 6/5/1971 gününde karar verildi.

Başkanvekili

Avni Givda

Üye

Fazıl Uluocak

Üye

Sait Koçak

Üye

Nuri Ülgenalp

Üye

Muhittin Taylan

Üye

Şahap Arıç

Üye

Recai Seçkin

Üye

Ahmet Akar

Üye

Halit Zarbun

Üye

Ziya Önel

Üye

Kani Vrana

Üye

Muhittin Gürün

KARŞIOY

YAZISI

22/4/1962 günlü ve 44 sayılı Yasanın 32. ve 13/7/1965 günlü ve 648 sayılı Yasanın 108. maddelerinde yer alan ve Siyasi Partilerin kapatılması dâvalarının Anayasa Mahkemesinde duruşmalı olarak bakılmasına ilişkin bulunan hükümlerinin, Anayasa'nın 148. maddesinin yalnız sözü nazara alınarak ve "iş" kavramının "dâva" kavramını da içine aldığı varsayımından hareket olunarak yapılan bir incelemede bu maddeye aykırı düşüğü sonucuna varılabilir. Meselenin kökenine ve özüne inilerek yapılan araştırmalar, ilk nazarda göze çarpan bu görüntünün yanıltıcı olduğunu ve yasaların bu konudaki hükümlerinin Anayasa ile uyuntulu bulunduğunu ortaya koymaktadır.

l- Anayasa'nın 148. maddesinin son fıkrasında "Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatıyle baktığı dâvalar dışındaki işleri, dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarım dinlemek üzere ilgilileri çağırır" ilkesi yer almıştır.

Çoğunluk, açık, mutlak ve kesin olarak nitelediği bu hükme göre, Anayasa Mahkemesinin, Yüce Divan sıfatiyle baktığı dâva dışındaki bütün işleri dosya üzerinde inceleyeceği, gerekli görülen hallerde sözü açıklamalarını dinlemek üzere ilgililerin çağrılacağı esas fikrini benimsemiştir.

Bu fıkrada kullanılan "iş" deyiminin geniş veya dar kapsamlı mı olduğunun, iş kavramının kapsamı içine siyasi partilerin kapatılması dâvalarının girip girmediğinin ve bu fıkra hükmünün neyi anlatmak istediğinin araştırılarak saptanması gerekir.

Anayasa'nın 147. maddesi dışında kalan ve Anayasa Mahkemesine görev yükleyen hükümleri incelendiğinde bu görevlerin :

a) Siyasi partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara bakmak,

(Madde 57)

b) Siyasi partilerin gelir kaynaklarını ve giderlerini denetlemek,

(madde 57)

c) Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne meclislerce karar verilmesi hallerinde, Anayasaya veya içtüzük hükümlerine aykırılığı iddiasiyle iptalleri için yapılacak başvurmaları karara bağlamak, (Madde 81)

d) Danıştay Başkan ve üyeleriyle Başkamın sözcüsünü seçmek,

(Madde 140)

e) Uyuşmazlık Mahkemesine başkanlık edecek üyeyi seçmek,

(Madde 142)

den ibaret olduğu görülür.

Bu görevlerin nitelikleri ve hele sözlü açıklama ile varılmak istenilen amaç gözönüne alındıkta, "iş" kavramının geniş kapsamlı değil, bunun tamamen tersine dar kapsamlı olarak ve 44 sayılı Yasanın 29. maddesinde belirtildiği biçimde kullanıldığı anlaşılır. Gerçekten 29. madde "Anayasa Mahkemesi, 20. maddenin l-, 2 ve 6. bentlerinde bahis konusu işlere, dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle bakar; gerekli gördüğü hallerde, sözlü açıklamalarını dinlemek üzere, ilgilileri çağırır.

Cumhurbaşkanının çağrılmasına lüzum görülen hallerde, ayrıca vekâletname aranmaksızın tensip edeceği şahıstan gereken izahat alınır.

20. maddenin 5 inci bendinde bahis konusu olan denetimin hangi usule göre yapılacağı, özel kanunla gösterilir" hükmünü koymakla, işin mahiyeti ve bünyesi yönünden elverişli olanların incelemesinin dosya üzerinde yapılacağım başka kanıt göstermeyi gerektiremeyecek bir biçimde saptamıştır.

148. maddede kullanılan "iş" kavramının siyasî partilerin kapatmaları hakkındaki dâvayı da içine alıp almadığı konusuna gelince :

Anayasa'nın

148. maddesinde "baktığı dâvalar", 57. maddesinde "Siyasî

partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara Anayasa Mahkemesinde bakılır"

151. maddesinde "bir dâvaya bakmakta olan mahkeme" terimleri

kullanılmış 147. maddenin 2. fıkrasında "yargılar", aynı maddenin son

fıkrasında da "yargılamasında" kavramlarına yer verilmiştir.

Anayasa'da kullanılan bu terimlerdeki anlam birliği ve içeriklerindeki

benzerlik, Anayasa'nın, Yüce Divan sıfatiyle yapılan yargılamayı ve siyasî

partilerin kapatılması hakkındaki dâvalara bakılmasını diğer işlerden ayrı

tuttuğunu açıklayıcı niteliktedir, işin ters açıdan düşünülmesi, 44 sayılı

Yasanın 20. maddesinin 2 numaralı bendini ve hele Anayasa Mahkemesinin bu

dâvada bu bent hükmüne dayanarak 151. madde uyarınca Anayasa'ya aykırılık

sorununu bekletici mesele yaparak işi karara bağlamasını izah edilemez hale

getirir.

Anayasa'nın

148, maddesindeki "Dâvalar dışındaki işler" kapsamını 44 sayılı

Yasanın 29. maddesinde yazılı olanların teşkil ettiği ve bu kapsama siyasî

partilerin kapatılması hakkındaki dâvaların girmediği böylece saptanınca bu tür

dâvalar hakkında da Yüce Divan sıfatiyle yapılan yargılamalara ait usullerin

uygulanması gerekir. Önemli olan husus Yüce Divan Sıfatiyle bakılan dâvaların

dosya üzerinde incelenemiyeceğinin Anayasa'ca saptanmış olmasıdır. Bir kısım

dâvalarda güvence olarak getirilen Anayasa hükümlerinin, benzeri dâvalara da

uygulanmak istenmesinin Kanunu Anayasa'ya aykırı bir biçime dönüştürdüğünü

düşünmek bir tarafa, o kanunun teminat ilkesini daha da şümullü hale getirerek

Anayasa'ya uygunluğu pekinleştirdiği ileri sürülebilir. Varılan bu sonuç ise Anayasa

Mahkemesinde yapılan yargılamaların, diğer deyimle Ceza Muhakemeleri Usulü

Kanununa göre muhakeme yapılarak hüküm tesis etme işlemlerinin dosya üzerinde

inceleme suretiyle olamıyacağını ortaya koyar.

2-

Anayasa'nın 56. maddesi, siyasî partileri, ister iktidarda ister muhalefette

olsunlar, demokratik siyasî hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu açıklamış ve

57. maddesi de bu kuruluşlar için derneklerden ayrı ve özel biçimde güvence

hükümleri getirmiştir. Sözü edilen maddenin gerekçesinde "Siyasî partiler

gibi, Devlet hayatında büyük rolü ve önemi olan teşekküllerin, herhangi bir

dernekle aynı hükme tabi olması, ne ihtiyaçlara ve ne de hukuk esaslarına uygun

düşer...... Siyasî partilerin bir sulh mahkemesi tarafından değil, Devlet

hayatında en önemli kararları vermeye yetkili en yüksek mahkeme tarafından

kapatılabilmesi onların arz ettiği önemin tabiî neticesidir"

denilmektedir. (Kâzım Öztürk, T. C. Anayasası Cilt 2 Sahife 2180)

Devlet

hayatında büyük ve önemli yeri ve rolü bulunan siyasî partilerin kapatılmaları

hakkındaki dâvaların Anayasa Mahkemesinde görülmesi başlı başına önemli bir

güvence teşkil etmekle beraber, bu mahkemede uygulanan usul hükümlerinin ya bu

güvenceyi pekiştireceğinde ya da zaafa uğratacağında kuşku edilemez. Diğer

taraftan bir siyasî partinin kapatılması dâvasının görülmesinde güvence

yönünden en büyük etkiyi yargılamanın açıklık içinde yapılması teşkil eder.

Mevzuatımıza göre aleniyet anacak duruşma yapılarak sağlanabilir. Büyük

vatandaş grubunu bünyesinde toplayabildi ve Devlet hayalında önemli yeri olan

siyasî partilerin yargılanmalarının milletin gözönünde cereyan etmesinde

teminattan da ötede yararlar vardır. Anayasa'nın, 147. maddesinde saydığı

kişilerin yargılamalarında 148. maddenin 2. fıkrasının sağladığı güvenceyi siyasî

partilerin yargılanmalarında onlardan esirgediği düşünülemez. Çünkü tam bir

inanca ve güvenceyi mahkemenin Kurulma tarzı ile uygulanacak usul hükümleri

birlikte sağlarlar.

Sonuç olarak siyasî partilerin kapatılmaları hakkındaki dâvaların duruşmalı olarak görüleceği yolundaki 44 sayılı Kanunun 32. ve 648 sayılı Kanunun 108. maddelerinin itiraza konu edilen hükümlerinin Anayasa'nın 148. maddesine uygun bulunduğu ve bu sebeple itirazın reddi gerektiği kanısı ile çokluk görüşüne karşıyız.

Üye

Lütfi Ömerbaş

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Yukarıda karşıoy yazısına katılıyoruz.

Üye

Muhittin Taylan

Üye

Şevket Müftügil

Üye

Ahmet

H. Boyacıoğlu

Üye Lütfi · Ömerbaş Üye Nuri · Ülgenalp

Anayasa Mahkemesi, E. 1971/27, K. 1971/50, 6 Mayıs 1971 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. A)
  4. B)
  5. C)
  6. Karşıoy
  7. Yazısı
  8. H. Boyacıoğlu
  9. H. Boyacıoğlu

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1971/27
Karar No
1971/50
Tarih
6 Mayıs 1971

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1971/29 K.1971/51
  • AYM Norm Denetimi E.1971/11 K.1971/53
  • AYM Norm Denetimi E.1971/30 K.1971/52
  • AYM Norm Denetimi E.1971/22 K.1971/54
  • AYM Norm Denetimi E.1971/24 K.1971/55
  • AYM Norm Denetimi E.1971/17 K.1971/58

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.