İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

KARARI

AYM Norm Denetimi E.1977/78 K.1977/118

1488 sayılı Yasa ile değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan Yüksek Savcılar Kurulunun kararlarına ilişkin “….. bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz…” hükmü ile aynı fıkradaki: “Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili…

Esas1977/78Karar1977/118Tarih27 Eylül 1977Okuma13 dk · 2.602 kelime

KÜNYE

Anayasa Mahkemesi

Karar tarihi
27 Eylül 1977
Esas Sayısı
1977/78
Karar Sayısı
1977/118
İtiraz yoluna başvuran
Danıştay 5. Dairesi
İtirazın konusu
Anayasanın 20.9.1971 günlü,
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.602 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

1488 sayılı Yasa ile değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan Yüksek Savcılar Kurulunun kararlarına ilişkin “….. bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz…” hükmü ile aynı fıkradaki: “Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.” kuralının iptali istenmiştir.

I-OLAY

Yüksek Savcılar Kurulu tarafından kendisine yer değiştirme cezası verilen bir Cumhuriyet Savcısı, bu karara karşı yaptığı itiraz reddedildikten sonra Danıştaya başvurmuş ve kararın iptalini istemiştir: Davaya bakan Danıştay 5. Dairesi yukarıda (itirazın konusu) bölümünde açıklanan Anayasa hükümlerinin iptali için kendiliğinden Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

II-İTİRAZIN GEREKÇESİ

İtiraz yoluna başvuran Danıştay 5. Dairesinin Anayasaya aykırılık

gerekçesi şöyledir: “334 sayılı T.C.Anayasasının Yüksek Savcılar Kurulunun

görev ve yetkilerini gösteren 20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı kanunla değişik

137. maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhuriyet Savcılarının Yargıtay üyeliğine

seçilmeleri dışında kalan bütün özlük işleri ve disiplin cezaları ile meslekten

çıkarılmaları hakkında karar verme yetkisi Yüksek Savcılar Kurulunundur. Bu

kurulun kararları kesin olup bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.

Ancak, disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa

daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı

isteyebilir.” hükmü yer almıştır.

Anılan hükmün gerekçesinde “Cumhuriyet Savcılarının idare ve yargı kuruluşları içinde özel bir yeri ve önemi vardır. İdari görevleri bakımından Adalet Bakanına bağlı olması gereken Cumhuriyet Savcılarının yargı görevlerinin gerektirdiği teminata sahip kılınmaları da bir zorunluluktudur.

Bu temel düşüncelerle, Cumhuriyet Savcılarının özlük işleri ile

haklarındaki disiplin işlemlerinin, Adalet Bakanının başkanlığında Cumhuriyet

Başsavcısı, Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulundan seçilen 3 asıl ve iki

yedek üye ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve Özlük İşleri Genel Müdüründen

kurulu “ Yüksek Savcılar Kurulu” eliyle yürütülmesi uygun görülmüştür. Böylece

Cumhuriyet Savcılarının hem Adalet Bakanlığı ile ilişkileri bir esasa bağlanmış

hem de özlük işleri ve yargı görevlerinin yerine getirilmesi bakımından gerekli

teminat sağlanmıştır. Yine aynı düşüncelerle, disiplin ve meslekten çıkarma

cezaları dışındaki kurul kararlarının kesinliği öngörülerek hizmetin aksamaması

sağlanmıştır. Esasen çoğunluğu Yüksek Mahkeme Üyelerinden meydana gelen bir

kurulun kararlarına karşı başkaca teminat yolu düşünülmesine de ihtiyaç

görülmemiştir. Disiplin ve meslekten çıkarma cezalarında ise, gerek Adalet

Bakanlığı ve gerekse hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısının bu kararın

bir defa daha incelenmesini isteme hakkı tanınmıştır. Bu istemin şekli ve

süresi “kanunla düzenlenecektir.” denilmek suretiyle Cumhuriyet Savcılarının

özlük işleri ve haklarındaki disiplin işlemleri ile ilgili idarenin her türlü

eylem ve işlemine karşı yargı yolu kapatılmış bulunmaktadır.

Anayasanın, Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini gösteren 1488 sayılı Kanunla değişik 147. maddesinin birinci fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi, kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüklerinin Anayasaya, Anayasa değişikliklerinin de Anayasada gösterilen şekil şartlarına uygunluğunu denetler”, denildiğine göre, Anayasanın 1488 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 137. maddesinin 2. fıkrasının Anayasaya biçim yönünden denetlemek zorunlu görülmektedir.

Anayasa Mahkemesi 15.4.1975 gün ve Esas: 1973/19, Karar: 1975/87 sayılı kararında Anayasada gösterilen başlıca şekil şartlarının 9,85,91,92 ve 115 inci maddelerde yer aldığını belirtmiştir.

Bunlardan 9 uncu madde, değişmezlik ve teklif edilmezlik yasağını, 85. madde içtüzüklere, 91. madde kanun teklif etmeye 92. madde kanunların görüşülmesine ve kabulüne, 155. madde ise Anayasada değişikliklerine ilişkin biçimsel kuralları ve esasları içermektedir.

Anayasanın 9 uncu maddesinde, “Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” denilmektedir. 1961 Anayasası, 9 uncu maddesiyle önce bir değişmezlik ilkesi koymuş ve sonra bir de teklif yasağı getirmiştir. O halde 9 uncu madde içeriği bakımından biçime ilişkin bulunan iki yönlü bir kuraldan meydana gelmektedir.

Bu değişmezlik ilkesi sadece Cumhuriyet sözcüğünü amaç almayıp, Cumhuriyeti oluşturan onun dışındaki ilke ve kuralları da kapsamaktadır. 9 uncu maddedeki değişmezlik ilkesinin asıl amacı Anayasanın 1. maddesiyle 2. ve 2. maddesinin atıfta bulunduğu Başlangıç bölümünde yer alan temel ilke ve kuralların niteliği belirtilerek Cumhuriyet sözcüğüyle adlandırılan Devlet sistemidir.

20.9.1971 gün ve 1488 saylı kanunla Anayasanın 137. maddesinin

ikinci fıkrası “Cumhuriyet Savcılarının Yargıtay üyeliğine seçilmeleri dışında

kalan bütün özlük işleri ve disiplin cezaları ile meslekten çıkarılmaları

hakkında karar verme yetkesi Yüksek Savcılar Kurulunundur. Bu kurulun kararları

kesin olup bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. Ancak disiplin ve

meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini

Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.” şeklinde

değiştirilmiştir. Yapılan değişiklikle, kişinin temel hakları arasında bulunan

ve kişiye güvence sağlıyan idari yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma imkânına sahip olmak hakkı, Anayasaya, uluslararası

görüşe, bu arada İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesine aykırı olarak bertaraf edilmiştir.

Gerçekten Anayasamızın 31. maddesinde, “Herkes meşru bütün vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı

olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.” hükmü sevkedilmiş, İnsan Hakları

Evrensel Beyannamesinin 8. maddesinde; “Her şahsın kendisine Anayasaya veya

kanun ile tanınan ana haklara aykırı muamelelere karşı fiili netice verecek

şekilde Milli Mahkemelere müracaat hakkı vardır. “ Aynı beyannamenin 10 uncu maddesinde

de;“Herkes haklarının, vecibelerinin veya kendisine karşı cezai mahiyette

herhangi bir isnadın tesbitinde, tam bir eşitlikte, davasının bağımsız ve

tarafsız bir mahkeme tarafından nasafetle ve açık olarak görülmesi hakkına

sahiptir.” hükmü yer almış, 10.3.1954 gün ve 6366 sayılı Kanunla tasdik edilen

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde de; “Her şahsın gerek

medeni hak ve vecibeleriyle ilgili nizamlar, gerekse cezai sahada kendisine

karşı serdedilen bir ittikanın sıhhatı hakkında karar verecek olan, kanunen

tesis edilmiş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir

müddet zarfında hakkâniyete uygun ve aleni bir surette dinlenmesi istemek

hakkını haizdir.” hükmü bulunmaktadır.

Cumhuriyet Savcılarının özlük işleri ve haklarındaki disiplin işlemleri hakkındaki idari yargı yolunu kapayan 20.9.1971 tarih ve 1488 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik Anayasanın 137. maddesinin ikinci fıkrasındaki, bu kurulun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağı hükmü Anayasanın, Cumhuriyet insan hak ve hürriyetlerine dayalı olduğunu belirleyen Başlangıç bölümüyle 2. maddesinde gösterilen insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayalı bir hukuk devleti olma niteliğine aykırı bulunduğundan Anayasanın 9 uncu maddesindeki değişmezlik ilkesine ve dolayısıyle teklif yasağına da aykırı düşmektedir.

Öte yandan bu fıkranın son bendinde yer alan “Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.” yolundaki hüküm 1488 sayılı Kanunla yapılan tadil sırasında madde ilâve edilmiş olup fıkra metnindeki “Bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.” hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi halinde yukarıda yazılı hükmün Anayasada bırakılmasına gerek kalmayacaktır.

Anayasanın 1488 sayılı Kanunla değişik 151. maddesinde “Bir davaya

bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanunun hükümlerini Anayasaya aykırı

görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü Anayasaya aykırılık iddiasının

ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara

kadar davayı geri bırakır.” hükmü yeraldığından Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkındaki 44 sayılı Kanunun 27. maddesi gereğince

Anayasanın 1488 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 137. maddesinin 2 nci

fıkrasında yer alan “Bu kurulun kararları kesin olup bunlar aleyhine başka bir

mercie başvurulamaz.”hükmünün bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.” kısmı

ile “Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir

defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet

Savcısı isteyebilir.” hükmü yukarıda yazılı nedenlerle Anayasanın 9 uncu

maddesi hükmüne biçim yönünden aykırı bulunduğu görüşü ile Danıştay 5 inci

Dairesinde Esas: 1976/8136 sayılı dosya ile açılmış bulunan davanın, bu hususta

karar verilmek üzere Anayasa Mahkemesine sevkine 9.12.1976 tarihinde oybirliği

ile karar verildi.”

III-METİNLER

1- Anayasanın 137. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Cumhuriyet savcılarının Yargıtay üyeliğine seçilmeleri dışında kalan bütün özlük işleri ve disiplin cezaları meslekten çıkarılmaları hakkında karar verme yetkisi Yüksek Savcılar Kurulunundur. Bu kurulun kararları kesin olup bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.”

Danıştay 5. Dairesince bu fıkrada yazılı: “…. Bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.” hükümlerinin iptali istenmektedir.

2-Dayanılan Anayasa Kuralları :

Başlangıç: “Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan;

Anayasa ve Hukuk dışı tutum ve davranışlarıyle meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti;

Bütün fertlerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak, bölünmez bir bütün halinde, Milli şuur ve ülküler etrafında toplıyan ve milletimizi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak Milli birlik ruhu içinde daima yüceltmeyi amaç bilen Türk Milliyetçiliğinden hız ve ilham alarak ve;

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesinin, Milli Mücadele ruhunun millet egemenliğinin, Atatürk Devrimlerine bağlı tam şuuruna sahibolarak;

İnsan hak ve hürriyetlerini, milli dayanışmayı, sosyal adaleti, ferdin ve toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve teminat altına almayı mümkün kılacak demokratik hukuk devletini bütün hukuki ve sosyal temelleriyle kurmak için;

Türkiye Cumhuriyeti Kurucu Meclisi tarafından hazırlanan bu Anayasayı kabul ve ilân ve Onu, asıl teminatın vatandaşların gönüllerinde ve iradelerinde yer aldığı inancı ile, hürriyete, adalet ve fazilete aşık evlatlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.”

MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, milli, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.

MADDE 9- Devlet şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki Anayasa hükmü değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

MADDE 31- Herkes, meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde dâvacı ve dâvalı olarak, iddia ve savunma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmakta kaçınamaz.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesinin İçtüzüğün 15. maddesi uyarınca yaptığı ilk inceleme toplantısında aşağıdaki konular üzerinde durmuştur.

1- Bir Cumhuriyet Savcısı; hakkında Yüksek Savcılar kurulunca verilen yer değiştirme cezasının kaldırılması için Danıştaya başvurmuştur. Bu aşamada Danıştayın elinde bakmakta olduğu bir dava vardır ve Danıştayın uyuşmazlığı çözmede görevli olup olmadığı sorunuda, bu davada ele alınıp incelenecek ve üzerinde karar verilecek sorunlardan biridir. Bu konudaki ayrıntılı gerekçeler, Anayasa Mahkemesinin aynı nitelikteki bir dava üzerine verdiği 27.9.1977 günlü, E:1977/82, K:1977/117 sayılı kararda gösterilmiş olduğundan burada yilenmesine gerek görülmemiştir. Bu nedenlerle olayda görev sorunu çözülünceye kadar, Mahkemenin elinde bakmakta olduğu bir davanın varlığında kuşku yoktur.

Muhittin Gürün değişik gerekçe ile bu görüşe katılmış, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıloğlu karşıoyda bulunmuşlardır.

2- Anayasanın 20.9.1971 günlü, 1488 sayılı Yasa ile değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve Yüksek Savcılar Kurulu kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağını gösteren kuralın, Anayasa Mahkemesinin 27.9.1977 günlü, E:1977/82, K:1977/117 sayılı karariyle biçim yönünden iptaline hükmedilmiştir. Anayasaya aykırılık denetiminden geçirilerek iptaline karar verilen bir hüküm üzerinde, yeniden inceleme yapılması olanaksızdır. Bu nedenle itiraz konusu Anayasa hükmü hakkında yeniden bir karar alınmasına yer bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Nihat O.Akçakayalıoğlu bu görüşe katılmamıştır.

3- Anayasanın değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan

itiraz konusu yapılan “Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili

kararların bir defa daha incelenmesine Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen

Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.” yolundaki hükme gelince; bu hükmün davada

uygulanma olanağı yoktur. Yukarıda (Olay) bölümünde de açıklandığı üzere, dava

Yüksek Savcılar Kurulunca davacı hakkında verilen ve kesinleşen yer değiştirme

kararının kaldırılmasını amaçlamaktadır. Bu kararın kurulca bir kez daha

incelenmesi gereğinden davacı söz etmemiştir. Çünkü davacı bu hakkını

kullanmış, fakat itirazı Yüksek Savcılar Kurulunca reddedilmiştir. Davacı

Yüksek Savcılar Kurulunun son kararı üzerine Danıştaya başvurmuştur. Bu

durumda, iptali istenen kuralın uygulanmasını zorunlu kılan bir davanın

varlığından söz edilemez. Böyle olunca, mahkemenin sözü geçen Anayasa kuralının

iptaline ilişkin itirazı yetkisizlik nedeniyle reddedilmelidir.

Muhittin Gürün değişik gerekçe ile bu sonuca katılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

V-SONUÇ

1- Mahkemenin elinde görülmekte olan bir davanın bulunduğuna Muhittin Gürün’ün değişik gerekçesiyle, Abdullah Üner ve Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoylariyle ve oyçokluğu ile,

2- Anayasanın 20.9.1971 günlü, 1488 sayılı Yasa ile değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında yeralan: “Bu kurulun kararları kesin olup bunlar aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.” yolundaki hükmün, itiraz konusu yapılan ve kurulun kararları aleyhine başka mercilere başvurulamayacağına ilişkin bölümün, Anayasa Mahkemesince 27.9.1977 günlü, Esas : 1977/82, Karar: 1977/117 sayılı kararla biçim yönünden iptaline karar verilmiş olduğunda bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına Nihat O.Akçakayalıoğlu’nun karşıoyuyla ve oyçokluğu ile,

3- Aynı fıkrada yeralan: “Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.” hükmünün davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu hükme ilişkin itirazın Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine Muhittin Gürün’ün değişik gerekçesi ile ve oybirliğiyle,

27.9.1977 gününde karar verildi.

Başkan

Kâni VRANA

Başkanvekili

Şevket MÜFTÜGİL

Üye

Ziya ÖNEL

Üye

Abdullah ÜNER

Karşı oy yazısı eklidir.

Üye

Ahmet KOÇAK

Üye

Şekip ÇOPUROĞLU

Üye

Fahrettin ULUÇ

Üye

Muhittin GÜRÜN

Karşı oy yazısı eklidir.

Üye

Lütfi ÖMERBAŞ

Üye

Ahmet ERDOĞDU

Üye

Hasan GÜRSEL

Üye

Ahmet Salih ÇEBİ

KARŞIOY YAZISI

Bir Cumhuriyet Savcısı tarafından, Yüksek Savcılar Kurulunca hakkında verilen yer değiştirme cezasının iptali için Danıştay’a başvurulmuş, Danıştay 5. Dairesince de Anayasanın 1488 sayılı Yasa ile değişik 137. maddesinde yeralan “…bunlar aleyhine başka mercilere başvurulamaz.” Hükmünün Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmiştir.

Anayasanın 137. maddesinde, Cumhuriyet Savcılarının disiplin cezaları ile meslekten çıkarmaları hakkında karar verme yetkisi Yüksek Savcılar Kuruluna verilmiş ve ayrıca bu kurulun verdiği kararların kesin olduğu, aleyhine başka mercilere başvurulamayacağı , diğer deyimle bu kararların Danıştay’da dava konusu yapılamıyacağı da belirtilmiştir.

Anayasanın 151. maddesine göre; bir mahkemenin bir yasa hükmünün iptali ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için herşeyden önce elinde yasalara uygun biçimde açılmış bir dava bulunması ve mahkemenin itiraz ettiği hükmün de o davada uygulayacağı bir hüküm olması gerekmektedir. Halbuki olayda Danıştay’ın elinde Hukuken açılmış bir dava değil, sadece bir dilekçe ile yapılmış bir müracaat bulunmaktadır.

Anayasa’ya göre dava konusu yapılamayan bir işde verilmiş olan böyle bir dilekçe üzerine Danıştay 5. Dairesinin, elinde bir dava varmış gibi Anayasa Mahkemesine başvurmasına olanak yoktur.

Bu itibarla sözügeçen dairenin itirazının, yetkisizliği nedeniyle esasın incelenmesine geçilmeksizin rededilmesi gerekir.

Üye

Adil ESMER

Üye

Nihat

O.AKÇAKAYALIOĞLU

Karşı oy yazısı eklidir.

Üye

Ahmet

H.BOYACIOĞLU

KARŞIOY YAZISI

Danıştay 12. Dairesi, Anayasanın, 1488 sayılı Yasa ile değişik 137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan iki hükme karşı Anayasaya aykırılık itirazında bulunmuştur.

1- Anayasa’nın 151. maddesine göre, bir mahkemenin itiraz yoluna başvurabilmesi için, görevine giren konularda kanunlara uygun biçimde açılmış bir davanın var olması zorunludur.

Anayasa’nın

137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu kurulun kararları aleyhine başka

mercilere başvurulamaz” hükmü ile, 22.4.1962 günlü, 45 sayılı Yüksek Hâkimler

ve Yüksek Savcılar Kurulu Kanunun 23.6.1972 günlü, 1597 sayılı kanunla değişik

73. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan (Yüksek Savcılar Kurulunun görevine

giren konularda verdiği karar kesin olup bu kararlar aleyhine başka bir mercie

başvurulamaz.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 27.9.1977 günlü, 1977/82-1977/118

sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu suretle sözü geçen kurulun kararlarına

karşı başka mercilere başvurulmasını önliyen özel kanun hükmü ile birlikte

Anayasa hükmü de ortadan kalkmış olduğundan Yüksek Savılar Kurulu kararlarına

karşı Danıştaya itiraz yolu açılmış ve bunun sonucunda Danıştay bu konularda

görevli mahkeme durumuna girmiştir. Bu nedenle Danıştay’da itiraz yoluna

başvurmaya olanak veren bir davanın varlığını kabul etmek gerekmektedir.

Kararın bu konuya ilişkin bölümüne, karardaki gerekçe iledeğil, yukarıda açıkladığım gerekçe ile katılıyorum.

2- Anayasa’nın 137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan (Ancak disiplin ve meslekten çıkarma cezaları ile ilgili kararların bir defa daha incelenmesini Adalet Bakanı ve hakkında karar verilen Cumhuriyet Savcısı isteyebilir.) hükmüne gelince:

Sözü geçen hükmün tıpkısı, 45 sayılı kanunun 1597 sayılı kanunla değişik 73. maddesinin beşinci fıkrasında, itiraz için bir süre de öngörülmek suretiyle, yer almakta ve özel kanunun bu hükmü halen yürürlükte bulunmaktadır.

Özel kanunların belli konulardak hükümlerinin, yürürlükten kalkmadıkça veya Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmedikçe uygulanmaları zorunlu olup bu gibi hükümler yürürlükte iken onlar bir tarafa itilerek, tıpkısı da olsa, Anayasa hükümlerinin doğrudan uygulanmasına gidilemez.

Buna göre 45 Sayılı Kanunun 73. maddesi hükmü yürürlükte olduğuna göre itirazcı mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı hüküm de sadece bundan ibarettir.

Bu nedenle Anayasanın 137. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve Yüksek Savcılar Kurulunca verilen disiplin ve meslekten çıkarma cezalarının bir defa daha incelenmesini öngörülen kuralın, itirazcı mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Kararın, bu konuya ilişin bölümüne, kararda yazılı gerekçe ile değil, yukurıda açıkladığım gerekçe ile katılıyorum.

Üye

Abdullah

ÜNER

KARŞIOY YAZISI

1) Karşıt görüşümü, Sayın Çoğunlumuzun bu kararında sözünü ettikleri 27.9.1977 günlü ve 1977/117 sayılı karara bağlı karşıoy yazımda açıklamış bulunuyorum.

2) 27.9.1977 günlü olup bu incelemeye dayanak tutulan karar konusunun yeniden ele alınmasında “hukuksal yarar” açıktır.

Üye

Muhittin

GÜRÜN

Üye

Nihat

O.AKÇAKAYALIOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 1977/78, K. 1977/118, 27 Eylül 1977 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I-olay
  4. Iı-itirazın Gerekçesi
  5. Iıı-metinler
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. Karşıoy Yazısı
  8. O.akçakayalıoğlu
  9. H.boyacıoğlu
  10. Karşıoy Yazısı
  11. Üner
  12. Karşıoy Yazısı
  13. Gürün
  14. O.akçakayalıoğlu
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
1977/78
Karar No
1977/118
Tarih
27 Eylül 1977

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.1977/82 K.1977/117
  • AYM Norm Denetimi E.1977/99 K.1977/116
  • AYM Norm Denetimi E.1977/88 K.1977/120
  • AYM Norm Denetimi E.1977/118 K.1977/119
  • AYM Norm Denetimi E.1977/89 K.1977/121
  • AYM Norm Denetimi E.1977/86 K.1977/124

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.