İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2008/112 K.2010/31

Köy Kanunu'nun Ek 3. maddesinin ikinci fıkrasının 'Bunların verecekleri kararlar kat'i olup aleyhine Devlet Şürasına müracaat edilemez.' biçimindeki son tümcesinin Anayasa'nın 36 ve 125. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline karar verilmesi istemidir.

Esas2008/112Karar2010/31Tarih4 Şubat 2010Okuma5 dk · 1.001 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
4 Şubat 2010
Esas Sayısı
2008/112
Karar Sayısı
2010/31
Karar Günü
4.2.2010
R.G Tarih-Sayı
28.04.2010-27565
İtiraz yoluna başvuran
Trabzon VergiMahkemesi
İtirazın konusu
18.3.1924 günlü, 442 sayılı
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.001 kelime·5 dk okuma·12 bölüm

Köy Kanunu'nun Ek 3. maddesinin ikinci fıkrasının 'Bunların verecekleri kararlar kat'i olup aleyhine Devlet Şürasına müracaat edilemez.' biçimindeki son tümcesinin Anayasa'nın 36 ve 125. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Artvin - Yusufeli - Çevreli Köyü ihtiyar heyetinin 20.11.2007 günlü kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin olarak tesis edildiği belirtilen Yusufeli Kaymakamlığı'nın 12.2.2008 tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davadaitiraz konusu kuralın, Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz konusu Yasa Kuralı

18.3.1924 günlü, 442 sayılı Köy Kanunu'nun ikinci fıkrasının son tümcesinin iptali istenilen Ek 3. maddesi şöyledir:

'EK MADDE 3 - (Ek: 3664 - 5.7.1939) Köy İhtiyar Meclisi salınacak salmanın nisbet, cins ve mikdarını İkincikânun ayı içinde tâyin ve tevzi cetvellerini tanzim ederek on beş gün müddetle umumun görebileceği yerlere asmak suretiyle ilân ve hariçte bulunanlara tebliğ eder. Salınan salmalarda kanun hükümlerine uygunsuzluk veya nisbetsizlik olduğunu iddia edenler ilân veya tebliğ müddetinin hitamından itibaren on gün içinde itirazlarını köy muhtarına söylerler veya yazı ile bildirirler ve müracaatlarını tutulacak deftere yazdırarak bir ilmühaber alırlar.

Köy ihtiyar meclisi bir hafta içinde itirazlara bakarak kararını vermeğe ve itiraz edenlere bildirmeğe mecburdur. Bu kararlar aleyhine tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde merkez kazasında valiye, diğer kazalarda kaymakamlara müracaat edilebilir.Bunların verecekleri kararlar kat'i olup aleyhine Devlet Şürasına müracaat edilemez.'

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 36. ve 125. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ'ın katılımlarıyla 8.1.2009 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesineoybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, itiraz konusu kuralla, köy ihtiyar meclisince

salınan salmada oransızlık ve kanuna uygunsuzluk bulunduğunun ileri sürülmesi

suretiyle yapılan itirazlar üzerine köy ihtiyar meclislerince verilen kararlara

karşı merkez ilçelerde valilere, diğer ilçelerde kaymakamlara yapılan itirazlar

hakkında vali ve kaymakamlar tarafından verilecek kararların kesin olduğunun

belirtilerek, bu kararlara karşı Devlet Şûrasına müracaat edilemeyeceğinin

öngörülmesinin, bu işlemlere karşı yargı yolunun kapatılması anlamına geldiği,

bunun da Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan dava yoluyla hak

arama özgürlüğüne ve idarenin yargısal denetimini öngören Anayasa'nın 125.

maddesine aykırı olduğu savlarına dayanılmıştır.

442 sayılı Köy Kanunu'nun ek 1 ve ek 2. maddelerinde salmanın

kimlerden isteneceği, istenilecek tutarın nasıl belirleneceği, hangi amaçlar

için salınabileceği açıklandıktan sonra, Ek 3. maddesinde, köy ihtiyar

meclisinin, salmanın nispet, cins ve miktarını Ocak ayı içinde tayin ve tevzi

cetvellerini tanzim ederek on beş gün müddetle umumun görebileceği yerlere

asmak suretiyle ilan ve hariçte bulunanlara tebliğ edeceği, salmada kanun

hükümlerine uygunsuzluk veya nispetsizlik olduğunu iddia edenlerin ilan veya

tebliğ müddetinin hitamından itibaren on gün içinde itirazlarını köy muhtarına

söyleyecekleri veya yazı ile bildirecekleri ve müracaatlarını tutulacak deftere

yazdırarak bir ilmühaber alacakları, köy ihtiyar meclisinin, bir hafta içinde

itirazlara bakarak kararını vermeye ve itiraz edenlere bildirmeye mecbur

olduğu, bu kararlar aleyhine tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde

merkez kazasında valiye, diğer kazalarda kaymakamlara müracaat edilebileceği,

itiraz konusu son tümcesinde de bunların verecekleri kararların kesin olduğu ve

aleyhine Devlet Şûrasına müracaat edilemeyeceği öngörülmüştür.

Doktrinde ve yargı kararlarında vergi veya vergi benzeri mali yükümlülük olarak kabul edilen salmanın hukuksal niteliği ile iptali istenilen kuralın yürürlüğe girdiği 1939 yılında, ülkemizdeki idarî yargı sistemi içerisinde Danıştay (Devlet Şûrası) dışında başka bir idari yargı merciinin bulunmadığı dikkate alındığında, iptali istenilen kuralda geçen 'Devlet Şûrası' kavramının, 'idari yargı' yerini ifade ettiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.

Anayasa'nın 36. maddesinde 'Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi

içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz' denilmektedir. Maddeyle güvence altına

alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği

taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde

yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden

birisini oluşturmaktadır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı

kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme

karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en

etkili ve güvenceli yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını

kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması adil

yargılamanın ön koşulunu oluşturur.

Yerel yönetim kuruluşu olarak idarenin bütünlüğü içerisinde yer

alan 'Köy'e ait bir organ olan köy ihtiyar meclisince belirlenen salmaya karşı,

merkez ilçede valiye, diğer ilçelerde kaymakamlara yapılan itirazlar üzerine

verilecek kararların kesin olduğunu, bu kararlar aleyhine Devlet Şûrasına

müracaat edilemeyeceğini öngören itiraz konusu kural, idarenin hukuka uygun

olmayan ve kişilerin haklarını ihlal eden 'salma' işlemlerinin bulunması

halinde, kişilere bu işlemlere karşı dava açma hakkı tanımamakta, bu işlemlerin

yargı denetimi dışında kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü alanına yapılmış açık bir

müdahale niteliğindedir. Bu nedenle, yargı denetimini engelleyen itiraz konusu

kural hak arama özgürlüğüyle bağdaşmaz.

Ayrıca, Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında,'İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.'denilmiştir. Buna göre, Anayasa'da sayılan ayrık durumlar dışında, idarenin eylem ve işlemlerinden kimilerinin yargı denetimine bağlı olmaması sonucunu doğuracak nitelikteki bir yasal düzenleme, bu yönden de Anayasa'ya aykırılık oluşturur.

İtiraz konusu kural ile köy ihtiyar meclisince belirlenen salmaya karşı yapılan itiraz üzerine tesis edilen ve Anayasa'da sayılan ayrık durumlar içerisinde yer almayan işlemlere karşı yargı yolu kapatılmakta, bu işlemler anılan maddeye aykırı olarak yargı denetimi dışında bırakılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 36. ve 125. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

18.3.1924 günlü, 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 3. maddesinin ikinci fıkrasının 'Bunların verecekleri kararlar kat'i olup aleyhine Devlet Şürasına müracaat edilemez.' biçimindeki son tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 4.2.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Sacit

ADALI

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

A. Necmi ÖZLER

Üye

Fettah

OTO

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Şevket

APALAK

Üye

Serruh

KALELİ

Üye Zehra · Ayla PERKTAŞ

Anayasa Mahkemesi, E. 2008/112, K. 2010/31, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- Olay
  4. Iıı- Yasa Metinleri
  5. Iv- İlk İnceleme
  6. V- Esasın İncelenmesi
  7. Kılıç
  8. Adalı
  9. Kantarcıoğlu
  10. Erten
  11. Oto
  12. Özgüldür
  13. Apalak
  14. Kaleli
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2008/112
Karar No
2010/31
Tarih
4 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2008/28 K.2010/30
  • AYM Norm Denetimi E.2007/98 K.2010/33
  • AYM Norm Denetimi E.2008/57 K.2010/26
  • AYM Norm Denetimi E.2008/38 K.2010/39
  • AYM Norm Denetimi E.2008/99 K.2010/42
  • AYM Norm Denetimi E.2008/55 K.2010/41

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.