KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Esas Sayısı
- 2011/39
- Karar Sayısı
- 2012/37
- Karar Günü
- 15.3.2012
- R.G. Tarih-Sayı
- 13.10.2012-28440
- İtiraz yoluna başvuran
- Şırnak Asliye Ceza
Karar Metni
1.949 kelime·10 dk okuma·14 bölüm
Mahkemesi
(E.2011/39, E.2011/40)
İTİRAZLARIN KONUSU
6.10.1983 günlü, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun'un 422. maddesiyle değiştirilen 28. maddesinin, Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçundan dolayı açılan kamu davalarında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılık iddialarını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
6.10.1983 günlü, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun'un 422. maddesiyle değiştirilen itiraz konusu kuralı da içeren 28. maddesi şöyledir:
' Madde 28- (Değişik: 23/1/2008-5728/422 md.)
Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
10 uncu madde gereğince verilecek bildirimde düzenleme kurulu üyesi olarak gösterilenlerden 9 uncu maddede belli edilen nitelikleri taşımayanlar, toplantı veya yürüyüşün yapılması hâlinde, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
11 ve 12 nci maddelerde yazılı görevleri yerine getirmeyen düzenleme kurulu üyeleri, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Güvenlik kuvvetlerine veya hükümet komiserine veya yardımcılarına veya hükümet komiseri tarafından toplantı veya yürüyüş safahatının teknik araç ve gereçlerle tespit için görevlendirilenlere bu görevlerini yaptıkları sırada cebir ve şiddet veya tehdit veya nüfuz ve müessir kuvvet sarfetmek suretiyle mani olanlar hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası hükmolunur.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararlarında Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 28.4.2011 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu üzerinde durulmuştur.
Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta
oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname
kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için
Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir
mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve
mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da
o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın
değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı
sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan
kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Kanunu'nun 28. maddesinin tamamının Anayasa'ya aykırılığını
ileri sürmüş ise de, başvuru kararları incelendiğinde, Mahkemenin kanuna
aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak suçlarının nitelikli hallerinin
2911 sayılı Kanun'un 32. ve 33. maddelerinde, basit şeklinin ise 28.
maddesinin birinci fıkrasında düzenlendiğini belirterek, 28. maddenin birinci
fıkrasında 32. ve 33. maddelere göre daha fazla ceza öngörülmesinin Anayasa'ya
aykırı olduğunu ileri sürdüğü, bu nedenle iptal başvurusunun 28. maddenin
birinci fıkrasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Zira 28. maddenin ikinci ve
üçüncü fıkraları, düzenleme kurulu üyelerinin, son fıkrası ise güvenlik
kuvvetlerine veya hükümet komiserine veya yardımcılarına veya hükümet komiseri
tarafından toplantı veya yürüyüş safahatının teknik araç ve gereçlerle tespit
için görevlendirilenlere bu görevlerini yaptıkları sırada cebir ve şiddet veya
tehdit veya nüfuz ve müessir kuvvet sarfetmek suretiyle mani olanların cezalandırılmalarını
düzenlemekte olup, dosyaya konu olaylarda, sanıklar bu suçlardan değil, yasa
dışı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılmaları nedeniyle yargılanmaktadır.
Dolayısıyla 2911 sayılı Yasa'nın 28. maddesinin ikinci, üçüncü ve son fıkraları
bakılmakta olan davada uygulanacak kural niteliği taşımamaktadır.
Açıklanan nedenlerle,
1- 6.10.1983 günlü, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun'un 422. maddesiyle değiştirilen 28. maddesinin ikinci, üçüncü ve son fıkralarının, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine, OYBİRLİĞİYLE,
2- Dosyada eksiklik bulunmadığından, 6.10.1983 günlü, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun'un 422. maddesiyle değiştirilen 28. maddesinin birinci fıkrasının esasının incelenmesine, Serruh KALELİ, Mehmet ERTEN, Fettah OTO ile Serdar ÖZGÜLDÜR'ün karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
karar verilmiştir.
V- BİRLEŞTİRME KARARI
6.10.1983 günlü, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun'un 422. maddesiyle değiştirilen 28. maddesinin birinci fıkrasının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan 2011/40 esas sayılı davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2011/39 esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, esasının kapatılmasına, esas incelemenin 2011/39 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 28.4.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararları ve ekleri, Anayasa Mahkemesi Raportörü Hakan ATASOY tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Kuralın Anlam ve Kapsamı
İtiraz konusu kural ile kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenlemek, yönetmek ve bunların hareketlerine katılmak suçu düzenlenmiştir. Seçimlik hareketli olan bu suçun oluşması için failin 'düzenlemek', 'yönetmek' veya 'katılmak' hareketlerinden birini yapmış olması yeterlidir. Maddede bu suçu işleyenlerin, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları hükme bağlanmıştır.
2911 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen
'kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenlemek' fiili; hazırlıklar da
dahil olmak üzere toplantı veya yürüyüşün yapılabilmesi için gerekli her türlü
işlemi yapmak; 'yasadışı toplantı ya da gösteri yürüyüşünü yönetmek' fiili;
topluluğun dağılmaması, amaçlanan doğrultuda devam etmesi için topluluğa ya da
etkin bazı kişilere gerekli talimatları vermek, duruma göre inisiyatif
geliştirmek, gerekli idare işlemlerini yapmak, topluluğu hareketlendirmek ve
yönlendirmek; 'kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşünü düzenleyen
ve/veya yönetenlerin hareketlerine katılmak' fiili ise, bu toplantı veya
yürüyüşü düzenleyen ve yönetenlerden olmamakla birlikte, bizzat toplantı ve
yürüyüşte hazır bulunarak bu kişilerin hareketlerini paylaşmak anlamına
gelmektedir.
Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşüne silahsız katılmak
suçu 2911 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, silahlı katılmak suçu ise 33.
maddesinde düzenlenmiş ve her iki maddede de bu suçları işleyenlerin altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacakları hükme
bağlanmıştır. Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşüne katılmak
suçunun oluşması için kolluk görevlilerinin ihtar ve zor kullanmasına rağmen
yasadışı toplantı veya gösteriye katılan kimsenin eylemini sürdürmesi koşuldur.
28. maddede ise, yasadışı gösteriyi düzenleme ya da yönetme eylemine
katılanlar, kolluk görevlilerinin herhangi bir uyarı ve zor kullanmasına gerek
kalmadan, sırf bu katılma fiilleri nedeniyle cezalandırılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşüne katılmak suçları ile yasadışı toplantı veya gösteri yürüyüşünü düzenleyen ya da yönetenlerin hareketlerine katılmak suçları, birbirinden farklı suçlar olduğundan bunlar arasında suçun basit ve nitelikli hali şeklinde bir ayrım yapılmadığı anlaşılmaktadır.
B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararlarında 2911 sayılı Kanun'un 32. ve 33. maddelerinin Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet suçunun nitelikli hallerini, 28. maddesinin birinci fıkrası ise basit şeklini düzenlemesine rağmen, suçun basit şeklinin, nitelikli hallerine göre daha ağır ceza ile cezalandırılmasının Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesinde, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.
Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi hukuksal
durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal
eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin
yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını
ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi
ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin ihlali
yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı
tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da
topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı
hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa
Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.
Anayasa'nın 38. maddesinde ceza hukuku alanında yapılacak yasal düzenlemelerde kanun koyucunun suç ve cezalara ilişkin uyması zorunlu temel ilkeler belirlenmiştir. Bunlar, kimsenin, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulacağı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılmayacağı gibi ilkelerdir.
Hukuk devletinde kanun koyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında düzenleme yaparken, Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla toplumda hangi eylemlerin suç sayılacağı, suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma bağlanacağı, cezayı ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerin belirlenmesi gibi konularda anayasal sınırlar içinde takdir yetkisine sahiptir.
Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenlemek, yönetmek veya bunların hareketlerine katılmak suçunu işleyenlerin, kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşüne silahlı ya da silahsız katılmak suçunu işleyenlere nazaran daha ağır cezayla cezalandırılmalarını öngören itiraz konusu kural, kanun koyucunun takdir yetkisi içinde kalmakta olup, itiraz konusu kuralda Devletin cezalandırma yetkisi bakımından suç ve ceza arasında adil bir dengenin bulunması gereğini esas alan hukuk devleti ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.
Kanun koyucu, kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri
düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanların fiilleri için,
bu fiillerin niteliği, işlenme biçimi, toplumsal barışa ve kamu düzenine
verdikleri zararı gözeterek, 32. ve 33. maddelerde düzenlenen eylemler için
öngörülen cezalardan alt sınırlar bakımından daha ağır bir ceza belirlediği
anlaşılmaktadır. Buna göre, itiraz konusu kuralda yer alan kanuna aykırı
toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların
hareketlerine katılanlar ile 2911 sayılı Kanun'un 32. ve 33. maddelerinde
düzenlenen kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahsız ya da silahlı
katılanlar, işledikleri fiillerin niteliği, işlenme biçimi, toplumsal barışa ve
kamu düzenine verdikleri zarar bakımından aynı konumda olmadıklarından, bu
kişilerin alacakları cezanın farklı kurallara bağlı kılınması eşitlik ve hukuk
devleti ilkelerine aykırı değildir.
Bu nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 10. ve 38. maddelerine aykırı olmadığından iptal isteminin reddi gerekir.
ALTAN
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
KARŞI OY GEREKÇESİ
İtiraz istemine konu 6.10.1983 günlü, 2911 sayılı Toplantı ve
Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 28. maddesi, kanuna aykırı olarak toplantı ve
gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine
katılanlar yönünden bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilmesini
öngörmektedir. Madde ile ceza yaptırımı altına alınan husus, kanunsuz toplantı
veya gösteri yürüyüşlerini düzenleme, yönetme ve bunların hareketlerine
(yönetme ve düzenleme fiillerine) katılma olgularıdır. Kanunsuz toplantı veya
gösteri yürüyüşlerine 'düzenleme, yönetme ve bu hareketlere iştirak etme
halleri hariç' katılma fiilleri ise aynı Kanunun 32. ve 33. maddelerinde
düzenlenmiştir. Ne var ki 32. maddede bu suçun unsurları '' ihtara ve zor
kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme'' şeklinde düzenlenmiş ve bu durumun
gerçekleşmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi
öngörülmüştür.
Davanın somutunda, itiraz mahkemesinin elindeki davada sanıkların fiillerinin kanunsuz toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenleme, yönetme veya bu fiillere katılma değil; bu hallerin dışında, ihtara rağmen dağılmamakta ısrar etmek suretiyle kanunsuz gösteri yürüyüşüne iştirak etmekten ibaret bulunduğu, dolayısıyla anılan davanın sanıkları hakkında da 2911 sayılı Kanun'un 28. maddesinden açılmış bir iddianamenin bulunmadığı, dolayısıyla itiraz istemine konu 28. maddenin davada uygulanacak kural olmadığı açıkça görüldüğünden; başvurunun başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerektiği değendirildiğinden, çoğunluğun işin esasına geçilmesine dair kararına katılmıyoruz.
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Başkanvekili
Serruh KALELİ
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fettah OTO
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Anayasa Mahkemesi, E. 2011/39, K. 2012/37, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası