KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Esas Sayısı
- 2011/48
- Karar Sayısı
- 2012/88
- Karar Günü
- 31.5.2012
- R.G. Tarih-Sayı
- 22.11.2013-28829
- İptal davasını açanlar
- Anamuhalefet Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) TBMM Grubu adına Grup Başkanvekilleri Kemal ANADOL
Karar Metni
1.886 kelime·9 dk okuma·15 bölüm
ile M. Akif HAMZAÇEBİ
İPTAL DAVASININ KONUSU
22.2.2011 günlü, 6119 sayılı Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'un 1. maddesinin Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 4., 7. ve 174. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralı
6119 sayılı Kanun'un dava konusu 1. maddesi şöyledir:
'MADDE 1- (1) Türkiye Cumhuriyeti adına 1 Eylül 2003 tarihinde Almatı'da imzalanan "Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşma"nın giriş bölümünün birinci paragrafı, 3 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrası ve 14 üncü maddesinin (6) numaralı fıkrası ile 18 inci, 29 uncu ve 55 inci maddelerine "Anayasamız, kanunlarımız ve bağlı olduğumuz anlaşmalar hükümlerinin saklı olduğu" şeklinde ihtirazi kayıt derpiş olunmak üzere onaylanması uygun bulunmuştur.'
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 4., 7. ve 174. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 2.6.2011 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında;
1- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, Haşim KILIÇ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Alparslan ALTAN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN ile Celal Mümtaz AKINCI'nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
2- Yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE,
karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Musa SAĞLAM tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu kuralı da içeren Kanun'un, milletlerarası andlaşmanın onaylanmasını uygun bulma kanunu olması, Kanun'un iptali istenen 1. maddesinin söz konusu Anlaşma maddelerini tekrar etmeksizin sadece ihtirazi kayıt derpiş olunan maddelerin başlıklarını vermekle yetinmesi ve Anayasa'nın 90. maddesiyle milletlerarası andlaşmaların Anayasa'ya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulmasının yasaklanması karşısında; Anayasa'ya aykırılık sorununu incelemeden önce milletlerarası andlaşmaların ve onların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanunların yargısal denetimi konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
A- Milletlerarası Andlaşmaların Yargısal Denetimi
Milletlerarası andlaşmaların Türk hukuk düzenindeki yeri ve
Anayasal denetimi, Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasında, 'Usulüne göre
yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar
hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.'
biçiminde düzenlenmiştir. Bu hükümde yer alan 'başvurulamaz' ibaresi,
kesin bir önerme olup andlaşmalara karşı Anayasa Mahkemesine başvuru yolunu
kapatmaktadır. Anayasa, andlaşmaların denetimine ilişkin istisnai düzenlemelere
de yer vermemiş olduğundan bu hükmün aksine bir uygulamanın da yorum yoluyla
yapılabilmesi mümkün değildir. Ayrıca, anayasanın bütünlüğü ilkesi açısından
bakıldığında, milletlerarası ilişkilerin niteliği gereği andlaşmalar üzerindeki
tek denetimin onların onaylanmasını uygun bulmaya dair kanunun görüşülmesi
sırasında TBMM'nin yapabileceği siyasal denetim olduğu açıktır.
Anayasa'nın 90. maddesinin gerekçesinde, 'uygulamada iyi işlediği ve ihtiyaca cevap verdiği için' 1961 Anayasası'nda yer alan andlaşmaların denetimine ilişkin kuralın aynen alındığı belirtilmiştir. Bu nedenle, 1961 Anayasası'nın kabulü süreci incelenerek 1982 Anayasası'nın 90. maddesinin kabulünü gerektiren gerekçeleri saptamak gerekmektedir.
1961 Anayasası'nın hazırlık sürecinde Kurucu Meclis tarafından
oluşturulan Anayasa Komisyonunca hazırlanan metinde andlaşmaların Anayasa'ya
aykırılığının bunların onaylanması öncesinde ileri sürülebilmesi ve
incelenmesi öngörülmüş (önleyici denetim); bunun gerekçesi olarak
da '... Milletlerarası andlaşmaların Anayasaya uygunluğunun murakabesi
konusunda, kanunlarla ilgili murakabeye nazaran farklı bir usul
getirilmektedir. Gerçekten bir anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra Anayasaya
aykırılığı dolayısıyla iptalinin Devletin milletlerarası sorumluluğunu
doğurmaması için, bu murakabenin teşri organın tasvibinden geçmeden önce tahkik
edilmesi ve sonuçlandırılması zaruridir.' denilmiştir. Ancak, Millî Birlik
Komitesi tarafından, önleyici denetime ilişkin hüküm maddeden çıkarılmış ve
maddenin son fıkrası, 'usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası
andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında 149 uncu ve 151 inci maddeler
gereğince Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.' biçiminde düzenlenmiştir. Buna
göre, milletlerarası ilişkilerin siyasî yönünün ağır basması nedeniyle dış
ilişkilerin sürekliliği bakımından doğabilecek sakıncaların önlenmesi amacıyla
milletlerarası andlaşmaların iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasının
engellendiği anlaşılmaktadır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş bir milletlerarası andlaşmanın,
Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi, Devletin o andlaşmayla kabul ettiği
yükümlülüklerini yerine getirememesi neticesini ortaya çıkaracaktır. Bu hâl
tartışmasız olarak Devleti uluslararası hukuk karşısında zor durumda bırakacak,
Devlet andlaşmanın niteliğine ve kapsamına göre birtakım yaptırımlara maruz
kalabilecek ve uluslararası alandaki saygınlığının zarar görmesi söz konusu
olabilecektir. Bu nedenle, anayasa koyucu, milletlerarası andlaşmaların
onaylanmalarının ardından iptale konu olabilmesinin uluslararası hukuk
açısından Devleti bir takım ciddi sorumluluklar altına sokabileceğini düşünmüş
ve onları Anayasal denetimin dışında tutmuştur.
B- Milletlerarası Andlaşmayı Onaylamayı Uygun Bulma Kanunu'nun Yargısal Denetimi
Anayasa'nın 104. maddesine göre milletlerarası andlaşmaları onaylama ve yayımlama yetkisi Cumhurbaşkanı'na aittir. Anayasa'nın 90. maddesi ise Cumhurbaşkanı'nın milletlerarası andlaşmayı onaylanmasını, TBMM'nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlamıştır. Uygun bulma kanunları, diğer kanunlardan temelde farklı olmayıp onlarla aynı süreci izleyerek kabul edilirler, tarih ve numara alırlar, Resmî Gazete'de yayımlanırlar. Ancak bu kanunlar ilke olarak üç maddeliktir. İlk madde ilgili andlaşmanın çekince konularak veya çekincesiz uygun bulunduğunu, ikinci madde, kanunun yürürlüğe giriş tarihini, üçüncü madde ise kanunun yürütülmesini düzenler.
Anayasa'nın 148. maddesinde 'Anayasa Mahkemesi, kanunların, '
Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler' denilmektedir.
Anayasa, kanunların anayasaya uygunluk denetimine getirdiği istisnalara da aynı
maddede ya da farklı maddelerde yer vermiştir. Kanunların şekil bakımından
denetiminin son oylamanın öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı ile sınırlı
olması ve Anayasa'nın 174. maddesindeki Türkiye Cumhuriyeti'nin laik niteliğini
koruma amacını güden inkılâp kanunlarının Anayasa'ya aykırı olduğu şeklinde
anlaşılamayacağına dair hükümleri bunun istisnalarıdır. Ancak Anayasa'da uygun
bulma kanunun denetimini yasaklayan bir kural bulunmamaktadır. Ayrıca ne 1982
Anayasası'nın gerekçesinde ne de onun göndermede bulunduğu 1961 Anayasası'nın
gerekçesinde bunun aksini belirten bir ifadeye de yer verilmemektedir. Öte
yandan, belirtilen anayasal düzenlemeler karşısında bu denetimin yapılması,
devletin bütün etkinliklerinde hukuka ve Anayasa'ya uyması, işlem ve
eylemlerinin bağımsız yargı denetimine tabi olması anlamına gelen hukuk devleti
ilkesinin bir gereğidir. Bu nedenle, andlaşmalardan bağımsız olarak uygun bulma
kanunlarına karşı Anayasa Mahkemesine başvurulabileceği kabul edilmelidir.
C- Uygun Bulma Kanunu'nun Denetiminin Kapsamı
Bir milletlerarası andlaşma, doğrudan denetime tabi tutulamamasına rağmen onaylanmasını uygun bulan kanunun anayasallık denetimi mümkündür. Ancak Anayasa'nın 90. maddesindeki emredici hüküm gereği, uygun bulma kanunu denetlenirken, andlaşmanın denetiminin yapılmasına izin verilmemiştir. Anayasa koyucunun milletlerarası andlaşmaların Anayasal denetimini açık bir irade ile dışarıda bırakmasına rağmen, uygun bulma kanununun denetimi yoluyla andlaşmalar hakkında değerlendirme yapmak Anayasa'nın 90. maddesindeki yasaklayıcı düzenlemeyi işlevsiz hale getirecektir.
Uygun bulma kanununun şekil bakımından denetimi, kanunun son oylamasında öngörülen çoğunlukla kabul edilip edilmediği ile sınırlıdır. Şekil denetimi kapsamında Anayasa'nın 90. maddesiyle getirilen yasağı bertaraf edici nitelikte denetim yapılması da söz konusu olamaz.
Uygun buldukları andlaşmayı tekrar etmeyen ve ilke olarak üç maddeden oluşan uygun bulma kanunlarının esas yönünden denetimini yapmayı kabul etmek, andlaşmanın içeriğine ilişkin çeşitli değerlendirmelerde bulunmayı gerektirir. Uygun bulma kanununun andlaşma kuralları gözetilerek yapılacak bir incelemesi, andlaşma kurallarının dolaylı olarak denetlenmesi anlamına gelir. Oysa Anayasa'nın 90. maddesi böyle bir incelemeye engeldir.
Bununla beraber, uygun bulma kanununun bazı hükümleri, onaylanmasını uygun bulduğu andlaşmadan ayrılabiliyor, bağımsız olarak kendi başına hüküm ifade edebiliyor ve ondan ayrı olarak hukuk düzeninde etki yapabiliyorsa, anılan hükümlerin Anayasa'ya aykırılığı iddiasının esas bakımından incelenmesi mümkündür. Buna karşılık uygun bulma kanununun ancak andlaşma ile birlikte anlam ve etki taşıyan nitelikteki hükümlerinin esas bakımından denetlenebilmesi söz konusu değildir.
D- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
Dava dilekçesinde; Anlaşma'nın kimi hükümlerine çekince
konulmasına karşın, lâik hukuk devleti ilkesinin ihlalinin engellenemediği,
lâik hukuk devletini ihlal eden Anlaşma'nın TBMM tarafından uygun bulunmasının
Anayasa'nın Türkiye Cumhuriyetinin lâik bir hukuk devleti olduğunu ifade eden
2. ve yasama yetkisini belirleyen 7. maddeleri ile bağdaşmaz olduğu, lâik hukuk
devleti yasal güvence altına alınmayarak Anayasa'nın Başlangıç'ı, laiklik
ilkesinin değiştirilmesi teklifini yasaklayan 4. maddesi ve Türk toplumunu
çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Cumhuriyetin lâiklik niteliğini
koruma amacını güden 174. maddesinin de ihlal edildiği belirtilerek kuralın,
Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 4., 7. ve 174. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
Kanun, 1.9.2003 tarihinde Almatı'da imzalanan Özel Sektörün
Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşma'nın onaylanmasının uygun
bulunduğuna dairdir. Dört maddeden oluşan anılan Kanun'un iptali istenen 1.
maddesi, Anlaşma'nın giriş bölümünün birinci paragrafı, 3. maddesinin (1)
numaralı fıkrası ve 14. maddesinin (6) numaralı fıkrası ile 18., 29. ve 55.
maddelerinin 'Anayasamız, kanunlarımız ve bağlı olduğumuz anlaşmalar
hükümlerinin saklı olduğu' şeklinde ihtirazi kayıt derpiş olunmak üzere
onaylanması uygun bulunduğunu belirtmektedir.. Kanun'un
2. maddesi Türkiye'nin Kuruma katılım payını düzenlenmekte, 3. maddesi Kanun'un
yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini, son maddesi ise Kanun'un yürütülmesi
görevinin Bakanlar Kuruluna ait olduğunu hükme bağlanmaktadır.
Kanun'un dava konusu kural olan 1. maddesi, uygun bulduğu Anlaşma ile birlikte anlam taşımaktadır ve ancak onunla birlikte ele alındığında hukuk düzenimizde etki yapabilir niteliktedir. Bu nedenle, söz konusu kuralın denetiminin ancak Anlaşma kuralları gözetilerek yapılabileceği, bunun da Anayasa'nın 90. maddesinde yasaklanan andlaşma kurallarının denetlenmesi anlamına geleceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, Kanun'un 1. maddesine yönelik Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmediğinden bu konudaki iptal isteminin reddi gerekir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
22.2.2011 günlü, 6119 sayılı Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'un 1. maddesine yönelik iptal istemi, 31.5.2012 günlü, E.2011/48, K.2012/88 sayılı kararla reddedildiğinden, bu maddeye ilişkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDİNE, 31.5.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
ALTAN
Üye
Fulya
KANTARCIOĞLU
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
KARŞIOY YAZISI
2.6.2011 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında 22.2.2011 günlü, 6119 sayılı Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Antlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'un 1. maddesinin iptali istemi ile ilgili olarak çoğunluk kararıyla işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
Milletlerarası andlaşmaların Türk hukuk düzenindeki yeri ve yargısal denetimi, Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, 'Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz'. Bu kuralda yer alan 'başvurulamaz' ibaresi, kesin bir şekilde andlaşmalara karşı Anayasa Mahkemesine başvuru yolunu kapatmakta ve bu konuda bir istisnaya da yer vermemektedir.
Bir milletlerarası andlaşma, belirtilen düzenlemeler nedeniyle doğrudan denetime tabi tutulamamasına rağmen onun onaylanmasını uygun bulan kanunun anayasallık denetiminin yapılmasını engelleyen bir kural bulunmamaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesinin uygun bulma kanunu üzerinde denetim yaparken, onun uygun bulduğu andlaşmayı denetlemesi de Anayasa'nın 90. maddesi ile bağdaşmaz.
İptali istenen Kanun, Türkiye Cumhuriyeti adına 1.9.2003 tarihinde
Almatı'da imzalanan Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu
Anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dairdir. Dört maddeden oluşan
anılan Kanun'un iptali istenen 1. maddesi, Anlaşmanın giriş bölümünün birinci
paragrafı, 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası ve 14. maddesinin (6) numaralı
fıkrası ile 18., 29. ve 55. maddelerinin 'Anayasamız, kanunlarımız ve bağlı
olduğumuz anlaşmalar hükümlerinin saklı olduğu' şeklinde ihtirazi kayıt
derpiş olunmak üzere onaylanması uygun bulunduğunu belirtmektedir..Kanun'un 2.
maddesi Türkiye'nin Kuruma katılım payını düzenlenmekte, 3. maddesi Kanun'un
yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini, son maddesi ise Kanun'un yürütülmesi
görevinin Bakanlar Kuruluna ait olduğunu hükme bağlanmaktadır.
Kanun'un dava konusu olan 1. maddesi, uygun bulduğu uluslararası andlaşma ile birlikte anlam taşımaktadır ve ancak onunla birlikte ele alındığında hukuk düzenimizde etki yapabilir niteliktedir. Bu nedenle söz konusu kuralın iptal istemindeki gerekçelere göre denetimi ancak andlaşma kuralları gözetilerek yapılabilir. Böyle bir uygulama ise andlaşma kurallarının denetlenmesini yasaklayan Anayasa'nın 90. maddesine aykırı olacaktır.
Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu kurallara yönelik iptal isteminin esas inceleme aşamasında Anayasa Mahkemesince denetlenebilecek bir husus bulunmadığından ilk inceleme aşamasında istemin Anayasa Mahkemesinin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle kuralın esasının incelenmesine yönelik çoğunluk görüşüne katılmadık.
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Başkan
Haşim KILIÇ
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Alparslan
ALTAN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi
DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Anayasa Mahkemesi, E. 2011/48, K. 2012/88, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası