İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2011/58 K.2012/70

Mahkemesi

Esas2011/58Karar2012/70Tarih17 Mayıs 2012Okuma10 dk · 1.957 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
17 Mayıs 2012
Esas Sayısı
2011/58
Karar Sayısı
2012/70
Karar Günü
17.5.2012
R.G. Tarih-Sayı
21.07.2012-28360
İtiraz yoluna başvuran
Van 3. Asliye Hukuk
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.957 kelime·10 dk okuma·19 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 35. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Davacılar tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasında, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen itiraz konusu kuralları da içeren 8. maddesi şöyledir:

'Madde 8 ' (Değişik: 31/1/2007-5578/2 md.)

Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılır. Ayrıca Bakanlık tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabilir.

Tarımsal faaliyetin ekonomik olarak yapılabildiği en küçük alana sahip ve daha fazla küçülmemesi gereken yeter büyüklükteki tarımsal arazi parsel büyüklüğü, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirlenir. Belirlenen küçüklüğe erişmiş tarımsal araziler miras hukuku bakımından bölünemez eşya niteliğini kazanmış olur. Tarımsal arazinin bu niteliği tapu kütüğüne şerh edilir.

Belirlenen parsel büyüklüğü; mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamaz. Tarım arazileri bu büyüklüklerin altında ifraz edilemez, bölünemez veya küçük parsellere ayrılamaz. Ancak çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak istekleri olan bitkilerin yetiştiği yerler ile seraların bulunduğu alanlarda, yörenin arazi özellikleri daha küçük parsellerin oluşmasını gerekli kıldığı takdirde, Bakanlığın uygun görüşü ile daha küçük parseller oluşturulabilir.

Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalara bölünemez. Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu araziler ifraz edilemez, payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Bu araziler hakkında 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun özgülemeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.'

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 35. maddelerine dayanılmış, 13. ve 44. maddeleri ise ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 9.6.2011 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.

Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta

oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname

kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü

aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için

Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir

mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve

mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralların da

o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın

değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı

sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

Başvuran Mahkemenin bakmakta olduğu dava, tapu iptal ve tescil davası olup, davaya konu taşınmazlar mutlak tarım arazileridir. Ayrıca, özgülemeye ilişkin hükümlerin uygulanması konusunda bir talep de bulunmamaktadır. Dolayısıyla, 5403 sayılı Kanun'un 8. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının son cümleleri bakılmakta olan davada uygulanacak kurallar değildir.

Bu nedenle;

A- 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8. maddesinin;

1- Üçüncü fıkrasının son cümlesinin,

2- Dördüncü fıkrasının son cümlesinin,

İtiraz başvurusunda bulunan Mahkeme'nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümlelere ilişkin başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddine,

B- Dosyada eksiklik bulunmadığından, 3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8. maddesinin;

1- Üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin,

2- Dördüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin,

Esasının incelenmesine,

OYBİRLİĞİYLE, karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralları, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- İtiraz Konusu Kuralların Anlam ve Kapsamı

İtiraz konusu kuralları da içeren 5403 sayılı Kanun'un 8. maddesi tarım arazilerinin sınıflandırılması ve arazi parsel büyüklüklerinin belirlenmesi ile ilgili hükümleri içermektedir.

5403 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrasında; tarım arazilerinin doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılacağı, ayrıca Bakanlığın tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabileceği hüküm altına alınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, tarımsal faaliyetin ekonomik olarak yapılabildiği en küçük alana sahip ve daha fazla küçülmemesi gereken yeter büyüklükteki tarımsal arazi parsel büyüklüğünün, bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek Bakanlık tarafından belirleneceği, belirlenen küçüklüğe erişmiş tarımsal arazilerin, miras hukuku bakımından bölünemez eşya niteliğini kazanacağı, tarımsal arazinin bu niteliğinin de tapu kütüğüne şerh edileceği belirtilmektedir.

Maddenin üçüncü fıkrasının itiraz konusu birinci ve ikinci cümlelerinde, belirlenen parsel büyüklüklerinin; mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamayacağı, tarım arazilerinin bu büyüklüklerin altında ifraz edilemeyeceği, bölünemeyeceği veya küçük parsellere ayrılamayacağı öngörülmektedir.

Maddenin dördüncü fıkrasının itiraz konusu birinci ve ikinci cümlelerinde ise, Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazilerinin, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalara bölünemeyeceği, bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, paylarının üçüncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği veya rehnedilemeyeceği ifade edilmektedir.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararında, itiraz konusu kurallarla getirilen yasaklamaların mülk sahibini bireysel ve aşırı yük altına soktuğu ve toplumun genel yararının gerekleri ile bireylerin temel haklarının gerekleri arasında adil bir denge kurulması noktasında mülk sahibi aleyhine sonuç doğurduğu, düzenlemenin hizmet edilen amaca uygun olarak orantılı olmadığı, itiraz konusu kuralların kapsamına girmeyen özellikle imar plânı içerisinde kalan taşınmazlar yönünden böyle bir müdahale yok iken, tarım arazilerinde böyle bir yasaklamanın olmasının eşitlik ilkesini ihlal ettiği, bu nedenle itiraz konusu kuralların Anayasa'nın 2., 10., 11. ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 13. ve 44. maddeleri yönünden de incelenmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen 'yasa önünde

eşitlik ilkesi' hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu

ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin

amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı

tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.

Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar

uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde

eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.

Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik

kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı

hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik

ilkesi zedelenmez.

Anayasa'nın 35. maddesinde herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Mülkiyet hakkı, kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf olanağı veren bir haktır.

Anayasa'nın 44. maddesinde; 'Devlet, toprağın verimli

olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek

ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye

toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik

tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir.

Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması,

üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı

servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz. Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez,

miras hükümleri dışında başkalarına devredilmez ve ancak dağıtılan çiftçilerle

mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan

toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir' denilmektedir.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun birinci

maddesinde Yasa'nın amacının; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve

niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunmasını, geliştirilmesini ve çevre

öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi

kullanımını sağlayacak usûl ve esasları belirlemek olduğu, ikinci maddesinde

ise Yasa'nın; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak

belirlenmesi, sınıflandırılması, arazi kullanım plânlarının hazırlanması,

koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının

katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların

önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin sorumluluk,

görev ve yetkilerin tanımlanması ile ilgili usûl ve esasları kapsadığı

belirtilmiştir.

Anayasa, yasa koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda

tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi vermektedir. Bu bağlamda, yasa

koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak

kullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı

Kanunu çıkarılmış bulunmaktadır. İtiraz konusu kuralların da, tarım

arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal

yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların

engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların

azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin

ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirildiği anlaşılmaktadır.

Bu düzenlemeler de Anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde olup,

Anayasa'nın 44. maddesi uyarınca Devlet'e verilen görevin yerine getirilmesinin

sağlanması amacına yöneliktir.

Anayasa'nın 13. maddesinde, 'Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz' denilmiştir.

İtiraz konusu kuralların mülkiyet hakkının sınırlanması sonucunu

doğurduğu açıktır. Ancak, işin niteliğinden kaynaklanan bu sınırlamanın,

yukarıda belirtilen gerekçeler göz önüne alındığında kamu yararına olduğu

kuşkusuzdur. Diğer yandan, tarım arazilerinin tek bir kişiye ait olması halinde

üçüncü kişilere satılması, devredilmesi veya rehnedilmesi mümkün bulunmaktadır.

Bölünemez büyüklükte ve birlikte mülkiyet halinde ise paydaşların veya

iştirakçilerin tamamının birlikte katılımı halinde taşınmaz satılabilecek,

devredilebilecek veya rehnedilebilecektir. Bu nedenle,

sınırlamadan beklenen kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında

adil bir dengeyi sağlayan itiraz konusu kuralların ölçülü ve orantılı

olmadığından söz edilemez.

Ayrıca, tarım arazilerinin malikleri ile diğer taşınmazların malikleri aynı hukuksal konumda olmadıklarından, bunların farklı kurallara tabi tutulmaları Anayasa'da yer alan eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.

Öte yandan, itiraz konusu 8. maddenin dördüncü fıkrasının ilk

cümlesinde, Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan

tarım arazilerinin, belirlenen büyüklükteki parsellerden daha küçük parçalara

bölünebilmesine imkân tanınmaktadır. Ancak Bakanlık, kamu yatırımları için

ihtiyaç duyulan tarım arazilerinin bölünebilmesine ilişkin uygun görüşünü, 5403

sayılı Kanun'un amacını, Kanun'un tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı ile

ilgili hükümler içeren 13. ve diğer maddelerini değerlendirerek belirleyecek,

Kanun'un amacına ve kurallarına uymayan durumlarda uygun görüş vermeyecektir.

Bu konudaki hükümler de, 5403 sayılı Kanun'da açık, belirli ve net bir şekilde

belirtildiğinden kural, Anayasa'ya aykırı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa'nın 2., 10., 13., 35. ve 44. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralların Anayasa'nın 11. maddesi ile bir ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

3.7.2005 günlü, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun, 31.1.2007 günlü, 5578 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilen 8. maddesinin, üçüncü ve dördüncü fıkralarının birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 17.5.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim

KILIÇ

Başkanvekili

Serruh

KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Fulya

KANTARCIOĞLU

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla PERKTAŞ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

Zühtü

ARSLAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2011/58, K. 2012/70, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Kılıç
  9. Kaleli
  10. Altan
  11. Kantarcıoğlu
  12. Erten
  13. Özgüldür
  14. Kömürcü
  15. Üstün
  16. Yıldırım
  17. Necipoğlu
  18. Dursun
  19. Tercan
  20. Topal
  21. Arslan
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2011/58
Karar No
2012/70
Tarih
17 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2011/47 K.2012/87
  • AYM Norm Denetimi E.2011/37 K.2012/69
  • AYM Norm Denetimi E.2011/134 K.2012/83
  • AYM Norm Denetimi E.2011/38 K.2012/89
  • AYM Norm Denetimi E.2011/136 K.2012/72
  • AYM Norm Denetimi E.2012/50 K.2012/73

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.