İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2012/143 K.2013/48

Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi

Esas2012/143Karar2013/48Tarih28 Mart 2013Okuma7 dk · 1.445 kelime

KÜNYE

Anayasa İtiraz

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Mart 2013
Esas Sayısı
2012/143
Karar Sayısı
2013/48
Karar Günü
28.3.2013
R.G. Tarih-Sayı
10.10.2013-28791
Yoluna başvuranlar
1-
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.445 kelime·7 dk okuma·30 bölüm

Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesi

(E.2012/143)

2- Askeri Yargıtay Daireler Kurulu (E.2013/2)

İTİRAZLARIN

KONUSU : 22.5.1930

günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, 11.12.1935 günlü, 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan;

1- ''veya bizzat girmiş oldukları taahhüdün'' ibaresinin,

2- 'firar fiilleri hakkında dava müruru zamanı' bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar.' ibaresinin,

Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılıkları ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi istemidir.

I-

OLAY

Yabancı memlekete firar suçundan açılan davalarda, dava zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması hakkındaki itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler, iptali için başvurmuşlardır.

III-

YASA METİNLERİ

A-

İtiraz Konusu Yasa Kuralları

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun itirazlara konu ibarelerin de yer aldığı 49. maddesi şöyledir:

'Madde 49- (Değişik: 11/12/1935 - 2862/4 md.)

Aşağıdaki fıkralarda yazılı hükümler mahfuz olmak üzere askeri suçlarda dava ve cezanın düşmesi hususlarında Türk Ceza Kanununun birinci kitabının 9 uncu babı hükümleri tatbik olunur.

A)

Yoklama kaçağı, bakaya, saklı ve firar fiilleri hakkında dava müruru zamanı, bütün askeri mükellefiyetlerin veya bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar.

B)

Hıyanet cürümler ile maznun ve mahkûm olanlar hakkında müruru zaman yoktur.

C)

(Ek: 14/6/1989 - 3574/1 md.) Sırf askeri suçlarda Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesi hükümleri uygulanmaz.'

B-

Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararlarında, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.

IV-

İLK İNCELEME

A-

E. 2012/143 Sayılı Dosyanın İlk İnceleme Kararı

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 27.12.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, esas incelemenin 'firar suçu' yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

B-

E. 2013/2 Sayılı Dosyanın İlk İnceleme Kararı

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN'ın katılımlarıyla 17.1.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, esas incelemenin 'yabancı memlekete firar suçu' yönünden yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V-

BİRLEŞTİRME KARARI

22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, 11.12.1935 günlü, 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan 'firar fiilleri hakkında dava müruru zamanı' bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar' ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin davanın, aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E.2012/143 sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, E.2013/2 sayılı dosyanın esasının kapatılmasına, esas incelemenin E.2012/143 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, 17.1.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI-

ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararları ve ekleri, Raportör Mustafa ÇAL tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru

kararlarında, kanun koyucunun zamanaşımını

düzenlerken, ceza hukukunun temel prensiplerinden olan ölçülülük ilkesiyle

bağlı olduğu, sadece asker kişiler tarafından işlenebilen ve askeri disiplinin

zafiyetine sebep olabilecek nitelikteki suçlarda zamanaşımı süresinin genel

hükümler çerçevesinde başlarken, yabancı memlekete firar suçu açısından sanığın

bizzat girdiği taahhütten itibaren başlamasının askeri disiplin yönünden

gerekli bir tedbir olmadığı, itiraz konusu kuralların suçun ağırlığı, ona

verilen cezanın süresi, cezadan beklenen faydanın zaman içerisinde azalacağını

dikkate almaması ve faili uzun ve aynı zamanda belirsiz olan süreyle ceza

tehdidi altında bırakması nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri

arasında adil bir denge oluşturamadığı belirtilerek kuralların Anayasa'nın 2.

ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Her ne kadar ilk inceleme kararlarında itiraz konusu kuralların esas incelemesinin sınırlı olarak yapılmasına karar verilmişse de, dava zamanaşımı süresinin başlangıcı konusunda maddede belirtilen bizzat girilen taahhüt kıstasının ortak hüküm niteliğinde olması ve madde kapsamına alınan suçların benzer nitelikte olmaları dikkate alınarak esas inceleme bizzat girilen taahhüt ibaresinin kapsadığı tüm suçlar bakımından yapılmıştır.

İtiraza

konu kuralı da içeren 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 49. maddesi ile Türk

Ceza Kanunu'nda yer alan dava ve cezanın düşmesi ile ilgili hükümlerin askeri

suçlarda da uygulanacağı öngörülmüştür. Kanun koyucu, atıf yapılan Türk Ceza

Kanunu'nun genel ilkelerinden ayrılarak, 1632 sayılı Kanun'un 49. maddesinin

(A) fıkrası ile sınırlı sayıda suçu belirtmek suretiyle dava zamanaşımı

süresinin başlangıcı konusunda istisna getirmiştir. Maddede, yoklama kaçağı,

bakaya, saklı ve firar suçlarında askerlik

görevi yapanlar için durum ve statülerine göre dava zamanaşımının başlangıcı

yönünden iki farklı tarih öngörülmüştür. Bu süre, Anayasa'nın 72. maddesinde

belirtilen vatan hizmeti olarak zorunlu er ya da erbaş statüsünde askerlik

görevini yapan kişiler yönünden bütün askeri mükellefiyetlerin bitmesi ile

başlarken, zorunlu askerlik hizmeti dışında görev yapan sözleşmeli er ve

erbaşlar ile subay ve astsubaylar yönünden bizzat girdikleri taahhütlerin

bitmesi ile başlatılmaktadır.

1632

sayılı Kanun'un 49. maddesinin (A) fıkrasında geçen 'bizzat girilen taahhüt' kavramı

bir sözleşme veya mecburi hizmet nedeni ile askerlik görevi yapan kişilerle

ilgilidir. Sözleşmeli er ve erbaşların yaptıkları sözleşmelerle süreli olarak

girdikleri ya da subay ve astsubayların askeri okullardan mezun olduktan sonra

kanunlara göre belirlenen sürede zorunlu olarak görev yapmak üzere verdikleri

taahhütler kastedilmektedir. Bu şekilde görev yapanlar ise subay, astsubay,

sözleşmeli er ya da erbaşlardır. Bu durum subay ve astsubaylar için 926 sayılı

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 'Subayların ve

astsubayların yükümlülüğü' başlıklı 112. maddesinde, 'Muvazzaf

subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen

10 yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler.' şeklinde ifade

edilmiştir. Bu istisnaya göre, anılan

suçları işleyenler hakkındaki dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden değil

bizzat girdikleri taahhütlerin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı

açıktır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Kanun koyucu, zamanaşımı kurumunu düzenlerken hukuk devleti ilkesinin bir gereği ve ceza hukukunun temel prensiplerinden olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise 'elverişlilik', 'gereklilik' ve 'orantılılık' olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. 'Elverişlilik', başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, 'gereklilik' başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını ve 'orantılılık' ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir.

Ölçülülük ilkesiyle devlet, cezalandırmanın sağladığı kamu yararı

ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir dengeyi sağlamakla

yükümlüdür. İtiraz konusu kuralın askeri

disiplinin tesisinde zafiyeti önlemek amacıyla getirildiği anlaşılmakta ise de

maddede belirtilen suçları işleyenler açısından dava zamanaşımı süresinin,

failin yakalanmak veya kıtasına kendiliğinden katılmak suretiyle askeri

hiyerarşi ve disiplin altına girdiği tarihten ya da idarece disiplin altına

girmesine gerek görülmeyerek resen ilişiğinin kesildiği tarihten başlatılmayıp,

bizzat girdiği taahhüdün bittiği tarihten itibaren başlatılması, askeri

disiplinin sağlanması açısından gerekli ve elverişli bir tedbir olarak

değerlendirilemez. Dava konusu kural kişileri,

işledikleri suçlarla orantısız ve makul olmayan bir süre içinde davalarının ne

şekilde sonuçlanacağı endişesiyle de yaşamak durumunda bırakmaktadır.

İtiraz konusu kural, maddede sayılan suçların ağırlığını, öngörülen ceza sürelerini, cezadan beklenen sosyal faydanın zaman içinde azalacağını dikkate almaması, disiplinin yeniden tesisine etkin bir katkı sağlamayacak olmasına rağmen faili uzun ve aynı zamanda belirsiz olan süre ile ceza tehdidi altında bırakması nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge oluşturduğu söylenemeyeceğinden bu yönüyle de ölçülülük ilkesine aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, itiraza konu kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

Kuralın, Anayasa'nın 2. maddesi yönünden iptal edilmesi nedeniyle Anayasa'nın 10. maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

VII- İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, kanunun belirli kurallarının iptali, diğer kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.

1632 sayılı Kanun'un 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan ''bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar' ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan fıkranın kalan bölümünün 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.

VIII- SONUÇ

A-

22.5.1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun, 11.12.1935 günlü, 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan ''bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar.' ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

B- 1632

sayılı Kanun'un 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan ''bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren işlemeğe başlar.' ibaresinin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan fıkranın kalan bölümünün de, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,

28.3.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye Erdal TERCAN Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN

Anayasa Mahkemesi, E. 2012/143, K. 2013/48, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. (E.2012/143)
  4. İtirazların
  5. Konusu : 22.5.1930
  6. I-
  7. Olay
  8. Iıı-
  9. Yasa Metinleri
  10. A-
  11. A)
  12. B)
  13. C)
  14. B-
  15. Iv-
  16. İlk İnceleme
  17. A-
  18. E. 2012/143 Sayılı Dosyanın İlk İnceleme Kararı
  19. B-
  20. E. 2013/2 Sayılı Dosyanın İlk İnceleme Kararı
  21. V-
  22. Birleştirme Kararı
  23. Vı-
  24. Esasın İncelenmesi
  25. Vıı- İptalin Diğer Kurallara Etkisi
  26. Vııı- Sonuç
  27. A-
  28. B- 1632
  29. Altan
  30. Özgüldür
  31. Perktaş
  32. Akıncı

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2012/143
Karar No
2013/48
Tarih
28 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2013/29 K.2013/42
  • AYM Norm Denetimi E.2013/25 K.2013/37
  • AYM Norm Denetimi E.2012/97 K.2013/51
  • AYM Norm Denetimi E.2013/14 K.2013/56
  • AYM Norm Denetimi E.2013/21 K.2013/57
  • AYM Norm Denetimi E.2011/142 K.2013/52

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.