KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2013
- Esas Sayısı
- 2013/51
- Karar Sayısı
- 2013/159
- Karar Günü
- 26.12.2013
- R.G. Tarih-Sayı
- 09.05.2014-28995
- İptal davasın açan
- Türkiye
Karar Metni
1.338 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Büyük Millet Meclisi üyeleri Emine Ülker TARHAN ve M. Akif HAMZAÇEBİ ile birlikte 125 milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU : 25.2.1998
günlü, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 12. maddesine, 27.2.2013 günlü, 6443 sayılı Mera Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle eklenen fıkranın birinci ve son cümlelerinin Anayasa'nın 2., 7., 8., 11. ve 45. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir.
II- YASA METİNLERİ
A- İptali İstenilen Yasa Kuralları
Kanun'un 12. maddesine, 6443 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen ve dava konusu kuralların da yer aldığı fıkra şöyledir:
“Kiralanacak alanda hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesisleri kurulabilir. Bu tesislerin taban alanı, kiralanacak alanın yüzölçümünün yüzde birini geçemez. Bu oranı bir katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu tesislerin yapılması ve kullanılması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa'nın 2., 7., 8., 11. ve 45. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELİ, Alparslan ALTAN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 22.5.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
IV- ESASIN İNCELENMESİ
Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Hakan ATASOY tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dilekçesinde, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç
dışı kullanılması ve tahribini önlemek görevinin Anayasa'nın 45. maddesiyle
Devlete verildiği, hâl böyleyken mera, yaylak ve kışlakların yapılaşmaya
açılmasının, Devlete verilen bu görev ile bağdaşmasının mümkün olmadığı;
meraların kendilerine tahsis edilen köy veya kasaba halkının hayvanlarının
yayılıp otlatılmasına mahsus olduğu, bu yerler özel mülkiyete konu
olamayacağından üzerlerine hayvancılık tesisi yapılamayacağı; dava konusu
kuralların kamu yararına dayanmadığı, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç
dışı kullanılmasının ve tahribinin önünü açtığı; kurallarda yapılaşmaya konu
olacak mera, yaylak ve kışlakların alanlarını sınırlamaya dönük bir hüküm
(kiralanacak alanın yüzölçümünün yüzde biri) yer almakla birlikte, buralarda
kurulacak tesislerin niteliğine, yüksekliğine ilişkin herhangi bir sınırlama
hükmü getirilmediği, bu tesislerin kullanılmasıyla ilgili usul ve esasların
çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi konusunda Bakanlığa sınırları ve
çerçevesi belirlenmeden yetki verildiği; Anayasa'nın herhangi bir hükmüne
aykırı bir düzenlemenin 11. maddesinde yer alan Anayasa'nın üstünlüğü ve
bağlayıcılığı ve dolayısıyla 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesiyle
bağdaşmasının düşünülemeyeceği belirtilerek kuralların, Anayasa'nın 2., 7., 8.,
11. ve 45. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun'un 3. maddesinin (d) bendine göre meralar, hayvanların
otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu
amaçla kullanılan yerlerdir. Kanun'un 4. maddesinde, meralar, yaylak ve
kışlakların kullanma hakkının bir veya birden çok köy veya belediyeye ait
olduğu, bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu, özel
mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, sınırlarının daraltılamayacağı,
zaman aşımına konu olamayacağı, ancak kullanım hakkının kiralanabileceği; 11.
maddesinde, köy veya belediyenin münferiden veya müştereken yararlanacağı mera,
yaylak ve kışlak ihtiyacının belirlenmesinde, bu alanların karakter ve otlatma
kapasitesi, bitkisel ve hayvansal gelişme ve otlatılacak hayvan miktarının
dikkate alınacağı; 12. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, köy veya
belediye tüzel kişiliğine tahsis edilen mera, yaylak ve kışlakların ihtiyaçtan
fazla çıkan kısmının, ihtiyaç içinde bulunan çevre köy veya belediyelerle
hayvancılık yapan özel veya tüzel kişilere kiralanabileceği, ayrıca ancak ıslah
edilmek suretiyle mera olarak kullanılabilecek alanların da gerekli ıslah
işlemlerini taahhüt eden özel ve tüzel kişilere kiraya verilebileceği
belirtilmiş; maddenin dava konusu kuralların da yer aldığı dördüncü fıkrasında
ise kiralanacak alanda hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su
ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesislerinin kurulabileceği, bu
tesislerin taban alanının, kiralanacak alanın yüzölçümünün yüzde birini
geçemeyeceği, bu oranı bir katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili
olduğu ve bu tesislerin yapılması ve kullanılmasıyla ilgili usul ve esasların
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk
devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren,
eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni
kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan
kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla
kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Kanunların kamu
yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif, adil kurallar
içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi de hukuk devleti olmanın
gereğidir. Bu nedenle, kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan
takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı
ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir.
Anayasa'nın “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında
çalışanların korunması” başlıklı 45. maddesinde,”Devlet, tarım
arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini
önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve
hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların
işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek
değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.” denilerek, Devlete
tarımsal alanlarda toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda düzenleme yapma ödevi
verilmiş, ancak bu ödevin ne şekilde yerine getirileceği kanun koyucunun
takdirine bırakılmıştır.
Hayvanların yaşama ve barınma ortamlarındaki çevre koşullarının
iyileştirilmesi ve optimum seviyeye getirilmesi, hayvansal üretimin
artırılmasında önemli bir role sahiptir. Düzenleme ile taban alanı da
belirtilmek suretiyle, kiralanacak alanda hayvancılık için gerekli bakım,
barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesisleri
kurulmasına imkân tanınarak, bir yandan ulusal gelirin ve istihdamın
artırılması, et, süt, tekstil, deri, kozmetik ve ilaç sanayi dallarına hammadde
sağlanması, istikrarlı kalkınmaya katkıda bulunulması, kırsal alandaki açık ve
gizli işsizliğin ve buna bağlı sosyal sorunların azaltılması ve önlenmesi gibi
ülkede sosyo-ekonomik açıdan önemli bir işleve sahip olan hayvansal üretimin
artırılmasının, diğer yandan da meraların tahsis amaçları doğrultusunda
kullanılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, kamu yararı amacıyla
öngörülen kuralların, anayasal sınırlar içinde kanun koyucunun takdirinde
olduğu açıktır.
Anayasa'nın 7. maddesinde, yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet
Meclisine ait olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği öngörülmüştür. Buna göre,
kanun ile düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütme organına, genel, sınırsız,
esasları ve çerçevesi belirsiz bir düzenleme yetkisi verilmesi, yasama
yetkisinin devri anlamına geleceğinden Anayasa'nın 7. maddesine aykırı düşer.
Ancak, kanunda temel esasların ve çerçevenin belirlenmesi koşuluyla, uzmanlık
ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların düzenlenmesinin yürütmeye bırakılması
Anayasa'ya aykırılık oluşturmaz. Esasen Anayasa'nın 8. maddesinde yer alan, “yürütme
yetkisi ve görevi Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine
getirilir” hükmünün anlamı da budur.
Bakanlığa verilen mera alanında hayvancılık için gerekli bakım,
barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesislerinin
yapılması ve kullanılması ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi, işin
özelliğinden kaynaklanan, uzmanlık gerektiren, teknik konuları içeren, objektif
bir düzenleme yetkisidir. Kanun koyucu, kiralanacak alanda kurulmasına izin
verilen tesislerin, hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su ihtiyaçlarını
karşılamak amacıyla kurulabileceğini, tesislerin taban alanının kiralanacak
alanın yüzölçümünün yüzde birini geçemeyeceğini, bu oranın Bakanlar Kurulu
tarafından bir katına kadar artırılabileceğini belirterek, bu tesislerin amaç
ve nitelikleri ile ilgili asli düzenlemeleri yapmış ve bu şekilde Bakanlığa
verilen yetkinin çerçevesini belirlemiştir. Buna göre, dava konusu kurallarla
söz konusu tesislerin yapılması ve kullanılması ile ilgili usul ve esasların
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğinin öngörülmesi, yasama
yetkisinin devri olarak nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu kurallar Anayasa'nın 2., 7., 8. ve 45. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Kuralların Anayasa'nın 11. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ
25.2.1998 günlü, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 12. maddesine, 27.2.2013 günlü, 6443 sayılı Mera Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle eklenen fıkranın birinci ve son cümlelerine yönelik iptal istemleri, 26.12.2013 günlü, E.2013/51, K.2013/159 sayılı kararla reddedildiğinden, bu cümlelere ilişkin yürürlüğün durdurulması istemlerinin REDDİNE, 26.12.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
ALTAN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Zehra Ayla
PERKTAŞ
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Engin YILDIRIM
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Erdal TERCAN
Üye
Muammer TOPAL
Üye
Zühtü ARSLAN
Üye
M. Emin KUZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2013/51, K. 2013/159, 26 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası