İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2013/64 K.2013/142

Asliye Hukuk Mahkemesi

Esas2013/64Karar2013/142Tarih28 Kasım 2013Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
28 Kasım 2013
Esas Sayısı
2013/64
Karar Sayısı
2013/142
Karar Günü
28.11.2013
R.G. Tarih-Sayı
27.3.2014-28954
İtiraz yoluna başvuran
Söğüt
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Asliye Hukuk Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

8.3.2012 günlü, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un;

1- 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “…tedbir kararlarına…” ibaresinin,

2- 10. maddenin (5) numaralı fıkrasının,

3- 13. maddenin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin,

Anayasa'nın 2., 12., 13., 17., 19., 36. ve 40. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir.

I- OLAY

Kanun uyarınca verilen tedbir kararına aykırı davranılması nedeniyle Kanun'un 13. maddesinde düzenlenen “zorlama hapsine” karar verilmesi için açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

6284 sayılı Kanun'un itiraz konusu ibare, cümle ve fıkranın da yer aldığı 9., 10. ve 13. maddeleri şöyledir:

“İtiraz

MADDE 9- (1) Bu Kanun hükümlerine göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir.

(2) Hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin gönderilir.

(3) İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Tedbir kararlarının bildirimi ve uygulanması

MADDE 10- (1) Bu Kanun hükümlerine göre alınan tedbir kararları, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile verilen kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirilir.

(2) Bu Kanun kapsamında ilgili mercilere yapılan başvurular ile bu başvuruların kabul ya da reddine ilişkin kararlar, başvuru yapılan merci tarafından Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine derhâl bildirilir.

(3) Korunan kişinin geçici koruma altına alınmasına ilişkin koruyucu tedbir kararı ile şiddet uygulayan hakkında verilen önleyici tedbir kararlarının yerine getirilmesinden, hakkında koruyucu veya önleyici tedbir kararı verilen kişilerin yerleşim yeri veya bulunduğu ya da tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi görevli ve yetkilidir.

(4) Tedbir kararının, kolluk amirince verilip uygulandığı veya korunan kişinin kollukta bulunduğu hâllerde, kolluk birimleri tarafından kişi, Bakanlığın ilgili il veya ilçe müdürlüklerine ivedilikle ulaştırılır; bunun mümkün olmaması hâlinde giderleri Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak üzere kendisine ve beraberindekilere geçici olarak barınma imkânı sağlanır.

(5) Tedbir kararının ilgililere tefhim veya tebliğ edilmemesi, kararın uygulanmasına engel teşkil etmez.

(6) Hakkında barınma yeri sağlanmasına karar verilen kişiler, Bakanlığa ait veya Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunan yerlere yerleştirilir. Barınma yerlerinin yetersiz kaldığı hâllerde korunan kişiler; mülkî amirin, acele hâllerde kolluğun veya Bakanlığın talebi üzerine kamu kurum ve kuruluşlarına ait sosyal tesis, yurt veya benzeri yerlerde geçici olarak barındırılabilir.

(7) İşyerinin değiştirilmesi yönündeki tedbir kararı, kişinin tabi olduğu ilgili mevzuat hükümlerine göre yetkili merci veya kişi tarafından yerine getirilir.

Tedbir kararlarına aykırılık

MADDE 13- (1) Bu Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.

(2) Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.

(3) Zorlama hapsine ilişkin kararlar, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir. Bu kararlar Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlüklerine bildirilir.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 2., 12., 13., 17., 19., 36. ve 40. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Muammer TOPAL, Zühtü ARSLAN ve M. Emin KUZ'un katılımlarıyla 11.6.2013 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür

Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesine

göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da

kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa'ya aykırı görürler veya

taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına

varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler.

Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi

için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın

bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması

gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya

çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz

yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.

Başvuru kararında Kanun'un 13. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin iptali istenilmektedir. Bakılmakta olan dava, tedbir kararına aykırı davranılması üzerine zorlama hapsine karar verilmesine ilişkindir. Kanun'un 13. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesi zorlama hapsine ilişkin kararların, Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirileceğini yani kim tarafından infaz edileceğini düzenlemektedir. Dolayısıyla, Kanun'un 13. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesi zorlama hapsi kararı verilmesinden sonraki aşamaya yani zorlama hapsi kararının infazı aşamasına ilişkin olup davada uygulanacak kural niteliğinde değildir.

Bu nedenlerle, 8.3.2012 günlü, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un;

A- 13. maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu cümleye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B- 1- 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “...tedbir kararlarına...” ibaresinin,

2- 10. maddesinin (5) numaralı fıkrasının,

esasının incelenmesine,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYİĞİT tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Kanun'un 9. Maddesinin (2) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “...tedbir kararlarına...” İbaresinin İncelenmesi

Başvuru kararında, Kanun'un 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasında

bu Kanun uyarınca verilen tüm kararlara karşı itiraz yolunun öngörüldüğü, ancak

aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında itiraz başvurusuna bakacak mahkemeyi

gösterirken yalnızca hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına itiraz merciinin

düzenlendiği, gerek aynı Kanun'un 3. maddesindeki mülki amir tarafından verilen

tedbir kararlarına gerekse hâkim tarafından verilmesi öngörülen aynı Kanun'un

13. maddesindeki zorlama hapsi kararlarına karşı itiraz merciinin

düzenlenmediği, bu hususta yasal boşluk bulunduğu, bu durumun ise hukuki

güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği belirtilerek kuralın,

Anayasa'nın 2., 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Kanun'un 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, Kanun hükümlerine

göre verilen tüm kararlara karşı tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta

içinde aile mahkemesine itiraz edilebileceği belirtilmiştir. Türkiye'nin her

yerinde aile mahkemesi olmadığından, bazı yerlerde de birden fazla aile

mahkemesi bulunduğundan, maddenin itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (2)

numaralı fıkrasında, hâkim tarafından verilen tedbir kararlarına yapılan

itiraza hangi mahkemede bakılacağı hususu düzenlenmiştir. Buna göre, itiraz

üzerine dosya, o yerde aile mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması

hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için

birinci daireye, o yerde aile mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye

hukuk mahkemesine, aile mahkemesi hâkimi ile asliye hukuk mahkemesi hâkiminin

aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye hukuk mahkemesine gecikmeksizin

gönderilecektir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin önkoşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir.

Anayasa'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilerek yargı mercilerine davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. Maddeyle korunan hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde, Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir.

Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." şeklindedir. Bu maddenin gerekçesinde ise bireylerin, yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, merci ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline geldiği belirtilmektedir.

Kanun'un “İtiraz” başlıklı 9. maddesinin (1) numaralı

fıkrası uyarınca, bu Kanun hükümlerine göre verilen tüm kararlara tefhim veya

tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilecektir.

Maddenin (2) numaralı fıkrasında itiraz edilen kararların hangi mahkemelerce

karara bağlanacağına ilişkin itiraz usulü düzenlenirken, “hâkim

tarafından verilen tedbir kararlarına” ifadesi kullanılmıştır. Ancak

maddenin bütünü göz önüne alındığında, (1) ve (2) numaralı fık­raların

birbirini tamamlayan hükümler olduğu, (2) numaralı fıkrada

itiraz usulünün düzenlendiği, Kanun'un 3., 4. ve 5. maddelerine göre

verilen bütün tedbir kararları ile zorlama hapsi kararları için aile mahkemesi

nezdinde itiraz hakkı tanınmış olduğu açıkça görülmektedir.

Diğer taraftan, belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği

değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Erişilebilir,

bilinebilir ve öngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması

koşuluyla kanunlar, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile

de hukuki belirlilik sağlanabilir. Aslolan muhtemel muhataplarının mevcut

şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini

öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıdır. Bu çerçevede, “6284

Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna

İlişkin Uygulama Yönetmeliği”nin 33. ve 34. maddelerinde bu husus açığa

kavuşturulmuş olup mülki amir tarafından verilen tedbir kararları ile hâkim

tarafından verilen zorlama hapsi kararlarına yapılacak itirazı inceleyecek

merciin hangi aile mahkemesi olacağı açıkça belirtilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve 40. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

B- Kanun'un 10. Maddesinin (5) Numaralı Fıkrasının İncelenmesi

Başvuru kararında, Kanun'un 10. maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca tedbir kararlarının ilgililere tebliğ veya tefhim edilmemesinin kararın uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği ancak bu durumda kişi hakkında karar tebliğ edilmediği hâlde tedbire aykırılıktan zorlama hapsi cezası uygulanmasının söz konusu olabildiği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2., 12., 13., 17., 19., 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralda, tedbir kararlarının uygulanması için ilgililere tefhim veya tebliğ edilmesinin gerekmediği belirtilmiştir.

Kanunla ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi için

etkili ve süratli bir yöntem izlenmesi, şiddete maruz kalanın gecikmeksizin

korunması amaçlandığından, Kanun uyarınca verilen tedbir kararlarının

uygulanması için ilgililere tebliğ edilmesini beklemek, Kanun'un amacı ile

bağdaşmayacaktır. Ancak, tefhim veya tebliğ edilme şartı, verilen tedbir

kararına itiraz ve tedbir kararına uymama durumunda Kanun gereğince zorlama

hapsi verilebilmesi için gereklidir. Zira, ilgili kişiye karar tefhim veya

tebliğ edilmemiş ise iki haftalık itiraz süresi başlamayacak ve tedbire aykırı

davranılması durumunda zorlama hapsi kararı verilemeyecektir. Nitekim,

Kanun'un “Tedbir kararının verilmesi, tebliği ve gizlilik” başlıklı 8.

maddesinin (4) numaralı fıkrasında, tedbir kararının, korunan

kişiye ve şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edileceği ifade

edilmiş; (5) numaralı fıkrasında da tedbir ka­rarının tefhim ve

tebliğ işlemlerinde, tedbir kararına aykırılık hâlinde şiddet uygulayan

hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarının yapılacağı açıkça

düzenlenmiştir. Dolayısıyla, başvuru kararında ileri sürüldüğü gibi

hakkında verilen tedbir kararından haberdar olmayan kişinin zorlama hapsi ile

karşı karşıya kalması söz konusu değildir.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 36. ve 40. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Kuralın, Anayasa'nın 12., 13., 17. ve 19. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI- SONUÇ

8.3.2012 günlü, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un;

1- 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “...tedbir kararlarına...” ibaresinin,

2- 10. maddesinin (5) numaralı fıkrasının,

Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE, 28.11.2013 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Haşim KILIÇ

Başkanvekili

Serruh KALELİ

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Zehra Ayla

PERKTAŞ

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Burhan ÜSTÜN

Üye

Engin YILDIRIM

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Erdal TERCAN

Üye

Muammer TOPAL

Üye

Zühtü ARSLAN

Üye

M. Emin KUZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2013/64, K. 2013/142, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. I- Olay
  5. Iıı- Yasa Metinleri
  6. Iv- İlk İnceleme
  7. V- Esasın İncelenmesi
  8. Altan
  9. Özgüldür
  10. Perktaş
  11. Akıncı
  12. M. Emin KUZ
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2013/64
Karar No
2013/142
Tarih
28 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2013/134 K.2013/136
  • AYM Norm Denetimi E.2013/18 K.2013/132
  • AYM Norm Denetimi E.2013/125 K.2013/129
  • AYM Norm Denetimi E.2013/57 K.2013/162
  • AYM Norm Denetimi E.2013/70 K.2013/166
  • AYM Norm Denetimi E.2013/54 K.2013/161

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.