İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2015/20 K.2015/64

Ceza Mahkemesi

Esas2015/20Karar2015/64Tarih1 Temmuz 2015Okuma11 dk · 2.171 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
1 Temmuz 2015
Esas Sayısı
2015/20
Karar Sayısı
2015/64
R.G. Tarih-Sayı
16.07.2015-29418
İtiraz yoluna başvuran
İstanbul 72. Asliye
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.171 kelime·11 dk okuma·22 bölüm

Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

4.11.2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 558. maddesiyle değiştirilen 32. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin birinci cümlesinin Anayasa'nın 10., 13. ve 33. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Yöneticisi oldukları derneğe ait defter ve belgelerin tutulmaması ve tasdik ettirilmemesi nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I- İPTALİ İSTENİLEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A- İtiraz Konusu Kanun Hükmü

5253 sayılı Kanun'un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 32. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi şöyledir:

"Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine ve defterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir."

B- İlgili Görülen Kanun Hükmü

Kanun'un ilgili görülen 33. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

"Bu Kanunun 32 nci maddesinde geçen "dernek yöneticileri" ibareleri dernek yönetim kurulu başkanını ifade eder."

II- İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri gereğince Zühtü ARSLAN, Alparslan ALTAN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN ve Kadir ÖZKAYA'nın katılımlarıyla 18.2.2015 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III- ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

A- İtirazın Gerekçesi

3. Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın, dikkatsizlik veya ihmalden kaynaklansa bile suç kapsamına giren kabahat niteliğindeki eylem için hapis cezası öngörmesi nedeniyle orantısız olduğu, cezanın sadece dernek başkanı veya derneğin sorumlu kıldığı kişi için değil bütün yönetim kurulu üyeleri için öngörülmesi nedeniyle temel ve vazgeçilmez bir hak olan örgütlenme ve dernek kurma hakkının kullanılmasını zorlaştırdığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 10., 13. ve 33. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

4. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu kural ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

5. İtiraz konusu kuralla, derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticilerinin üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılması öngörülmektedir. Kanun'un 33. maddesinde ise kuralda geçen "dernek yöneticileri"ibaresinin "dernek yönetim kurulu başkanını" ifade ettiği belirtilmiştir.

6. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

7. Ceza hukukunun, toplumun kültür ve uygarlık düzeyi, sosyal ve

ekonomik yaşantısıyla ilgili bulunması nedeniyle suç ve suçlulukla mücadele

amacıyla ceza ve ceza muhakemesi alanında sistem tercihinde bulunulması

devletin ceza siyaseti ile ilgilidir. Bu bağlamda ceza hukukuna ilişkin

düzenlemeler bakımından kanun koyucu Anayasa'nın temel ilkelerine, suç ve ceza

arasında adil denge bulunmasına ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak

koşuluyla, soruşturma ve yargılamaya ilişkin olarak hangi yöntemlerin

uygulanacağı, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayıldıkları

takdirde hangi çeşit ve ölçülerdeki ceza yaptırımlarıyla karşılanmaları

gerektiği, hangi hâl ve hareketlerin ağırlaştırıcı ya da hafifletici öğe

olarak kabul edileceği gibi konularda takdir yetkisine sahiptir.

8. Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde dernek, kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları şeklinde tanımlanmıştır.

9. Kanun'un 11. maddesinde dernekler tarafından tutulacak

defterlerin dernekler biriminden ya da noterden onaylı olmasının zorunlu olduğu

ve defter ve kayıtlar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği

belirtilmiştir. Tutulması ve tasdik ettirilmesi zorunlu olan defter ve

kayıtlardan olan yönetim kurulu kararlarının tarih ve numara sırasıyla

yazıldığı ve kararların altının toplantıya katılan üyelerce imzalandığı "karar

defteri", derneğe üye olarak girenlerin kimlik bilgileri, derneğe

giriş ve çıkış tarihleri ve üyelerin ödedikleri giriş ve yıllık aidat

miktarlarının işlendiği "üye kayıt defteri", gelen

ve giden evrak tarih ve sıra numarası ile kaydedildiği "evrak

kayıt defteri", dernek adına alınan gelirler ve yapılan giderlerin

açık ve düzenli olarak işlendiği "işletme hesabı defteri",derneklerin

faaliyetleri, üyeleri, gelir ve giderleri gibi pek çok konuda ayrıntılı ve

açıklayıcı bilgi içermekte ve Kanun'un 19. maddesi gereğince derneklerin

tüzüklerinde gösterilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleri

ile defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun olarak tutup tutmadıkları

konusunda İçişleri Bakanlığı veya mülkî idare amirleri tarafından yapılacak

denetime esas teşkil etmesi bakımından önemli bir işleve sahip bulunmaktadır.

10. Kanun koyucu takdir yetkisi kapsamında itiraz konusu

kuralla, derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya

tasdiksiz defter tutan dernek yönetim kurulu başkanıhakkında seçimlik ceza

yaptırımı öngörmüştür. Kuralın, dernek yönetim kurulu kararları, dernek

üyelerinin kimlik bilgileri, derneğe gelen ve giden evrak ile dernek

adına alınan gelirler ve yapılan giderler gibi dernekle ilgili bilgilerin

defter ve kayıtlara açık ve düzenli olarak işlenmesi suretiyle bu bilgilerin

tam ve eksiksiz tutulmasını ve defterlerin dernekler biriminden ya da noterden

onaylanması suretiyle güvenliğinin sağlanmasını amaçladığı anlaşılmaktadır. Bu

bağlamda kanun koyucunun takdir yetkisine dayanarak ve eylemin meydana

getireceği neticeleri de dikkate alarak düzenlediği itiraz konusu kuralın amaç ve araç arasında makul ve uygun bir ilişki

kurduğu ve düzenlemenin amacına ulaşmaya elverişli olduğu

anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun bu defter ve kayıtları hiç

tutmayan veya tasdik ettirmeyenlere hapis veya adli para cezası öngörürken bu

defter ve kayıtları usulüne uygun tutmayanlar hakkında idari para cezası

öngörmesi birlikte değerlendirildiğinde ise eylemin ağırlığına göre farklı

cezai veya idari yaptırımların öngörüldüğü ve düzenlemenin kendi içinde tutarlı

ve orantılı olduğu da açıktır. Ayrıca İçişleri Bakanlığı veya mülkî idare

amirleri tarafından yapılacak denetime esas teşkil ettiğinden söz konusu defter

ve kayıtların tam ve eksiksiz tutulması ile defterlerin dernekler biriminden ya

da noterden onaylanması, yapılan denetimin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi

için gerekli olup getirilen yükümlülük ile ulaşılmak istenen amaç arasında bir

orantısızlık da bulunmamaktadır. Dolayısıyla kanun koyucunun takdir yetkisine

dayanarak ve eylemin meydana getireceği neticeleri de dikkate alarak

düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön

bulunmamaktadır.

11. Öte yandan, Anayasa'nın 13. maddesine göre, temel hak ve hürriyetler yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak, özüne dokunulmaksızın, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamak üzere kanunla sınırlanabilir.

12. Anayasa'nın "Dernek kurma hürriyeti"

başlığını taşıyan 33. maddesinde, herkesin önceden izin almaksızın dernek kurma

ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahip olduğu, hiç

kimsenin bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamayacağı, dernek

kurma hürriyetinin ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin

önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin

korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmüştür. Ancak dernek

kurma hakkının sınırlandırılabilmesi için temel hak ve özgürlüklerin

sınırlandırılması rejimini belirleyen Anayasa'nın 13. maddesine de uyulması

gerekmektedir. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca dernek kurma hakkı, Anayasa'nın

33. maddesinde belirtilen nedenlerle yalnızca kanunla ve demokratik bir

toplumda gerekli olduğu ölçüde sınırlanabilir. Ayrıca getirilen bu

sınırlamalar, hakkın özüne dokunamayacağı gibi Anayasa'nın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

13. Anayasal açıdan dokunulamayacak öz, her temel hak ve özgürlük açısından farklılık göstermekle birlikte kanunla getirilen sınırlamanın hakkın özüne dokunmadığının kabulü için temel hakların kullanılmasını ciddi surette güçleştirip, amacına ulaşmasına engel olmaması ve etkisini ortadan kaldırıcı bir nitelik taşımaması gerekir. Ancak bu durumda sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu söylenebilir.

14. Ölçülülük ise amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması gereğini ifade eder. Ölçülülük, aynı zamanda yasal önlemin sınırlama amacına ulaşmaya elverişli olmasını, amaç ve aracın ölçülü bir oranı kapsamasını ve sınırlayıcı önlemin demokratik toplum düzeni bakımından zorunluluk taşımasını da içeren bir ilkedir.

15. Başvuru kararında, her ne kadar tüm dernek yöneticilerinin itiraz konusu kuralda yer alan idari işlemleri usulüne uygun yerine getirmemeleri nedeniyle hapis cezasıyla karşılaşma riski altında bulunmalarının dernek kurma hakkının kullanılmasını zorlaştırdığı ve caydırıcı olduğu ifade edilmişse de kuralda geçen "dernek yöneticileri" ibaresi Kanun'un 33. maddesi gereğince "dernek yönetim kurulu başkanını" ifade etmektedir. Bu bağlamda itiraz konusu kural gereğince söz konusu ceza tüm yöneticiler hakkında değil sadece yönetim kurulu başkanı hakkında verilebilecektir.

16. İtiraz konusu kural dernek kurma hakkına doğrudan

bir müdahale oluşturmamaktadır. Kuralın dolaylı şekilde dernek kurma

hakkına yönelik bir müdahale olduğu kabul edilse bile bu müdahalenin başvuru

kararında ifade edildiği oranda zorlaştırıcı ve caydırıcı olduğu da

söylenemez. Bununla birlikte söz konusu müdahale ölçülülük ilkesi

açısından değerlendirilmelidir. Kuralla öngörülen müdahale kanuni bir

düzenlemeye dayanmakta olup, kuralın dernek yönetim kurulu başkanının,

derneklerle ilgili tutulması zorunlu olan defter ve kayıtların tutulması ile

defterlerin dernekler biriminden ya da noterden onaylanması konusunda daha

dikkatli ve özenli olmasını sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Bu suretle

kanun koyucunun derneklerde ortaya çıkabilecek suiistimalleri önlemek ve

derneklerle ilgili denetimin daha sağlıklı bir şekilde yapılabilmesini sağlamak

şeklinde makul ve haklı bir amaca dayandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

Ayrıca derneklerin kamu yararına çalışıp çalışmaması ile yıllık gelirlerinin

belli bir miktarı aşıp aşmamasına göre belirlenen işletme hesabı veya bilânço

esasında söz konusu defterlerin tutulması derneğin kendisi için de

faaliyetlerinin ve gelir giderlerinin takibi açısından gereklilik arz eden bir

durumdur.

17. Öte yandan itiraz konusu kuralla seçimlik bir ceza yaptırımı

öngörülmektedir. Kural gereğince davaya bakan hâkim, takdir yetkisi kapsamında

hapis cezasına karar verebileceği gibi sadece adli para cezasına da karar

verebilir. Ayrıca kuralda öngörülen ceza yaptırımı 5237 sayılı Kanun'un 75.

maddesi gereğince ön ödeme kapsamında olduğundan itiraz konusu kuralda

öngörülen hapis cezası için belirlenecek miktar ile adli para cezasının aşağı

sınırının soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacak

tebliğ üzerine on gün içinde ödenmesi halinde kamu davası açılmayacak, bu ön

ödeme usulüne göre ödeme yapılmadığı takdirde kamu davası açılacaktır. Söz

konusu düzenlemeler ve kanun koyucunun amacı birlikte değerlendirildiğinde

itiraz konusu kuralla dernek kurma hakkına belli bir ölçüde sınırlama

getirilmiş ise de kuralın anılan özgürlüğe ölçüsüz bir sınırlama getirdiği ve

bu hakkı tamamen ortadan kaldırdığı ya da kullanılamaz hâle getirdiği

söylenemez. Dolayısıyla kuralın, söz konusu özgürlükten yararlanmayı önemli

ölçüde zorlaştırmadığı gibi hakkı anlamsız kılacak nitelikte olmadığı da

açıktır. Bu bağlamda dernek kurma hakkının özünü zedelemeyen sınırlama

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı değildir.

18. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2. 13. ve 33. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

19. Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Engin YILDIRIM, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ bu görüşe katılmamıştır.

20. Kuralın, Anayasa'nın 10. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- HÜKÜM

4.11.2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun, 23.1.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 558. maddesiyle değiştirilen 32. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Engin YILDIRIM, Kadir ÖZKAYA ile Rıdvan GÜLEÇ'in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 1.7.2015 tarihinde karar verildi.

Başkan

Zühtü

ARSLAN

Başkanvekili

Alparslan

ALTAN

Başkanvekili

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Nuri

NECİPOĞLU

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Erdal

TERCAN

Üye

Muammer

TOPAL

KARŞIOY

GEREKÇESİ

5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin, "Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır", biçimindeki birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istenmiştir. Aynı Kanun'un 33. maddesinde yukarıdaki maddede geçen "dernek yöneticileri" ibaresinin "dernek yönetim kurulu başkanını" ifade ettiği de belirtilmiştir.

Üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası şeklinde

seçimlik cezalar içeren itiraz konusu kural, dikkatsizlik veya ihmalden

kaynaklansa bile suç kapsamında değerlendirilen kabahat niteliğindeki bir eylem

için hapis cezası öngörmektedir. Demokratik bir toplum düzeninin oluşmasının ve

sürdürülmesinin sivil toplumun gücüyle doğru orantılı olduğunu göz önüne

alırsak, kişilerin çeşitli amaçları gerçekleştirmek üzere en hayati sivil

toplum kuruluşlarından biri olan dernekler şeklinde örgütlenmesinin ve

faaliyette bulunmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır. Herhangi bir derneğin

yönetim kurulu başkanı olan kişinin bazı idari işlemlerin dikkatsizlik veya

ihmal nedeniyle yerine getirilmemesinden dolayı hürriyeti bağlayıcı bir ceza

tehdidi ile karşılaşması, örgütlenme ve dernek kurma özgürlüklerinin kişilerce

gönül rahatlığıyla kullanılması üzerinde olumsuz bir etkiye neden

olabilecektir. Dernek yöneticileri ibaresinin sadece dernek yönetim kurulu

başkan ile sınırlı tutulması da kuralın Anayasa'nın 33. maddesinde yer alan

dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında caydırıcı bir sonuç yaratma

potansiyelini azaltmamaktadır

Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların da demokratik toplum düzeni ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir. Burada ifade edilen ölçülülük, yasal önlemin sınırlama amacına ulaşmaya elverişli olmasını, amaç ve aracın ölçülü bir oranı kapsamasını ve sınırlayıcı önlemin demokratik toplum düzeni bakımından zorunluluk taşımasını içeren bir ilkedir. Bu ilke, kısıtlama için kullanılan araçla amaç arasında hak ve özgürlüğü en az sınırlayacak dengeli bir oran aranması için kullanılmaktadır.

Belirtilen nedenlerle, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 13. ve 33. maddelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Kadir

ÖZKAYA

Üye

Rıdvan

GÜLEÇ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Kadir

ÖZKAYA

Üye

Rıdvan

GÜLEÇ

Anayasa Mahkemesi, E. 2015/20, K. 2015/64, 1 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I- İptali İstenilen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  6. Iı- İlk İnceleme
  7. Iıı- Esasın İncelenmesi
  8. Arslan
  9. Altan
  10. Üstün
  11. Özgüldür
  12. Kömürcü
  13. Yıldırım
  14. Necipoğlu
  15. Dursun
  16. Tercan
  17. Topal
  18. Karşıoy
  19. Gerekçesi
  20. Özkaya
  21. Güleç
  22. Yıldırım
  23. Özkaya
  24. Güleç
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2015/20
Karar No
2015/64
Tarih
1 Temmuz 2015

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2015/4 K.2015/61
  • AYM Norm Denetimi E.2015/64 K.2015/65
  • AYM Norm Denetimi E.2015/39 K.2015/62
  • AYM Norm Denetimi E.2015/21 K.2015/67
  • AYM Norm Denetimi E.2015/65 K.2015/120
  • AYM Norm Denetimi E.2015/66 K.2015/66

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.