İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/28 K.2017/107

Mahkemesi

Esas2017/28Karar2017/107Tarih31 Mayıs 2017Okuma8 dk · 1.514 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
31 Mayıs 2017
Esas Sayısı
2017/28
Karar Sayısı
2017/107
R.G. Tarih-Sayısı
23.6.2017-30105
İtiraz yoluna başvuran
Burdur 1. Asliye Ceza
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.514 kelime·8 dk okuma·10 bölüm

Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 97. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, Anayasa’nın 13. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Açık ceza infaz kurumu hükümlüsü olduğu sırada izne giden ve dönmeyen sanığın, izinden dönmeme suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un, itiraz konusu kuralın da yer aldığı 97. maddesişöyledir:

“İzinden dönmeme, geç dönme

Madde 97-(1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.

(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez.”

II- İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 9.2.2017 tarihindeyapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III- ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

A- İtirazın Gerekçesi

3. Başvuru kararında özetle, 5275 sayılı Kanun’un 37. maddesinin

birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında düzenli bir yaşamın sürdürülmesi,

güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile

idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumların

hükümlü ya da tutuklu tarafından kusurlu olarak ihlal edilmesi hâlinde eylem

ile orantılı olan disiplin cezalarının uygulanacağının hüküm altına alındığı,

bu bağlamda firar etme eyleminin Kanun’un 44. maddesinin (3) numaralı

fıkrasında onbir günden yirmibir güne kadar hücre cezası ile karşılandığı, bu

cezanın söz konusu davranışı yasaklamadaki amacı gerçekleştirmeye yeterli ve

elverişli olduğu, bu davranışı yasaklayan normun korunmak istenen amaç için

etkili bir müdahale olduğu, izinden dönmeme eylemine karşılık gelen firar

eylemine ilişkin hem disiplin cezasının hem de itiraz konusu kuralın

yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinde düzenlenen suça ilişkin

yaptırımın uygulanmasının ölçülü olmadığı, demokratik bir toplum düzeni için

zorunlu bir ihtiyaca hizmet etmediği belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 13.

maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

4. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca, kural ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

5. İtiraz konusu kuralda, izinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 292. ve izleyen maddelerinde yazılı hükümlerin uygulanacağı öngörülmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292. maddesinde hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu düzenlenmiş olup,tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına, bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunacağı düzenlenmiştir.

6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

7. Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar, Anayasa’ya aykırı olmamak üzere ülkenin sosyal, kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimlerini göz önüne alan suç politikasına göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suç politikası gereği bazı fiilleri ceza hukuku alanından çıkarabileceği gibi korudukları hukuki yararları ve neden olduğu sonuçları esas alarak birtakım suçları farklı yaptırımlara da tâbi kılabilir. Kanun koyucunun bu konudaki tercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi, anayasal denetimin kapsamı dışında kalmaktadır.

8. Bununla birlikte, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan

ölçülülük ilkesi uyarınca düzenlemelerde öngörülen yaptırım, insan onuruna

aykırı bulunmamalı ve suçla yaptırım arasında bir ölçüsüzlüğe yol açmamalıdır.

Ölçülülük ilkesi“elverişlilik”,“gereklilik”ve“orantılılık”olmak

üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır.“Elverişlilik”, başvurulan önlemin

ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını,“gereklilik”başvurulan

önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını,“orantılılık”ise

başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade

etmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasında

da“ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.

9. 5275 sayılı Kanun’un 6. maddesinde, hükümlülerin ceza infaz

kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak

düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulacağı, kurum düzenini ihlâl

edenler hakkında Kanun’da belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı

düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun’un disiplin cezalarının niteliği ve uygulama

koşullarını düzenleyen 37. maddesinde ise kurumda düzenli bir yaşamın

sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük,

yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış

ve tutumları kusurlu olarak ihlâl eden hükümlü hakkında, eyleminin niteliği ile

ağırlık derecesine göre Kanun’da belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı,

suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davasının, disiplin soruşturması

yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.

10. 5275 sayılı Kanun’un44. maddesinin (1) numaralı fıkrasında hükümlüler hakkında bir disiplin cezası olarak öngörülen hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılması şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin (2) numaralı fıkrasında“İzin süresini özürsüz olarak en fazla iki gün geçirmek”, bir günden on güne kadar hücreye koyma cezası; (3) numaralı fıkrasında yer alan“firar etmek”,onbir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezası gerektiren eylemler olarak belirlenmiştir.

11. 5237 sayılı Kanun’un hükümlü ve tutuklunun kaçması suçunu düzenleyen 292. maddesinde ise tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu bağlamda itiraz konusu kural gereğince izinden hiç dönmeme veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönme fiili hem 5275 sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası gerektiren hem de itiraz konusu kuralın atfıyla 5237 sayılı Kanun kapsamında suç teşkil eden ceza yaptırımına tâbi bir fiil olarak sayılmıştır.

12. Ceza ve ceza muhakemesi hukuku ile disiplin hukukunun

birbirinden farklı kural ve ilkelere tâbi disiplinler olduğunda kuşku yoktur.

Ceza hukuku alanında öngörülen yaptırımlar, toplumsal düzene aykırı olan ve

ceza kanunlarında suç sayılan davranışlara uygulanıp, toplum düzeninin

korunması ve sağlanması amacına yönelik iken; disiplin cezaları, bir teşkilat

düzeninin korunması, devam ettirilmesi, onun verimli ve yararlı bir biçimde

çalışmasının sağlanması amacına yöneliktir. Bu bağlamda kişilerin fiili,

disiplin cezasının yanı sıra ceza hukuku alanında yaptırımı da gerektirebilir.

Böyle durumlarda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturması ayrı ayrı yürütülür

ve ceza muhakemesi sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler

dışında, ceza mahkemesi hükmü disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı

değildir.

13. 5275 sayılı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenen izin süresini özürsüz olarak iki günden fazla geçirmek suretiyle ortaya çıkan firar etme fiiline ilişkin disiplin cezasının, ceza infaz kurumlarında disiplinin tesisi ve devamlılığı, güvenliğin sağlanması, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi ve huzurun temin edilmesini sağlamak suretiyle bu kurumlardaki teşkilat düzeninin korunması ve devam ettirilmesini sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır.

14. İtiraz konusu kuralın yollama yaptığı 5237 sayılı Kanun’un

292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması fiiline ilişkin ceza

yaptırımı iseDevletin adli yargı fonksiyonlarını, cezaların infazı ile

ulaşılmak istenen amaçlar çerçevesinde yerine getirilebilmesini, ceza infaz

sisteminin etkin bir biçimde işlemesini, suçların ve suçluların takibinin temin

edilmesini ve özellikle adliyenin korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Kanun

koyucunun, yukarıda ifade edilen farklı amaç ve hukuki yararın sağlanması

maksadıyla aynı fiil için hem disiplin cezası hem de ceza hukuku alanında

yaptırım öngörmesinin ölçülü olmadığı söylenemez.Bu bağlamda itiraz konusu

kuralın, ulaşılmak istenen amaç için elverişli ve gerekli olduğu, amaç ve araç

arasında makul ve uygun bir ilişki kurduğu göz önüne alındığında kanun

koyucunun takdir alanı içerisinde olan kuralda ölçülülük ilkesine aykırı bir

yön bulunmamaktadır.

15. Öte yandan, hukuk devleti ilkesi ve ceza hukukunun temel

ilkeleri arasında yer alan “aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz(ne

bis in idem)” ilkesi gereğince, kişi aynı fiil nedeniyle birden fazla

yargılanamaz ve cezalandırılamaz. Ancak, bu ilke mutlak olmayıp, korunan hukuki

yararı, unsurları, amacı ve neticesi farklı olması nedeniyle ayrı hukuk

disiplinleri kapsamında aynı fiilin farklı şekillerde mütalaa edilmesi

mümkündür. Bu ilke sadece ceza davalarına ilişkin olduğu için aynı fiilden dolayı

ceza soruşturması yanında ayrıca hukuk davası veya disiplin soruşturması

açılmasına engel teşkil etmez. Dolayısıyla bir fiilin söz konusu hukuk

disiplinlerinin öngördüğü farklı yaptırımlarla cezalandırılması hukuk devleti

ve “aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz” ilkesine aykırılık

oluşturmaz. Bu nedenle izinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre

geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında farklı amaç ve hukuki yararları

gerçekleştirmeye yönelik olarak hem disiplin cezası hem de ceza yaptırımı verilebilmesinde

Anayasa’ya ve ceza hukukunun belirtilen temel ilkesine aykırı bir yön

bulunmamaktadır.

16. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

17. Kuralın Anayasa’nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- HÜKÜM

13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 97. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 31.5.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Üye

Recep KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/28, K. 2017/107, 31 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I- İptali İstenilen Kanun Hükmü
  6. Iı- İlk İnceleme
  7. Iıı- Esasın İncelenmesi
  8. Paksüt
  9. Akıncı
  10. M. Emin KUZ
  11. Gökcan
  12. Hakyemez
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/28
Karar No
2017/107
Tarih
31 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2017/114 K.2017/97
  • AYM Norm Denetimi E.2015/41 K.2017/98
  • AYM Norm Denetimi E.2017/125 K.2017/100
  • AYM Norm Denetimi E.2017/24 K.2017/112
  • AYM Norm Denetimi E.2017/49 K.2017/113
  • AYM Norm Denetimi E.2017/133 K.2017/110

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.