KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2017
- Esas Sayısı
- 2017/125
- Karar Sayısı
- 2017/100
- R.G. Tarih-Sayısı
- —
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Kırklareli İnfaz Hâkimliği
İTİRAZIN KONUSU
13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, Anayasa’nın 2., 19. ve 38.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Kapalı ceza infaz kurumu hükümlüsüyken açık ceza infaz kurumuna gönderilen, ancak yol süresini geçirmesi nedeniyle bir gün hücreye koyma cezasıyla cezalandırılmasına ve kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilen, hücre cezasına ilişkin karara karşı başvurduğu şikâyeti reddedilerek bir gün hücreye koyma cezası kesinleşen ve infaz edilen sanığın, açık ceza infaz kurumundan kapalı ceza infaz kurumuna iade edildiği tarih ile hücreye konularak disiplin cezasının başladığı tarih arasındaki günlerin disiplin kararının kaldırılma süresinden düşülmesi talebiyle yaptığı başvuruda, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 49. maddesi şöyledir:
“Yönetim tarafından alınabilecek tedbirler
Madde 49- (1) Yönetim, disiplin soruşturması yapılan hükümlünün odasını, iş ve çalışma yerini değiştirebilir, hükümlüyü kurumun başka kesimine nakledebilir veya diğer hükümlülerden ayırabilir.
(2) Kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için Kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirler de alınır. Tedbirlerin uygulanması, disiplin cezasının verilmesine engel olmaz.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, bir
davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun
hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, o
hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak, bu
kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde
yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali
istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa
kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya
davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte
bulunan kurallardır.
3. Başvuru kararında, 5275 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasının iptali talep edilmektedir. İtiraz konusu kuralda, kurumun düzeninin ve kişilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle karşı karşıya kalması hâlinde, asayiş ve düzeni sağlamak için Kanunda açıkça belirtilmeyen diğer tedbirlerin de alınacağı ve tedbirlerin uygulanmasının disiplin cezasının verilmesine engel olmayacağı öngörülmektedir.
4. Bakılmakta olan dava, hükümlünün cezasının infaz edildiği
tarihten önce kapalı ceza infaz kurumunda geçen sürelerin disiplin cezasının
kaldırılma süresinden düşülmesi talebine ilişkindir. Söz konusu davada,
mahkeme tarafından verilen kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı veya disiplin
cezası dava konusu olmadığı gibi hükümlünün talep ettiği hususla itiraz konusu
kural arasında bir neden sonuç ilişkisi de bulunmamaktadır. Hükümlünün dava
konusu olayda talep ettiği hususun itiraz konusu kural uyarınca alınan tedbir
kararının bir sonucu olmadığı da açıktır. 5275 sayılı Kanun’un 48. maddesinde
disiplin cezasının kaldırılması ile iyi hâlin kazanılması için öngörülen altı
aylık süre, 5275 sayılı Kanun’un 44. maddesi gereğince verilen bir günlük
hücreye koyma cezası şeklindeki disiplin cezasının bir sonucudur. Bu
bağlamda, itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uyuşmazlığı
olumlu ya da olumsuz yönde sona erdirecek bir kural olduğu söylenemez.
Dolayısıyla itiraz konusu kural, başvuruda bulunan Mahkemenin bakmakta
olduğu davada uygulanacak kural değildir.
5. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurala ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
ÖZGÜLDÜR
Üye
Serruh KALELİ
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2017/125, K. 2017/100, 31 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası