İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2017/36 K.2017/147

Hâkimliği

Esas2017/36Karar2017/147Tarih1 Kasım 2017Okuma13 dk · 2.526 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
1 Kasım 2017
Esas Sayısı
2017/36
Karar Sayısı
2017/147
R.G. Tarih – Sayı
20.12.2017 - 30276
İtiraz yoluna başvuran
Erzincan Sulh Ceza
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.526 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

Hâkimliği

İTİRAZIN KONUSU

4.6.1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’na, 4.2.2015 tarihli ve 6592 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle eklenen geçici 22. maddenin Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen idari para cezasına karşı yapılan itiraz başvurusunda, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A. İtiraz Konusu Kanun Hükmü

Kanun’un, 6592 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle eklenen itiraz konusu geçici 22. maddesişöyledir:

“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 24 üncü maddenin on birinci fıkrası gereğince 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinlerin süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında 30.000 TL idari para cezası uygulanır. İdari para cezası yatırılan ruhsatlar iptal edilmez, bu ruhsatlar hakkında 24 üncü maddenin on birinci fıkrası hükümleri uygulanır.”

B. İlgili Görülen Kanun Hükmü

Kanun’un 24. maddesinin 6592 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile değiştirilen on birinci fıkrası şöyledir:

“7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren

işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır.

Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7

nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı,

mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına

işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme

izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar

için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna

kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması

hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 1.3.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle uygulanacak kural sorunu görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre; bir davaya

bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde

kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardan birinin

ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa o hükmün

iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar

uyarınca, bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde

yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali

istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa

kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya

davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan

kurallardır.

3. Başvuru kararında, 3213 sayılı Kanun’un geçici 22. maddesinin iptali talep edilmiştir.

4. Bakılmakta olan dava, Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen idari para cezasına karşı yapılan itiraz başvurusuna ilişkindir.

5. İtiraz konusu kural, maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3213 sayılı Kanun’un 24. maddesinin on birinci fıkrası gereğince aynı Kanun’un 7. maddesine göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinleri süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında idari para cezası uygulanmasına ilişkindir.

6. Bakılmakta olan dava, itiraz konusu kuralın birinci cümlesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle verilen idari para cezasının iptali talebine ilişkin bir davadır. Söz konusu davada kesinleşmiş bir idari para cezası bulunmadığından bu cezanın yatırılması nedeniyle geçerliliği devam eden ruhsat hakkında 24. maddenin on birinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili bir husus da bulunmamaktadır. Bu nedenle itiraz konusu kuralın ikinci cümlesi başvuruda bulunan Mahkemede bakılmakta olan davada uygulanacak kural değildir.

7. Açıklanan nedenlerle 4.6.1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’na, 4.2.2015 tarihli ve 6592 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle eklenen geçici 22. maddenin;

A. İkinci cümlesinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin

bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından bu cümleye ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,

B. Birinci cümlesinin esasının incelenmesine,

OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

8. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Berrak YILMAZ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

9. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralda yer alan izinlerin verilip verilmeyeceğinin, verilecek ise hangi sürede nasıl verileceğinin belirsiz olduğu; kabahat olarak ihdas edilen fiilin akıbetinin belirsiz bir sürece ve idari bir karara bağlandığı; söz konusu izinlerin idare tarafından geç verilmesinde kişinin kusuru, dahli ve iştiraki bulunmadığı; müracaat edenlerin iradeleri dışında gerçekleşen “süresi içinde izin alamama” nedeniyle sorumlu tutulup cezalandırılmalarının hukuk devleti ilkesi ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve 38. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

10. İtiraz konusu kuralla, Kanun’un geçici 22. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihe kadar 24. maddenin on birinci fıkrası gereğince 7. maddeye göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinleri süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında 30.000 TL idari para cezası uygulanacağı öngörülmektedir.

11. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

12. Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi idari yaptırımlar açısından da hangi eylemlerin kabahat sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir.

13. Bununla birlikte hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan

ölçülülük ilkesi uyarınca düzenlemelerde öngörülen yaptırım, insan onuruna

aykırı bulunmamalı ve suçla yaptırım arasında bir ölçüsüzlüğe yol açmamalıdır.

Ölçülülük ilkesi “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak

üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan

önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan

önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise

başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade

etmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasında

da “ölçülülük ilkesi”gereğince makul bir dengenin bulunması

zorunludur.

14. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz…”, üçüncü fıkrasında “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.” denilerek suçun ve cezanın kanuniliği esası benimsenmiş; yedinci fıkrasında ise ceza sorumluluğunun şahsi olduğu belirtilmiştir.

15. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel

kurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir

fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir anlatımla bir kimsenin yalnızca

kendi eyleminden sorumlu olmasıdır. Bu ilkeye göre asli ve ferî failden başka

kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları mümkün değildir. Anayasa’nın 38.

maddesinin yedinci fıkrası ile ilgili gerekçede de “…fıkra, ceza

sorumluluğunun şahsi olduğu; yani failden gayri kişilerin bir suç sebebiyle

cezalandırılamayacağı hükmünü getirmektedir. Bu ilke dahi ceza hukukuna

yerleşmiş ve ‘kusura dayanan ceza sorumluluğu’ ilkesine dahil, terki mümkün

olmayan bir temel kuralıdır.” denilmektedir. Anayasa’nın 38.

maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para

cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.

16. Kanun’un 3. maddesine göre “arama ruhsatı, belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunulabilmesi için verilen yetki belgesini”, “işletme ruhsatı, işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesini”, “işletme izni, bir madenin işletmeye alınabilmesi için izni”, “Genel Müdürlük, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünü” ifade etmektedir.

17. Kanun’un 7. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre özel

çevre koruma bölgeleri, millî parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme

sahaları, muhafaza ormanları, 4.4.1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na

göre korunması gerekli alanlar, 1. derece askerî yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli

imar planı onaylanmış alanlar, 1. derece sit alanları ile madencilik amacı

dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik

santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru

hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından

Genel Müdürlüğe bildirilir. Bu alanlara yapılan ruhsat

müracaatlarının hak sağlaması hâlinde iki ay içinde ruhsat bedeli

yatırılmasından sonra bu alanlara ilişkin olarak ilgili kurumlardan izin

alınması için müracaat sahibine bir yıl süre verilir. Bu süre içinde izin

alınması durumunda Kanun’un 16. maddesine göre ruhsat düzenlenir, izin

alınamaması hâlinde müracaat reddedilir.

18. Kanun’un 24. maddesinin on birinci fıkrası 6592 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklikten önce on birinci fıkraya göre ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanun’un 7. maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili diğer izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenleneceği; yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatların teminatı irat kaydedilerek iptal edileceği düzenlenmiştir.

19. 24. maddenin on birinci fıkrasında 6592 sayılı Kanun’la yapılan değişikle ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7. maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenleneceği, süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verileceği, işletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresinin uzatılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

20. İtiraz konusu kural gereğince ruhsat için alınması gerekli olan izinler Kanun’un 24. maddesinin on birinci fıkrası gereğince 7. maddeye göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinlerdir. Kuralla, maddenin yürürlüğe girdiği 18.2.2015 tarihine kadar işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıllık sürenin ruhsat sahibi tarafından söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmeksizin dolmuş olması, diğer bir deyişle 6592 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik öncesi ruhsat iptali aşamasına gelinmiş ancak henüz ruhsat iptali işleminin yapılmamış olması gerektiği anlaşılmaktadır.

21. İtiraz konusu kuralla, Kanun’un 24. maddesinin on birinci fıkrası kapsamında değişiklik öncesi düzenlemeler nedeniyle iptal durumunda olan işletme ruhsatları için geçici bir düzenleme yapılarak bir imkân sağlanmakta ve ruhsat iptali yerine idari para cezası uygulanması öngörülmektedir. Zira kişilerin belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunabilmek için aldıkları arama ruhsatı ve daha sonra işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için aldıkları işletme ruhsatı Kanun’da öngörülen esas ve usullere göre bedel karşılığında alınan ve yıllık aidatları olan yetki belgeleridir.

22. Kanun’a göre madencilik faaliyetinde bulunan kişiler işletme

ruhsatı alıncaya kadar madencilik faaliyetleri için zorunlu ve temdit dâhil

ruhsat süresi ile sınırlı olan yol, su, haberleşme, enerji nakil hattı, bant

konveyör, havai hat, kuyu tesisleri, şantiye binası, yemekhane, atölye, kantar

tesisleri, maden stok alanı, pasa döküm alanı, atık barajı, trafo, patlayıcı

madde ve müştemilatı deposu gibi geçici yapı ve binalar gibi altyapı tesisleri

ile madencilik faaliyetleri için zorunlu olan her türlü kırma, eleme, öğütme,

kesme ve sayalama tesisleri ile işleme tesisi kapsamında asfalt üretim, hazır

beton, yapı elemanı tesisleri, sallantılı masa, jig, konsantratör, flotasyon,

liç, kalsinasyon, bioksidasyon ve benzeri cevher hazırlama ve zenginleştirme

tesisleri, karıştırma, depolama, stoklama, atık kazanma ve atık bertaraf

tesisleri gibi geçici üniteler şeklinde tesisler kurmakta ve arama ruhsat

sahasında bir termin planı dâhilinde ekonomik olarak işletilebilecek bir maden

yatağı bulabilmek için arama süresi boyunca yapılacak olan arama faaliyetlerini

ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik yatırım bilgilerini ve mali

yeterliliği içeren maden arama projesi hazırlamaktadır. Dolayısıyla madencilik

faaliyetinde bulunan kişilerin işletme ruhsatı alıncaya kadar Kanun’da

öngörülen usul ve esaslara göre madencilik faaliyetleriyle ilgili pek çok tesis

ve altyapı tesisi kurarak maden arama projesi almak suretiyle madencilik

faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin yatırımlar yaptığı açıktır. Kanun

koyucunun kuralla, maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi

hâlinde ruhsat iptali yerine idari para cezası uygulanmasını öngörmek suretiyle

ruhsat sahiplerinin işletme ruhsatlarının geçerliliklerinin devamını sağlayarak

söz konusu yatırımların korunmasını ve madencilik faaliyetlerinin devam

etmesini sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır.

23. Öte yandan 3213 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen

izinler madencilik faaliyetlerinde Kanun’da öngörülen esas ve usullere uyulup

uyulmadığının denetlenmesi bakımından önemli bir işleve sahiptir. Bu bağlamda

kanun koyucunun itiraz konusu kuralla ayrıca süresi içinde izinleri alınamamış

ruhsatlar ile anılan izinleri süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe

verilemeyen ruhsatlar hakkında idari para cezası öngörmek suretiyle belirtilen

izinlerin alınması yönünde ruhsat sahiplerini zorlayarak bir yandan madencilik

faaliyetlerinin denetlenmesini, diğer yandan işletme ruhsatı düzenlenmiş yerler

hakkında işletme izni verilmesi suretiyle madencilik faaliyetlerinin devam

ettirilmesini sağlamaya çalıştığı açıktır.

24. Kanunla yapılan düzenlemelerin etkili bir şekilde hayata

geçirilebilmesi bakımından öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesini

sağlamak ve yasaklanan fiillerin işlenmesini önlemek için hangi tür ve ölçekte

idari yaptırım uygulanacağı kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır. Kural

maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde işletme

ruhsatlarının iptali yerine bunların devamı suretiyle madencilik faaliyetlerine

yapılan yatırımların korunması ve bu faaliyetlerin devam etmesi ile madencilik

faaliyetlerinin denetlenmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda itiraz

konusu kuralın ulaşılmak istenen amaç için elverişli ve gerekli olduğu, amaç ve

araç arasında makul ve uygun bir ilişki kurduğu göz önüne alındığında kanun

koyucunun takdir alanı içerisinde olan kuralda ölçülülük ilkesine aykırı bir

yön bulunmamaktadır.

25. Ayrıca başvuru kararında itiraz konusu kuralda; yer alan

izinlerin verilip verilmeyeceği, verilecek ise hangi sürede nasıl verileceğinin

belirsiz olduğu, kabahat olarak düzenlenen fiillerin akıbeti belirsiz bir

sürece ve idari bir karara bağlandığı, söz konusu izinlerin kişilerin kusuru,

dahli ve iştiraki olmaksızın geç verilmiş olmasının müeyyideye tabi tutulduğu

ifade edilmişse de Kanun’un 7. maddesinin on birinci fıkrasında; çevresel etki

değerlendirmesi işlemlerinin Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer

izinlere ilişkin işlemlerin de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve

kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde

bitirileceği belirtilmek suretiyle süreye bağlandığı da açıktır. Bu süre içinde

izinlere ilişkin işlemlerin bitirilememesi hâlinde ise bu durumun idare ve

mahkemeler tarafından dikkate alınacağında şüphe yoktur. Zira Anayasa ve ceza

hukukunun temel ilkeleri uyarınca kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan

biri hukuka aykırı eylemin kanunda unsurlarıyla belirtilmiş olması, diğeri de

bu eylemin o kişi tarafından kusurlu bir hareketle gerçekleştirilmiş olduğunun

ortaya konması zorunluluğudur. Bu bağlamda Kanun’da açıkça belirtilmiş olmasa

bile somut olayın özelliklerine göre kişiye atfedilecek bir kusur olmaksızın

Kanun’da öngörülen sürelerin geçirilmesi hâlinde ruhsat iptali ya da ruhsat

iptali yerine dava konusu kuralla öngörülen idari para cezasının uygulanmaması

gerektiği açıktır. Diğer bir deyişle Kanun’da öngörülen idari yaptırımın

uygulanabilmesi için izinlerin süresi içinde alınamamasında müracaat sahibine

atfı kabil bir kusurun varlığı zorunludur.

26. Kanun koyucu tarafından “süresi içinde izinleri

alınamayan” ve “Genel Müdürlüğe verilemeyen” ruhsatlar

şeklinde belirlenen itiraz konusu kuraldaki eylemlerin birbirinden farklı

olduğu ve farklı şekillerde ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu da açıktır. Bu

bağlamda söz konusu eylemler ile bu eylemler hakkında idari para cezasının

maddede açıkça düzenlenmesi karşısında itiraz konusu kuralda bir belirsizlik

bulunduğundan da söz edilemez. Ayrıca idareden kaynaklanmayan nedenlerle, bir

başka deyişle müracaat sahiplerinin kusuru, dahli ve iştiraki ile izinlerin

süresi içinde alınamamış olması veya alınan izinlerin süresi içinde Genel

Müdürlüğe verilememesi durumunda müracaat sahiplerinin işlemediği bir fiilden

dolayı cezalandırılmasından söz edilemez. Dolayısıyla itiraz konusu kuralda suç

ve cezaların kanuniliği ilkesine de aykırılık bulunmamaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

4.6.1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’na, 4.2.2015 tarihli ve 6592 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle eklenen geçici 22. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 1.11.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Nuri NECİPOĞLU

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2017/36, K. 2017/147, 1 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. Olay
  5. I. İptali İstenen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  6. A. İtiraz Konusu Kanun Hükmü
  7. B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
  8. II. İlk İnceleme
  9. A. İkinci cümlesinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin
  10. III. Esasın İncelenmesi
  11. A. İtirazın Gerekçesi
  12. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  13. Özgüldür
  14. Kömürcü
  15. Akıncı
  16. M. Emin KUZ
  17. Hakyemez
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2017/36
Karar No
2017/147
Tarih
1 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2017/51 K.2017/163
  • AYM Norm Denetimi E.2017/132 K.2017/149
  • AYM Norm Denetimi E.2017/97 K.2017/148
  • AYM Norm Denetimi E.2017/142 K.2017/150
  • AYM Norm Denetimi E.2017/113 K.2017/157
  • AYM Norm Denetimi E.2017/150 K.2017/162

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.