KÜNYE
Anayasa
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2017
- Esas Sayısı
- 2017/46
- Karar Sayısı
- 2017/30
- R.G.Tarih-Sayısı
- Tebliğ edildi.
- İtiraz yoluna başvuran
- Büyükçekmece 1. İcra
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Hukuk Mahkemesi
(Ceza Mahkemesi Sıfatıyla)
İTİRAZIN KONUSU
14.12.2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin, 15.7.2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun’un 63. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının yedinci cümlesinin, Anayasa’nın 36. ve 37. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Sanık hakkında, karşılıksız çek düzenlediği iddiasıyla açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralı da içeren 5. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
”MADDE 5- (1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı
bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle
ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi
hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne
kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek
bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme
tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna
göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip
ve yargılama gideri toplamından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek
hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı
açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme
tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına
karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi
gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız
çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı
ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır.
Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü
uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve
İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde
düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin
tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin
bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yer
mahkemesinde görülür.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih ŞAHİN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2.6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlığını taşıyan 41. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, “İtiraz yoluna başvuran mahkemede itiraz konusu kuralın uygulanacağı başka dava dosyalarının bulunması hâlinde, yapılmış olan itiraz başvurusu bu dosyalar için de bekletici mesele sayılır.” denilmiştir. Buna göre aynı Mahkeme tarafından aynı kurala ilişkin birden fazla itiraz başvurusunda bulunulması mümkün değildir.
3. 6216 sayılı Kanun’un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde ise Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiş ve maddenin (4) numaralı fıkrasında açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının, Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
4. Başvurunun incelemesinden, itiraz yoluna başvuran Mahkeme tarafından, itiraz konusu kuralın uygulanacağı başka dava dosyası kapsamında yapılmış olan itiraz başvurusunun (E.2017/45) bakılmakta olan dava dosyası için bekletici mesele sayılması gerekirken, tekrar başvuruda bulunulduğu belirlenmiştir.
5. Açıklanan nedenlerle, 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (2) numaralı fıkrasına aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun, anılan Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
M. Emin KUZ
Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Üye Kadir ÖZKAYA Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2017/46, K. 2017/30, 1 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası