KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2017
- Esas Sayısı
- 2017/105
- Karar Sayısı
- 2017/86
- R.G.Tarih-Sayısı
- Tebliğ
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesinin, Anayasa’nın 2., 5., 10. ve 48. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Şüpheli hakkında mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu 203. maddesi şöyledir:
“Mühür bozma
MADDE 203- (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.”
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, Raportör Abuzer YAZICIOĞLU tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre mahkemeler,
bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde
kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırlar ise o hükmün iptali
için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca
bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince
açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen
kuralın da o davada uygulanacak kural olması gerekmektedir. Uygulanacak
kurallar, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya
davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak niteliği bulunan
kurallardır.
3. Başvuran Mahkeme, 5237 sayılı Kanun’un 203. maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz konusu kuralda, “mühür bozma” suçuna karşı korunmak istenen menfaatin, “bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak” olduğu ve bu menfaati belirleyenin, “kanun” veya “yetkili makamların emri” olduğu belirtilmiştir.
4. Bakılmakta olan davada belediye yetkilileri tarafından mühürlenen su sayacından izinsiz yararlanma durumu bulunduğundan, “yetkili makamların emri” uyarınca korunan bir menfaatin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda itiraz konusu kuralda yer alan “Kanun …” ibaresi uygulanacak kural değildir.
5. İtiraz konusu kuralın kalan bölümü uygulanacak kural olmakla birlikte, kuralda yer alan “bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.” bölümü, hem “Kanun” hem de “yetkili makamların emri” için geçerli ortak kural niteliğini taşımaktadır. Dolayısıyla incelemeye esas alınması gereken bölümün, “veya yetkili makamların emri” ibaresi ile sınırlandırılması gerekir.
6. Öte yandan, Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz.”; 6216 sayılı Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlıklı 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise “Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
7. 5237 sayılı Kanun’un 203. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan itiraz konusu “...veya yetkili makamların emri...” ibaresine yönelik daha önce yapılan başka bir itiraz başvurusu, Anayasa Mahkemesi'nin 22.5.2013 tarihli ve E.2012/77, K.2013/66 sayılı kararıyla esastan reddedilmiş ve karar 26.7.2013 günlü ve 28719 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
8. Anayasa Mahkemesince işin esasına girilerek verilen ret kararından sonra aynı kural hakkında yeni bir başvurunun yapılabilmesi için, önceki kararın Resmî Gazetede yayımlandığı 26.7.2013 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre henüz dolmamıştır.
9. Açıklanan nedenle, 5237 sayılı Kanun’un 203. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “...veya yetkili makamların emri...” ibaresine yönelik itiraz başvurusunun, Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince reddi gerekir.
KÖMÜRCÜ
Üye
Nuri NECİPOĞLU
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Anayasa Mahkemesi, E. 2017/105, K. 2017/86, 12 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası