İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2018/153 K.2018/119

– 30656

Esas2018/153Karar2018/119Tarih27 Aralık 2018Okuma8 dk · 1.503 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
27 Aralık 2018
Esas Sayısı
2018/153
Karar Sayısı
2018/119
R.G. Tarih – Sayı
15/1/2019
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.503 kelime·8 dk okuma·15 bölüm

– 30656

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN

Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Sanık hakkında ceza infaz kurumundan kaçma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenen Kanun Hükmü

5237 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 292. maddesi şöyledir:

“Hükümlü veya tutuklunun kaçması

Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.

(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.

(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)”

B. İlgili Görülen Kanun Hükmü

13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 97. maddesi şöyledir:

“İzinden dönmeme, geç dönme

Madde 97- (1) İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.

(2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Recep KÖMÜRCÜ, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ’in katılımlarıyla 6/12/2018 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.

2. Anayasa’nın 152. maddesi ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesine göre Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.

3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 5237 sayılı Kanun'un 292. maddesinin (1) numaralı fıkrasının iptalini istemiştir. Söz konusu fıkra hükümlü ya da tutuklunun ceza infaz kurumundan, tutukevinden veya gözetimi altında bulunduğu sırada görevlilerin elinden kaçması hâlinde uygulanacak genel kuraldır.

4. Bakılmakta olan davadaki uyuşmazlık konusunu ise sanığın açık ceza infaz kurumunda hükümlü iken ceza infaz kurumundan kaçması oluşturmaktadır. Dolayısı ile tutukevinden veya gözetimi altında bulunduğu görevliler elinden kaçan tutuklu fiilinin cezalandırılması için açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu bakımdan fıkraya ilişkin esas incelemenin “…ceza infaz kurumundan…” ve “…hükümlü…” ibareleri ile sınırlı olarak yapılması gerekir.

5. Açıklanan nedenlerle 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinin (1) numaralı fıkrasının esasına yönelik incelemenin “…ceza infaz kurumundan…” ve “…hükümlü…” ibareleri ile sınırlı olarak yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

6. Başvuru kararı ve ekleri Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

7. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralın ceza

infaz kurumundan kaçma suçunu düzenlediği, bu suçun oluşabilmesi için ceza

infaz kurumundan kaçtıktan sonra geçmesi gereken zorunlu bir sürenin

bulunmadığı, 5275 sayılı Kanun’un 97. maddesinin itiraz konusu kurala atıf

yaptığı ve itiraz konusu kural kapsamında ceza öngördüğü ancak 5275 sayılı

Kanun’un 97. maddesindeki suçun oluşabilmesi için ceza infaz kurumundan izinli

olarak ayrılan hükümlünün izin süresinin bitiminden itibaren en az iki günlük

sürenin geçmesine rağmen dönmemesinin gerektiği, izin bitiminden itibaren iki

günlük süre geçtikten sonra dönen hükümlü ile ceza infaz kurumundan firar eden

hükümlünün ceza infaz kurumunda bulunma yükümlülüğü bakımından eşit konumda

oldukları hâlde firar fiili yönünden izinden dönmeme suçuna benzer şekilde iki

günlük bir sürenin öngörülmemesinin eşitlik ilkesiyle çeliştiği belirtilerek

kuralın Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

8. 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinin (1) numaralı fıkrasında tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlünün hapis cezası ile cezalandırılacağı öngörülmektedir. İtiraz konusu kural, 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…ceza infaz kurumundan…” ve “…hükümlü…” ibareleridir.

9 Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

10. Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar, Anayasa’ya aykırı olmamak üzere ülkenin sosyal, kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimlerini gözönüne alan suç politikasına göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suç politikası gereği bazı fiilleri ceza hukuku alanından çıkarabileceği gibi korudukları hukuki yararları ve neden olduğu sonuçları esas alarak bir takım suçları farklı yaptırımlara da tâbi kılabilir. Kanun koyucunun bu konudaki tercih ve takdirinin yerindeliğinin incelenmesi, anayasal denetimin kapsamı dışında kalmaktadır.

11. Bununla birlikte hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan

ölçülülük ilkesi uyarınca düzenlemelerde öngörülen cezalar, insan onuruna

aykırı olmamalı ve suçla yaptırım arasında bir ölçüsüzlüğe yol açmamalıdır.

Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak

üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik, başvurulan önlemin

ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, gereklilik başvurulan

önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, orantılılık ise

başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade

etmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasında

da ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması

zorunludur.

12. Anayasa Mahkemesi birçok kararında hangi fiillerin suç olarak

düzenleneceği hususunun Anayasa’ya aykırı olmamak kaydıyla suç politikasına

ilişkin bir mesele olduğunu belirtmiştir. İtiraz konusu kuralın öngördüğü ceza

yaptırımının, devletin adli yargı fonksiyonlarını cezaların infazı ile

ulaşılmak istenen amaçlar çerçevesinde yerine getirebilmesini, ceza infaz

sisteminin etkin bir biçimde işlemesini, suçların ve suçluların takibinin temin

edilmesini sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Kanun koyucunun anılan

amaçlara uluşmak için hükümlünün kaçma fiiline hapis cezası öngörmesinin

elverişsiz ve gereksiz olduğu söylenemez. Ayrıca kaçma fiilinin cebir ve

tehditle ya da silahla gerçekleştirilmesi cezanın artırılmasına neden olan

nitelikli hâller olarak düzenlenmiştir. Yine bu suç için hükümlünün ceza infaz

kurumundan kaçtıktan sonra belirli bir süre içerisinde kendiliğinden teslim

olması hâlinde cezanın indirilmesine imkân sağlayan etkin pişmanlık hükümlerine

de yer verilmiştir. Bu bağlamda fiilin işleniş biçimine göre cezaların

belirlendiği ve etkin pişmanlık hükümlerine de yer verildiği görülmektedir.

Dolayısıyla kurala konu suç yönünden Kanunda bir bütün olarak ulaşılmak istenen

amaç ve araç arasında makul bir denge gözetildiği anlaşılmaktadır. Bu

nedenlerle kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında düzenlediği itiraz

konusu kural ölçülülük ilkesine aykırı değildir.

13. İtiraz başvurusunda izin süresinin bitiminden itibaren iki günlük süre içerisinde ceza infaz kurumuna dönen hükümlüler ile ceza infaz kurumundan firar eden hükümlüler karşılaştırılmak suretiyle itiraz konusu kuralın eşitlik ilkesi ile çeliştiği ileri sürülmüştür.

14. Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk,

cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle

ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkekler eşit haklara

sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla

alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./ Çocuklar,

yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve

gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz./ Devlet organları

ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine

uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” denilmek

suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yer

verilmiştir.

15. Kanun önünde eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir.

16. Ceza infaz kurumundan izin verilerek ayrılmasına müsaade edilen hükümlünün izinden süresi içerisinde dönmemesi ile firar eden hükümlünün hukuki statülerinin farklı olduğu açıktır. İzinden süresinde dönmeme fiilinin ihlal ettiği hukuki yarar ile ceza infaz kurumundan kaçma fiilinin ihlal ettiği hukuki yarar birbirinden farklıdır. Bu kapsamda kanun koyucunun izinden süresinde dönmemeyle ceza infaz kurumundan firar etme suçlarının maddi unsurlarını farklı olarak düzenlemesi eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.

17. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “…ceza infaz kurumundan…” ve “…hükümlü…” ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve itirazın REDDİNE 27/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Anayasa Mahkemesi, E. 2018/153, K. 2018/119, 27 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtiraz Yoluna Başvuran
  4. İtirazın Konusu
  5. Olay
  6. I. İptali İstenen Ve İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  7. A. İptali İstenen Kanun Hükmü
  8. B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
  9. II. İlk İnceleme
  10. III. Esasın İncelenmesi
  11. A. İtirazın Gerekçesi
  12. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  13. Kömürcü
  14. Akıncı
  15. M. Emin KUZ
  16. Gökcan
  17. Hakyemez
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2018/153
Karar No
2018/119
Tarih
27 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2018/101 K.2019/3
  • AYM Norm Denetimi E.2018/103 K.2019/4
  • AYM Norm Denetimi E.2018/108 K.2019/5
  • AYM Norm Denetimi E.2019/19 K.2019/7
  • AYM Norm Denetimi E.2018/161 K.2019/13
  • AYM Norm Denetimi E.2019/3 K.2019/12

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.