İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2019/108 K.2019/101

tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 4/1/1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 14. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 48. ve…

Esas2019/108Karar2019/101Tarih25 Aralık 2019Okuma14 dk · 2.843 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
25 Aralık 2019
Esas Sayısı
2019/108
Karar Sayısı
2019/101
R.G.Tarih-Sayısı
14/2/2020-31039
İtiraz yoluna başvuran
Bakırköy 13. İş Mahkemesi
İtirazın konusu
13/6/1952
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.843 kelime·14 dk okuma·21 bölüm

tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 4/1/1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 14. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 48. ve 49. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.

OLAY

Ödenmeyen ücret alacaklarının günlük yüzde beş fazlasıyla tahsiline karar verilmesi talebiyle açılan alacak davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ

Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 14. maddesi şöyledir:

“Ücret

Madde 14- (Değişik: 4/1/1961 - 212/1 md.)

(Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/83

md.) Kararlaştırılan ücret, her ay peşin olarak ödenir. İlave

ücretlerin sigorta primlerinin ödenmesi mecburidir. Çalıştırılan gazetecinin

ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak

açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu

vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı gazeteci sayısı,

işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri

zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu

nitelikteki her çeşit istihkakın, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten

sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu

Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı gazetecilerin ücret, prim,

ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka

hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler,

gazetecilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını

özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. Gazetecinin ücret,

prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarının özel olarak açılan

banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar

anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenler, bu ücretleri, geçecek her gün için yüzde beş fazlasiyle ödemeye mecburdurlar.

Mukavele müddeti sona ermeden evvel kendisine atfedilebilecek bir kusuru olmaksızın işine son verilen gazeteci, peşin almış olduğu ücretin henüz işlememiş bulunan kısmını iade etmeye mecbur tutulamaz.

Gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı karın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ASLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Recep KÖMÜRCÜ, Serdar ÖZGÜLDÜR, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU ve Selahaddin MENTEŞ’in katılımlarıyla 4/12/2019 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih TORUN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. İtirazın Gerekçesi

3. Başvuru kararında özetle; iş sözleşmesiyle işçi

statüsünde çalışanların büyük bölümünün 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş

Kanunu’na tabi olarak çalıştığı, bunun yanı sıra basın sektöründe çalışan

gazetecilerin tabi olduğu 5953 sayılı Kanun gibi özel kanunların da bulunduğu,

4857 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışan işçilerin ücret alacaklarının zamanında

ödenmemesi durumunda en yüksek banka mevduat faizinin uygulanmasının

öngörüldüğü, basın çalışanlarına ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının

zamanında ödenmemesi hâlinde ise temerrüt şartı dahi aranmaksızın borcun günlük

yüzde beş, yıllık yüzde 1.825 fazlasıyla ödenmesinin gerektiği, ayrıca bu zamlı

ödemeye yıllık yüzde dokuz oranında yasal faizin uygulandığı, bu durumda basın

mesleğinde çalışanların diğer çalışanlara göre yüz kat daha fazla ödeme

alabildiği, çalışanlar açısından ücretin zamanında ödenmemesi durumunda

uygulanacak zam ve faiz oranında yüz kat gibi bir fark oluşması nedeniyle diğer

çalışanlara göre gazetecilere bariz bir ayrıcalığın tanındığı, bu durumun kanun

önünde eşitlik, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerini zedelediği,

gazetecilerin görevleri ve konumları gereği diğer çalışanlardan farklı olduğu

düşünülse bile zam ve faiz oranında yüz kat gibi bir fark oluşmasının makul ve

ölçülü olmadığı, söz konusu hükmün basın mesleğinde çalışanlar ile

çalıştıranlar arasında serbestçe sözleşme yapılmasını önlediği için sözleşme

hürriyetini de ihlal ettiği, ayrıca çalışma barışına zarar verdiği belirtilerek

kuralın Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 48. ve 49. maddelerine aykırı olduğu

ileri sürülmüştür.

B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

4. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.

5. Kural; gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenlerin, bu ücretleri, geçecek her gün için yüzde beş fazlasıyla ödemeye mecbur olduklarını hükme bağlamaktadır.

6. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.

7. Kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması genel, objektif, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözönünde tutarak kullanması gerekir.

8. Anayasa’nın “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48. maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir./ Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.” denilerek çalışma ve teşebbüs hürriyeti güvence altına alınmıştır.

9. Çalışma hürriyeti kişinin çalışıp çalışmama, çalışacağı işi seçme ve çalıştığı işten ayrılma özgürlüğünü korumakta ve ücretli olarak bağımlı çalışma hakkı kadar iktisadi ve ticari faaliyet yapma ve mesleki faaliyette bulunma hakkını da içermektedir. Çalışma hürriyetinin bir parçası olan özel teşebbüs hürriyeti de her gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin tercih ettiği alanda iktisadi-ticari faaliyette bulunmak üzere teşebbüs kurabilmesini, dilediği mesleki faaliyete girebilmesini ve faaliyetiyle mesleğini devletin veya üçüncü kişilerin müdahalesi olmaksızın dilediği biçimde yürütebilmesini güvence altına almaktadır.

10. İtiraz konusu kural, gazetecilere ücretlerinin gününde ödenmemesi durumunda bu ücretlerin her geçen gün için yüzde beş fazlasıyla ödenmesine ilişkin olup bu oran yıllık yüzde 1.825’e tekabül etmektedir. Söz konusu kural, bu kuralın icrası ve doğurduğu sonuçlar bakımından basın sektöründe faaliyette bulunan teşebbüs ve işletmeleri doğrudan etkileyebilecek niteliktedir. Bu nedenle kuralın Anayasa’ya uygunluk denetiminin öncelikle basın sektöründe faaliyet yürüten kişilerin teşebbüs özgürlüğü çerçevesinde ele alınması gerekir.

11. Anayasa’nın 13. maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Buna göre teşebbüs hürriyetine sınırlama getiren kanuni düzenlemelerin Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması ve ölçülü olması gerekir.

12. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen sınırlamanın ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise hakka getirilen sınırlama ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir.

13. Anayasa’nın 13. maddesi; hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını, ilgili temel hak ve özgürlüğe ilişkin Anayasa maddesinde gösterilen özel sebeplerin bulunmasına bağlı kılmıştır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi kararlarında, özel sınırlama nedeni öngörülmemiş özgürlüklerin de o özgürlüğün doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu, ayrıca Anayasa’nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin de temel hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014; AYM, E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).

14. Anayasa’nın “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55. maddesinde, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için devletin gerekli önlemleri alacağı öngörülerek, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret almaları anayasal güvence altına alınmıştır.

15. İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret gelirini

korumak ve bu yolla kamu düzenini sağlamak amacıyla birtakım hukuki

düzenlemelerin yapılması doğaldır. Mevzuatımızda da işçi ücretlerini koruyucu

hükümlere yer verilmiş ve bu suretle işçi için önem arz eden ücret alacağının

güvence altına alınması hedeflenmiştir. İş hukukumuzda işçinin gereksinimleri

asgari ücret yolu ile asgari düzeyde karşılanmaya çalışılmış olsa da bu ücretin

eksiksiz ve zamanında ödenmesini sağlamak üzere kanuni düzenlemelere yer

verilmesi ücretin sosyal karakterinin getirdiği bir ihtiyaçtır. Ücret hakkının

gerçek anlamda korunması sadece işçiye adaletli bir ücret sağlamayla değil bu

ücretin işçiye tam ve zamanında ödenmesini sağlayacak güvenceli bir düzenin

kurulabilmesiyle mümkün olacaktır.

16. Bu çerçevede devletin, pozitif yükümlülükleri bağlamında ücrette adaletin sağlanması için çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri almak amacıyla teşebbüs hürriyetine sınırlamalar getirmesi mümkündür.

17. Gazeteciliğin diğer iş kollarına göre farklı çalışma

tarzı ve demokratik toplumun varlığında ve devam ettirilmesinde sahip olduğu

önemli rolü nedeniyle bazı özel düzenlemelere bağlı kılınması konusunda

gazeteciler yönünden farklı bir koruma rejiminin benimsenmesi kanun koyucunun

takdirindedir. Toplumu doğru bilgilendirme gibi önemli görevleri bulunan

gazetecilerin bu görevi yerine getirirken işverenin etkisinden mümkün olduğu

kadar arındırılmaları ve bunun için de ücretlerinin güvence altına alınması

gerekmektedir. Bazı alacakların gününde ödenmemesi hâlinde günlük yüzde beş

fazlasıyla ödenmesi gerektiği yönündeki düzenlemenin amacının da toplumu doğru

bilgilendirme görevi olan gazetecilerin ücret alacaklarını güvence altına almak

olduğu anlaşılmaktadır.

18. Bu bağlamda gazetecilerin demokratik toplumda yüklendikleri görev ve sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirebilmeleri için diğer ücretlilere göre ücret alacaklarının özel düzenlemelerle teminat altına alınmasının anılan amaca ulaşma yönünde elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez.

19. Ancak getirilen sınırlamanın orantılı bir tedbir olup

olmadığı da değerlendirilmelidir. Kişilerin iktisadi faaliyetlerini

etkileyebilecek düzenlemeler açısından orantılılık ilkesi kamu yararı ile

kişinin teşebbüs hürriyetinden yararlanabilmesi arasında makul bir denge

kurulmasını gerektirmektedir. Bir başka ifadeyle işverenin teşebbüs özgürlüğü

ile gazetecilerin ve toplumun çıkarları arasında makul bir denge kurulmalıdır. Bu

bağlamda ücret alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda uygulanacak

yaptırımın teşebbüs sahiplerine aşırı ve katlanılamaz bir külfet yüklememesi

gerektiği açıktır. Çok yüksek meblağlara ulaşabilen yüzde beş fazla ödeme

kuralının işverene aşırı bir külfet getirdiği ve bu sınırlamanın sebepsiz

zenginleşmeye sebep olabileceği anlaşılmaktadır.

20. Ülkemizde reel enflasyon ve yasal faiz oranları dikkate alındığında yılda yüzde 1.825 oranında fazla ödemeye ulaşabilen sorumluluğun orantılı bir sınırlama öngördüğü söylenemez.

21. Yüzde beş fazla ödemenin yılda yüzde 1.825 oranına ulaşabilmesinin yanı sıra 4857 sayılı Kanun’dan farklı olarak ücretin ödenme zamanının 5953 sayılı Kanun’da belirlenmiş olması nedeniyle gazeteciler yönünden temerrüt şartı da aranmayacaktır. Bir başka ifadeyle ücretin ödenme zamanı kesin biçimde Kanun’da gösterildiğinden ücret alacağı ile birlikte yüzde beş fazla ödeme talep edebilmek için işverenin temerrüde düşürülmesi dahi gerekmemektedir. Bunun yanı sıra yüzde beşlik fazla ödemeye faiz yürütülmesi de mümkün olup ücret alacağı ile yüzde beşlik fazla ödemeye ayrıca yasal faiz uygulanabilecektir.

22. Gazetecinin ücretini korumak ve elde edemediği ücretin zamanında ödenmesini sağlamak için kuralla getirilen ekonomik tedbirin ağırlığı dikkate alındığında böyle bir ödemeye karar verildiği zaman ulaşılan miktar, işverenin ekonomik varlığını ve geleceğini ağır bir şekilde etkileyebilecektir.

23. Açıklanan nedenlerle kuralla teşebbüs ve çalışma özgürlüğüne getirilen sınırlamanın orantısız olduğu ve bu nedenle kuralın ölçülülük ilkesini ihlal ettiği anlaşılmaktadır.

24. Diğer iş kollarına göre farklı çalışma tarzı ve demokratik bir toplumda sahip olduğu önemli rol nedeniyle gazetecilerin ücret alacağının teminat altına alınması amacıyla özel düzenlemeler yapılması kanun koyucunun takdirindedir. Ancak itiraz konusu kural gereğince ücret alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda temerrüt şartı dahi aranmaksızın günlük yüzde beş, yıllık yüzde 1.825’e varan oranda fazla ödeme yapılması zorunluluğu ve bu fazla ödemeye yasal faiz uygulanması sonucunda ücret olarak ödenmesi gereken çok yüksek meblağların ortaya çıkması hukuk devletinin gereklerinden olan adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.

25. Diğer taraftan Anayasa’nın 10. maddesinde “Herkes,

dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri

sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkekler

eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./

Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile

malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz./ Devlet organları

ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun

olarak hareket etmek zorundadırlar” denilmek suretiyle kanun önünde eşitlik

ilkesine yer verilmiştir.

26. Anayasa’nın anılan maddesinde belirtilen kanun önünde

eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile

eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı

durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını

sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle

aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun

karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her

yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki

özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve

uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal

durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi

zedelenmez.

27. İş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalışmakla birlikte farklı kanun hükümlerine tabi olan işçilerin ücret alacaklarının zamanında ödenmemesi durumuna ilişkin olarak eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa’nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklı muamelenin mevcut olup olmadığı tespit edilmeli, bu bağlamda aynı ya da benzer durumdaki kişiler arasında farklılık gözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Bundan sonra farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve nihayetinde nesnel ve makul bir temele dayanıyorsa söz konusu farklı muamelenin ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir.

28. İş sözleşmesi; bir çalışan ile işveren arasında kurulan iş ilişkisine dayalı, işçinin iş görmeyi işverenin de bu işe karşılık ücret ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmedir. İş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalışanların büyük bölümü 4857 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışmakla birlikte basın sektöründe çalışan gazetecilerin tabi olduğu 5953 sayılı Kanun gibi özel iş kanunları da bulunmaktadır.

29. Bu itibarla ücretlerin

zamanında ödenmemesi durumu bakımından, farklı kanun hükümlerine tabi olmakla

birlikte iş sözleşmesiyle işçi statüsünde çalışan kişilerin karşılaştırma

yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları açıktır. Öte yandan

ücret alacaklarının zamanında ödenmemesi durumuna ilişkin olarak 4857 sayılı

Kanun’a tabi olarak çalışan işçiler için en yüksek banka mevduat faizinin

uygulanması öngörülmüştür. Basın sektöründe çalışan gazetecilere ücret

alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda ise günlük yüzde beş oranında

fazla bir ödemenin düzenlendiği, bu yolla 5953 sayılı Kanun’a tabi çalışan gazeteciler

ile diğer kanunlara tabi çalışan işçiler arasında bir farklılık yaratıldığı

anlaşılmaktadır.

30. Eşitlik ilkesinin gereği olarak

karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olanlar arasından

bir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin bir ayrıcalık tanınması

niteliğinde olmaması için nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olması

gerekir. İtiraz konusu kural ile demokratik toplumun varlığında ve devam

ettirilmesinde önemli bir rol oynayan gazetecilerin görevlerini yerine

getirirken ücretin zamanında ödenmesinin güvence altına alınmasının amaçlandığı

anlaşılmaktadır. Gazetecilerin ifa ettiği görevin özelliği gözetildiğinde diğer

ücretlilere göre ücret alacaklarının birtakım özel düzenlemeler ile teminat

altına alınması için gazeteciler lehine getirilen farklı muamelenin nesnel ve

makul bir temele dayanmadığı söylenemez.

31. Ancak nesnel ve makul bir temele

dayalı olan farklı muamelenin ölçülü olup olmadığının da değerlendirilmesi

gerekir. Mevzuatımızda 4857 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışan işçiler yönünden

ücret alacaklarının zamanında ödenmemesi durumuna ilişkin olarak en yüksek

banka mevduat faizinin uygulanması öngörülmüştür. İtiraz konusu kural ise

gazeteciler için ücret alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda temerrüt

şartı dahi aranmaksızın günlük yüzde beş, yıllık yüzde 1.825’e varabilen yüksek

oranda fazla ödeme yapılması zorunluluğunu öngörmekte olup bu fazla ödemeye

ayrıca yasal faiz uygulanmaktadır. Bu hâliyle kural, basın sektöründe

çalışanlar için diğer çalışanlara göre nesnel ve makul bir nedenle de olsa

orantısız bir farklı muamelenin getirilmesine yol açmaktadır. Bu itibarla

kuralla gazeteciler lehine kabul edilen farklı muamelenin ölçülü olduğu

söylenemeyeceğinden kural eşitlik ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.

32. Nitekim itiraz konusu kural ile benzer içeriğe sahip olan ve gazetecilere vaktinde ödenmeyen fazla çalışma ücretlerinin her gün için yüzde beş fazlasıyla ödenmesini öngören 5953 sayılı Kanun’un 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen ek 1. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarihli ve E.2019/48, K.2019/74 sayılı kararıyla Anayasa’nın 2., 10., 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunmuş ve iptal edilmiştir.

33. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 2., 10., 13. ve 48. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

Serdar ÖZGÜLDÜR, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL ve Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamışlardır.

Kural, Anayasa’nın 2., 10., 13. ve 48. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 49. maddesi yönünden incelenmemiştir.

Kuralın Anayasa’nın 5. ve 11. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. HÜKÜM

13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 4/1/1961 tarihli ve 212 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 14. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Engin YILDIRIM, Muammer TOPAL ile Selahaddin MENTEŞ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA 25/12/2019 tarihinde karar verildi.

Başkan

Zühtü

ARSLAN

Başkanvekili

Hasan Tahsin GÖKCAN

Başkanvekili

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Üye

Engin

YILDIRIM

Üye

Hicabi

DURSUN

Üye

Celal Mümtaz AKINCI

Üye

Muammer

TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Kadir

ÖZKAYA

Üye

Rıdvan

GÜLEÇ

KARŞIOY GEREKÇESİ

Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019 tarih ve E.2019/48, K.2019/74 sayılı kararının “Karşıoy” yazısında açıklanan neden ve gerekçelerle 4/1/1961 tarih ve 212 sayılı Kanun’un 14. maddesinin ikinci fıkrasının iptali isteminin reddine karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan, çoğunluğun kuralın iptali yolundaki kararına katılmıyoruz.

Üye

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Üye

Selahaddin

MENTEŞ

KARŞIOY GEREKÇESİ

E.2019/48, K.2019/74 sayılı başvurudaki Karşıoyumda belirttiğim gerekçelerle bu itiraz davasındaki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Üye

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üye

Selahaddin

MENTEŞ

KARŞI OY

İtiraz başvurusu, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 14. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenler, bu ücretleri, geçecek her gün için yüzde beş fazlasiyle ödemeye mecburdurlar.” hükmünün iptali istemini içermektedir.

5953 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan “… Fazla çalışma ücretlerinin gününde verilmemesi halinde, her geçen gün için %5 fazlasiyle ödenir.” hükmünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda, Mahkememizin 19/9/2019 tarih ve E:2019/48 K:2019/74 sayılı kararıyla söz konusu hükmün iptaline karar verilmiş olup, anılan hüküm itiraz istemine konu hükümle içerik itibarıyla aynı mahiyettedir.

Bu nedenle, Mahkememizin anılan kararındaki karşı oyumda belirttiğim gerekçelerle itiraz konusu hükmün iptali yolundaki çoğunluk görüşüne katılmadım.

Üye Engin YILDIRIM Üye Muammer TOPAL

Anayasa Mahkemesi, E. 2019/108, K. 2019/101, 25 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. I. İptali İstenen Kanun Hükmü
  5. II. İlk İnceleme
  6. III. Esasın İncelenmesi
  7. A. İtirazın Gerekçesi
  8. B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
  9. Arslan
  10. Kömürcü
  11. Özgüldür
  12. Üstün
  13. Yıldırım
  14. Dursun
  15. Topal
  16. Özkaya
  17. Güleç
  18. Karşıoy Gerekçesi
  19. Menteş
  20. Karşıoy Gerekçesi
  21. Özgüldür
  22. Menteş
  23. Karşı Oy
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2019/108
Karar No
2019/101
Tarih
25 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2018/138 K.2019/94
  • AYM Norm Denetimi E.2018/159 K.2019/93
  • AYM Norm Denetimi E.2019/109 K.2019/91
  • AYM Norm Denetimi E.2019/20 K.2019/95
  • AYM Norm Denetimi E.2018/74 K.2019/92
  • AYM Norm Denetimi E.2019/107 K.2019/90

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.