İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2019/25 K.2019/8

edildi

Esas2019/25Karar2019/8Tarih14 Mart 2019Okuma13 dk · 2.545 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
14 Mart 2019
Esas Sayısı
2019/25
Karar Sayısı
2019/8
R.G.Tarih – Sayısı
Tebliğ
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.545 kelime·13 dk okuma·19 bölüm

edildi

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un;

A. 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin 19/4/2018 tarihli

ve 7139 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değiştirilen sekizinci fıkrasının,

B. 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının

7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinin,

C. 14. maddesiyle değiştirilen 25. maddesine

12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın 7139 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü cümlesinin,

Anayasa’nın 2., 10., l1., 13., 35., 46. ve 152. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi talebidir.

OLAY

Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

I. İPTALİ

İSTENEN KANUN HÜKÜMLERİ

İptali talep edilen kuralların da yer aldığı 2942 sayılı Kanun’un 4650 sayılı Kanun’un;

A. 5. maddesi ile değiştirilen 10. maddesi şöyledir

“Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili

Madde 10- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/5 md.)

Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.

Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.

Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta;

a) Kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü.

b) Malik veya maliklerin ad ve soyadları,

c) Kamulaştırmayı yapan idarenin adı,

d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri,

e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği,

f) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açanların, dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde, kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tescil edileceği,

g) Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı,

h) Konuya ve taşınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delilleri, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri gerektiği,

Belirtilir.

Mahkemece, kamulaştırılacak taşınmaz malın bulunduğu yerde mahalli gazete çıkıyor ise, bu mahalli gazetelerden birisinde ve Türkiye genelinde yayımlanan gazetelerin birisinde kamulaştırmanın ve belgelerin özeti en az bir defa yayımlanır.

Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar.

Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. Yapılacak keşifte, taşınmaz malın bulunduğu yerin bağlı olduğu köy veya mahalle muhtarının da hazır bulunması amacıyla, muhtara da davetiye çıkartılır ve keşifte hazır bulunması temin edilerek, muhtarın beyanı da alınır.

Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.

(Değişik sekizinci fıkra: 19/4/2018-7139/26 md.) Tarafların

bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde

sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim,

tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak

adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit

edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma

bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan

miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Tarafların

anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen

bedelin idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması

durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin

kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak

sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık

vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek

üzere mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair

makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Kamulaştırma bu

Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise ilk taksitin yine

peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise

ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre

mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve

yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir.

Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir.

İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına, hâkim

tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin idarenin kıymet

takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan

tutarın bloke edildiğine veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda ise

ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair

makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve

kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu

dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup,

tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. İstinaf veya

temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen kamulaştırma bedeli, hak sahibine peşin

ve nakit olarak ödenen tutardan daha az olması durumunda aradaki fark

ilgilisinden talep edilir. İdare tarafından hak sahibi adına yapılan ödeme tarihi

ile geri ödemeye ilişkin yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki

süre için faiz alınmaz.

(Ek fıkra: 11/4/2013-6459/6 md.) Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.

Bu maddede öngörülen işlemler, mahkemenin davetine uymayanlar olduğu takdirde ilgilinin yokluğunda yapılır.

Hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda mahkemece, kamulaştırma bedelinin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması amacıyla gerekli tedbirler alınır.

Kamulaştırılması yapılan taşınmaz mal, tahsis edildiği kamu hizmeti itibariyle sicile kaydı gerekmeyen bir niteliğe dönüşmüş ise, istek halinde mahkemece sicil kaydının terkinine karar verilir.

Bu tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine bildirir.

14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır.

Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal veya maddi hatalara karşı adli mahkemelerde açılacak düzeltim davalarında hangi idareye husumet yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle davada husumet yanlış yöneltilmiş ise, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur.”

B. 6. maddesi ile değiştirilen 11. maddesi şöyledir:

“Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları

Madde 11- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/6 md.)

15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;

a) Cins ve nevini,

b)Yüzölçümünü.

c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,

d) Varsa vergi beyanını,

e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,

f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (…) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.

g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,

h) Yapılarda, (…) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,

ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,

Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.

Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.

Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir.”

C. 14. maddesi ile değiştirilen 25. maddesi şöyledir

“ Hakların sınırlandırılması ve mülkiyetin idareye geçmesi

Madde 25- (Değişik: 24/4/2001 - 4650/14 md.)

Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi için 10 uncu madde uyarınca mahkemece yapılan tebligatla başlar. Mülkiyetin idareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararı ile olur.

Mahkemece verilen tescil kararı tarihinden itibaren taşınmaz mal sahibinin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malda yeni inşaat veya ekim yapmak veya mevcut inşaatta esaslı değişiklikler meydana getirmek gibi kullanma hakları kalkar. Bundan sonra yapılanların değeri dikkate alınmaz.

(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/27 md.) Baraj, sulama şebekeleri ve boru

hatları, karayolu, demiryolu, liman ve havaalanı gibi gelecek yıllara sari

büyük projelerde kamu yararı kararı kamulaştırılacak taşınmazların bulunduğu

mahalle ve/veya köy muhtarlığında on beş gün süre ile asılmak suretiyle ilan

edilir. Kamu yararı kararının ilan süresinin bitiminden itibaren, kamulaştırılacak

taşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedeli,

kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaz. (Değişik üçüncü

cümle: 19/4/2018-7139/28 md.) Taşınmazlardaki bu sınırlama ilan tarihinin

bitiminden itibaren beş yıl olup, bu süre Cumhurbaşkanı tarafından bir defaya

mahsus olmak üzere beş yıl süre ile uzatılabilir.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü (İçtüzük) hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma KARAMAN ODABAŞI tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu, itiraz konusu kanun hükümleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce

ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla

yapılacak başvurularda izlenecek yöntem belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı

fıkrasında, bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun

veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi

hâlinde veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi

olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine

bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği kurala bağlanmış; fıkranın (a)

bendinde “İptali istenen kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı

olduklarını açıklayan gerekçeli başvuru kararının aslı”, (b) bendinde “Başvuru

kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği”, (c) bendinde “Dava dilekçesi,

iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı

örnekleri” Mahkemeye gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin

(4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine

uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas

incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.

3. İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)

bendinde de itiraz yoluna başvuran Mahkemenin gerekçeli kararında Anayasa’ya

aykırılıkları ileri sürülen hükümlerin her birinin Anayasa’nın hangi

maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun ayrı ayrı ve gerekçeleriyle

birlikte açıkça gösterilmesi gerektiği ifade edilmiş; anılan maddenin (2)

numaralı fıkrasının (a) bendinde “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı

örneği”, (b) bendinde “Dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler

ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri”, (c) bendinde “Dava

dosyasında sunulan belgelerin tarih sırasına göre başlıklar hâlinde sıralandığı

dizi pusulası” Mahkemeye sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.

4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.

5. İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin aynı kurallara ilişkin daha

önce Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru Anayasa Mahkemesinin 25/9/2018 tarihli

ve E.2018/116, K.2018/92 sayılı kararıyla başvuru kararında itiraz konusu

kuralların her birinin hangi nedenlerle Anayasa’ya aykırı olduğunun ayrı ayrı

ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmemiş olması sebebiyle 6216 sayılı

Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun

olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddedilmiştir. İçtüzük’ün 49.

maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak

yeniden itiraz başvurusunda bulunması mümkündür. Bu durumda yapılacak başvuru

önceki başvurunun devamı mahiyetinde olmayıp yeni bir başvuru niteliği

taşımaktadır. Bu sebeple Anayasa Mahkemesine aynı kurallara ilişkin olarak

yeniden başvuru yapılması hâlinde başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesi

ile İçtüzük’ün 46. maddesinde belirtilen yönteme uygun olarak yapılması

gerekmektedir.

6. Başvurunun incelenmesinden itiraz yoluna başvuran mahkemenin

Anayasa Mahkemesinin 25/9/2018 tarihli ve E.2018/116, K.2018/92 sayılı kararına

istinaden 25/12/2018 tarihli duruşmada başvuruda eksiklikler bulunduğunu,

Anayasa Mahkemesi tarafından henüz bir karar verilmediğini ifade ederek

yargılamaya devam edilmesi yönünde karar aldığı ve aynı tarihli celsede “Anayasa

Mahkemesinin bildirdiği eksik hususların celse arasında değerlendirilmesine”

şeklinde ara karar oluşturarak bir sonraki duruşmayı 29/1/2019 tarihine

bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu ara karara istinaden celse arasında verilmiş bir

karara ve buna ilişkin bir tutanağa başvuru belgeleri ekinde rastlanmamıştır.

Yine 29/1/2019 tarihli duruşma tutanağında da bu konuda bir açıklamaya

yer verilmeyerek davaya ve yargılamaya devam olunmuştur. Bu kapsamda Anayasa

Mahkemesine hitaben düzenlenen 8/2/2019 tarihli gerekçeli başvuru kararı ile

aynı kurallara ilişkin olarak yeniden Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ise de

Anayasa Mahkemesine başvurulması yolunda Mahkemece yeniden bir karar alınması

gerekmekte olup söz konusu karara ilişkin tutanağın onaylı örneğinin dosyada

bulunmadığı, ayrıca başvuruya ilişkin belgelerin dizi pusulasına da

bağlanmadığı görülmüştür.

7. Öte yandan itiraz konusu fıkra, bent ve cümlenin tamamının

iptali talep edilmiş ise de başvuru kararında belirtilen itiraz gerekçelerinin

genel olarak hâkim tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin kıymet

takdir komisyonunca belirlenen bedelden fazla olması hâlinde fazla olan kısmın

kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılarak karar

kesinleşene kadar hak sahibine ödenmemesine, kamulaştırma bedelinin tespiti

yönünden uygulanacak objektif değer artış oranına sınırlama getirilmesine,

büyük kamulaştırma projelerinde kamu yararı kararının ilan süresinin bitiminden

itibaren beş yıl süreyle kamulaştırılacak taşınmazlar üzerinde yapılan sabit

tesisler ve dikilen ağaçların bedel tespitinde dikkate alınmaması yönündeki

sınırlama süresinin beş yıl daha uzatılabilmesine imkân sağlamasına ilişkin

olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre itiraz konusu fıkra, bent ve cümlede geçen ve

belirtilen gerekçelerle ilgili bulunmayan diğer bir kısım kuralların

Anayasa’nın hangi maddelerine, hangi nedenlerle aykırı olduğunun gerekçeli

başvuru kararında ayrı ayrı ve gerekçeleriyle birlikte açıkça gösterilmediği

görülmüştür.

8. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ve (2) numaralı fıkrasının (a) ve (c) bentlerine aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. HÜKÜM

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un;

A. 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin 19/4/2018 tarihli

ve 7139 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değiştirilen sekizinci fıkrasının,

B. 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının

7139 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle değiştirilen (ı) bendinin,

C. 14. maddesiyle değiştirilen 25. maddesine

12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen üçüncü fıkranın 7139 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle değiştirilen üçüncü cümlesinin,

iptallerine karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun, 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından, esas incelemeye geçilmeksizin REDDİNE 14/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

Engin YILDIRIM

Üye

Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye

Serruh KALELİ

Üye

Recep

KÖMÜRCÜ

Üye

Hicabi DURSUN

Üye

Celal Mümtaz

AKINCI

Üye

Muammer TOPAL

Üye

M. Emin KUZ

Üye

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üye

Kadir ÖZKAYA

Üye

Rıdvan GÜLEÇ

Üye

Recai AKYEL

Üye

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Üye

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Anayasa Mahkemesi, E. 2019/25, K. 2019/8, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İtirazın Konusu
  4. A. 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin 19/4/2018 tarihli
  5. B. 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının
  6. C. 14. maddesiyle değiştirilen 25. maddesine
  7. Olay
  8. I. İptali
  9. İstenen Kanun Hükümleri
  10. A. 5. maddesi ile değiştirilen 10. maddesi şöyledir
  11. C. 14. maddesi ile değiştirilen 25. maddesi şöyledir
  12. II. İlk İnceleme
  13. A. 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin 19/4/2018 tarihli
  14. B. 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin birinci fıkrasının
  15. C. 14. maddesiyle değiştirilen 25. maddesine
  16. Kömürcü
  17. Akıncı
  18. M. Emin KUZ
  19. Gökcan
  20. Hakyemez
  21. Seferinoğlu
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2019/25
Karar No
2019/8
Tarih
14 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2019/16 K.2019/15
  • AYM Norm Denetimi E.2019/14 K.2019/16
  • AYM Norm Denetimi E.2019/26 K.2019/9
  • AYM Norm Denetimi E.2019/29 K.2019/10
  • AYM Norm Denetimi E.2019/33 K.2019/17
  • AYM Norm Denetimi E.2018/136 K.2019/21

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.