KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2019
- Esas Sayısı
- 2019/67
- Karar Sayısı
- 2019/49
- R.G. Tarih – Sayı
- Tebliğ
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Bakırköy 2. Aile Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 300. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’nın 2., 5., l0., 13., 17. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Tanımanın iptali davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 300. maddesi şöyledir:
“3. Hak düşürücü süreler
Madde 300- Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cengiz ERTEN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığın
mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa
Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem
belirtilmiştir. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, bir davaya bakmakta olan
mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin
hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan birinin ileri
sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda anılan
fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine
göndereceği kurala bağlanmış; fıkranın (a) bendinde “İptali istenen
kuralların Anayasanın hangi maddelerine aykırı olduklarını açıklayan gerekçeli
başvuru kararının aslı”, (b) bendinde “Başvuru kararına ilişkin
tutanağın onaylı örneği”, (c) bendinde “Dava dilekçesi, iddianame
veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri” Mahkemeye
gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında
ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz
başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin
gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. İçtüzük’ün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde de “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği”, (b) bendinde “Dava dilekçesi, iddianame veya davayı açan belgeler ile dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örnekleri”, (c) bendinde “Dava dosyasında sunulan belgelerin tarih sırasına göre başlıklar hâlinde sıralandığı dizi pusulası” Anayasa Mahkemesine sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.
4. İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği belirtilmiştir.
5. İtiraz yoluna başvuran Mahkemenin aynı kurala ilişkin daha önce
Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru, Anayasa Mahkemesinin 14/3/2019 tarihli ve
E.2019/26, K.2019/9 sayılı kararıyla, başvuru kararında itiraz konusu kuralın Anayasa’nın hangi maddelerine hangi
nedenlerle aykırı olduğunun açıklanmadığıbelirtilerek 6216 sayılı
Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun
olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddedilmiştir. İçtüzük’ün 49.
maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak
yeniden itiraz başvurusunda bulunması mümkündür. Bu durumda Anayasa Mahkemesine
aynı kurala ilişkin olarak yapılacak başvuru önceki başvurunun devamı
mahiyetinde olmayıp yeni bir başvuru niteliği taşıdığından söz konusu
başvurunun 6216 sayılı Kanun’un 40. ve İçtüzük’ün 46. maddelerinde belirtilen
yönteme uygun olarak yapılması gerekmektedir.
6. Başvurunun incelenmesi neticesinde Anayasa Mahkemesinin 14/3/2019 tarihli ve E.2019/26, K.2019/9 sayılı kararından sonra yeniden itiraz yoluna başvuran Mahkemece bu yönde yeni bir karar alındığına ilişkin bir tutanağa başvuru belgeleri arasında yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Mahkemenin 29/5/2019 tarihli gerekçeli başvuru kararıyla yeniden Anayasa Mahkemesine başvurduğu görülmekle birlikte söz konusu karara ilişkin tutanağın, dava dilekçesinin ve dosyanın ilgili bölümlerinin onaylı örneklerinin dosyada bulunmadığı, ayrıca başvuruya ilişkin belgelerin dizi pusulasına bağlanmadığı görülmüştür.
7. Açıklanan nedenlerle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine aykırı olduğu anlaşılan itiraz başvurusunun 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından esas incelemeye geçilmeksizin reddi gerekir.
GÖKCAN
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
Üye
Burhan ÜSTÜN
Üye
Hicabi DURSUN
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
Üye
Muammer TOPAL
Üye
M. Emin KUZ
Üye
Kadir ÖZKAYA
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
Üye
Recai AKYEL
Üye
Yusuf Şevki
HAKYEMEZ
Üye
Yıldız
SEFERİNOĞLU
Anayasa Mahkemesi, E. 2019/67, K. 2019/49, 26 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası