KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2022
- Esas Sayısı
- 2022/45
- Karar Sayısı
- 2022/89
- R.G. Tarih - Sayı
- 2/8/2022 -
Karar Metni
1.109 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
31911
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
Tokat 1. Sulh Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU
13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3/11/1988 tarihli ve 3493 sayılı Kanun’un 49. maddesiyle değiştirilen 115. maddesinin 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanun’un 58. maddesiyle değiştirilen sekizinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Davacı hakkında uygulanan idari para cezasının iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 115. maddesi şöyledir:
“Para cezalarının ödenme süresi:
Madde 115 – (Değişik: 3/11/1988 – 3493/49 md.) (Değişik birinci fıkra: 16/7/2004-5228/46 md.) Ödeme derhal yapılmadığı takdirde para cezalarının, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay % 5 faiz uygulanır. Aylık faizin hesaplanmasında ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınır. Bu suretle bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez.
Süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanır.
(Mülga üçüncü fıkra: 12/7/2013-6495/21 md.)
(Mülga dördüncü fıkra: 12/7/2013-6495/21 md.)
(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/21 md.) Trafik idari para cezaları; Maliye Bakanlığına bağlı muhasebe birimlerine, vergi dairelerine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yetkilendirilen banka ve PTT aracılığıyla ödenebilir.
(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/21 md.) Bu Kanunun 114 üncü maddesine göre trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlemeyle yetkilendirilen personel tarafından trafik idari para cezası tahsilatı yapılamaz.
(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/21 md.) Bu Kanunun 116 ncı maddesine göre yabancı plakalı araçların plakasına uygulanan, ancak tebliğ edilememiş olan trafik idari para cezalarının ödenmesi hâlinde trafik idari para cezası karar tutanağının tebliğ tarihi olarak ödeme tarihi esas alınır.
(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/21 md.; Değişik fıkra:
2/1/2017-KHK-680/59 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/58 md.) Sürücüsünün Türk
vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın yabancı plakalı araçlara uygulanacak
olan trafik idari para cezaları, tebligat şartı aranmaksızın sürücüsü
bilgilendirilmek suretiyle tahsil edilir. Trafik cezaları tahsil edilmeden
yabancı plakalı aracın ülkeyi terk etmesine izin verilmez. Türk plakalı araç
kullanan yabancı sürücülerin trafik cezaları, cezanın yazıldığı araç sahibinden
tahsil edilir. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca müştereken çıkarılan
yönetmelikle belirlenir. Uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Kenan YAŞAR’ın katılımlarıyla 21/4/2022 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralın kabahati gerçekleştiren yabancı devlet vatandaşının tespit edilmesi hâlinde dahi aracın sahibine ceza verileceğini ve cezanın araç sahibinden tahsil edileceğini öngördüğü, bu durumun ceza sorumluluğunun şahsiliği ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
4. İtiraz konusu kural Türk plakalı araç kullanan yabancı sürücülerin trafik cezalarının, cezanın yazıldığı araç sahibinden tahsil edilmesini öngörmektedir.
5. Anayasa’nın
38. maddesinin yedinci fıkrasında ceza sorumluluğunun şahsi olduğu
belirtilmiştir. Ceza sorumluluğunun şahsiliği Anayasa’da güvence altına alınan
ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir
kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir
anlatımla bir kimsenin yalnızca kendi eyleminden sorumlu olmasıdır. Bu ilkeye
göre fail ya da şerik olmayan kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları
mümkün değildir. Anayasa’nın anılan maddesinde idari suç ve cezalar ile adli
suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından her ikisi de bu maddede
öngörülen ilkelere tabidir (AYM, E.2019/1, K.2019/14, 14/3/2019, § 14; E.2022/13,
K.2022/66, 1/6/2022, § 15).
6. Söz konusu fıkranın gerekçesinde de “…fıkra, ceza sorumluluğunun ‘şahsi’ olduğu; yani failden gayri kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılamayacağı hükmünü getirmektedir. Bu ilke dahi ceza hukukuna yerleşmiş ve ‘kusura dayanan ceza sorumluluğu’ ilkesine dahil, terki mümkün olmayan bir temel kuralıdır.” denilmektedir.
7. 2918 sayılı Kanun’un 1. maddesinde anılan Kanun’un amacının kara yollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda Kanun’da uyulması gereken trafik kuralları düzenlenmiş ve bu kurallara aykırı şekilde araç kullananlar için bazı idari yaptırımlar düzenlenmiştir. Kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında söz konusu fiilleri kabahat olarak belirlemesi ve bunun karşılığında idari cezalar öngörmesinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu açıktır.
8. Kanun’un 115. maddesinin sekizinci
fıkrasında Türk plakalı araç kullanan yabancı sürücülerin trafik cezalarının,
cezanın yazıldığı araç sahibinden tahsil edileceği hüküm altına alınmak
suretiyle araç sahibi yönünden bir ödeme yükümlülüğü öngörülmektedir. Araç
sahibi bakımından ortaya çıkan ödeme yükümlülüğünün kaynağını aracı kullananın
gerçekleştirdiği trafik kabahati oluşturmaktadır. Başka bir ifadeyle araç sahibinin
sorumluluğuna neden olan hukuki durum araç kullanan kişinin trafik kurallarına
aykırı olarak araç kullanması sebebiyle uygulanan idari para cezasıdır. Bu
bağlamda itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 38. maddesi anlamında ceza
niteliğinde olan bir idari yaptırımı düzenlediği anlaşılmaktadır.
9. Kanun’un 116. maddesinde tescil plakasına göre trafik ceza tutanağının düzenleneceği hâller ile bu cezaların tahsil usulü hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda trafik kurallarına aykırı davranan sürücülerin tespit edilememesi hâlinde de araç tescil plakalarına ceza veya suç tutanağı düzenlenebilecektir. İtiraz konusu kural ise Türk plakalı araç kullanan yabancı sürücülerin trafik cezalarından araç sahibini sorumlu tutmak suretiyle trafik kuralının yabancı sürücüler tarafından ihlal edildiğinin tespit edildiği durumlara ilişkindir.
10. Cezaların şahsiliğinde amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir ifadeyle kimsenin başka birinin icra ettiği fiil nedeniyle sorumlulukla karşılaşmamasıdır. Kural ise Türk plakalı araç kullanan yabancı sürücülerin trafik cezalarının, cezanın yazıldığı araç sahibinden tahsil edilmesini hükme bağlamak suretiyle aracını yabancı sürücülere vermekten başka bir fiili bulunmayan araç sahiplerinin gerçekleştirmediği ya da iştirak etmediği trafik kabahatinden sorumlu tutulmasına ve cezalandırılmasına neden olmaktadır. Bu itibarla kural ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
11. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 38. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kuralın Anayasa’nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 38. maddesi yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
M. Emin KUZ
Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye Basri BAĞCI Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR
Anayasa Mahkemesi, E. 2022/45, K. 2022/89, 20 Temmuz 2022 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası