KÜNYE
- Mercii
- Anayasa Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas Sayısı
- 2024/74
- Karar Sayısı
- 2024/168
- R.G.Tarih-Sayı
- 12/11/2024-32720
- İtiraz yoluna başvuran
- İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- İtirazın konusu
- 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na 20/8/2016
Karar Metni
1.505 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
tarihli ve 6745 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Devam eden dava…” ibaresinin Anayasa’nın 10. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY
Mülga 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamasından kaynaklanan bedel artırımı davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN VE
İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN HÜKÜMLERİ
A. İptali İstenen Kanun Hükmü
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı geçici 12. maddesi şöyledir:
“Geçici Madde 12- (Ek: 20/8/2016-6745/35 md.)
24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.”
B. İlgili Görülen Kanun Hükmü
Kanun’un geçici 6. maddesinin;
1. Üçüncü fıkrası şöyledir:
“Uzlaşma; idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması suretiyle veya bunların mümkün olmaması hâlinde nakdi bedel üzerinden yapılabilir.”
2. Yedinci fıkrası şöyledir:
“Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.
3. Sekizinci fıkrası şöyledir:
“Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde
uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim
bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen
ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil
Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet
alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve
il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri
toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının
en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen
alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde,
ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle
gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları
dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni
faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine,
üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu
maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.”
4. On birinci fıkrası şöyledir:
“Bu madde uyarınca ödenecek olan bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE ve Yılmaz AKÇİL’in katılımlarıyla 4/4/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatih TORUN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Uygulanacak Kural ve Sınırlama Sorunu
3. Anayasa’nın 152. ile
30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan
mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi hâlinde veya taraflardan
birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması
durumunda bu hükümlerin iptalleri için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine
başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir
davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması
gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikte olan kurallardır.
4. İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme 2942 sayılı Kanun’un geçici 12. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Devam eden dava…” ibaresinin iptalini talep etmiştir.
5. Anılan cümlede devam eden dava ve icra takiplerinin söz konusu madde hükümlerine göre sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre itiraz konusu kuralın Kanun’un geçici 12. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce açılmış ve henüz sonuçlanmamış alacak ve bedel artırım davaları ile icra takipleri yönünden uygulama alanı bulacağı anlaşılmaktadır.
6. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemede bakılmakta olan dava 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulaması nedeniyle taşınmaz hissesinin bedele dönüştürülmesi üzerine açılan bedel artırımı davasıdır. 2942 sayılı Kanun’un geçici 12. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Devam eden…” ibaresi dava ve icra takiplerinin her ikisi yönünden geçerli ortak kural niteliği taşımaktadır. Bu itibarla bakılmakta olan davanın konusu gözetilerek kuralın esasına ilişkin incelemenin “… dava…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.
7. Diğer yandan anılan Kanun’un geçici 12. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde devam eden dava ve icra takiplerinin bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılacağı hükmüne yer verilmek suretiyle anılan maddenin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının birinci cümlesinde atıf yapılan Kanun’un geçici 6. maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri de devam eden davalar yönünden uygulanacaktır.
8. Maddenin birinci fıkrasında 2981
sayılı Kanun’a göre yapılan imar uygulamalarından kaynaklanan alacak ve bedel
artırım davalarında taşınmazın bedelinin tespit edilmesine ilişkin hususlar
hükme bağlanmıştır. Geçici 6. maddenin üçüncü fıkrasında ise dava aşamasından
önceki bir süreç olan uzlaşmanın ne şekilde yapılacağı ve uzlaşılan tutarın
nasıl ödeneceğine ilişkin esaslara yer verilmiştir. Anılan maddenin yedinci
fıkrasında bu madde kapsamında açılan davalarda harç ile vekâlet ücretinin
nasıl belirleneceğine ilişkin düzenlemeler öngörülmüştür. Maddenin sekizinci
fıkrası ise bedelin tespiti aşamasına ilişkin olmayıp bu davalarda idareler
aleyhine hükmedilecek bedellerin ödenebilmesini teminen söz konusu idarelerin
bütçelerine konulması gereken ödeneklere ve bu bedellerin tahsil aşamasına
ilişkin düzenlemeler içermektedir. Anılan fıkranın kamulaştırma yapan
idarelerce ödenek ayrılmasına ilişkin düzenleme içerdiği bu hususların hükmün
infazı ile ilgili olduğu açıktır. On birinci fıkrada da kamulaştırmasız el atma
nedeniyle doğan ve maddede öngörülen uzlaşma prosedürü sonucu veya mahkeme
kararıyla belirlenen tazminatın ödenmesi aşamasına ilişkin hüküm yer
almaktadır.
9. Bu kapsamda bakılmakta olan davanın konusunun 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamaları sonucu hisseleri bedele dönüştürülen davacıların açmış oldukları bedel artırımına ilişkin olması nedeniyle esas incelemenin “… dava…” ibaresi ile sınırlı olarak yapılması, ayrıca davanın konusu ve bulunduğu aşama itibarıyla bu ibarenin de 2942 sayılı Kanun’un geçici 12. maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...yedinci...” ibaresi yönünden incelenmesi gerekmektedir.
B. On Yıllık Süre Sorunu
10. Anayasa’nın “Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152. maddesinin dördüncü fıkrasında “Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz” denilmiştir.
11. 6216 sayılı Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlığını taşıyan 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da “Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
12. 2942 sayılı Kanun’un geçici 12. maddesinin ikinci
fıkrasının itiraz konusu kuralın da yer aldığı ikinci cümlesinin “Devam eden dava ve … ise, bu madde
hükümlerine göre sonuçlandırılır.” kısmı -bir itiraz başvurusu üzerine-
birinci fıkra ve ikinci fıkranın birinci
cümlesinde yer alan “...yedinci...” ibaresi yönünden incelenmiş ve Anayasa
Mahkemesinin 16/11/2017 tarihli ve E.2016/195, K.2017/158 sayılı kararıyla esastan
reddedilmiştir. Bu karar 8/2/2018 tarihli ve 30326 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesince itiraz
başvurusu üzerine işin esasına girilerek iptal istemi reddedilen kurala ilişkin
olarak yeni bir başvurunun yapılabilmesi için ret kararının Resmî Gazete’de
yayımlandığı 8/2/2018 tarihinden başlayarak geçmesi gereken on yıllık süre
henüz dolmamıştır.
13. Açıklanan nedenle kurala yönelik başvurunun Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince reddi gerekir.
A. “Devam eden
dava…” ibaresinin esasına ilişkin incelemenin “...dava...” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına,
B. “...dava...”
ibaresinin esasına ilişkin incelemenin “2942 sayılı Kanun’un geçici 12. maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...yedinci...” ibaresi” yönünden yapılmasına,
C. “...dava...”
ibaresinin “geçici 12. maddenin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...yedinci...” ibaresi” yönünden iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun Anayasa’nın 152. maddesinin dördüncü fıkrası ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 41. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince REDDİNE,
24/9/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR Üye Metin KIRATLI
Anayasa Mahkemesi, E. 2024/74, K. 2024/168, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası