İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Norm Denetimi Kararları
  3. /Anayasa Mahkemesi

ANAYASA MAHKEMESİ

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

AYM Norm Denetimi E.2024/15 K.2024/159

tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerinin Anayasa’nın 2., 17. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin…

Esas2024/15Karar2024/159Tarih24 Eylül 2024Okuma11 dk · 2.248 kelime

KÜNYE

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Karar tarihi
24 Eylül 2024
Esas Sayısı
2024/15
Karar Sayısı
2024/159
R.G.Tarih-Sayı
21/11/2024-32729
İtiraz yoluna başvuran
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İtirazın konusu
3/11/1980
Karar metni, AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.248 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerinin Anayasa’nın 2., 17. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talebidir.

OLAY

Operasyon görevi sırasında askerî aracın yaptığı kazada ölen asker kişinin yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.

I. İPTALİ İSTENİLEN VE İLGİLİ GÖRÜLEN KANUN

HÜKÜMLERİ

A. İptali İstenilen Kanun Hükümleri

Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 6. maddesi şöyledir:

“Nakdi tazminat ve aylığın etkisi

Madde 6 – Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır.

Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar gözönünde tutulur.”

B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri

Kanun’un;

1. 3. maddesi şöyledir:

“Nakdi tazminat

Madde 3 – Bu kanun kapsamına girenlerden;

a) (Değişik: 1/4/1998 - 4356/1 Md.) Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında,

b) (Değişik: 1/4/1998 - 4356/1 md.) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere (a) bendinde belirtilen tutarın % 25'inden % 75'ine kadar, yaralananlara ise % 20'sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre,

Nakdi tazminat ödenir.

Bu nakdi tazminatın tespitine esas tutulacak aylık; tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek Devlet memuru aylığının (Ek gösterge dahil) brüt tutarıdır.

c) (a) bendi esaslarına göre tespit edilen nakdi tazminatın kanuni mirasçılara intikalinde; ölenin eş ve füruu veya yalnızca füruu ile içtima eden ve ölüm tarihinde sağ olan ana ve babasının her birine ayrı ayrı olmak üzere % 15 tutarındaki kısmı verildikten sonra kalanı içtima eden diğer mirasçılara ödenir. Diğer hallerde miras hükümleri uygulanır. Ancak ana veya babaya verilen tazminat çocukların her birine ödenen tazminattan fazla olamaz.

d) (Ek: 7/6/1990 - 3658/2 md.) Kesin raporun alınmasının uzayacağının anlaşılması halinde tazminatın ödenme usüllerine göre, olay tarihi itibariyle, (b) bendine göre hesaplanacak miktarın asgari oranı üzerinden avans ödenir.

Olağanüstü halin devam ettiği süre içinde, bu maddede yer alan nakdi tazminat miktarlarının yarıya kadar indirilmesine veya nakdi tazminata ilişkin hükümlerin uygulanmamasına Cumhurbaşkanı yetkilidir.”,

2. 4. maddesi şöyledir:

“Aylık bağlanması

Madde 4 – Bu Kanun kapsamına girenlerden;

a) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.

b) Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür.

c) Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir.

Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, (…) % 25 artırılarak ödenir.

d) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokul mezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul ve yetimlerine 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır.

(Değişik fıkra: 12/7/2013-6495/80 md.)

Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanarak aylık bağlananlara

aylık bağlama tarihi itibarıyla sosyal güvenlik kurumlarınca kendi

sigortalılığı nedeniyle ödenmekte olan gelir ve/veya aylıkların toplamı,

14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesi

gereğince öğrenim durumuna göre belirlenecek giriş derece ve kademesi ile 30

yıl fiili hizmet süresi esas alınarak mülga hükümleri de dahil 5434 sayılı

Kanun hükümlerine göre hesaplanacak vazife malullüğü aylığının %25 artırımlı

tutarından az olamaz ve bu şekilde belirlenen gelir ve/veya aylıklar ilgili

sigortalılık hâlindeki aylık artışları dikkate alınarak artırılır. Birinci

fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamına girenler, aylıklara ilişkin hükümler

hariç olmak üzere (d) bendi kapsamına girenlerin malullük hâline bağlı olarak

yararlandığı haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır. Bu

Kanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren

kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncıve mülga

64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları

sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme

süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili

hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı

bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir

sebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konusu

süreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma

sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanun

uygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veya

çalışma süreleri yaşlılık/emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı

bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir

çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Ancak, bu Kanuna göre

aylık bağlandığı tarihten sonra çalışmaya başlayanlardan, aylık bağlandıktan

sonraki çalışmaları 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra olanlar için

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümleri uygulanamaz. Yukarıda

belirtilen kanunlara göre malullük aylığı bağlanmasına esas alınmış hastalık ya

da engellilik hâlleri ve bu hastalık ya da engellilik hallerindeki ilerlemeler,

sonradan geçen çalışmalar sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanılması

koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaz. (Ek cümle: 25/3/2020-7226/6 md.)

Ancak, bu kapsamdakiler aylık bağlandığı tarihten sonra geçen çalışmaları esas

alındığında en az 20 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 5000 gün malullük,

yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla talepleri halinde

ayrıca yaşlılık aylığından yararlanırlar.

(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/80 md.) Bu madde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harp malulleri hakkında da uygulanır.”

II. İLK İNCELEME

1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Engin YILDIRIM, M. Emin KUZ, Rıdvan GÜLEÇ, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR ve Muhterem İNCE’nin katılımlarıyla 1/2/2024 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine ve yürürlüğü durdurma talebinin esas inceleme aşamasında karara bağlanmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

III. ESASIN İNCELENMESİ

2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Cem GÜNDOĞDU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu ve ilgili görülen kanun hükümleri, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A. Anlam ve Kapsam

3. 2330 sayılı Kanun’da, anılan Kanun kapsamında belli faaliyetlerde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhâl veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ya da hastalık sonucu ölmeleri veya engelli duruma gelmeleri hâlinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve sayılan nedenlerle yaralanmaları hâlinde ödenecek nakdî tazminatın esas ve yöntemleri düzenlenmiştir.

4. Kanun’un 2. maddesinde

Kanun kapsamına giren kamu görevlileri ve diğer kişiler belirlenmiş; 3. ve 4.

maddelerinde ise bu kapsama girenlere ödenecek nakdî tazminat ile bağlanacak

aylıklara ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir. 3. maddeye göre Kanun

kapsamına girenlerden ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek devlet memuru

brüt aylığının (ek gösterge dâhil) 100 katı tutarında, yaşamak için gerekli

hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile

sürdürebilecek şekilde malul olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere

(a) bendinde belirtilen tutarın %25’inden %75’ine kadar, yaralananlara ise %20’sini

geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre nakdî tazminat

ödenecektir.

5. 4. maddeye göre ise Kanun kapsamına

girenlerden engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına

göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanacak, emekli aylığı

almakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev

malullüğü aylığına dönüştürülecektir. Ölenlerin kendilerine bağlanması gereken

görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilecek, madde gereğince

ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar

%25 artırılarak ödenecektir. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi

olmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 14/7/1965

tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 36. maddesi

hükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (öğrenimi

bulunmayanların ilkokul mezunu gibi) kendilerine, ölümlerinde dul ve

yetimlerine 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı

Kanunu hükümlerine göre görev malullüğü aylığı %25 artırılarak bağlanacaktır.

6. 2330 sayılı Kanun’un 6. maddesinde de ödenecek nakdî tazminat ile bağlanacak emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu, yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdî tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların dikkate alınacağı öngörülmektedir. Anılan maddede yer alan “…ve manevi…” ibareleri itiraz konusu kuralları oluşturmaktadır.

7. Bu itibarla kurallar uyarınca Kanun’a göre hesaplanarak ilgililere ödenen nakdî tazminat ve bağlanan emekli aylıkları yargı mercilerince hükmedilecek maddi ve manevi tazminat hesaplamalarında dikkate alınacaktır.

B. İtirazın Gerekçesi

8. Başvuru kararında özetle; itiraz

konusu kurallar kapsamında nakdî tazminat ve emekli aylığı ödemelerinin manevi

zararlar karşılığı olduğunun öngörülmesi nedeniyle mahkemelerce manevi

tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesinin gözetilerek bu yöndeki taleplerin

reddine karar verildiği, kuralların yer aldığı madde metninde ödenen tazminatın

ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminat karşılığı olacağına ilişkin

herhangi bir belirlemenin yapılmadığı, bu durumun farklı yargısal uygulamalara

sebebiyet verdiği, ayrıca zarar görenin de söz konusu madde gereğince yapılan

ödemenin kapsamını bilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla bu durumun kişilerin

manevi zararının tam olarak karşılanamamasına neden olduğu belirtilerek

kuralların Anayasa’nın 2., 17. ve 35.

maddelerine aykırı olduğu ileri

sürülmüştür.

C. Anayasa’ya

Aykırılık Sorunu

9. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

10. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri

belirliliktir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare

yönünden herhangi bir duraksamaya ya da kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,

net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî

uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi,

hukuksal güvenlikle bağlantılı olup hukuk güvenliği, normların öngörülebilir

olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,

devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden

kaçınmasını gerekli kılar. Bu bakımdan kanunun metninin, bireylerin

gerektiğinde hukuki yardım almak suretiyle hangi somut eylem ve olguya hangi

hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte

öngörebilmelerine imkân verecek nitelikte olması gerekir.

11. 2330 sayılı Kanun’un itiraz konusu kuralların da yer aldığı 6. maddesinde anılan Kanun kapsamında ödenecek nakdî tazminat ile bağlanacak emekli aylığının hem maddi hem de manevi zararların karşılığı olduğu belirtilmekte, ayrıca yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdî tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların gözönünde tutulacağı öngörülmektedir.

12. Bununla birlikte ödenen nakdî tazminat ile bağlanmış bulunan emekli aylıklarının aynı olaya ilişkin olarak açılacak tazminat davalarında hükmedilecek miktarın belirlenmesinde dikkate alınabilmesi için anılan ödemelerin ne kadarının maddi ne kadarının manevi zarar karşılığı olduğunun mahkeme tarafından tespit edilmesi zorunludur.

13. Öte yandan söz konusu ödemelerin hangi zarara karşılık yapıldığının ilgili kişi tarafından bilinmesi de açılacak davalarda tazminat taleplerinin ileri sürülmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu yönüyle ödemenin niteliğinin idare tarafından belirtilmesi veya mevzuatta açıkça gösterilmesi gerekir. Aksi durum kişiler yönünden hak kayıplarına yol açan uygulamalara neden olabilecektir.

14. Kurallarda idarece ödenen tutarların bir kısmının manevi zarara karşılık yapıldığı ve yargı mercilerince de manevi zarar karşılığı tazminata hükmedildiği takdirde bunun dikkate alınması gerektiği belirtilmekle birlikte bu tür ödemelerin ne kadarlık kısmının manevi zarara karşılık yapıldığı ile ödemenin niteliğinin idare tarafından belirtilmesi gerektiğini ortaya koyan herhangi bir güvenceye ya da ölçüte yer verilmemiştir.

15. Bu itibarla idarece maddi ve manevi manevi zarar karşılığı yapılan ödemenin ne kadarlık kısmının manevi zarar kapsamında olduğunu ortaya koyan ve bu ödemelerin niteliğinin ilgililer tarafından anlaşılmasını sağlayan herhangi bir güvence ve ölçüt içermeyen kuralların belirli olduğu söylenemez.

16. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.

Kurallar Anayasa’nın 2. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 17. ve 35. maddeleri yönünden incelenmemiştir.

IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

17. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da

bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte

yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe

gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede

yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak

Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden

başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere

ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.

18. 2330 sayılı Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerinin iptal edilmeleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ

19. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralların uygulanmaları hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerine yönelik iptal hükümlerinin yürürlüğe girmelerinin ertelenmeleri nedeniyle bu ibarelere ilişkin yürürlüğün durdurulması taleplerinin REDDİNE 24/9/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “…ve manevi…” ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE 24/9/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkanvekili Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili Basri BAĞCI Üye Engin YILDIRIM Üye Rıdvan GÜLEÇ Üye Recai AKYEL Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Yıldız SEFERİNOĞLU Üye Selahaddin MENTEŞ Üye İrfan FİDAN Üye Kenan YAŞAR Üye Muhterem İNCE Üye Yılmaz AKÇİL Üye Ömer ÇINAR Üye Metin KIRATLI

Anayasa Mahkemesi, E. 2024/15, K. 2024/159, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Norm Denetimi Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Olay
  4. I. İptali İstenilen Ve İlgili Görülen Kanun
  5. Hükümleri
  6. A. İptali İstenilen Kanun Hükümleri
  7. B. İlgili Görülen Kanun Hükümleri
  8. II. İlk İnceleme
  9. III. Esasın İncelenmesi
  10. A. Anlam ve Kapsam
  11. B. İtirazın Gerekçesi
  12. C. Anayasa’ya
  13. IV. İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
  14. V. Yürürlüğün Durdurulması Talebi
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Esas No
2024/15
Karar No
2024/159
Tarih
24 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • AYM Norm Denetimi E.2024/78 K.2024/164
  • AYM Norm Denetimi E.2024/112 K.2024/160
  • AYM Norm Denetimi E.2024/65 K.2024/163
  • AYM Norm Denetimi E.2024/82 K.2024/165
  • AYM Norm Denetimi E.2024/68 K.2024/167
  • AYM Norm Denetimi E.2023/192 K.2024/161

Tüm Arşiv

AYM Norm Denetimi KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.