İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2007/5554 K.2011/2297

Dava, davacı tarafından İpsala Gümrüğünde bulunan Tasfiye Genel Müdürlüğü Edirne İşletme Şube Müdürlüğüne ait ardiyeye teslim edilen oto yedek parçalarının, teminat karşılığı yurtdışı edilmek üzere taraflarına teslimi veya refakatçi memur tayinine karar…

Esas2007/5554Karar2011/2297Tarih14 Haziran 2011Okuma7 dk · 1.421 kelime

KÜNYE

10. Daire 2007/5554 E., 2011/2297 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
14 Haziran 2011
Esas No
2007/5554
Karar No
2011/2297
Temyiz Eden(Davacı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf (Davalı)
Edirne Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü - EDİRNE
İstemin Özeti
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Cevap verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.421 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Düşüncesi

Dava, davacı tarafından İpsala Gümrüğünde bulunan Tasfiye Genel Müdürlüğü Edirne İşletme Şube Müdürlüğüne ait ardiyeye teslim edilen oto yedek parçalarının, teminat karşılığı yurtdışı edilmek üzere taraflarına teslimi veya refakatçi memur tayinine karar verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Edirne Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü'nün 27.7.2006 tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle istemiyle açılmıştır.

Davacı tarafından imzalanan, yolculardan alınan eşyaya ait ambar makbuzu incelendiğinde, makbuzda "kati terk" ifadesine yer verilmekle birlikte, aynı zamanda, üç ay içinde Gümrükten çekilmeyen eşyanın tasfiyeye tabi tutulacağı ve devlet malı haline geleceği ibaresine de yer verildiği; bu ifadeye dayanarak davacı vekilince üç aylık süre dolmadan 27.7.2006 tarihinde eşyanın gümrükten çekilmesi istemiyle başvurduğu görüldüğünden, işleme dayanak alınan makbuzun, davacının gümrüğe terk konusundaki iradesini kesin ve tereddüte yer vermeyecek açıklıkta ortaya koyacak nitelikte bir belge olarak kabul edilemeyeceği.

İran uyruklu olup, İran'da yaşayan davacının yeterince Türkçe bilmediği de dikkate alındığında, kati terk ifadesinin ne anlama geldiğini bilemeyeceği açık olduğundan, davacının iradesinin gümrüğe kati terk yönünde olmadığının kabulü gerekmektedir.

Bu durumda davacı vekilinin başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı :…

Düşüncesi : Dava, İtalya üzerinden İran'a transit geçiş yapmak üzere Türkiye'ye giriş yapan araçta, tır karnesi içeriğinde yer almayan ve beyan edilmeyen çeşitli nitelikte oto yedek parçasının, teminat karşılığında veya refakatçi memur tayini ile İran'a transit geçişinin yapılması koşuluyla teslimi için yapılan başvurunun, söz konusu eşyanın İran uyruklu araç sürücüsü tarafından 4458 sayılı Gümrük Yasası'nın 164. maddesi çerçevesinde gümrüğe terk edildiğinden bahisle reddi işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

4458 sayılı Gümrük Yasası'nın 164. maddesinde, serbest dolaşımda olmayan eşyanın, Hazine'ye hiçbir masraf getirmeyecek şekilde gümrüğe terk edilmesine olanak tanınmış; aynı Yasa'nın 177. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, gümrüğe terk edilen eşyanın tasfiye edileceği belirtilmiş; 179. maddesinin 3. fıkrasında ise, bu nitelikteki eşyanın satış bedelinden hizmet karşılığı alacaklar ve yapılmış masraflar, ithalat vergileri, satış için yapılmış masraflar, para cezaları ayrılarak hak sahiplerine verilmesi, kalanın 3007 sayılı Gümrük Mevzuatına Göre Tasfiye Edilecek Eşya Hakkında Döner Sermaye Yasası hükümlerine göre dağıtılması, artanın ise doğrudan Hazine'ye irat olarak kaydedilmesi öngörülmüştür.

Görüldüğü üzere eşyanın gümrüğe terk edilmesi, eşya sahibinin, eşya üzerindeki mülkiyetini sona erdiren, tasarruf yetkisinin gümrük idaresine geçmesi sonucunu doğuran hukuka uygun bir irade açıklamasının yanı sıra eşyanın gümrüğe terkinden dolayı Hazine'ye mali bir yük getirmemesi koşullarına bağlıdır. Bu koşulların gerçekleşmemesi, örneğin eşya sahibinin eşyasını gümrüğe terk iradesinin olmaması, bu işlemin temsile yetkili olmayan kişi tarafından yapılması veya bu hallerin sonradan anlaşılması gibi durumlarda eşyanın gümrüğe terk edildiğinden söz edilemez.

Dosyanın incelenmesinden, davacının İran uyruklu olduğu, İran'da yerleşik bir şirkete ait araçla taşımacılık yaptığı, İtalya üzerinden İran'a transit geçiş yapmak üzere Türkiye'ye giriş yapan aracında tır karnesi içeriğinde yer almayan ve beyan edilmeyen çeşitli nitelikte oto yedek parçasının bulunduğu, davacı tarafından gümrük idaresine sunulan faturalarına göre bu eşyanın taşımacılık yaptığı şirkete ait olduğu, ele geçirilen eşyanın kaçak eşya olarak nitelendirilerek yasal işlem yapılmasının istenilmesine karşılık ilgili Cumhuriyet savcılığı tarafından eşyanın yasak eşya niteliğinde olmadığı, araçta gizli bölmelerde taşınmadığı,

transit rejimine tabi olduğu, dolayısıyla 4458 sayılı Gümrük Yasası gereğince idari işlem yapılması gerektiğinin davalı idareye bildirildiği, bunun üzerine davacının eşyayı gümrüğe terk ettiği yolunda imzalı yazılı beyanının alınarak eşyanın depoya konulduğu anlaşılmaktadır.

Ancak davacının terk edilen eşyanın sahibi olmadığı, dolayısıyla maliki olmadığı eşya üzerinde tasarrufta bulunamayacağı, öte yandan İran uyruklu olması nedeniyle, imzaladığı yazılı Türkçe beyanının gerçek iradesini yansıtıp, yansıtmadığını, bu iradesinin sonuçlarını bilip, bilmediğini ortaya koyacak şekilde yanında yeminli tercüman bulundurulmadığı, gümrüğe terk işleminden yaklaşık iki ay sonra davacının teminat karşılığında veya refakatçi memur tayini ile İran'a transit geçişinin yapılması koşuluyla bu eşyanın kendisine teslimi için başvuruda buluduğu dikkate alındığında, eşyanın gümrüğe terki yolunda hukuken geçerli bir iradenin varlığından söz edilemez.

Açıklanan nedenlerle, davacının eşyanın teslimi hakkındaki başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulüyle davanın reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, davacı tarafından İpsala Gümrüğünde bulunan Tasfiye Genel Müdürlüğü Edirne İşletme Şube Müdürlüğüne ait ardiyeye teslim edilen oto yedek parçalarının, teminat karşılığı yurtdışı edilmek üzere tarafına teslimi veya refakatçi memur tayinine karar verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Edirne Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü'nün 27.7.2006 tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle istemiyle açılmıştır.

… İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta davacı tarafından oto yedek parçalarına ilişkin eşyaların, hiçbir zorlama altında kalmaksızın kendi rızası ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri uyarınca Devlete kati olarak terk edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından; anılan Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

1982 Anayasasının 35. maddesinde, herkesin mülkiyet ve miras hakkında sahip olduğu; bu hakların ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hükmü yer almıştır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan, 48. maddesinde, yolcu beraberinde getirilip gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar yolcu eşyasına mahsus gümrük ambarlarına konulan eşyanın buralarda kalabileceği sürenin üç ay olduğu.

164. maddesinde, serbest dolaşımda olmayan eşyanın Hazineye hiçbir masraf getirmeyecek şekilde, gümrük idaresinin gözetiminde imhası veya gümrüğe terk edilmesinin mümkün olduğu. 177. maddesinde Yasanın 164. maddesine göre gümrüğe terk edilen eşyanın yasanın 178. maddesine göre tasfiye edileceği.

178. maddesinde, 177 nci maddede belirtilen eşyanın, ihale yoluyla satış suretiyle, yeniden ihraç amaçlı satış suretiyle tasfiyeye tabi tutulacağı, tasfiyeye ilişkin usul ve esasların tüzükle belirleneceği kuralına yer verilmiştir.

Mülga Gümrük Yönetmeliği'nin 132. maddesinde, yasaklama veya kısıtlamaya tabi olması nedeniyle teslimine imkan bulunmayan eşyanın, cezai kovuşturmalar saklı kalmak üzere sahip veya temsilcilerinin yazılı talebi doğrultusunda gümrüğe terk veya mahrece iade edilebileceği veya üçüncü bir ülkeye gönderilebileceği; eşyanın gümrüğe terk edilmesi halinde, bu eşya yine sahip veya temsilcilerinin yazılı talebi ile Gümrük Kanunu'nun 178. maddesi (b) ve (e) fıkraları hükümleri çerçevesinde yeniden ihraç amaçlı satış veya imha suretiyle tasfiyeye tabi tutulacağı düzenlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, İran uyruklu olan araç sürücüsü davacının 19.5.2006 tarihinde İran'a transit gitmek üzere İpsala Gümrüğüne müracaat etmesi üzerine sözlü beyana davet edildiği, araçta gümrüğe tabi eşya olmadığının beyan edildiği, ancak gümrük memurlarınca aracın dorse kısmının alt bölümünde gümrüğe tabi olmasına rağmen beyan edilmeyen oto yedek parçalarının olduğunun tespit edilmesi üzerine 20.5.2006 tarihinde tutanak tutulduğu, sözkonusu tutanağı avukatı ile birlikte davacının da imzaladığı, kaçakçılık şüphesi nedeniyle olayın Savcılığa bildirilmesi sonucunda aynı gün eşyanın muhafaza altına alındığı,

yine aynı gün Savcılık soruşturması sonucunda, Savcılık tarafından eşyanın uyuşturucu ve yasak eşya niteliğinde olmadığı, aracın transit rejimine tabi olması nedeni ile Gümrük Kanunu uyarınca işlem yapılması gerektiğine karar verildiği; idare tarafından 9.6.2006 tarihinde düzenlenen yolculardan alınan eşyaya ait ambar makbuzunun davacıya imzalatılması ile 30 parça oto yedek parçasının ambara alındığı, bu makbuza "kati terk" ibaresi yazılmak suretiyle eşyaların 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca davacı tarafından Devlete kati olarak terkinin yapıldığı gerekçesiyle işlem yapıldığı.

27.7.2006 tarihinde davacı vekili tarafından, anılan eşyaların teminat karşılığı yurtdışı edilmek üzere taraflarına teslimi veya refakatçi memur tayini istemiyle idareye yapılan başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davalı idare tarafından, davacının yeterince Türkçe bildiği ve kendi iradesiyle Gümrük Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca eşyayı gümrüğe terk ettiğinden, Gümrük Kanunu'nun 177. maddesi uyarınca eşyanın tasfiyelik hale geldiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Eşyanın gümrüğe terki, Anayasayla güvenceye bağlanmış olan mülkiyet hakkından vazgeçilmesi anlamına geldiğinden, ilgilinin kesin ve tereddüte yol açmayacak bir açıklıktaki irade beyanını gerektirdiği tartışmasızdır.

Uyuşmazlıkta, davacı tarafından imzalanan, 9.6.2006 tarihli yolculardan alınan eşyaya ait ambar makbuzu incelendiğinde, makbuzda "kati terk" ifadesine yer verilmekle birlikte, aynı zamanda, üç ay içinde Gümrükten çekilmeyen eşyanın tasfiyeye tabi tutulacağı ve devlet malı haline geleceği ibaresine de yer verildiği; bu ifadeye dayanarak davacı vekilince üç aylık süre dolmadan 27.7.2006 tarihinde eşyanın gümrükten çekilmesi istemiyle başvurduğu görüldüğünden, işleme dayanak alınan makbuzun, davacının gümrüğe terk konusundaki iradesini kesin ve tereddüte yer vermeyecek açıklıkta ortaya koyacak nitelikte bir belge olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan, İran uyruklu olup, İran'da yaşayan davacının yeterince Türkçe bilmediği, makbuz düzenlenmeden önce 20.5.2006 tarihinde ifadesi alınırken yanında Avukatının bulunmasına karşın makbuzu imzaladaığı sırada avukatın bulunmadığı da dikkate alındığında, kati terk ifadesinin ne anlama geldiğini bilemeyeceği açık olduğundan, davacının iradesinin gümrüğe kati terk yönünde olmadığının kabulü gerekmektedir.

Bu durumda, davacının başvurusunun, eşyanın Gümrüğe terk edildiğinden bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Yasanın 49.maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, BOZULMASINA dosyanın esas hakkında yeniden karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, 14.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2007/5554, K. 2011/2297, 14 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2007/5554
Karar No
2011/2297
Tarih
14 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2007/6843 K.2011/2365
  • Danıştay 10. Daire E.2007/7733 K.2011/2292
  • Danıştay 4. Daire E.2008/1948 K.2011/5836
  • Danıştay 12. Daire E.2008/4925 K.2011/3569
  • Danıştay 5. Daire E.2009/373 K.2011/3380
  • Danıştay 12. Daire E.2009/1922 K.2011/3449

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.