İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2015/3712 K.2020/4678

vesayeten ... 2- Kendisine asaleten ...'ya velayeten … … 13- … VEKİLİ : Av. …

Esas2015/3712Karar2020/4678Tarih10 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.168 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/3712 E., 2020/4678 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
10 Kasım 2020
Esas No
2015/3712
Karar No
2020/4678
Temyiz eden (davacılar)
1- Kendisine asaleten ...'ya
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.168 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

vesayeten ... 2- Kendisine asaleten ...'ya velayeten … … 13- … VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU

... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılardan ...'nın eşi, diğer davacıların ise babası ...'nın 28/09/1999 tarihinde kaybolup 29/09/1999 tarihinde öldürülmüş ve gömülü halde bulunması olayında idarenin sorumlu olduğundan bahisle 71.000,00 TL maddi, 230.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 301.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....

İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; özel güvenlik önlemleri alınmasını gerektirmeyen durumlarda meydana gelen faili meçhul ya da münferit olay sonucu ortaya çıkan zarardan, idarenin genel güvenlik hizmetlerinde kusuru saptanmadıkça, yani ihbar veya olası durumlardan önceden haberdar edilme gibi herhangi bir şekilde bilgilendirildiği halde özel bir önlem almaması sonucu doğan zarar dışında, tazminle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlıkta davacıların murisi ...'nın öldürülmesi olayında, olay öncesi herhangi bir ihbar veya şikayetin bulunmadığı,

olayın idare ajanlarınca gerçekleştirildiğine ilişkin bir tespit veya saptamanın olmadığı, davacıların yakınlarının öldürülmesi olayına kadar geçen süre içerisinde ve öldürülmesi olayından sonra cinayet faillerinin yakalanması konusunda idare ajanlarının mevzuat gereği yerine getirmekle yükümlü oldukları görev ve sorumlulukları yerine getirmedikleri, bir ihmal veya kasıt olduğu yolunda bir tespit bulunmadığı hususları gözetildiğinde olayda idarenin bir hizmet kusurunun varlığından söz etmeye olanak bulunmadığı,

diğer yandan, idarenin kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazmine yükümlü olup idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararların idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edildiği,

buna karşın bilimsel ve yargısal içtihatlarla geliştirilen “sosyal risk” ilkesi ile toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağan dışı zararların topluma pay edilerek giderilmesinin amaçlandığı, “Sosyal Risk” ilkesinin uygulanabilmesi için zarar ile idarenin eylemi arasında nedensellik bağının bulunmaması, zarara idare tarafından önlenemeyen ya da önlenmesi daha büyük zararlara yol açacak tehlikelerin neden olması,

zararın birarada yaşamanın kaçınılmaz sonucu olması yani, toplumsal bir hayat süren bireyler, toplumda karşılaşılan kitle hareketleri, terör eylemleri saldırı ve kargaşalardan etkilenmekte, zarara uğrayabilmektedirler, sosyal risk anlayışı, insanların birlikte yaşamasından doğan hiçbir şekilde dahil olmadıkları mücadeleler ve hesaplaşmalar nedeniyle var olan risklerin paylaşılması düşüncesinden hareketle sosyal devlet anlayışınının ortaya koyduğu bir idari sorumluluk anlayışı olduğu,

5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanunun esas itibariyle, maddi zararların tazmini bakımından sosyal risk ilkesinin yasalaşmış hali olduğu, tazminat istemine konu olayda kusursuz sorumluluğa ilişkin şartların oluşmadığı görüldüğünden, davalı idarenin söz konusu olaylar neticesinde meydana gelen zarardan kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı gibi “olayın tüm toplumu ilgilendirmesi,

zararın toplumsal nitelikli bir riskin gerçekleşmesi sonucu meydana gelmesi ve olay ve zararın yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmaması” şartları da oluşmadığından sosyal risk ilkesi uyarınca da sorumlu tutulamayacağı, davacıların murisi ...'nın kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından öldürülmesi ve 29/09/1999 tarihinde gömülü halde bulunması olayında davalı idarenin tazminle sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararında davacılar murisi ...'nın askerlerce gözaltına alındıktan sonra öldürüldüğünün belirtildiği ve Devletin davacılara ödenmesi gereken tazminat konusunda sonuçlara varması gerektiğine karar verildiği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı dikkate alınarak davacıların temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava, davacılardan ...'nın eşi, diğer davacıların ise babası ...'nın 28/09/1999 tarihinde kaybolup 29/09/1999 tarihinde öldürülmüş ve gömülü halde bulunması olayında idarenin sorumlu olduğundan bahisle 71.000,00 TL maddi, 230.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 301.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Kararların bağlayıcılığı ve infazı" başlıklı 4. maddesinde; Yüksek Sözleşmeci Tarafların, taraf oldukları davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ettikleri hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dosyasının incelenmesinden, 28/09/1999 tarihinde hayvanlarını otlatmak amacıyla evinden ayrılan davacıların murisi ...'nın, 29/09/1999 tarihinde … köylülerince. İlçesi,.

Yaylasında bir kayanın altındaki çukurun içinde toprak altında, yanında kimlikleri tespit edilemeyen altı Kuzey Irak vatandaşı ile birlikte ölü olarak bulunması olayında adli soruşturma devam ederken davacılar tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 23/10/2012 tarihli karar (Başvuru No:… ve …) ile;

başvuranların yakınlarının askerler tarafından öldürüldüğünün kanıtlanmış olduğuna, olayla ilgili olarak ayrıntılı ve etkili bir soruşturma yürütülmediğine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Yaşam Hakkı" başlıklı 2. maddesinin esas ve usul yönünden ihlal edildiğine, başvuranlar avukatı tarafından tazminat talebinde bulunulmadığından savunmacı Devlet'in başvuranlara ödenecek tazminat konusunda gerekli sonuçları çıkartarak hazırlık soruşturmasını en kısa süre içinde sona erdirmesi gerektiğine karar verildiği,

kararın 23/01/2013 tarihinde kesinleştiği, karara istinaden 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmesi Sureti ile Çözümüne Dair Kanun'a dayanılarak ilgili Komisyona başvuruda bulunulduğu, Komisyon tarafından … tarih ve … sayılı karar ile başvurunun kapsam dışı olduğundan bahisle reddedildiği, karara karşı.

Bölge İdare Mahkemesi'ne yapılan itirazın … tarih ve … sayılı karar ile reddedildiği, davacılar tarafından 28/04/2014 tarihinde tazminat ödenmesi talebiyle İçişleri Bakanlığı'na karşı yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılmakta olan iş bu davanın açıldığı, davacıların murisi ...'nın öldürülmesi olayıyla ilgili olarak. Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturmasının halen faili meçhul evrak olarak derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 23/01/2013 tarihinde kesinleşen 23/10/2012 tarihli (Başvuru No:… ve …) kararında ifade edildiğine göre; "başvuranların yakınlarının askerler tarafından öldürüldüğüne, olayla ilgili olarak ayrıntılı ve etkili bir soruşturma yürütülmediğine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Yaşam Hakkı" başlıklı 2. maddesinin esas ve usul yönünden ihlal edildiğine, başvuranlar avukatı tarafından tazminat talebinde bulunulmadığından savunmacı Devlet'in başvuranlara ödenecek tazminat konusunda gerekli sonuçları çıkartarak hazırlık soruşturmasını en kısa süre içinde sona erdirmesi gerektiğine" karar verildiğinden,

davacıların murisi ...'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle davacıların uğradıkları maddi ve manevi zararların tazmini gerektiği sonucuna ulaşıldığından, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2020 tarihinde esasta oy birliği, gerekçede oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Uyuşmazlığa konu olayda, davacılar murisi ...'nın yaşam hakkının ihlal edildiği açık olmakla birlikte, ...'nın yaşam hakkının kim veya kimler tarafından ihlal edildiğinin tespit edilebilmesi için ...'nın öldürülmesi olayıyla ilgili olarak yürütülmekte olan … Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturmasının sonucunun beklenilmesi; buna göre idarenin tazmin sorumluluğunu gerektiren hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk hallerinin var olup olmadığı hususları ortaya konulmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle eksik incelemeye dayalı temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile bozulması oyuyla Dairemizce verilen bozma kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2015/3712, K. 2020/4678, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. (X)-karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2015/3712
Karar No
2020/4678
Tarih
10 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2015/3713 K.2020/3020
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3719 K.2020/4404
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3723 K.2020/4947
  • Danıştay 13. Daire E.2015/3730 K.2020/3130
  • Danıştay 13. Daire E.2015/3765 K.2020/3329
  • Danıştay 10. Daire E.2015/3808 K.2020/4946

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.