KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/243 E., 2021/4962 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Esas No
- 2017/243
- Karar No
- 2021/4962
- Davacı
- …
- Davalı
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- Av. …
- İstemin_özeti
- 26/01/2013 tarihli ve 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 22/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 24. maddesi, 3. fıkrası, (ç) bendinin iptali istenilmektedir.
- Davacının_iddiaları
- Dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu belirtilerek iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
- Davalının savunması
- Davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
- Danıştay tetkik hakimi
- …
- Düşüncesi
- Dava konusu Yönetmelik 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 59. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından ve dava konusu edilen herhangi bir uygulama işlemi de bulunmadığından, uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
- Danıştay savcısı
- …
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Düşüncesi
Dava, avukat olarak çalışmakta olan davacının, 15 Aralık 2016 tarihinde yapılan "2016 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Yazılı Sınavı-2"ye yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin dayanağı olan ve 26/01/2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 22/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 3. fıkrasının (ç) bendinde yer alan ''kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak'' ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
22/6/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Arabulucular siciline kayıt şartları" başlıklı 20. Maddesinin ç) bendinde," Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak. " koşulu getirilmiştir.
Dava konusu yönetmeliğin dayanağını oluşturan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 36. maddesinde, "Arabuluculuk eğitimi verecek kuruluşların denetlenmesi ile eğitimin süresi, içeriği ve standartları, yapılacak olan yazılı ve uygulamalı sınavın ilke ve kurallarının belirlenmesi, arabulucular sicilinin düzenlenmesi ve arabulucularda aranacak koşullar, arabulucuların denetlenmesi ve izlenmesi ile bu Kanunun uygulanmasını gösteren diğer hususlar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
26/01/2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 22/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin iptali istenen "Arabulucular siciline kayıt olma şartları" başlığını taşıyan 24. Maddesinde de ç) Kasten işlenmiş bir suçtan mahkûm olmamak, kuralına yer verilmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde, Kanunda arabuluculuk siciline yazılma şartları arasında açıkça "kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmamak" düzenlemesi yer almakta olup; Yönetmelikte bu hükmü genişleten veya daraltan farklı bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda, yönetmeliğin iptali istenen kısmı, dayanağı olan Kanun'un tekrarı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından ileri sürülen hukuka aykırılık nedenlerinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; 26/01/2013 tarihli ve 28540 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 22/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 24. maddesi, 3. fıkrası, (ç) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin "Yürürlükten kaldırılan yönetmelik" başlıklı 59. maddesinde, "26/1/2013 tarihli 28540 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması ve bu düzenlemeye dayalı tesis edilmiş bir uygulama işleminin de dava konusu edilmemiş olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 10. Daire, E. 2017/243, K. 2021/4962, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama