İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2018/591 K.2022/4740

Davacı tarafından, 02/06/2013 tarihinde Antalya ili, Gazi Bulvarında gezi parkı eylemleri olarak bilinen olaylar sırasında, güvenlik güçleri tarafından yapılan müdahale kapsamında kullanılan gaz kapsülünün sağ gözüne isabet etmesi sonucunda yaralandığı…

Esas2018/591Karar2022/4740Tarih26 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.217 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/591 E., 2022/4740 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
26 Ekim 2022
Esas No
2018/591
Karar No
2022/4740
Temyiz eden (davacı)
…
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davalı)
… Bakanlığı / ANKARA
Vekili
1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İstemin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.217 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Davanın_konusu

Davacı tarafından, 02/06/2013 tarihinde Antalya ili, Gazi Bulvarında gezi parkı eylemleri olarak bilinen olaylar sırasında, güvenlik güçleri tarafından yapılan müdahale kapsamında kullanılan gaz kapsülünün sağ gözüne isabet etmesi sonucunda yaralandığı ileri sürülerek oluşan zarara karşılık olmak üzere 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, olayla ilgili ceza soruşturmasının sonucu beklenilmeden karar verildiği, anılan soruşturma sonucunda kamu davasının açıldığı, idare tarafından yürütülen soruşturmanın karara esas alınmasıyla Mahkeme tarafından kuvvetler ayrılığı ilkesinin ihlal edildiği, polise mukavemet göstermesi, saldırması ve barikat kurması gibi bir eyleminin olmadığı, kusur konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,

2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Dava, davacı tarafından, 02/06/2013 tarihinde Antalya ili, Gazi Bulvarında gezi parkı eylemleri olarak bilinen olaylar sırasında, güvenlik güçleri tarafından yapılan müdahale kapsamında kullanılan gaz kapsülünün sağ gözüne isabet etmesi sonucunda yaralandığı ileri sürülerek oluşan zarara karşılık olmak üzere 10.000,00 TL maddi, 100.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır.

2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun 1. maddesinde, polisin; asayişi, âmme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini koruyacağı, halkın ırz, can ve malını muhafaza ve âmmenin istirahatini temin edeceği belirtilmiş; aynı Kanunda polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde bedenî kuvvetin dışında kelepçe, cop, basınçlı ve/veya boyalı su, göz yaşartıcı gazlar veya tozlar, fizikî engeller, polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçlarını kullanabileceği hükme bağlanmış.

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda ise, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanlara karşı polisin sahip olduğu yetkiler düzenlenerek kanuna aykırı olarak yapılan bir toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanlara karşı polisin gerekli tedbirleri almaya ve gerektiğinde tazyikli su ve biber gazı kullanmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.

30/12/1982 tarih ve 17914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/1983 tarihinde yürürlüğe giren Polis Çevik Kuvvet Yönetmeliği'nin "Olayların izlenmesi, kontrolü ve müdahale esasları" başlıklı 25. maddesinde, ses yükseltici cihazlar kullanılarak topluluğa "kanuna uyarak dağılmaları ve dağılmamaları halinde zor kullanılacağı" ihtarının yapılacağı, yapılan ihtara rağmen topluluğun dağılmaması halinde yeteri kadar zor kullanılarak öncelikle topluluğun bulunduğu yerde kalmasının temin edileceği, topluluğun büyümesini önlemek amacıyla dağıtmaya parça parça topluluklardan başlanacağı,

topluluğun birleşmesine mani olunamadığı takdirde zor kullanmanın derecesinin yükseltileceği, toplu hareketin niteliğine, dağıtma sırasında gösterilen karşı koyma derecesine ve gereğine göre kademeli şekilde artan ölçüde bedeni kuvvet, maddi güç (kelepçe, cop, basınçlı ve/veya boyalı su, göz yaşartıcı gazlar veya tozlar, fizikî engeller, polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçları) ve silah kullanılacağı, dağıtmak için yapılan müdahalenin bu işe en uygun yerlerde yapılacağı, açık sahalardaki sıkışık topluluklara karşı yapılacak dağıtma hareketinde, topluluğun küçük parçalara bölüneceği,

bölünen parçaların diğer gruplardan irtibatsız hale getirilerek her parçanın dağıtılmasının sağlanacağı hükme bağlanmıştır.

Bakılan uyuşmazlıkta, davalı idarece olayla ilgili düzenlenen tahkikat ve soruşturma raporlarında özetle, davacının iddia ettiği gibi yakın mesafeden herhangi bir gaz fişeği atılmasının mümkün olmadığı, eyleme tepki gösteren vatandaşlardan ya da eylemcilerinden atılan taşın davacının gözüne isabet etmesi sonucunda yaralanmasının mümkün olabileceği, ateş yakılarak yola barikat kurulması,

taş ve benzeri maddelerin atılması ve polise mukavemet gösterilmesi nedeniyle emniyet güçlerince gösterici grubun dağıtılması maksadıyla gazlı müdahalede bulunulduğu belirtilmiş ise de, dava dosyasında bulunan kamera kayıtlarının 57.52- 58.15'e isabet eden zaman aralığı incelendiğinde, davacının sağ gözüne net olarak hangi cismin isabet ettiği anlaşılamamakla birlikte 57.52 saniyede davacının eli sağ gözünü tutarak yerde bulunduğu sırada yan tarafında duman çıktığı, aynı zaman diliminde başka bir şahsın dumanın çıktığı alanda bulunan bir cisme tekme atarak uzaklaştırdığı görülmektedir.

Öte yandan olayları fotoğraflamakla görevlendirilen polis memuru O.C. tarafından da davacının yere düşmesinden 3-5 saniye sonra aynı noktaya bir gaz fişeği düştüğünü ve davacının arkadaşının ayağıyla gaz fişeğini tekmelediğini gördüğü beyan edilmiştir.

Yukarıda yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davalı idarece davacının gaz fişeği dışında bir yabancı cismin sağ gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı belirtilmiş ise de, davacının yaralanarak yere düştüğü sırada eş zamanlı olarak dumanların yükseldiği görülmekle beraber polis memuru tarafından da davacının yaralandığı yere gaz fişeğinin düştüğünün beyan edildiği dikkate alındığında bu hususun davacının güvenlik güçlerince atılan gaz fişeği sonucu yaralandığına ilişkin yeterli bir delil teşkil ettiği açıktır.

Bununla beraber, davacı tarafından olayın yaşandığı 02/06/2013 tarihinde bu yaralanma nedeniyle Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesine müracaat ettiği, anılan Hastanece düzenlenen rapor ve formlarda, davacı tarafından sağ gözüne gaz bombası geldiği ifade edilmiş ve burada tedavisinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Öte yandan, dosyada bulunan kamera görüntülerinin anılan zaman aralığının incelenmesinden, davacının yaralandığı yerde kalabalık bir gösterici grubu bulunmadığı gibi burada emniyet güçlerine karşı yapılan eylemlerin yoğun bir nitelik arz etmediği, sadece bir eylemcinin uzak mesafede olduğu anlaşılan güvenlik güçlerine taş attığı görülmektedir.

Bu durumda, polislerin meydana gelen olaylar sırasında orantısız güç kullanmak suretiyle davacının zarar görmesine ve bu kapsamda sağ gözünde hasar oluşmasına neden olduğu, böylelikle olayın oluşumunda hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna ulaşılmakla bu olay nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların davalı idarece tazmini gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2018/591, K. 2022/4740, 26 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın_konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Danıştay Tetkik Hakimi: …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X)-karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2018/591
Karar No
2022/4740
Tarih
26 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2018/621 K.2022/3472
  • Danıştay 10. Daire E.2018/632 K.2022/4466
  • Danıştay 10. Daire E.2018/710 K.2022/4355
  • Danıştay 10. Daire E.2018/711 K.2022/4467
  • Danıştay 4. Daire E.2018/734 K.2022/6033
  • Danıştay 10. Daire E.2018/746 K.2022/4270

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.