İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/5530 K.2022/4126

2- … VEKİLİ : Av. …

Esas2019/5530Karar2022/4126Tarih26 Eylül 2022Okuma10 dk · 1.946 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5530 E., 2022/4126 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
26 Eylül 2022
Esas No
2019/5530
Karar No
2022/4126
Temyiz eden (davacı)
1- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.946 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- … VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, …'in tedavi amacıyla Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi göz polikliniğinde bulunduğu esnada, teknisyen olarak çalışan bir personelin cinsel tacizine uğradığı iddiasıyla, meydana gelen zararlarına karşılık ... için 1.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı ...'in tedavi amacıyla gittiği Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi göz polikliniğindeki muayenesi esnasında teknisyen olarak çalışan personelin cinsel tacizine uğradığının ceza yargılaması ile sabit olduğu, anılan ceza yargılaması kapsamında alınan raporda ruh sağlığının bozulduğuna yönelik tespitte bulunulduğu, işbu dava kapsamında Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan son durumuna ilişkin 15/07/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda da "anksiyete bozukluğu" tanısının konulduğu ve bedensel güç kaybının olmadığı,

anksiyete belirtilerinin ise devam ettiğinin bildirildiği, davacı taraftan uğranılmış olduğu iddia edilen maddi zarara ilişkin bilgi ve belge ile zarar kalemlerinin ne olduğunun iki kez ara kararı ile sorulmasına rağmen bir bilgi ve belge sunulmadığı, dava dilekçesinde de bu yönde herhangi bir belge bulunmadığı,

son sağlık kurulu raporu da göz önüne alındığında maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, olayın oluş şekli ve davacıların sağlık hizmetinin sunulması esnasında idare personelini seçmede gerekli özeni göstermemiş olmaları nedeniyle, yaşanılan olaylar ve yargı süreci dikkate alındığında takdiren ...'e 10.000,00 TL, ...'e 5.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, ancak, anılan karardaki faiz başlangıç tarihinin sehven hatalı yazıldığından düzeltilmesinin gerektiği gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının düzeltme yapılmak suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, ...'in ruh sağlığının bozulmuş olması nedeniyle malul olduğu ve Adli Tıp Kurumu veya herhangi bir üniversite hastanesinden alınacak maluliyete ilişkin bir rapor uyarınca maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, ...'in henüz on dokuz yaşındayken maruz kaldığı bu travmatik durum nedeniyle, yargılama süreçleri, hastane süreçleri ve toplum nazarında uğramış olduğu mağduriyetlerin hayatını kararttığı, Mahkemece hükmedilen ekonomik değeri çok düşük olan manevi tazminat miktarının kabul edilebilir olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılardan ..., tedavi amacıyla 04/03/2013 tarihinde başvurmuş olduğu Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Göz Polikliniğinde, anılan hastanede görevli olan sağlık teknisyeninin cinsel tacizine uğradığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş; davacılardan ...'e cinsel tacizde bulunduğu iddia olunan ... isimli şahsın ... Ağır Ceza Mahkemesince suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiş ve bu karar kanun yolu aşamasından geçerek kesinleşmiştir.

Davacılar tarafından, ...'in ruh sağlığının yaşanan olay nedeniyle bozulduğu ve meydana gelen zararın hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla, davalı idareye tazminat istemiyle yapmış oldukları başvurunun reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

...'in ruh sağlığı ve bedensel güç kaybının tespiti için Mahkemece bilirkişiliğine başvurulan Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 15/07/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, "anksiyete bozukluğu" tanısı konulmuş ve "bedensel güç kaybı olmamakla birlikte anksiyete belirtileri devam etmektedir." yönünde görüş belirtilmiştir.

Mahkemece, iki kez ara kararı ile sorulmasına rağmen, uğranılmış olduğu iddia edilen maddi zarara ilişkin bilgi ve belgeler ile zarar kalemlerinin ne olduğunun sunulmadığı, dava dilekçesinde de bu yönde herhangi bir belge bulunmadığı ve 15/07/2016 tarihli son sağlık kurulu raporu da göz önüne alındığında maddi tazminat isteminin reddi gerektiği;

olayın oluş şekli ve davacıların sağlık hizmetinin sunulması esnasında idare personelini seçmede gerekli özeni göstermemiş olmaları nedeniyle, yaşanılan olaylar ve yargı süreci dikkate alındığında takdiren ...'e 10.000,00 TL, ...'e 5.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge idare Mahkemesince de, tarafların istinaf istemlerinin reddine yönelik temyize konu karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmek yükümlülüğünün bulunduğu da tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

6100 sayılı Kanun'un "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu. 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumu'nun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu.

15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri,

adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiştir.

703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2.,3. ve 16. maddelerinde yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdarenin yürütmek zorunda olduğu kamu hizmetini özel veya tüzel kişilere yaptırması ve zararın bu kişiler eliyle meydana gelmesi yürütülen hizmetin kamu hizmeti niteliğini değiştirmeyeceği gibi idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.

Buna göre; davacılardan ...'in, tedavi amacıyla başvurduğu davalı idareye bağlı sağlık kuruluşunda, "sağlık hizmeti alımı sözleşmesi" çerçevesinde yüklenici firma bünyesinde çalışan personelin cinsel tacizine uğradığının ve bu olay nedeniyle ruh sağlının bozulduğunun ceza yargılaması sonucunda verilen karar ve sağlık kurulu raporları ile sabit olduğu göz önünde bulundurulduğunda; meydana gelen zararın davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı açıktır.

Hal böyle olunca, davacıların hizmet kusurundan kaynaklı zararlarının davalı idarece tazmininin gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.

Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ...'in Maddi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi;

Uyuşmazlıkta, davacılardan ...'in maddi tazminat isteminin, ruh sağlığının bozulmuş olması nedeniyle malul olduğundan bahisle bedensel güç kaybının bulunduğuna yönelik olduğu anlaşılmakta; İdare Mahkemesince de, davacının bedensel güç kaybının bulunmadığına yönelik 15/07/2016 tarihli sağlık kurulu raporu uyarınca maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği görülmektedir.

Ancak, ruh sağlığının bozulmasına yönelik hastalıklarda herhangi bir bedensel güç kaybı oluşmasa bile, ruh sağlığının bozulması nedeniyle bir maluliyet oluşabileceği ve malul olan kişinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca bir iş gücü kaybının olması durumunda, hayatının geri kalanını belirlenen iş gücü kaybı oranında daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği açıktır.

Bu durumda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacılardan ...'in çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybının bulunup bulunmadığının resmi bilirkişi sıfatını haiz Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınacak rapor uyarınca belirlenmesi ve çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybının bulunması halinde, belirlenen oran üzerinden güç (efor) kaybı tazminatı hesaplanması gerektiğinden; davacıların maddi tazminat isteminin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapmış oldukları istinaf başvurusunun reddedilmesine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi;

Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeye yarayacak bir miktarda olması gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, davacılardan ...'in davalı idareye bağlı sağlık kuruluşunda idare ajanının cinsel tacizine maruz kaldığı ve bu kusurlu eylemin sonucunda ruh sağlığının bozulmuş olduğu sabit olduğundan; İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının, kusurlu eylem, eylemin gerçekleştirilme şekli ve meydana gelen zararın niteliği dikkate alındığında, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak düzeyde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yetersiz bulunduğundan ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden; davacıların manevi tazminat isteminin kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapmış oldukları istinaf başvurusunun reddedilmesine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyize konu davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/5530, K. 2022/4126, 26 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/5530
Karar No
2022/4126
Tarih
26 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2019/5536 K.2022/3058
  • Danıştay 8. Daire E.2019/5537 K.2022/4719
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5539 K.2022/4127
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5548 K.2022/3913
  • Danıştay 8. Daire E.2019/5550 K.2022/4964
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5552 K.2022/3921

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.