İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2019/5685 K.2023/2400

Dava konusu istem: Davacı küçük …'in 20/02/2006 tarihinde sağlık ocağında yapılan BGG+DTB + oral polio aşısından sonra ön boynuz hastalığına yakalanmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla küçük …l için 1.000,00 TL maddi 200.000,00 TL…

Esas2019/5685Karar2023/2400Tarih4 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.442 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/5685 E., 2023/2400 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
4 Mayıs 2023
Esas No
2019/5685
Karar No
2023/2400
Temyiz eden (davacı)
Kendi adına asaleten, …'e velayeten
Vekili
Av…
Temyiz eden (davalı)
… Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Av…
İstemlerin_konusu
… Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.442 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı küçük …'in 20/02/2006 tarihinde sağlık ocağında yapılan BGG+DTB + oral polio aşısından sonra ön boynuz hastalığına yakalanmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla küçük …l için 1.000,00 TL maddi 200.000,00 TL manevi ve anne … için 1.000,00 TL maddi 100.000,000 TL manevi tazminatın 20/02/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; koruyucu sağlık hizmetlerinden olan ve bebeklik döneminde küçüğe uygulanan oral polio aşısının, davalı idarenin teşviki ve yönlendirmesi neticesinde, belli bir sıra takip edilip, takvime bağlı olarak yapılması nedeniyle bu aşının uygulanmasının zorunluluk arz ettiği izlenimi uyandırılması, tam kamusal ve riskli bir faaliyet olan bu aşı uygulamasında idarenin kusuru bulunmasa da, olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Raporu ile davalı idarece de savunmada belirtildiği üzere aşı uygulanan kişilerde çok düşük bir oranda felçlere neden olabildiğinin bir gerçek olması,

bazı yan etkilerinin ortaya çıkması ve tehlikeli sonuçlar doğurması ihtimalinin her zaman mümkün olması, ferdi ve toplumsal sağlığın korunması bakımından bu aşının uygulanmasından vazgeçilmesinin mümkün bulunmaması, ancak çok düşük bir ihtimal bile olsa, ihtimalin gerçekleştiği kişinin o haliyle bırakılamayacağının duyarlı ve sosyal bir devlet olmanın gereği olması göz önüne alındığında, kusuru delillerle açık bir şekilde ortaya konulamayan davalı idarenin maddi tazminat bakımından sorumlu tutulamayacağı,

ancak rutin aşı takvimine bağlı olarak uygulanan oral polio aşısı sonrası …'de oluşan 'ön boynuz' hastalığına bağlı acı ve üzüntü nedeniyle uğranılan manevi zararın karşılanmasının "sosyal hukuk devleti ilkesi"nin tesisine yönelik uygun bir çözüm olacağı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin;

… için 150.000,00 TL, … için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 200.000,00 TL'nin adli yargı yargı yerinde davanın açılma tarihi olan 21/04/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, bilirkişi raporunda maluliyet hesaplamasının yapılması gerektiği, olayda hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu; davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca, karşılıklı olarak savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

…, oğlu …'i 20/02/2006 tarihinde Kartal Yakacık Hürriyet Mahallesi Sağlık Ocağına götürmüş, burada …'e çocuk felci aşısı uygulanmıştır. Aşı uygulamasından sonra küçük …'de sakatlık meydana gelmesi üzerine davacı bu durumun uygulanan aşıdan dolayı meydana geldiği iddiasıyla bakılan davayı açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi ve Manevi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmına Yönelik Davacıların İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Davalının İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Olayla ilgili bilirkişiliğine başvurulan 10/10/2016 tarih, 2850 sayılı Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunda; "......'e 20/02/2006'da BCG-DBT-oral polio aşısı uygulanması sonrasında üst ekstremitelerinde güçsüzlük şikayetiyle başvurduğu, 03/05/2006 da EMG raporunda aksonal lezyon tespit edildiği, 25/05/2006 da her iki üst ekstremitede güçsüzlük tespit edildiği, 25/10/2007 de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'na EMG ve ENG raporlarında C5-C6 seğmentlerinde yaygın-kronik spinal ön boynuz tutulumu planı, bilateral flask paralize tespit edildiği,

doğum ve sonrasında herhangi bir patoloji olmadığının kayıtlı olduğu, her ne kadar Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 22/06/2011 tarihli raporunda küçükte görülen rahatsızlığın Fokal Spinal Muskuler Atrafi (Fokal SMA) veya Aşıya bağlı Paralizi olabileceği dolayısıyla ayrımında servikal Spinal MR tekrarı CPK düzeyi, tüm ekstremiteler için EMG tetkiki, Akciğer Grafisi önerilmiş ve küçüğün ailesi tarafından reddedilmiş dolayısıyla ayırıcı tanı için gerekli tetkikler yapılamamış olduğu,

küçükte görülen mevcut tablonun doğuştan (kendisinde) mevcut olan servikal spinal muskuler atrofi (SMA) olmayıp aşı sonrası ortaya çıkan poliomyelit hastalığı olduğunun kabulü halinde dahi ulusal aşı takviminde yapılan değişiklikle oral polio aşısı (OPV) yerine -ilk iki doz IPV (İnaktif polio) sonrasında OPV aşısı - uygulanmasına 2008 yılından itibaren uygulanmaya başlanması ve oral polio aşısı sonrasında sağlıklı kişilerde ve temaslılarında nadiren de olsa poliomyelit gelişebileceğinin tıbben bilindiği cihetle uygulamaya yapan sağlık personeline atfı kabil kusuru bulunmadığı" tespitine yer verilmiştir.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, kusuru delillerle açık bir şekilde ortaya konulamayan davalı idarenin maddi tazminat bakımından sorumlu tutulamayacağı, ancak rutin aşı takvimine bağlı olarak uygulanan oral polio aşısı sonrası ...'de oluşan 'ön boynuz' hastalığına bağlı acı ve üzüntü nedeniyle uğranılan manevi zararın karşılanmasının "sosyal hukuk devleti ilkesi"nin tesisine yönelik uygun bir çözüm olacağı gerekçesiyle davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmişse de; yukarıda alıntısı yapılan, dava konusu olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporundaki tespitler dikkate alındığında, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığının kabulü gerekmektedir.

Öte yandan, dava konusu olayla benzer şekilde, çocuklara uygulanan çocuk felci aşısı sonucu sakat kalındığı iddiasıyla açılan davalarda, ilgili mahkemelerce kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davanın kabulü yolunda verilen kararlarda ısrar edilmesi üzerine, İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından, olayla ilgili düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle kararlar bozulmuş olup mahkemelerce bozma kararına uyulmak suretiyle davalar reddedilmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2018 tarih ve E:2016/1293, K:2018/2379 sayılı; 16/05/2018 tarih ve E:2016/778, K:2018/2380 sayılı kararları işbu dava ile benzer mahiyettedir.)

Bu nedenle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmamakta olup davacıların manevi tazminat istemi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,

2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2019/5685, K. 2023/2400, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2019/5685
Karar No
2023/2400
Tarih
4 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2019/5685 K.2023/6625
  • Danıştay 5. Daire E.2019/5686 K.2023/6629
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5687 K.2023/2392
  • Danıştay 10. Daire E.2019/5700 K.2023/2921
  • Danıştay 5. Daire E.2019/5733 K.2023/7343
  • Danıştay 12. Daire E.2019/5747 K.2023/2765

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.