KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3648 E., 2024/3479 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Esas No
- 2020/3648
- Karar No
- 2024/3479
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Kurumu Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacıya ait işyerinde Buca Sosyal Güvenlik Müdürlüğü görevlilerince yapılan denetim sırasında işveren vekili olan ... tarafından denetime engel olunduğundan bahisle davacının, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendine istinaden 8.887,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; temyizi istenen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca bölge idare mahkemelerinin temyiz edilebilecek kararları arasında yer almadığı ve kesin olarak verildiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, eksik inceleme yapıldığı, kararın gerekçeli olmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, direnen şahısla kendisinin aynı kişi olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Bakılmakta olan dava, davacıya ait işyerinde yapılan denetim sırasında işveren vekili olan ... tarafından denetime engel olunduğundan bahisle davacının, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesine istinaden 8.887,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan...” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yöneliktir.
İptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının, yargı yerlerinin çözümlemekte oldukları uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarını uygulaması sonucunu doğurduğundan bahsedilemez. Aksi bir yorum, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi anlamına geleceğinden hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.
Bu durumda, açılan davada verilen karar, yukarıda bahsedilen Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca temyize tabilik hususu yönünden temyiz parasal sınıra ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle kesin olmayıp; davacının bu karara ilişkin temyiz isteminin esasının temyiz merciince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, davacının temyiz isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılarak ve uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yönde verilen Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/3648, K. 2024/3479, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama