KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3743 E., 2024/2399 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas No
- 2020/3743
- Karar No
- 2024/2399
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : Davacıların yakınları ...'in, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen tıbbi ameliyeler neticesinde 06/02/2008 tarihinde vefat etmesinde idarenin ağır ihmali ve kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 200.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan dava sonucunda, daha önce davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 21/12/2017 tarih ve E:2017/61,
K:2017/7694 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin olarak verilen ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkemece yeniden aldırılan bilirkişi raporunun bir önceki raporla aynı mahiyette ve yetersiz olduğu, yapılan ameliyatlardan birkaç tanesine katılan Op.
Dr. ...'ın 20/08/2008 tarihli ifadesinde; "...Eksplorasyonda daha önce rafi yapılmış olan alanda iki dikiş arasında kaçak tespit ettim, ince bağırsak mezosunun çok kalın ve ödemli olması rafi alanındaki diğer dikişlerin salim olması nedeniyle ostomi yapmanın zor olacağını düşündüğümden klinik şefinin bilgisi dahilinde kaçak yerine primr rafi yaparak zaten Bogoto bağı mevcut olduğundan ertesi gün tekrara değerlendirilmek üzere operasyonu sonlandırdım.’" şeklinde beyanda bulunduğu,
yeniden aldırılan bilirkişi raporunda muhalefet şerhi koyan hekimin de görüşünde belirtildiği üzere FMF-ailevi akdeniz ateşi- hastası için başlangıçta bilgisayarlı tomografi vb. görüntüleme yapılmamasının hayati bir eksiklik olduğu, sadece ultrasonografi ile yetinildiğinden hatalı olarak akut apandisit teşhisi konulduğu ve buna uygun tedavi yapıldığı, ayrıca birinci ameliyatı yapan ekibin bağırsağı deldiğinden ötürü batın içinde sıvı biriktiği, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davalı idare tarafından, zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunmadığından manevi tazminata hükmedilebilmesinin şartlarının oluşmadığı,
hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2020/3743, K. 2024/2399, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama