İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/3379 K.2025/3079

... ve ...'e velayeten, kendilerine asaleten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ...

Esas2021/3379Karar2025/3079Tarih18 Haziran 2025Okuma9 dk · 1.893 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3379 E., 2025/3079 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
18 Haziran 2025
Esas No
2021/3379
Karar No
2025/3079
Temyiz eden (davalı)
... Genel Müdürlüğü / ...
Vekili
Av. ...
Karışı taraf (davacılar)
..., ..., ...,
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.893 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

... ve ...'e velayeten, kendilerine asaleten ... ve ... VEKİLLERİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in 14/03/2013 tarihinde Şanlıurfa ili, ... Mahallesi, ... Köprüsü yakınlarından geçen sulama kanalına düşmesi neticesinde boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 37.989,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 34.587,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu olay mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın meydana geldiği sulama kanalının fiziksel yapısı itibarıyla çok tehlikeli olduğu, kanalın yerleşim alanı tarafında korkulukların bulunduğu ancak olay yerinin meydana geldiği tarafta korkuluk, tel, çit gibi herhangi bir koruyucu ve önleyici tedbir alınmadığı, DSİ Genel Müdürlüğünün % 70, anne ve babanın % 30 kusurlu olduğu,

dava konusu olayın meskun mahalde gerçekleştiği, idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda anne için 54.270,00 TL, baba için 49.410,00 TL destekten yoksun kalma zararının belirlendiği, davalı idarenin % 70 kusuru dikkate alındığında ...'in 37.989,00 TL, ...'in 34.587,00 TL maddi zararının bulunduğu,

bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ...'in 37.989,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihinden, 36.989,00 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, ...'in 34.587,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihinden, 33.587,00 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine,

dava konusu olay nedeniyle takdiren anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikti ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yasal düzenleme uyarınca idarelerinin güvenlik önlemi almak gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı, işletmeye açılan tesislerde yerleşim alanından geçen bölümlerde gerekli koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınmasının il ve ilçe belediyelerine ait olduğu, müteveffanın anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirememiş olması nedeniyle idarelerinin hizmeti ile ortaya çıkan zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacılar tarafından, yakınları ...'in 14/03/2013 tarihinde Şanlıurfa ili, ... Mahallesi, ... Köprüsü yakınlarından geçen sulama kanalına düşmesi neticesinde boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 37.989,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 34.587,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İdare Mahkemesinde 24/02/2016 tarihinde olay mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın meydana geldiği Sulama Kanalının fiziksel yapısı itibariyle çok tehlikeli olduğu, kanalın yerleşim alanı tarafında idarece korkulukların yapıldığı ancak olayın meydana geldiği taraftaki kenarda kayma ve düşme tehlikelerini önlemek amacıyla herhangi bir koruyucu tel, çit, demir korkuluk vd. emniyet tedbirlerinin idare tarafından alınmadığı, DSİ Genel Müdürlüğünün bakım, onarım ve emniyet tedbirleri konusunda yetkili olduğu, idarenin olayın meydana gelmesinde % 70 kusurlu olduğu, ailenin bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirememiş olması nedeniyle % 30 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 13/07/2016 tarihli raporda müteveffanın annesi ... için 54.270,00 TL, babası ... için 49.410 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu belirlenmiştir.

Bilirkişi hesap raporu 25/07/2016 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edilmiştir.

Davacılar tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine İdare Mahkemesinin 05/10/2017 tarihli ara kararıyla davacılar tarafından bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazın reddiyle müddeabihe ilişkin bir beyanda bulunabilmesi için 10 gün süre verilmesine karar verilmiş, Mahkeme ara kararı 23/10/2017 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edilmiştir.

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla idarenin hizmet kusurunu kabulüyle anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat istemlerinin kabulüyle idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, takdiren anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikti ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

22/02/2018 tarihli miktar artırım dilekçesiyle davacılardan ... için 37.989,00 TL, ... için 34.587,00 TL maddi tazminat isteminde bulunulmuştur.

... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararınına ilişkin olarak davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, İdare Mahkemesinin 05/10/2017 tarihli ara kararı ile hükme esas alınacak tazminat miktarı veya bilirkişi raporunda tam kusur durumuna göre belirlenen tazminat miktarına kusur oranı uygulanarak bulunacak tutarın hükme esas alınacağı gibi davacıların miktar artırımına ilişkin haklarını kullanabilmeleri bakımından gerekli olan aydınlatıcı bir bilgiye yer verilmeksizin ve 2577 sayılı Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasında düzenlendiği şekliyle davacıların talep ettikleri maddi tazminat miktarını arttırabilmeleri için süre tanındığı ve bu süre sonunda esas hakkında karar verileceği

belirtilmeksizin, yalnızca ''davacı vekilince müddeabihe ilişkin bir beyanda bulunabilmesi için 10 gün süre verilmesine'' şeklinde muğlak ifadelere yer verildiği ve sonrasında 30/11/2017 tarihinde verilen istinafa konu karar ile tazminat talebinin arttırılmadığından bahisle dava dilekçesinde talep edilen 2.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, bu arada davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 23/02/2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat miktarının 70.576,00 TL arttırıldığı,

İdare Mahkemesince, davacıların 2577 sayılı Kanunun 16/4. maddesinin tanıdığı miktar artırım hakkından faydalanabilmelerine imkan sağlayacak şekilde yargılama yapılması ve hak kaybının önüne geçilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu şekilde bir yol izlenilmeksizin davacıların mağduriyetine sebep olacak şekilde verilen istinafa konu kararda, 2577 sayılı Kanunun 16/4. maddesi ile getirilen düzenlemenin amacına ve adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturması nedeniyle hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ...

İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, davacıların miktar artırım talebi hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.

B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:

Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."

Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.

Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.

Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından istinaf edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, istinaf edilen hüküm istinaf eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir.

Taraflardan yalnız birinin istinafı halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık istinaf eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir.

Taraflardan yalnız birinin istinafı üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin istinaf eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararında da "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir.

Buna göre, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararınına ilişkin olarak davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davacıların miktar artırım talebi hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine ilişkin kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince Bölge İdare Mahkemesinin bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilerek davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ...'in 37.989,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihinden, 36.989,00 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine,

...'in 34.587,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihinden, 33.587,00 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmişse de davacıların toplam 2.000,00 TL maddi tazminat istemlerinin kabulü yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin davacılar tarafından Mahkeme kararı sonrasında miktar artırım dilekçesi verilmemesinin yanı sıra bu karara ilişkin olarak istinaf başvurusunda da bulunmadıkları dikkate alındığında Bölge İdare Mahkemesi sonrasında verilen İdare Mahkemesi kararıyla davacılar tarafından verilen

miktar artırım dilekçesinin gözetilerek ...'in 37.989,00 TL ...'in 34.587,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmek suretiyle aleyhe hüküm verme yasağına uyulmadığı, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, İdare Mahkemesince, Bölge İdare Mahkemesinin bozma kararına uyularak verilen kararda davacıların maddi tazminatın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesince davalı idarenin istinaf talebi üzerine inceleme yapılması gerektiğinden İdare Mahkemesince davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olacak şekilde davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi de dikkate alınarak ...'in 37.989,00 TL, ...'in 34.587,00 TL maddi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen Mahkeme kararına ilişkin Bölge İdare Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; ... İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının ONANMASINA,

2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; ... İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA,

3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3379, K. 2025/3079, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/3379
Karar No
2025/3079
Tarih
18 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/3513 K.2025/6270
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3555 K.2025/5730
  • Danıştay 12. Daire E.2021/3575 K.2025/3098
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3584 K.2025/3078
  • Danıştay 8. Daire E.2021/3627 K.2025/5731
  • Danıştay 10. Daire E.2021/3684 K.2025/2877

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.