İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 10. Daire E.2021/4696 K.2023/7006

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, gereği görüşüldü:

Esas2021/4696Karar2023/7006Tarih16 Kasım 2023Okuma7 dk · 1.435 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4696 E., 2023/7006 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
16 Kasım 2023
Esas No
2021/4696
Karar No
2023/7006
Davacı
…'a vesayeten …
Vekili
Av. …
Davalı
Hasım gösterilmemiştir.
Davanın_konusu
Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı … tarafından; 45° doğu meridyeninin esas alındığı yaz saati ile 30° doğu meridyeninin esas alındığı kış saati uygulamasının yurt genelinde dönüşümlü olarak yürütülmesini sona erdiren ve daimi yaz saati uygulamasını yürürlüğe koyan düzenlemenin iptali istenilmektedir.
Danıştay tetkik hakimi
…
Düşüncesi
Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.435 kelime·7 dk okuma

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı. 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri.

407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu. 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı.

462. maddesi, 8. fıkrasında, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izni gerektiği. 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır.

Aktarılan yasal düzenlemelere göre bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olanların cezalarını çekmeye başlamaları üzerine, hükmü icra ile görevli idarenin durumu sulh hukuk mahkemesine hemen ihbar ederek vasi atanmasını sağlamakla yükümlü olduğu, kısıtlının, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar dışındaki davaları vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin izni ile vasisi veya vasinin tayin edeceği vekili aracılığıyla açabileceği kuşkusuzdur.

Her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/105, K:2023/54 sayılı kararıyla 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 407. ve 471. maddelerinin iptaline karar verilmiş ise de.

Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğinden, iptaline karar verilen kanun hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 23/06/2023 tarihinden itibaren 9 ay boyunca (23/03/2024 tarihine kadar) yürürlükte kalacağı açıktır.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2013/6099 (41-42. paragraf) ve 2013/5876 (26 - 27. paragraf) başvuru numaralı kararlarında da, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yürürlüğünün ertelenmesi halinde, erteleme süresince iptali ertelenen kanun hükümünün yürürlükte olduğu ve bu hükmün ilgililere uygulanmasının kanunilik koşulunun ihlaline neden olmayacağı açıkça kabul edilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı …'ın ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 11 yıl 25 ay 14 gün hapis cezasına mahkum edildiği ve anılan cezanın 03/04/2019 tarihinde kesinleşerek infazına başlandığı, bir yıldan uzun süreli hapis cezasıyla hükümlü olan davacıya ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile eşi …'ın vasi olarak tayin edildiği, işbu davanın, mevzuat uyarınca vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinden izin alınarak vasi tarafından veya davacının vasisinin tayin ettiği vekili tarafından değil, bizzat davacı tarafından açıldığı, bunun üzerine Dairemizin 07/09/2021 tarihli ara kararı ile davanın bizzat veya vekil aracılığı ile takip edilip edilmeyeceğinin vasi Fatma Arslan'a sorulduğu, takip edilecekse gerekli bilgi ve belgelerin istenildiği ve ara kararı gereğinin yerine getirilmesi için otuz gün süre verildiği; ancak ara kararına cevap verilmediği,

bunun üzerine 07/12/2021 tarihli ara kararı ile anılan bilgi ve belgelerin ikinci kez istenildiği, …'a vesayeten … ile vekil tayin ettiği Av. … tarafından dosyaya sunulan 01/03/2022 ve 11/03/2022 tarihli dilekçeler ile ikinci ara kararına cevap verildiği, davaya devam edileceğinin beyan edildiği; ancak bu sefer de sulh hukuk mahkemesinden alınmış izin belgesinin dosyaya sunulmadığı, bunun üzerine Dairemizin 24/03/2022 tarihli ara kararı ile vasiden ve vekilinden izin belgesinin istenildiği, ara kararına cevaben davacı vekili tarafından verilen 04/07/2022 tarihli dilekçe ile dava dosyasının işlemden kaldırılmasının talep edildiği,

bu talep üzerine Dairemizin 19/09/2022 tarihli ara kararı ile anılan dilekçedeki istemin açıklığa kavuşturulmasının istenildiği, ara kararına cevaben davacı vekili tarafından verilen 23/10/2022 tarihli dilekçe ile Danıştay 10. Dairesinin 2021/4696 esas sayılı dava dosyasından ve "temyiz talebinden" feragat edildiğinin ifade edildiği; ancak daha sonra yine davacı vekili tarafından verilen 30/10/2022 tarihli dilekçe ile yapılan hatanın fark edildiği, bu nedenle feragat isteminin dikkate alınmamasının istenildiği, sonuç olarak Dairemizin 24/03/2022 tarihli ara kararı gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından.

Dairemizin 28/11/2022 tarihli ara kararıyla vasi olarak atandığı davacı adına dava açabileceğini gösteren sulh hukuk mahkemesinden alınmış izin belgesinin vasiden istenildiği, bu kararın vasiye 13/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği; ancak ara kararı ile verilen 30 günlük süre içerisinde dosyaya herhangi bir cevap sunulmadığı, bunun üzerine Dairemizin 14/06/2023 tarihli ikinci ara kararı ile sulh hukuk mahkemesi izninin "ara kararı gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği" ihtarını içerecek şekilde vasiye ikinci kez sorulduğu,

bu ara kararının da vasiye 26/09/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içerisinde vasi … tarafından vesayet makamına izin başvurusunda bulunulduğuna veya vesayet makamınca izin verildiğine dair herhangi bir bilgi belge sunulmadığı görüldüğünden, davacının vasisi konumunda bulunan …'ın görülmekte olan uyuşmazlığı takip yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, dava açma ehliyetinden yoksun olan davacının vasisi tarafından takip edilebilmesi için gerekli izin alınmayan davanın, davacının objektif ehliyet koşulunu taşımadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddedilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE,

2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3. Ödenmemiş olan yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

4. Kararın bir örneğinin 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca hükümlü ...'a bilgi amaçlı olmak üzere tebliğini teminen Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine,

5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava, Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı tarafından; 45° doğu meridyeninin esas alındığı yaz saati ile 30° doğu meridyeninin esas alındığı kış saati uygulamasının yurt genelinde dönüşümlü olarak yürütülmesini sona erdiren ve daimi yaz saati uygulamasını yürürlüğe koyan düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.

Bakılan davada, davacının hakkında açılan ceza davasında bir yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olduğu görülmüştür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde ehliyet konusunda da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı Kanun'un "Taraf ehliyeti" başlıklı 50. maddesinde, "Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir" denilmiş; "Dava ehliyeti" başlığını taşıyan 51. maddesinde ise, "Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir" hükmü yer almıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Özgürlüğü bağlayıcı ceza" başlığı altında düzenlenen 407. maddesinin birinci fıkrasında, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her erginin kısıtlanacağı, 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/105, K:2023/54 sayılı kararıyla 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 407. ve 471. maddelerinin iptaline karar verilmiş, iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması, yasama organına iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yöneliktir.

İptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının, yargı yerlerinin çözümlemekte oldukları uyuşmazlıklarda Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kurallarını uygulaması sonucunu doğurduğundan bahsedilemez. Aksi bir yorum, Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi anlamına geleceğinden hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşecektir.

Bu durumda, bizzat hükümlü bulunan davacı asil tarafından açılan işbu davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, iki kez ara kararı ile vesayet makamının izni olup olmadığı ve davayı takip edip etmeyeceği hususunda vasiye tebligat yapıldığı ve davacının bu ara kararlarından haberdar edilmediği de gözetildiğinde, vasinin davayı takip etmemesi üzerine davacının doğrudan ve yalnızca kendisini ilgilendiren bu davayı gördürme olanağından yoksun kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmekte olup, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/4696, K. 2023/7006, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/4696
Karar No
2023/7006
Tarih
16 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2021/4701 K.2023/5001
  • Danıştay 7. Daire E.2021/4711 K.2023/4419
  • Danıştay 7. Daire E.2021/4715 K.2023/4480
  • Danıştay 9. Daire E.2021/4717 K.2023/4474
  • Danıştay 12. Daire E.2021/4717 K.2023/6007
  • Danıştay 9. Daire E.2021/4722 K.2023/4894

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.