İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2021/6290 K.2023/5218

2- … 3- … VEKİLİ : Av. …

Esas2021/6290Karar2023/5218Tarih5 Ekim 2023Okuma12 dk · 2.365 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6290 E., 2023/5218 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
5 Ekim 2023
Esas No
2021/6290
Karar No
2023/5218
Temyiz eden (davacılar)
1- Kendilerine asaleten …'ya velayeten … ve …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.365 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

2- … 3- … VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA

VEKİLİ

1. Huk. Müş. Yrd. V. … 2- … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI

… Valiliği / …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılar ile davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 21/01/2018 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki bölücü terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda ...'nın yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 50.000,00 TL, ...'nın eş, annesi, babası ve çocuğu olan diğer davacıların her biri için 40.000,00 TL manevi ve ...'nın tedavi giderleri için 250,00 TL, efor kaybı için 250,00 TL, bakıcı giderleri için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, ...'nın yaralanmasına neden olan olayın terör olayı olduğu, olayla ilgili idareyi kusurlandıracak bilginin mevcut olmaması nedeniyle davalı idarelerin kusur sorumluluğundan bahsetmeye hukuken olanak bulunmadığı, olayın, Devlete ve Anayasal düzeni yıkmaya yönelik olması,

zarar gören bireye karşı kişisel husumetten kaynaklanmaması başka bir ifadeyle zarara uğrayan kişinin kendi kusur ve eylemleri sonucu değil toplumun bir bireyi olması nedeniyle zarar gördüğünden ortaya çıkan bu zararının özel ve olağan dışı niteliği de dikkate alınarak terör olaylarını önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemeyen idarelerce sosyal risk ilkesine göre topluma pay edilmesi suretiyle tazmininin hakkaniyete ve sosyal devlet ilkesine uygun olacağı, "sosyal risk ilkesi" gereğince, ...'nın yaralanması nedeniyle davacıların uğradığı manevi zararın tespiti gerektiği, yaralanma nedeniyle %48 engelli kaldığı,

manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntı karşılığı olarak, takdiren yaralanan ... için için 30.000,00 TL, annesi ... için 10.000,00 TL, eşi ... için 20.000,00TL, kardeşi ... için 3.000,00 TL, oğlu ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 73.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği, davanın, maddi tazminat istemine ilişkin kısmına gelince, davalı idare ile davacılardan, ... arasında uğramış olduğu zararların tazmini nedeniyle sulhname imzalandığı,

11.511,60 TL ile 5.000,00 TL olmak üzere toplam 16.511,60 TL'nin ...'ya ödendiği hususu dikkate alındığında ...'nın maddi tazminat talebinin tamamının reddine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, ... için 30.000,00 TL, annesi ... için 10.000,00 TL, eşi ... için 20.000,00TL, kardeşi ... için 3.000,00 TL, oğlu ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 73.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... için 1.000,00 TL maddi tazminat isteminin tamamının ve fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, hükmedilen manevi tazminata davalı idareye başvurunun yapıldığı 23/07/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

belirtilen bu tarihden önceki döneme ilişkin yasal faiz işletilmesi talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ...

İdari Dava Dairesince, olayda, Suriye ülkesinden Kilis iline fırlatılan roket nedeniyle davacılardan ...'nın yaralanmasında kamu hizmetinin yürütülmesinde idareye bir kusur atfedilemeyeceği, maddi tazminat istemine konu zarar kalemlerinden tedavi giderine ve efor kaybına ilişkin uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde, 5233 sayılı Kanun kapsamında yer almayan bakıcı giderine ve manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında karara bağlanması gerektiği, istinafa konu kararın,

tedavi gideri ve efor kaybı zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun incelenmesinden, İdare Mahkemesinin davalı idareleri sosyal risk ilkesi gereğince genel hükümler kapsamında sorumlu tuttuğu, davacının tedavi giderine ve efor kaybına ilişkin zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanacak zararlardan olması nedeniyle sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekir iken,

genel hükümler kapsamında idarenin sorumluluğu yoluna gidilerek verilen hükümde hukuka uyarlılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu maddi zarara ilişkin 03/07/2018 tarihli zarar tespit komisyonu kararı üzerine 19/12/2018 tarihli sulhname imzalandığı,

bakılan davanın açıldığı 09/10/2018 tarihinden sonra sulhname imzalanarak uyuşmazlığın giderildiği görülmekle, davacının tedavi giderine ve efor kaybına ilişkin maddi tazminat istemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, istinafa konu kararın, bakıcı gideri zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun incelenmesinden, 5233 sayılı Kanunda bakıcı gideri zararının karşılanmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından davacının imzalamış olduğu sulhnamenin bakıcı gideri zararının tazmini istemine yönelik bir etkisi bulunmadığından,

anılan uyuşmazlığın genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava dosyası kapsamında yer alan ve davacı hakkında Kilis Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 14/08/2018 tarih ve 2177 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, davacının % 48 oranında engelli olduğunun, engellilik durumunun ağır olmadığının, raporunun süresinin 1 yıllık olduğunun ve başkasının yardımı olmadan hayatını idame ettirebileceğinin belirtildiği,

rapordaki tespitlere göre davacının başkasının bakımına muhtaç olmadığı anlaşıldığından ve davacı tarafından bakıma muhtaç olduğunu ispat edememesi nedeniyle, bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat isteminde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, sulhname imzalanarak uyuşmazlığın giderildiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı,

istinafa konu kararın, manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik davacıların ve davalı idarelerin istinaf başvurularının incelenmesinden, kararın bu kısmının dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle, tedavi gideri ve efor kaybı zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine, davacının tedavi gideri ve efor kaybı zararının tazmini istemine ilişkin davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

bakıcı gideri zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine, manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik davacıların ve davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca konusu kalmayan maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacılara verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davacılar tarafından, roketlerin engellenememesi nedeniyle idarelerin sorumluluğunun bulunduğu, imzalanan sulhnamenin maddi zararlarının karşılığı olmadığı, davanın genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olması gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, önlenemez nitelikteki olay nedeniyle idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu iddialarıyla;

davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından ise, olay nedeniyle idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı Milli Savunma Bakanlığının temyiz isteminin reddi, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından da davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından davalı İçişleri Bakanlığının temyizine karşı ve diğer davalılar tarafından davacıların temyiz istemine karşı savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Davacılar ile davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmı ile davacılardan ...'nın tedavi gideri istemine yönelik kısmının onanması, davacılardan ...'nın efor kaybı ve bakıcı gideri istemine yönelik kısmının gerekçeli onanması, maddi tazminat için hükmedilen vekalet ücretine yönelik kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

A) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmı ile Davacılardan ...'nın Tedavi Gideri İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize Konu Kararın Davacılardan ...'nın Efor Kaybı ve Bakıcı Gideri İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacıların dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bununla birlikte, davacı ...'nın bakıcı gideri zararına ve efor kaybına ilişkin tazminat istemleri yönünden, Bölge İdare Mahkemesince, 5233 sayılı Kanun'da bakıcı gideri zararının karşılanmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından,

uyuşmazlığın genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının bakıma muhtaç olmaması nedeniyle bakıcı gideri zararının tazmini istemi yönünden davanın reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiş ve dava dilekçesinde maddi tazminat istemleri arasında belirtilen efor kaybı tazminatı istemi hakkında ise davanın açılmasından sonra sulhname imzalandığı bu nedenle bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmişse de;

dava konusu olayda davalı idarelere atfedilecek bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hali bulunmaması ve olayın bir terör olayı olması karşısında, davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin ve hesaplanacak maddi tazminat miktarının 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırmalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, 5233 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, Kanun kapsamında karşılanacak zararların belirlendiği, ancak anılan maddede, davacının talep ettiği efor kaybı ve bakıcı giderine ilişkin maddi zarar kalemlerine yer verilmediği anlaşılmakla davacının buna yönelik tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, davacı ...'nın bakıcı gideri ve efor kaybı zararına ilişkin tazminat istemlerinin, 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmin edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekmekte ise de Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

C) Temyize Konu Kararın Reddedilen Maddi Tazminat İçin Hükmedilen Vekalet Ücretine Yönelik Kısmının İncelenmesi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde;

"(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.

(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise, "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.

Dava, davacılar tarafından, 21/01/2018 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki bölücü terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda ...'nın yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 50.000,00 TL, ...'nın eş, annesi, babası ve çocuğu olan diğer davacıların her biri için 40.000,00 TL manevi ve ...'nın tedavi giderleri için 250,00 TL, efor kaybı için 250,00 TL, bakıcı giderleri için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince davacı ...'nın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, davacıların istinaf başvurusu üzerine tedavi gideri ve efor kaybı zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, davacının tedavi gideri ve efor kaybı zararının tazmini istemine ilişkin davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, bakıcı gideri zararına ilişkin maddi tazminat isteminin reddine yönelik davacının istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik davacıların ve davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine,

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca konusu kalmayan maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacılara verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.

Maddi tazminat istemiyle açılan davalarda maddi tazminat istemi efor kaybı, bakıcı gideri, tedavi gideri vb. gibi birden çok alt başlıktan oluşabilmekte ve bu alt başlıkların yargısal incelemesinin ayrı ayrı yapılması sonucu bir kısmı hakkında davanın reddine, bir kısmı hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilebilmektedir.

Bu halde, davacı aleyhine, reddolunan ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısımlar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkınının ihlaline neden olacaktır.

Kaldı ki yukarıda yer verilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin değerlendirilmesinden, maddi ve manevi tazminat talepli davalarda maddi ve manevi tazminat istemi yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilebileceği sonucuna ulaşılmakla birlikte, maddi tazminat isteminin alt başlıkları yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilebileceğini söylemek mümkün gözükmemektedir.

Bunun yanında, yukarıda yer verilen Tarife gereğince, hükmedilecek vekalet ücreti kabul veya reddolunan miktarı geçemeyeceğinden, reddolunan 1.000,00 TL maddi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1.000,00 TL'yi geçemeyeceği de açıktır.

Yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca, bir kısmı ret ile bir kısmı da karar verilmesine yer olmadığı ile sonuçlanan maddi tazminat istemi yönünden davalı idareler lehine reddolunan tazminat miktarını geçmeyecek şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; temyize konu Bölge İdare Mahkemesince ayrı ayrı iki maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Bu durumda Bölge İdare Mahkemesinin hüküm fıkrasında bulunan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca konusu kalmayan maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacılara verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere verilmesine" ibaresinin "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca konusu kalmayan maddi tazminat yönünden ve reddedilen maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların esasa yönelik temyiz isteminin REDDİNE, vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE, davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemlerinin REDDİNE,

2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmı ile davacılardan ...'nın tedavi gideri istemine yönelik kısmının ONANMASINA, davacılardan ...'nın efor kaybı ve bakıcı gideri istemine yönelik kısmının yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, maddi tazminat için hükmedilen vekalet ücretine yönelik kısmının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/6290, K. 2023/5218, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Diğer Davalı
  5. Yargılama Süreci
  6. Temyiz Edenlerin İddiaları
  7. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2021/6290
Karar No
2023/5218
Tarih
5 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2021/6297 K.2023/5240
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6316 K.2023/4340
  • Danıştay 2. Daire E.2021/6358 K.2023/5077
  • Danıştay 8. Daire E.2021/6377 K.2023/4662
  • Danıştay 10. Daire E.2021/6379 K.2023/5976
  • Danıştay 2. Daire E.2021/6390 K.2023/4678

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.