KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7472 E., 2024/4198 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/7472
- Karar No
- 2024/4198
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Davanın konusu
Davacı tarafından; Hakkari ili, Yüksekova ilçesi, ... Mahallesi, ... yanında bulunan dükkanı ile içindeki makine ve malzemelerinin terörle mücadele faaliyetleri kapsamında 04/06/2016 tarihinde el yapımı bombanın imha edilmesi sonucunda zarar gördüğünden bahisle uğradığı iddia edilen zararlarının ödenmesi talebiyle 25/07/2016 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile Sulh Hukuk Mahkemesince tespit edilen zararlarına karşılık 287.693,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 25/07/2016 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptaline, 287.693,00 TL maddi tazminat istemi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Van 1. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, davalı Valilikçe zararının çok düşük gösterildiği, işlemin sürüncemede kalmasına sebep olanın ve dava anında tazminat talebini de reddedenin davalı idare olduğu, sonradan işlemleri başlatmasının, esas dava sebebi olan tazminat taleplerinin yerel mahkeme tarafından incelenmesi görevini ortadan kaldıramayacağı, bu nedenle de tazminat talebi açısından görevini yerine getirmeyen ... İdare Mahkemesince verilen kararın “287.693,00 TL maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin kısmının kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerekirken istinaf mahkemesince, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bakılan uyuşmazlıkta, UYAP sistemi üzerinde yapılan araştırmada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacı ...'ün "PKK/KONGRA-GEL Terör Örgütü Üyesi Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşlemek" suçunu işlediği sabit olduğundan hareketine uyan TCK'nın 220/6. ve 314/3. maddelerinin yollamasıyla TCK'nın 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek ve Ceza Kanunu uyarınca gerekli indirim ve artırımlar yapılmak suretiyle sonuç olarak üç yıl bir ay on beş gün hapis cezasına mahkum olduğu, bu kararın da Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda belirtilen Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinde yazılı suçun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca terör suçu sayıldığı, yine 3713 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır." düzenlemesi uyarınca davacının terör suçlusu sayılacağı, bu durumun da 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi kapsamında yer aldığı görülmekle birlikte, sadece davacı tarafından istinaf mahkemesi kararına karşı temyiz isteminde bulunulduğu, davalı idare tarafından temyiz talebinde bulunulmadığı dikkate alındığında, aleyhe bozma yasağı gereğince bu hususun bozma nedeni yapılamayacağı açıktır.
Bu durumda, davacının 25/07/2016 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali, Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan delil tespitinde tespit edilen 287.693,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/7472, K. 2024/4198, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama